51. bölüm · Gonca Lal
Emanet
Medya: Bölüm Fotoğrafı
🐥🍊
"Bu kız bir gün bana emanet edilecek."
Video bitti.
Ama ben bitmedim.
Çünkü beynim durmuştu.
Kalbim durmuştu.
Düşüncelerim durmuştu.
Sadece ekrana bakıyordum.
Defalarca.
Defalarca.
Defalarca.
Sonunda telefonu elimden bıraktım.
Ve ilk kez...
Gerçekten ağladım.
Sessizce.
Kimse görmeden.
Çünkü artık yorulmuştum.
Hayatım boyunca kim olduğumu bilmemiştim.
Şimdi öğreniyordum.
Ama öğrendiğim her şey daha fazla soru getiriyordu.
Sabah olduğunda...
Aras odama geldi.
Beni görünce durdu.
Çünkü gözlerim şişmişti.
Ağladığımı anlamıştı.
Ama bir şey demedi.
Sadece yanıma oturdu.
Ve telefonu uzattım.
Videoyu izledi.
Son saniyeye kadar.
Sonra yüzü değişti.
"Hakan..."
diye fısıldadı.
İlk kez korkmuş görünüyordu.
Gerçekten korkmuş.
Bir saat sonra...
Karahanlı ailesinin tamamı toplantı odasındaydı.
Ben de.
Bu kez beni dışarı çıkarmadılar.
Çünkü konu bendim.
Ve artık gerçekleri öğrenme hakkım vardı.
Mahir ayağa kalktı.
"Hakan seni seviyordu."
dedi.
Ben kaşlarımı çattım.
"Seven insan kaçırmaz."
Kimse cevap veremedi.
Çünkü haklıydım.
Tam o sırada...
Kapı açıldı.
İçeri bir güvenlik görevlisi girdi.
Telaşlı görünüyordu.
"Doktor Aras."
dedi.
Aras döndü.
"Ne oldu?"
Güvenlik görevlisi elindeki zarfı uzattı.
"Bu biraz önce bırakıldı."
Odadaki herkes gerildi.
Çünkü son zamanlarda gelen hiçbir şey normal çıkmıyordu.
Aras zarfı açtı.
İçinden tek bir fotoğraf çıktı.
Ve fotoğrafı görünce...
Yüzündeki bütün renk çekildi.
"Aras?"
dedi Demir.
Kimse cevap vermedi.
Fotoğraf masaya bırakıldı.
Ben de baktım.
Ve nefesim kesildi.
Çünkü fotoğrafta...
Ben vardım.
Ama şimdiki halim değil.
Yoğun bakımdayken çekilmişti.
Bilincim kapalıydı.
Yüzüm solgundu.
Ve fotoğrafın köşesinde...
Bir el görünüyordu.
Benim elimi tutan bir el.
Fotoğrafın arkasında ise tek cümle vardı.
"Onu koruyamadınız."
Odanın içindeki hava değişti.
Bir anda.
Çünkü artık bu adamın sadece izlediğini değil...
Yanıma kadar gelebildiğini biliyorduk.
Tam o sırada...
Kartal'ın telefonu çaldı.
Normalde açmayacaktı.
Ama ekrana bakınca dondu.
"Ne oldu?"
dedi Pars.
Kartal yutkundu.
Sonra telefonu hoparlöre aldı.
Karşı taraftan boğuk bir erkek sesi geldi.
"Merhaba Karahanlılar."
...
Oda buz kesti.
Hiç kimse konuşmadı.
Çünkü herkes o sesin kim olduğunu anlamıştı.
Hakan Karahanlı.
Yıllardır ölü sanılan adam.
Telefonun diğer ucunda nefes sesi duyuluyordu.
Sonra tekrar konuştu.
"Gonca iyi mi?"
Benim tüylerim diken diken oldu.
Çünkü sesi...
Garip şekilde üzgün geliyordu.
"Onun adını ağzına alma."
diye kükredi Demir.
Telefondan hafif bir gülüş duyuldu.
"Demir..."
"Sen hâlâ aynıymışsın."
Demir ayağa fırladı.
Pars tuttu.
Murat tuttu.
Yoksa telefonu parçalayacaktı.
Sonra Hakan konuştu.
Ve söylediği şey bütün dünyamı altüst etti.
"Gonca..."
"Seninle hiç tanışamadık."
"Fakat sana anlatmam gereken bir gerçek var."
Kalbim hızlandı.
"Ne gerçeği?"
dedim.
Telefondaki adam sustu.
Birkaç saniye.
Sonra çok sessiz konuştu.
"Karahanlı değilsin."
...
Ne?
Telefon elimden kaydı.
Oda dondu.
Kimse nefes alamadı.
Çünkü Hakan Karahanlı'nın son söylediği cümle...
Her şeyi değiştirmişti.
"Ve herkes sana yalan söyledi."
Telefon kapandı.
🐥🍊
**************************************************
🐥🍊
Selammm milletttttt 💙💙💙
BÖLÜMMM 😭😭😭🔥🔥🔥
HAKAN SONUNDA TELEFON AÇTIIIII 😱😱😱
Ama söyledikleri?! 😭💔
"Karahanlı değilsin."
NASIL YANİİİİ?! 😱
PEKİ GONCA KİMİN KIZI???
HAKAN NEDEN ONU KORUMAYA ÇALIŞIYOR GİBİ DAVRANIYOR???
YOKSA HERKESİN BİLDİĞİ HİKÂYE YALAN MIYDI? 😭🔥
Yorumlarda teorilerinizi bekliyorummm 💙🐥🍊
Yazım hatalarım varsa kusura bakmayınnn 💙
Şimdilik benden bu kadarrr 🌷
Seviliyorsunuzzz milleettttttt 💙
clap clap clapp 👏👏👏
🐥🍊
