37. bölüm / 40
End of beginning - minsung37
Bölümler 40Şu an: 37
- 1 1223 kelime
- 2 2706 kelime
- 3 3648 kelime
- 4 41.226 kelime
- 5 5801 kelime
- 6 6705 kelime
- 7 7794 kelime
- 8 8640 kelime
- 9 9649 kelime
- 10 10791 kelime
- 11 11717 kelime
- 12 12'861 kelime
- 13 13956 kelime
- 14 14771 kelime
- 15 15743 kelime
- 16 16775 kelime
- 17 17848 kelime
- 18 18714 kelime
- 19 19832 kelime
- 20 20709 kelime
- 21 21°1.093 kelime
- 22 22725 kelime
- 23 231.054 kelime
- 24 24953 kelime
- 25 25968 kelime
- 26 26849 kelime
- 27 27721 kelime
- 28 28745 kelime
- 29 29654 kelime
- 30 30°1.427 kelime
- 31 31803 kelime
- 32 32776 kelime
- 33 331.740 kelime
- 34 341.135 kelime
- 35 35993 kelime
- 36 36860 kelime
- 37 37811 kelime · Okuduğun bölüm
- 38 381.007 kelime
- 39 39899 kelime
- 40 401.152 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
"Anlatmayacak mısın hala Lucas'ın kim olduğunu?" Minho, deniz kenarında kumların üstüne serdikleri hasırın üstüne yatmış, jisung'un göğsüne duran kafasını okşarken sormuştu. Evet, Jisung'u götürdüğü mekan deniz kenarında sakin, sessiz, güzel olan çocukluğundan beri geldiği yerdi.
"Ya aşkım, biz geçen sene bunu dövdük, arkadaşları da dahil olmak üzere, o zamandan beri bize gıcıklar tamam mı?" Kafasını minho'nun göğsünden kaldırmış, bacaklarını bağdaş yapıp minho'ya dönmüş konuşmaya başlamıştı. Minho da onu daha iyi görebilmek amaçlı ellerini başının altına yerleştirdi.
"Neden dövdünüz peki?"
"Okul turnuvalarında bunların sınıfıyla yarıştık. Futbol maçı. Bunlara biz 5-0 koyunca sinirlendiler, okul çıkışı bizi okulun aşağısında ki arsaya çağırdılar öyle kavga ettik." Minho sevgilisinin anlattıklarıyla pek de ilgisi olmasa da, ay ışığında parlayan güzel yüzüne ilgiliydi.
"Bugün de merdivenlerden aşağı inerken Lucas omuz attı bana, Felix de sinirlenip bağırdı, Mark da ona bağırınca lucas tuttu birden omuzlarımdan, gülümseyerek benim hatam onların değil kusura bakmayın falan dedi, çocukları da aldı gitti." "Bak sen, omuzlarından tutmuş ha? Gelelim bakalım okula bir daha tutabiliyor mu."
Jisung kafasını eğip gülümsedikten sonra tekrar kaldırıp devam etti konuşmaya, "ya tamam gelirsin gelmesine de, sorun şu ki biz bunu gruptan konuşurken bi planları olduğunu intikam almaya çalıştıklarını falan düşündük, jeongin de kesin senden hoşlanıyor diyince hepimiz saçmalama falan dedik, jeongin de yarın bir gün yazarsa görürsün dedi. Demez olaydı. Çocuk yazdı. Sonrasını biliyorsun zaten."
Minho sevgilisinin düşen yüzünü fark edip aynı jisung gibi oturdu karşısında, "güzelim, senden hoşlansın veya hoşlanmasın. Burada senin bir suçun yok tamam mı?" Ellerini yanaklarına koydu. "Ben sadece seni düşünüyorum. Yani olayı bil beni suçlama diye." Jisungun konuştukça büzülen dudaklarına minik bir öpücük kondurdu minho. "Bebeğim seni suçlamam ki. Burada suçlayacağım tek kişi o piç olur, o kadar. Ha eğer sana daha fazla temas etmeye çalışırsa, yazmaya çalışırsa, işte o zaman o okulu yıkarım. Tamam mı sevgilim?"
Jisung kıkırdayıp başını salladı, "tamam." Dedikten sonra kollarını minho'nun boynuna doladı, minho da ellerini jisungun beline attı. "Bu kadar anlayışlı olman beni delirtiyor." "Bu kadar tatlı olman da beni delirtiyor."
Jisung, kızaran yanaklarını ve gülümsemesini gizlemek için kafasını denize doğru çevirdi, denizin üstüne düşen ayın ışığını izlemeye başladı, Minho da sevgilisinin kusursuz yüzünü.
