Ex or Next | texting kitap kapağı

31. bölüm / 37

Ex or Next | texting

30.

Vaveyla Yazarı: Yesilimm .

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 37Şu an: 30.

Melih AKKAN & Ela BEKTAŞ

kiss okumak isteyenleri buraya alalımmm

•••
Melih:
Benden kaçmayı
Ne zaman bırakırsın?

Siz:
Kaçmıyorum
Yanlış anlamışsın

Melih:
yalancılık seziyorum

O kadar yer varken gittin annemle
annen arasına oturdun

Siz:
Denk geldi

Melih:
Kucağıma geldin diye
Utandın mı?

Siz:
Melih kalkıp çakıcam
Şimdi susasana

Melih:
Yanakların kızardı

Siz:
Hiçtebile
Allık o

Melih:
Hm hm aynen

Siz:
Melih sence de çok ses yok mu?

Melih:
Var kaçalım mı
Buradan

Siz:
Biraz kalalım öyle
Canım çok sıkıldı

Kızlar dedikodu yapıyo
Anlamıyorum sesten

Melih:
Sarpla Zeynep barıştı
Herhalde

Siz:
Evet evet barışmışlar

Melih:
Haberin var mıydı?

Siz:
Evet

Melih:
Ne olmuş
Aralarında

Siz:

Senin burun

Melih:
hahahahaha
bunu nasıl buldun

Siz:
Bulurum ben
Neyse sana anlatmadı mı
Sarp abi

Melih:
Yoo bir şey mi
Anlatması gerekiyordu

Siz:
Demek ki erkekler
anlatmıyormuş

Melih:
Nasıl?
Neyi?

Siz:
Boşver bilmene gerek yok
Uslu uslu otur

Melih:
ela
Şu sol çaprazda ki lavuk
Sizin akraba falan mı

Siz:
Yoo
Niye?

Melih:
bakıp bakıp duruyor

Siz:
Bana mı?

Melih:
Yok bana güzelim

Siz:
Gay mi yani

Melih:
Saçmalıyorsun
Sana bakıyor işte
Ağzıyla burnunu yer değiştiricem şimdi

Siz:
Asıl sen saçmalıyorsun
Bırak baksın ne olacak

Melih:
Oradan bakınca gavat
Gibi mi duruyorum

Siz:
Ya ne alakası var Melih
zararı yok baksın çocuk
Bir şey olmaz

Melih:
ela
Sinirlenmeye başlıyorum

Siz:
ya tamam da
Ne yapalım şimdi
Durduk yere olay mı çıksın
Milletin mutlu gününde olmaz

Melih dik dik bakma çocuğa

Melih:
başka bir şeye izin vermiyorsun
Bırak bunu yapayım bari

Siz:
meliiihh

Melih:
Söyle yavrum

Siz:
Şimdi bu gelin testi kıracak ya
Sence içinden para çıkar mı?

Melih:
bunu mu düşünüyorsun
Gerçekten şu an?

Siz:
Sen benim düşüncelerimi mi
küçümsüyorsun?

Melih:
Haddime değil güzelim

Siz:
afferim
Eskiden para koyuyorlardı
Şimdi çok nadiren oluyor

Melih:
Sende topluyor muydun

Siz:
Ya ne yapacaktım
Oturup izleyecek halim yok

Melih:
Alabiliyor muydun bari?

Siz:
Her zaman
Hatta bazen dolar oluyordu
Bende Efe paramı çalmasın diye
İsmimi yazıyordum üstüne
Elanın parası diye

Melih:
HAAHHAHAAHAH
gerçekten mi

Siz:
Yalan borcum mu var
Büyüyünce anladım
Yaptığım mallığı

Melih:
Estağfirullah
Güzelim

Siz:
Melih

Melih:
Efendim bitanem

Siz:
Çabuk sahnede ki kırmızılı kıza bak
Kına da kırmızı giymiş
Kesin görümcesi falan

Melih:
giysin ne olacak ki

Siz:
Melih sen saf mısın
Kızın özel günü
Kına da bir tek o kırmızı giyebilir
Bu düpedüz saygısızlık

Melih:
peki sen?

Siz:
Ben?

Melih:
Kendi kınanda böyle bir şey olsa
Nasıl tepki verirsin?

Siz:
Bir de soruyor musun
Saçını başını yolarım o kızın

Melih:
Biliyorum
Çok iyi yaparsın o işi

Siz:
yaparım

Melih:
Hani nerde kız dayanışması

Siz:
Bir yere kadar
Herkes haddini bildiği sürece
Her zaman kızlarımı desteklerim

Melih:
anladım
Dikkate alacağım dediklerini

Siz:
Nasıl?

