9. bölüm / 40
End of beginning - minsung9
Bölümler 40Şu an: 9
- 1 1223 kelime
- 2 2706 kelime
- 3 3648 kelime
- 4 41.226 kelime
- 5 5801 kelime
- 6 6705 kelime
- 7 7794 kelime
- 8 8640 kelime
- 9 9649 kelime · Okuduğun bölüm
- 10 10791 kelime
- 11 11717 kelime
- 12 12'861 kelime
- 13 13956 kelime
- 14 14771 kelime
- 15 15743 kelime
- 16 16775 kelime
- 17 17848 kelime
- 18 18714 kelime
- 19 19832 kelime
- 20 20709 kelime
- 21 21°1.093 kelime
- 22 22725 kelime
- 23 231.054 kelime
- 24 24953 kelime
- 25 25968 kelime
- 26 26849 kelime
- 27 27721 kelime
- 28 28745 kelime
- 29 29654 kelime
- 30 30°1.427 kelime
- 31 31803 kelime
- 32 32776 kelime
- 33 331.740 kelime
- 34 341.135 kelime
- 35 35993 kelime
- 36 36860 kelime
- 37 37811 kelime
- 38 381.007 kelime
- 39 39899 kelime
- 40 401.152 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Saat 9 a yaklaşmaya başlamıştı, konuştuğumuz konuyu gölette devam ettirmemiz gerektiğini söyleyip telefonu kapattim. Üstümü değiştirmek için odama geldim, gri bir şort, bol siyah bir tişört ve siyah ceketimi alıp banyoya geçtim. Saçlarımı tarayıp hazır olduğumu düşünerek gruba birazdan çıkacağımı yazdım. Eşyalarımı da alıp evden çıktım. Gölete doğru yürürken aynı zamanda jeonginin sorduğu soruyu düşünüyordum.
İki sene önce Yuta adında bir çocukla tanışmıştım gittiğimiz bir mekanda. Çocuklar da onunla sevgili olmam için beni gazlamışlardı. Hoşlanıyordum da zaten ondan. Bir aylık bir ilişkimiz olmuştu ama o bir ayda bana yaşatmadığı kalmamıştı resmen. Beni sadece cinsellik için kullanmış, kız erkek fark etmeksizin bir sürü kişiyle aldatmıştı. Bunları öğrendiğimde şok olmuştum, çünkü bana o kadar iyi davranıyordu ki, kör etmişti resmen.
Bunları öğrendiğimde ona yazdım, istediği her şeyi yaptığımı, mükemmel bir sevgili olmaya çalıştığımı söyledim. Onun cevabı sadece yetersizsin olmuştu. Üstüne ilişkiye girdiği bir kızla videosunu bana atmış, şu kız kadar bile olamıyorsun han demişti. Yıkılmıştım. O günden sonra kimseye güvenememiştim. Bu yüzden de minho'nun benden hoşlanma ihtimalini düşünemiyordum bile.
Jeonginin sorduğu soruyu düşünürken çoktan gölete geldiğimi fark ettim, kimse yoktu. Daha kimse gelmemişti. Çardağa oturup bir sigara yaktım, aynı zamanda yaşadığım şeyleri düşünüyordum. Düşüncelerim birinin bana seslenmesiyle dağıldı. Sesin geldiği yöne baktığımda minho gülümseyerek bana doğru geliyordu, o da tek başınaydı.
"Ne yapıyorsun burda tek başına? Arkadaşların nerde?" Çardağa otururken sordu. "Birazdan gelirler, ben biraz erken çıktım evden. Sen napıyorsun?" "Bende bizimkileri bekliyorum, evde sıkılmıştım bende biraz erken çıkıp buraya geldim." Anladım dercesine kafamı salladım çektiğim dumanı diğer taraf üfledim yüzüne gelmemesi için. "Kafan çok dağınık gibi, ne düşünüyorsun?" Sorduğu soruyla biraz şaşırmıştım açıkcası, nereden anladı acaba diye kendi kendime düşünürken tekrar konuştu "sürekli dalıp gidiyorsun, yüzünde en ufak bir mutluluk yok ji, noldu, anlatmak ister misin?" Kafasını eğdi.
