33

Vaveyla Yazarı: Irmakelf 💕💕

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 40Şu an: 33

Dikişlerimin çıkmasının ardından iki gün geçmişti artık rahatça denize girebiliyordum. Bacağımın durumundan ailemin de haberi vardı dikişlerin çıktığı gün beni arayıp sakarlığım yüzünden bir sürü azar işitmiştim ardından ne zaman geleceğimizi falan sordular. Her ne kadar bacağımın acısı yüzünden bir şey yapamasam da beni eğlendirmeyi başaran ikinci aileme çok minnettardım.

Saat 4 e geliyordu, akşam bir bara gidip eğlenmek istediğimiz için denizde yarım saat daha durup dönmeye karar vermiştik. Felix, jeongin, chan ve ben güneşlenirken diğerleri hala denizde yüzüyordu. "Eee akşamki plan nedir tam olarak?" Güneş gözlüğünü kafasına kaldırıp konuştu jeongin. "Lan daha ne kadar anlatmamız gerek?" Chan yattığı yerden hafif sinirli ses tonuyla sordu, "ya ben böyle sessiz olmamızdan sıkıldığım için biraz muhabbet olsun diye sormuştum, ne kızıyon oç!" Yanında duran içeceğinden bir yudum alıp konuştu tekrar. "Yarram işte yarım saate eve gitcez duş alır hazırlanır çıkarız. Meydana doğru gittikçe restoranlar ve barlar sıralanıyor zaten, bir balık yeriz restoranda ordan da vara geçeriz." Felix yanımda duran sigara paketine uzanıp dudaklarının arasına koyduğu sigarayı yakmaya çalışırken konuştu. Onunla birlikte bende bir dal alıp yaktım. "E biz direkt rakı balık yapsak ya amına koyayım?" Dumanı üfleyip sordum. "Kanka changbin illa vodka içelim diye tutturdu hyunjin de shot atmak istiyormuş zaten..." ellerini iki yana kaldırıp indirdi Chan. "Sıçarım onların çarkına siktir edin ya!" Jeongin yattığı yerden doğruldu, bacaklarını da bağdaş yapıp bize doğru döndü. Felix, "olmadı Jis'in dediği gibi bi rakı balık yaparız sonra kalkarız bara gideriz, olmaz mı?" Dedi. "Ha sonra da alkol komasından geberelim dimi?mantak mısınız siz rakıdan sonra vodka bira cart curt içilir mi?" Chan da aynı jeongin gibi oturup konuştu. "Haklı" çektiğim dumanı üflerken konuştum. Aralarında ki tartışmanın geri kalanını dinlemedim çünkü o sırada bana doğru yaklaşmakta olan taş kocama odaklanmıştım. Islak vücudu ve saçlarıyla tam bir yunan tanrıçası gibiydi...

"Bebeğim havluyu uzatır mısın?" Yanımda duran havluyu minho'ya verdim ve yanıma oturması için şezlongta ona yer açtım. O da oturup muhabbetlerine dahil olmuştu. 5 dakika sonra da diğerleri geldiğinde toparlanıp eve doğru yürümeye başladık. "Ben bi markete uğrayacağım, sigara almam lazım siz eve geçin geliyorum." Sokağın başına geldiğimizde konuştum, hepsi beni onayladıktan sonra diğer sokakta olan markete girdim. İki paket sigara aldım ve tam çıkacakken biriyle çarpıştım, tam küfür edeceğim sırada çarpıştığım kişiyi fark ettim "dikkat etsene- aaaa kai?" "Aaa jisung?"

Ortaokuldan arkadaşım Kai. O zamanlar yakındık tabii okullar ayrılınca uzaklaştık, ama ikimiz de müsait olduğumuz zamanlarda hep buluşurduk, kopmamıştık birbirimizden. "Ne yapıyorsun burada?" Marketin içinde kalabalıklık yaratmamak adına dışarı çıkıp konuştuk, sorduğum soruya gülümsedi, "benim vurada yazlığım var, asıl senin ne işin var burada?" Bende aynı şekilde gülümseyip cevap verdim, "Okullar tatil olunca biz de değişiklik olsun diye tatile çıktık, Jeongin, felix ve seungmin de burada. 4 kişi daha var" "yaa ne güzel toplu gelmişsiniz, kalabalıkmışsınız ama" kıkırdamasına karşılık bende güldüm. "Uzun zaman oldu görüşmeyeli, özleştik." Elini omzuma atıp konuştu, bende omzumda ki elini patpatlayıp konuştum, "evet ya~ akşam müsaitsen-" "ji?" Gelen sesle arkama döndüm, minho. "Ah gel minho, bu benim ortaokuldan arkadaşım kai, kai bu da erkek arkadaşım minho." Kai minho'ya gülümseyip elini uzattı, minho da yalandan bi sırıtış takınıp kainin elini sıktı. "Gecikince merak ettim, o yüzden geldim." "Ah kusura bakma muhabbete dalmışız. Her neyse kai, seni gördüğüme sevindim, biz artık gidelim." "Tabii, daha sonra görüşürüz o zaman?" "E herhalde, haberleşiriz. Görüşürüz." "Görüşürüz" ufak bir sarılmadan sonra minhoyla eve doğru gitmeye başladık.

