8. bölüm · Gizli Hattın Öteki Ucu

Bi Anda Çıkan Ateş

Bengişşşş *

8.Bölüm: Bi Anda Çıkan Ateş

Rüzgar abinin evindeydik hepimiz oturup maç izliyoduk. Sıla ile ben çok bişey anlamıyoruz ama neyse. Ben tam dalmışken bi anda Rüzgar abi ayağa fırladı ve ''GOOLL'' diye bağırdı. Varya öyle bir korkrum ki yerimden sıçradım. Sonra olanlar oldu. Rüzgar abi bi anda elimden tutup ayağa kaldırdı ve bana sarıldı. Şaşkınlıktan ve stresten bayılabilirdim ama kendimi tuttum. Kaan abim bi anda ''Lan, napiyon!'' diye çıkışınca Rüzgar abim bi anda beni bıraktı ve geri çekildi. Ne yaptığının farkında değil gibiydi ve hiçbişey olmamış gibi oturup devam etti bende Rüzgar abime ''Lavabo ne tarafta?'' diye sordum.''Koridorun sonundaki kapı'' dedi. Koşarak gittim ve yüzüme soğuk su çarptım ve geçip oturdum. Bir süre sonra üşüdüğümü fark ettim, hatta donuyudum. Geldiğimde sweatshirtümü çıkarmıştım, üşümemide ona bağladım ve sweatimi geri giydim ama hala donuyodum. Umursamadım ve maça bakmaya devam ettim. Odaklanmam abimin telefonu ile bölündü. O tarafa baktığımda abim telefonu açmıştı ve Sıla'da uyuya kalmıştı. Abim telefonu dinledi ve bi anda yüzü asıldı. Resmen yüzü bembeyaz oldu. ''Noldu abi'' dedim telaşla. Abim;

''Babam hastalanmış, hastanedeymiş oraya gidicem. Sen burda kal, evde tek kalmandan iyidir. Ben gece alırım seni.'' dedi ve bişey diyemeden ayaklandı. O arada Sıla mışıl mışıl uyuyodu.

''Abi, Sılayı da bırak bari yol üstü zaten.'' dedim. Zaten hastaneye gitmek için önünden geçiyodu. Fazladan 1 dakikasını almazdı. Abim ''tamam gelsin.'' dediği gibi Sıla'yı uyandırdım ve abim'le çıktılar. Bizde Rüzgar abi ile içerde tek kalmıştık. Ben hala donuyordum ve oturduğum yerde büzülmülştüm resmen. Ben bunun farkında bile bi süre sonra oldum ve farkettim ki artık sadece donmuyodum,tir rit titriyodum. bunu farkeden Rüzgar abim endişeli adımlarla yanıma geldi. ''Melis iyi misin?''dediğini duydum ve zarzor başımı aşağı yukarı salladım ama anlaşıldımı ona bile emin değilim. Yanıma yaklaştı ve elini alnıma koydu. ''Melis sen yanıyosun!'' dedi ve hızlıca mutfağa gitti. Geldiğinde elinde ilaçlar ve bir kapta su ve bez vardı. Masadaki bardağa sürsahiden su doldurdu ve hapla birlikte bana uzattı. Titreyen ellerimle hapı içtim. ''Melis dur uzan şöyle, dinlen biraz.'' Zar zor hareket ediyodum bu yüzden itiraz etmeden uzandım. Eliyle tekrar ateşime baktı ve o elinin sıcaklığı üşümemi o an durdurdu ama elini çektiği an tekrar donmaya devam ettim. Bezi suya doldurup sıktı ve alnıma bıraktı donuyodum ama onun o ilgisi beni iyileştiricek gibi hissetiriyordu...