38. bölüm · Gonca Lal
Çığlık
Medya: Bölüm Fotoğrafı
🐥🍊
"Bir sonrakinde kurtaramayacaklar."
Mesajı tekrar okudum.
Sonra tekrar.
Sonra tekrar.
Yok.
Hâlâ aynı yazıyordu.
Keşke okudukça değişseydi.
Mesela:
"Şaka yaptım Gonca."
"İyi geceler."
Falan yazsaydı.
Ama hayır.
Hayat bana hiçbir zaman bu kadar nazik davranmamıştı.
Elimdeki telefon titriyordu.
Ya da ben titriyordum.
Tam emin değildim.
"Gonca?"
dedi Gökalp.
Kimse nefes almıyordu sanki.
Telefonu yavaşça Demir'e uzattım.
Demir mesajı gördü.
Yüzündeki ifade değişmedi.
Ama gözleri...
Gözleri karardı.
Çok karardı.
Aras da telefonu aldı.
Mesajı okudu.
Sonra fotoğrafa baktı.
"Bu fotoğraf..."
dedi.
"Yoğun bakımın içinden çekilmiş."
Odanın içindeki hava buz kesti.
Çünkü bu şu demekti:
Birisi beni sadece takip etmiyordu.
Birisi bana ulaşabiliyordu.
Aliş küfür etti.
Batu elini saçlarına götürdü.
Sülü yerinde duramıyordu.
Gökalp ise sadece bana bakıyordu.
Sanki bir saniyeliğine gözünü ayırsa başıma bir şey gelecekmiş gibi.
Tam o sırada...
Koridordan koşma sesleri geldi.
Sonra bağrışmalar.
Sonra çığlıklar.
Herkes kapıya döndü.
Bir hemşire ağlayarak koridordan geçti.
Arkasından polisler koşuyordu.
Demir kapıya yöneldi.
"Noldu?"
diye bağırdı.
Kimse cevap vermedi.
Sonra bir polis memuru durdu.
Yüzü bembeyazdı.
"Bodrum katta biri bulundu."
dedi.
Aras'ın yüzü gerildi.
"Kim?"
Polis yutkundu.
"Kayıp hemşire."
...
Ben istemsizce ürperdim.
"İyi mi?"
diye sordum.
Kimse cevap vermedi.
Ve cevap vermemeleri cevaptı zaten.
Yarım saat sonra.
Ben odada kalmıştım.
Diğerleri dışarıdaydı.
Olanları öğrenmeye çalışıyorlardı.
Oda ilk kez sessizdi.
Garip şekilde huzursuz edici bir sessizlik.
Telefonuma baktım.
Mesaj hâlâ oradaydı.
Bir sonrakinde kurtaramayacaklar.
Yutkundum.
İlk kez...
Gerçekten korkuyordum.
Çünkü bu kişi şaka yapmıyordu.
O sırada kapı açıldı.
Başımı kaldırdım.
Doktor Civan içeri girdi.
Üzerinde beyaz önlüğü vardı.
Ama yüzü her zamankinden farklıydı.
Yorgun görünüyordu.
"Herkes nerede?"
diye sordu.
"Olay olmuş."
dedim.
"Biliyorum."
Sonra sessizce yatağımın yanına oturdu.
Birkaç saniye konuşmadık.
Sonunda bana baktı.
"Korkuyor musun?"
diye sordu.
Normalde "yok canım ne korkacağım" falan derdim.
Ama bu kez yalan söyleyemedim.
"Evet."
dedim.
"Hem de çok."
İlk kez sesim titredi.
Doktor Civan birkaç saniye bana baktı.
Sonra beklemediğim bir şey yaptı.
Elini uzatıp başımı okşadı.
"Korkman normal."
dedi.
"Ama yalnız değilsin."
Nedense...
Bu cümle içime dokundu.
Belki de ilk kez güçlü görünmeye çalışmaktan yorulmuştum.
Tam o sırada...
Kapı tekrar açıldı.
İçeri Aras girdi.
Yüzü bembeyazdı.
Bu iyi değildi.
Hiç iyi değildi.
"Ne oldu?"
dedim.
Aras birkaç saniye sustu.
Sonra bana baktı.
"Bulduk."
dedi.
Kalbim hızlandı.
"Neyi?"
Aras derin nefes aldı.
"Yoğun bakım kayıtlarını silen kişinin kim olduğunu bulduk."
Oda sessizleşti.
Ben nefesimi tuttum.
Gökalp.
Demir.
Aliş.
Batu.
Sülü.
Hepsi kapıda durmuş bizi izliyordu.
Aras yavaşça konuştu.
"İsmini öğrendik."
"Kim?"
diye fısıldadım.
Aras'ın gözleri bir anlığına kapının önünde duran Doktor Civan'a kaydı.
Sonra tekrar bana döndü.
Ve söyledi.
"Birisi hastanenin içinden yardım etmiş."
"Ve o kişi..."
Tam o sırada koridorun ışıkları söndü.
Bütün hastane karanlığa gömüldü.
Bir saniye.
İki saniye.
Üç saniye.
Sonra...
Koridorun sonundan bir silah sesi duyuldu.
PAT!
Çığlıklar yükseldi.
Ve aynı anda odamın kapısı yavaşça açılmaya başladı...
🐥🍊
**************************************************
🐥🍊
Selammm milletttttt 💙💙💙
Bölüm nasıldııı 😭😭😭
IŞIKLAR GİTTİİİ 😱
SİLAH SESİ GELDİİİ 😱
VE KAPI AÇILIYORRR 😭💔
Peki kapıdaki kim???
Yoğun bakım olayında hastaneden yardım eden kişi gerçekten kim???
Gonca güvende mi???
Yorumlarda teorilerinizi bekliyorummm 👀🔥
Yazım hatalarım varsa kusura bakmayınnn 💙
Şimdilik benden bu kadarrr 🌷
Seviliyorsunuzzz milleettttttt 💙
clap clap clapp 👏👏👏
🐥🍊