"Hayır, iyiyim teşekkür ederim. Bir şey düşünmüyorum sadece..." iç çektim. "Bana neden bu kadar ilgilisin?" Sorduğum soruya şaşırmış olmalı ki yüz ifadesi değişti, kaşlarını çatıp arkasına yaslandı "ilgili değilim sadece seni merak ediyorum. Arkadaş olmaya çalışıyorum sadece." "Sadece arkadaş... anladım, tamam." Kafamı salladım. Sigaradan son duman çekip izmariti yere fırlattım, bende arkama yaslandığımda konuştu "ilgili olmamı istemiyorsan sıkıntı yok, ben aramızda ki buzları eritmek amaçlı konuşuyorum." Kafamı salladım. Diyecek bir şey bulamıyorum çünkü. O sırada da seungminler geldi, minho onları görünce oturduğu yerden kalktı ve bana baktı "görüşürüz ji" diyip banka oturmaya gitti, tek başına.
"Noluyo bu aşağılık yerde?" Alayla sordu felix. "Hiç sadece sohbet ettik, o da arkadaşlarını bekliyormuş." Jeongin elinde ki poşeti masaya bıraktı, "aynen geliyorlar onlar da hyunjin le konuştuk evden çıkmadan önce, ordan öğrendim" üçü de çardağa oturdu, jeongin elime birayı tutuşturdu ve sordu "Bence grupta konuştuğumuz konuyu detaylı bir şekilde konuşalım, şimdi konuşmanın tam sırası, hala onu mu düşünüyorsun jisung?" Kafamı eğdim ve derin bir iç çektim, biramdan bir yudum aldım ve konuşmaya başladım.
"En iyi siz biliyorsunuz neler yaşadığımı. O günden sonra kimseye güvenemediğimi, sırf onun için kendi ailemi karşıma aldığımı. İnsanda ister istemez bir takım problemler ortaya çıkıyor. Ben gerçekten sevmiştim onu, o farklı şekilde sevmiş ama. Bu yüzden kısa süreli tanıdığım ve benden hoşlanan insanlara çok güvenemiyorum. Bu yüzden demiştim biraz zaman geçsin anlarız diye." Minho'nun oturduğu yere baktım, sessizce göleti izliyor içeçeğini yudumluyordu. "Yakışıklı bir çocuk, özgüvenli. Benim gibi biriyle işi olmaz, olursa da tek gecelik olur." Kafamı önümde oturan üçlüye çevirdim geri, "kusura bakmayın, sizin de canınızı sıktım durduk yerde" felix kalkıp yanıma oturdu, kolunu omzuma attı ve saçımı karıştırdı.
"Saçmalama kanka, seni anlıyoruz ve ne olursa olsun senin yanındayız. Üzme kendini, eğlenmeye geldik buraya." Birasını eline alıp kaldırdı "hanjiye!" Hepimiz gülerek şişeleri tokuşturtuk. Baya bir süre sohbet ettik, gözüm bir anlığına minho'ya kaydığında arkadaşlarının çoktan gelmiş olduğunu, ve gülüştüklerini gördüm. Kendi kendime gülümseyip önüme döndüm ve gecenin tadını çıkarttım.
.
.
.
Uzun yazmaya dikkat ettigim bolum buydu evet...
Kusura bakmayin tekrardan dedigim gibi sehir disindayim internet sıkıntılari zart zurt derken wattpad e giremiyorun dogru duzgun. Destek vermeyi unutmayil lutfen, oy atmadan okuyanları da goruyorum canlarim oy atin pls😔😔
Iyi okumalarr^^
Bölüm etkileşimi
