3. bölüm / 15
Gizem -2𝟐. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜
Bölümler 15Şu an: 𝟐. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜
- 1 Ö𝓝𝓢Ö𝓩346 kelime
- 2 𝟏. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜1.665 kelime
- 3 𝟐. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜565 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 𝟑. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜1.538 kelime
- 5 𝟒. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜1.330 kelime
- 6 𝟓. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜1.659 kelime
- 7 𝟔. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜1.127 kelime
- 8 𝟕. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜793 kelime
- 9 𝟖. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜964 kelime
- 10 𝟗. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜360 kelime
- 11 𝟏𝟎. 𝓑ö𝓵ü𝓶475 kelime
- 12 𝟏𝟏. 𝓑ö𝓵ü𝓶658 kelime
- 13 𝟏𝟐. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜698 kelime
- 14 𝟏𝟑. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜830 kelime
- 15 𝟏𝟒. 𝓑Ö𝓛Ü𝓜2.189 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Hafta sonuydu. Kalkıp kendime kahvaltı hazırladım ve WhatsApp grubuna mesaj attım.
Günaydın
Bir süre sonra mesajlar arka arkaya gelmeye başladı.
“ Sana da ” Mehmet yazdı.
“ Sana da bro ” Ceyda ekledi.
“ Sana da kanka ” Merve yazdı.
“ Hadi kahvaltıya ” Buğra yazdı.
“ Geldim sayılır ” Oğuz yazdı.
“ Piçe bak, hemen damladı ha ha ha ” Buğra tekrar yazdı.
“ Börek yaptım, poğaça var ama ekmek alın peşine menemen geliyor ” diye devam etti Buğra.
“ Bende var on tane, yeter mi? ” Oğuz yazdı.
“ Artar bile kanka ” dedi Buğra.
Tam o sırada yeni bir mesaj düştü:
“ Aç kapıyı Gizem. ” Emir yazmıştı.
Hemen kapıya yöneldim.
Açtığımda Emir vardı. Arkasında da Oğuz.
Hiç düşünmeden Emir’e sarıldım. O da karşılık verdi.
Sonra birlikte sofraya geçtik.
“Gizem Hanım, bugün mutfağınla vedalaş,” dedi Emir.
Kaşlarımı kaldırdım.
“Öyle mi?” dedim.
“Evet,” dedi net bir sesle. “Bugün her şey hazır olacak. Üç saat sürer. Fikret abi aradı, adamlarını gönderecek. Tadilata giriliyor.”
“Peki,” dedim ve menemene baktım.
Tam o sırada Emir başını salladı.
“Olmaz.”
Bir anda yanıma gelip beni kenara çekti ve tezgâha oturttu.
“Ne yapıyorsun Emir?” dedim şaşkınlıkla.
“Kal orada,” dedi sert ama kontrollü bir sesle.
Sonra Oğuz’a döndü.
“Bizim kızları al, gel.”
“Olur,” dedi Oğuz ve dışarı çıktı.
Bir süre sonra ..
Hepimiz kahvaltıdaydık. Emir’le birlikte bardakları ve kaşıkları yerleştiriyorduk.
Buğra bir anda güldü.
“Lan Emir, Gizem’le artık evlen baksana halimize.”
Emir bir an durdu, sonra hafifçe güldü. O an yanaklarındaki gamzeler ortaya çıktı.
“Bir gün inşallah,” dedi sakin bir sesle. “Daha Gizem’in hayalleri gerçekleşecek.”
Ortama kısa bir sessizlik düştü, sonra Cenk araya girdi.
“Ya kanka, senin konser ne zaman?”
Bir anda öne atıldım.
“Haftaya! İstanbul’daki büyük AVM’de,” dedim.
Cenk hemen sordu:
“O Gizem’i götürecek misin?”
Emir hiç düşünmeden cevap verdi:
“Tabii ki.”
Cenk sırıttı.
“Ya biz?”
Emir bardaktan bir yudum alırken göz ucuyla ona baktı.
“Sen kal dingil,” dedi sakin bir tonla ve tekrar bardağı doldurdu.
Oturuyorduk ki kapı çaldı.
Gelenler tadilatçılardı. Nasıl yapılacağını anlattım. Onlar da “3-4 saate biter” deyip eşyaları toparlamaya başladılar.
Biz de evden çıktık.
Ardımızdan yedi araba peş peşe yola dizildi ve hep birlikte büyük bir kafeye gittik. Ortam çok güzeldi.
Hep birlikte kahvelerimizi aldık, oturduk.
Derken küçük bir kız koşarak yanımıza geldi.
“Gizem abla, seninle fotoğraf çekebilir miyim?” dedi heyecanla.
Gülümsedim.
“Tabii tatlım,” dedim.
Fotoğrafı çektik. Sonra kız etrafına baktı.
“Hadi hep birlikte!” dedi.
Bu sefer hep birlikte bir fotoğraf daha çektik.
Kahvelerimizi içerken bir anda anons yapıldı:
“Üzgünüz, bugün canlı müzik yoktur.”
Bir anda herkes hayal kırıklığıyla birbirine baktı.
“Ya olamaz,” dedi biri.
Hemen Emir’e döndüm.
“Müdürle konuşup ben çıkarım,” dedim.
Sahneye çıktım ve mikrofonu elime aldım.
“Ses geliyor mu?” diye kontrol ettim.
Ardından gülümsedim.
“Adım Gizem. Ahmet arkadaşımız hastanede olduğu için, kendi isteğimle sahneye çıktım…” dedim.
Müzik başladı. Şarkıya geçtim.
Söylerken kalabalığın hepsi bir anda telefonlarını çıkarıp videoya almaya başladı. Işıklar, sesler, kameralar… her şey aynı anda üzerime dönmüştü.
Bir anlık boşlukta canlı yayın açtım.
Tam o sırada telefonuma bir mesaj düştü.
“Ev hazır, gidiyoruz.”
Mesaja baktım, bir an duraksadım.
Hızlıca şarkıyı bitirip sahneden indim. Masaya doğru ilerledim.
“Hadi,” dedim sadece.
Herkes toparlandı ve birlikte oradan çıktık.
Eve geldiğimizde gözlerime inanamadım.
O üç saatlik tadilatın ardından iki ev birleşmiş, kocaman ve bambaşka bir yer olmuştu.
“Bayıldım!” diye haykırdım.
“Evet, güzel olmuş,” dedi Emir. “Artık herkes eşyasını ve kıyafetlerini getirip odasına rahatça yerleşebilir. Biraz da eğleniriz.”
Bir an durdu, sonra elini uzatıp alnımdan öptü.
Bölüm etkileşimi