Melih:
kınanda
Senden başka kırmızı giyen kişi olmayacağını kastediyorum

Siz:
Sen yine hayallere daldın
Uyan melih uyan
Uçağın kalkıyor

Melih:
Göreceğiz
Rüya mı? Gerçek mi?

susma konuş
Kafam sesi kaldırmıyor
Sen varsın diye katlanıyorum

Siz:
Sen iyice beni şaklaban sandın he

Melih:
Yok be güzelim
Sen olmasan çekilmiyor
Burası

Siz:
peki o zaman
Az sonra kavga çıkacak haberin olsun

Melih:
Nereden biliyorsun
Münecim misin
Güzelim

Siz:
He Melih
Kulağıma fısıldadılar
Sahneye geline bak

Kırmızılı elbiseli kıza nasıl bakıyor

Melih:
haklısın

Siz:
Ben her zaman haklıyım

Melih:
Doğrudur güzelim

Siz:
Aha
Gördün mü gördün mü
Hareketi kes melih

Melih:
Ne yaptı görmedim

Siz:
Ya aklın nerde senin

Melih:
Sende

Siz:
Tamam sus anlatıyorum
Gelin kıza omuz atıp damadın yanına gitti
Yüzünde ki gülümseme çok iyiydi

Asil kızım ya gurur duydum

Melih:
Güzel yapmış

Siz:
Bu mu?

Melih:
OHA
ELA ÇOK İYİYDİ

Siz:
AHHAHAHAHAA
AFFERİM ÖĞRENİYORSUN

Melih:
Sayende
Kalksak mı artık

Siz:
Şimdi olmaz dur
gelin testi kıracak
Bakmam lazım

Melih:
ne yani para çıkarsa alacak mısın?

Siz:
Saçmalama Melih kaç yaşına geldim

Bir çocuk tutarım

Melih:
ciddi misin?

Siz:
Şaka şaka
İnanma hemen

Melih:
şeker çıktı

Siz:
Evet ülkecek fakirleştik
Galiba

Melih:
Ee testi de atıldığına göre
Kalkalım mı artık

Siz:
Çerez
Dağıtılsın
5 dakikaya dağıtılır
Bekleyelim

Melih:
tamam bekleyelim

Siz:
Bende o sırada annemler soruyum
Kalkalım mı diye

Melih:
Sorma
sadece ikimiz gideceğiz

Siz:
Nereye

Melih:
Süpriz demiştim

Siz:
iyi hadi sustum

Melih:
Nerde kaldı bu çerez
Katil olacağım yoksa

Siz:
Noldu yine ya

Melih:
Bu sefer sağına geçmiş
Ordan kesiyor

Siz:
Belki de bana bakmıyor

Melih:
Annemleri kesecek hali yok

Siz:
Good boy oğlum sakin
OWPSSLSKAOSOSKSIAO

Melih:
ben gülmüyorum güzelim
Sen istediğini de sıkıntı yok da

Sen gelsene benim yanıma

Siz:
Ne bu güç gösterisi mi?

Melih:
Aynen güzelim ondan

Siz:
Melih rahat dursana

Melih:
Duramam bekle

Siz:
Ya anneni niye kaldırıyorsun yanımdan

Melih:
Halimden anlıyor o

Siz:
annem yanımda fark ediyorsan

Melih:
Evet
Görüyorum

Siz:
Niye sandalyeden tutup
Çekiyorsun o zaman

Melih:
Öylesine

Siz:
Hıhı öylesindedir
Çocuk görsün diye demiyor da

Melih:
Çerezi dağıtıyorlar
Hadi kalkalım

Siz:
tamam getirsinler buraya
O değil de annemler ne diyeceğiz

Melih:
Ben hallettim onu

Siz:
Ne ara

Melih:
Geldi çerez
Kalkalım hadi

Siz:
Tamam sen önden git
Ben kızlara söyleyip geliyorum

Melih:
Tamam güzelim
(Görüldü)

•••

Melih kınanın yapıldığı mekanın hemen önünde bekliyordu. Yanına gitmek için tam dışarı adım atacaktım ki bana doğru gelen bir çocuk gördüm. Çocuk diyordum çünkü can çatlasa en fazla 12 yaşındaydı. Önümde durup hafifçe tebessüm etti.

"Merhaba abla."

"Merhaba," dedim ben de aynı samimi gülümsemeyle karşılık vererek.

"Abim senin Instagram'ını istiyor da... Verebilir misin? Seni çok beğenmiş."