"Beni biraz daha izlemeye devam edersen kendimi denize atacağım." Kafasını minho'ya döndürmeden, baktığı yere doğru konuştu jisung. "O zaman üstündekileri çıkartmaya başlasan iyi edersin, ıslanmasın kıyafetlerin."
Sevgilisinin kıvrılan dudaklarına karşı o da gülümsedikten sonra tekrar yattı, izlemeye devam etti güzel manzarasını.
"Minho." Hala kafasını çevirip bakmadan konuşuyordu.
"Efendim güzelim?" Ellerini başının altına yerleştirdi.
"Şey, hiç... düşündün mü?" Yavaşça Minho'ya doğru döndü düşünceli suratıyla. "Neyi?" Minho kaşlarını çatarak sormuştu.
"Şey işte, nasıl denir... biz işte, ilerde-"
"Jisung."
"Hm?"
"Ben geleceğimde de seninle olmak istiyorum, eğer kafanda ki soru buysa eğer. Tabii zaman bize ne gösterir bilemeyiz ama, senden ayrılma gibi bi planım yok. Hatta seninle evlenmek bile istiyorum."
Jisung, tatmin olmuş bir şekilde gülümsedikten sonra sevgilisinin yanına uzandı. "Bende onu soracaktım işte. Ben seni bırakmak istemiyorum minho, senden ayrı kalmak bile beni çok üzüyor."
"Jis-"
"Bölme minho, şuan içimdekileri dökemezsem, bir daha yapabileceğimi sanmıyorum."
"Peki..."
"İlk tanıştığımız zamanlarda çok sıkıntı çektik. Sende, bende. Ama seni tanıdığım için o kadar mutluyum ki. Belki de sen olmasaydın, şu anda atlatabildiğim şeyleri atlatamazdım bile. Her şey senin sayende oldu Minho. Beni buralara sen getirdin. Sana o kadar çok minnettarım ki, anlatamam. Sana olan sevgim hiçbir zaman bitmeyecek, ben geleceğimi de seninle yazmak istiyorum."
Yattığı yerden kalkıp kenarda duran çantasına uzandı, hediye paketini çıkartıp Minho'ya uzattı.
"Aslında bunu şuan verme gibi bir planım yoktu ama madem bu konu açıldı, al. Bize bir hediye aldım"
Minho, heyecanlı bir şekilde Jisungun elinde ki hediye paketini aldı ve hızlıca açtı. İçinden iki adet gümüş yüzük çıktı, meraklı gözlerle sevgilisine baktı.
"Söz yüzüğü. Hiç ayrılmayacağımızın, hep birbirimizi seveceğimizin, geçmiş ve geleceğimizin beraber olacağının sözünü vermek için"
Minho gülümseyerek Jisungun yanağına öpücük kondurdu.
"Bunun için söz yüzüğüne ihtiyaç yoktu ama... senin için her şeyi takarım bebeğim."
Sevgilisinin narin eline uzanıp gümüş yüzüğü yüzük parmağına geçirdi, Jisung da aynı şeyi Minho'ya yapıp, "söz mü?" Dedi
"Sonsuza kadar söz."
İkili mutluluktan ağlamaya bile yaklaşmışlardı ama ağlamak yerine birbirlerine derin bir öpücük vermeyi tercih ettiler. O an, o gece, o gün sonsuza kadar birbirlerinin olmayı kabul ettiler. Birbirlerini kahkahalar eşliğinde öpüyor, birbirlerine sarılıyorlardı. O an, o gece, o gün sonsuza kadar hiç bitmesin istediler.
Bitmeyecekti. O mutlulukları, sonsuza kadar devam edecekti. Birbirlerini şevkatle öpüşleri sonsuza kadar devam edecekti. Birbirlerine aşkla bakmaları sonsuza kadar devam edecekti.
"Seni seviyorum bebeğim, sonsuza kadar da seveceğim."
"Bende seni seviyorum güzelim, sonsuza kadar da seveceğim."
İkili o geceyi kahlahalar eşliğinde, birbirlerine olan aşklarını sürekli dile getirerek bitirmişlerdi.
.
.
.
Selaammm
Kisa bir bolum oldu farkindayim ama bu bolum minnos tatlis bir bolum olsun istedim🤸♀️ final yapamiyorum hikayeye onu anladim ben ama halledicem, daha sonra size bir suprizle geri donus yapacagim😎😎 yani aklimda boyle bi plan var
Her neyse oy verin oyy yorum atin yorummm
Cok uzuluyom yorum atmiyonuz oy vermiyonuz diye
Diger bolum cok surmeden gelir merak etmeyin
Oy vermeyi unutmayin!!^^
Bölüm etkileşimi