Gerçekten bu ucuz numaralar hâlâ kalmış mıydı? Sesimi çocuğu kırmamaya özen göstererek ayarladım. "Abine de ki; abla seni beğenmemiş. Bir daha da tanımadığı insanlara rahatsız edici bakışlar atmasın."

Şefkatle çocuğun omzunu okşadım. "Hadi git, abini bekletme."

Çocuk tek kelime etmeden arkasını dönüp koşar adım abisinin yanına gitti. Ben de nihayet kendimi dışarı atabilmiştim. Arabaya yaslanmış halde Melih'i gördüğümde yüzümdeki tebessüm kendiliğinden büyüdü.Tek elimde duran kınadan aldığım çerez paketini açtım ve birer birer ağzıma atarak katır kutur yemeye başladım. Bunu başkası yapsa sinir olurdum belki ama Melih'in yanında böyle şeyleri düşünmeme hiç gerek yoktu.

Yanına vardığımda üzerimde gezen sorgulayıcı bakışlarını hissettim. "Niye geç kaldın? Bir şey mi oldu?"

"Yok bir şey," dedim umursamazca. "bana bakan çocuk kardeşini yollamış, onunla konuştum."

Melih'in yüz kaslarının bir anda gerildiğini gördüm. Öfkeyle yanımdan geçip gidecekken hızla kolundan tuttum. "Sakin ol, hallettim ben."

"Güzel—"

Lafını tamamlamasına izin vermeden araya girdim. "Hadi Melih, çok konuşma. Nereye gideceksek gidelim."

Kabullenerek arabaya yöneldiğinde ben de yolcu tarafına geçtim. İkimiz de bindiğimizde kendi kendine bir şeyler mırıldanıyordu. Kesin o çocuğu ve abisini bulduğu yerde kıstıracağını falan söylüyordu.

"Melih," dedim ağzıma bir çerez daha atarken. "Eğer o adamı bir yerde kıstırırım diye düşünüyorsan, o iş yaş."

"Ama Ela—"

"Aması yok, büyütme. Bitti gitti."

Son sözü söylememle ikna olmuştu sanırım. "Söz ver," dedim oturduğum yerde tamamen ona doğru dönerek.

"Söz," dedi ağzının içinden, isteksizce.

"MELİH!" diye uyarmamla bu sefer sesi daha gür çıktı. "Söz! Oldu mu?"

"Oldu," dedim memnuniyetle. Emniyet kemerimi takıp beklemeye başladım. Bu hallerime içten içe güldüğünü görebiliyordum ama yüzündeki ciddiyeti korumak için büyük bir çaba sarf ediyordu.

O da kemerini takıp arabayı çalıştırdı. Birkaç dakika sonra deniz kenarına geldiğimizi fark ettiğimde içim ısındı. Unutmamıştı... Deniz kenarını çok sevdiğimi biliyordu; hele ki geceleri, hafif bir rüzgar eşliğinde burada olmak bana her zaman çok iyi gelirdi.

Arabadan ilk Melih indi. Bagajdan bir ceket alıp yanıma geldi ve kapımı açtı. "Gel," dedi sesindeki o sıcacık tonlamayla.

Elimdeki çerez paketini torpidoya koyup ellerimi birbirine çarptım. Sözünü ikiletmeden arabadan indim ve ceketi omuzlarıma bırakmasına izin verdim. Yanımda durduğunda ellerini nereye koyacağını bilemez gibi bir an tereddüt etti. Elini tutup kendi omzuma bıraktığımda rahatladığını hissettim; beni hemen biraz daha kendine çekti.

Sahilde tek tük insanlar yürüyordu. "Melih?" dedim merakla yüzüne bakarak. Karşıma bakmama bile gerek yoktu, çünkü onun yanındayken düşmeme asla izin vermeyeceğini çok iyi biliyordum.

"Efendim güzelim?"

"Beni neden buraya getirdin?"

"Seviyorsun diye..." Kısa bir an duraksadı. "Sevmedin mi yoksa?"

"Hayır," dedim yanlış anlamasını hiç istemeyerek. "Çok beğendim."

"Şurada oturalım mı?" diyerek deniz manzarasını gören boş bir bankı gösterdim.

"Oturalım."

Banka önce ben oturdum, o da hemen yanıma yerleşip omuzlarımdan kayan ceketi düzeltti. Bakışlarının arada bir dudaklarıma kaydığını yakalıyordum.

"Melih..." dedim. Cilveli bir tonla mı söylemiştim bilmiyorum ama onu anında etkisi altına aldığı her halinden belliydi.

"Senin şu ismimi söyleyişlerin var ya... Her seferinde beni daha da çok mahvediyor. Söyle güzelim, söyle bitanem, söyle yavrum..."

"Abartma Melih," dedim alayla gülerek.

O ise benim aksime hiç gülmemiş, derin bir ciddiyetle gözlerimin içine bakıyordu. "Abartmıyorum. Hissettiklerimi dile getiriyorum. Yoksa sen benim hislerimi küçük mü görüyorsun?"

Öyle demek istememiştim ki... "Hayır, ondan değil. Ben sadece lafın gelişi öyle söylemiştim. Seni kırdıysam—"

"Kırmadın güzelim, takılıyorum sadece."

Yalandan kızgın bir bakış attım ona. Bakışlarımdaki o sahte öfkeyi görünce yutkunup tebessüm etti.

"Melih," dedim anın büyüsüne tamamen kapılarak. Yüzlerimiz arasında sadece birkaç santim kalmıştı.

"Hm?"

"Şey... Ben bazen çok konuşuyorum ya, rahatsız oluyor musun?"

Anında başını iki yana sallayarak cevabını verdi. "Ömrümün sonuna kadar hep sen konuş. Ne dersen de, ben sadece seni dinlerim."

Söylediği her cümle beni o kadar derin etkiliyordu ki, aramızdaki mesafeler zihnimde de bedenimde de hızla eriyordu. "Melih..."

"Söyle güzelim." Sıcak nefesi yüzüme çarptıkça konuşmak imkansız bir hal alıyordu.

"Beni böyle sevdiğin için... Bana hissettirdiğin her şey için " yutkundum "teşekkür ederim."

Duyduğu cümleyle kısa bir an şaşırdı ama bu şaşkınlık uzun sürmedi. Belimden tuttuğu gibi beni sarsıcı bir hızla kendine çekti ve dudaklarıma yapıştı.

Sakin bir temas olur sanıyordum ama dudakları aç bir özlemle, hoyratça kenetlendi dudaklarıma. Bir eli yanağımı kavrayıp başımı sabitlerken, diğer eli belimi usulca okşuyordu. Elim ayağım birbirine karıştı; tutunacak bir yer arayışıyla ellerimi omuzlarına koydum. Bunu hissettiği an belimdeki elini yukarı kaydırıp ellerimi ensesine sabitledi, ardından tekrar belime inip beni iyice göğsüne bastırdı.

Zamanla o hırslı öpüşme yerini derin ve içten bir sakinliğe bıraktı. Geçmişin, ayrı kaldığımız günlerin tüm özlemiyle, sakince ve her saniyenin tadını çıkararak öpüşüyorduk. Arada bir dudaklarımız ayrılıyor, birbirimizin sıcak nefesini içimize çekip vakit kaybetmeden yeniden birleşiyorduk.

Bu sefer geri çekilen taraf ben oldum. Alınlarımızı birbirine yasladığımızda gözlerimiz kenetlendi. Nefes nefeseydik. Dudaklarımı kuruluktan kurtarmak için ıslattığımda Melih dayanamayıp dudaklarıma ufak, tatlı bir öpücük daha kondurup geri çekildi. Yüzündeki gülümseme öyle geniş, öyle şefkatliydi ki utançtan nereye bakacağımı bilemedim. Yanaklarımın alev alev yandığına emindim.

"Yavrum," dedi nefeslerinin arasından. "Bu saatten sonra kaçmak falan yok." Bu daha çok uyarı gibiydi.

Sadece gözlerimle onu onayladım. "Melih..." Ayağa kalksam muhtemelen dizlerimin bağı çözülür, yere yığılırdım.

Melih belimdeki elini yanağıma doğru çıkarırken, ben de ellerimi ensesinden çekip kucağıma koymaya çalıştım. Ama tam o anda bileğimde ani bir sızı hissetmemle acıyla inledim. İkimiz de aynı anda koluma baktığımızda, Melih'in kol saatinin benim bileğimdeki kırmızı ipli bilekliğe takıldığını ve ipin kopup yere düştüğünü gördük.

Gözlerimiz yeniden buluştuğunda, ikimizin de dudaklarında aynı anda samimi bir gülümseme belirdi.

O an ilk defa tam anlamıyla emin oldum... Ben aşkı bulmuştum.

Ve aşk, Melih'in ta kendisiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

358okunma 18beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 147

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanneanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan Aşkaaskeraskerîaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/ Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurguBiyografiblBüyübüyücücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramDuygusaldüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastik#felsefeGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgüchayatHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİsFadİş Yeri AşkıKaderKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMahalle KurgusuMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililikSaraysavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıteodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkyetimhaneZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18