"Ortaokul arkadaşın ha?" "Evet, hatta jeonginler bile tanır onu. Aynı lisede okumuyoruz maalesef, özele gidiyor o" anladığını belirten bir mırıltı çıkarttı. "Sen kıskandın mı?" Kolumu omzuna atıp sordum, "hayır sadece merak ettim." Eve gelmiştik bile.

.
.
.

Saat akşam 8 falandı, çoktan restorana gelmiştik. Rakı bira fikrini başka bir gğne ertelediğimiz için bara gidecektik. Yemeklerimizi yedik ve şimdi içecekler eşliğinde oturup sohbet ediyorduk. Daha gitmek için çok erkendi çünkü. Önümde duran sigara paketinden bir dal çıkartıp yaktım, yanımda duran minho'nun yanağına minik bir öpücük kondurup sohbete dahil oldum. "Ondan sonra abi bende dedim ki madem bu kız seni bu kadar üzüyor e ayrıl o zaman amına koyayım. Sonra işte bir şeyler zırvaladı yok çok seviyorum onu yok çok önemli benim için. Bende dedim ki ya Ryujin, bu böyle olmaz. Tamam çok seviyor olabilirsin Yeji'yi ama bu ilişki sadece sana zarar veriyor."

Ryujin ve Yeji okuldan arkadaşlarımızdı. Felix Ryujinden öğrendiği leylerin dedikodusunu bizimle yapardı hep. "Mal olcak bu kız, istesen de kaf anlatamıyorsun ki! Aşkı gözünü kör etmiş salağın." Jeongin elinde ki ice tea şişesinden bir yudum alarak konuştu. Ağzımda ki dumanı üfleyip konuştum, "kanka kalp bu ota da konuyor boka da." "Ah konuştu aşk uzmanı ünlü filozof özlü sözcüsü Han Jisung. Orospu evladı habire aynı boku söylüyor ya" Hyunjin'in alaylı ses tonuna karşılık hepimiz hafifçe güldük. "Ama doğru, kime ne zaman nasıl aşık olacağını bilemiyorsun, dimi aşkım benim?!" Changbin Felixe sırnaşarak konuştu, "he he aynen." Dedi felix.

"Onu bunu siktir edin de, bugün Kai'yi gördüm markette." Üçü birden 'aaa' diyince gülümsedim. "Yazlığı varmış burda, sohbet ettik baya. Sonra minho geldi kıskandı herhal" dedim alaycı bi ses tonuyla. Gözlerini devirip önünde ki şişeden bir yudum aldı. Chan, changbin ve hyunjin 'oooo' sesi çıkararak minho'yu kışkırtmaya başlamışlardı. Minho hariç hepimiz güldükten sonra sözüme devam ettim, "Onu çağıracaktım aslında bizimle gelmesi için ama-" "Numarası falan yok mu? Gelsin. Çok özledim onu." Jeongin in dediğine hyunjin kafasını ona çevirdi, tek kaşını kaldırarak ona bakmaya başladı. "Aşkım çocukluk arkadışımız." "Aşkım valla abim gibidir" Changbin'in dediğine hafifçe kıkırdadım, "Ortaokuldan beri tanışıyoruz onunla, yakın arkadaşımızdı. Okullar da ayrılınca uzaklaştık."

"Of yeter bu kadar kıskançlık yaptığınız, hadi gidelim artık." Seungmin'in dediğine uyup restorandan çıktık. Hepimiz çiftler halinde ayrı ayrı yürüyorduk, konuşmanın tam sırası olduğunu düşünerek söze atıldım, "neyin var?" Kafasını iki yana salladı, "hiç." Elleri cebinde yürümeye devam etti. "Emin misin? Sanki bi sıkıntın varmış gibisin, soğuksun." "Değilim jisung! Sorup durma artık." Sesini yükseltmesiyle şaşırdım. Neydi bu şimdi? Yürümeye devam etti, benim orda kaldığımı fark eden sadece seungmin ile Chan olmuştu. Minho onların önünden geçerek Hyunjin'in yanına gitti.

"Ne oluyor amına koyayım?" Seungmin'in sorduğu soruya kafamı iki yana salladım. "Bilmiyorum. Kai ile görüştüğümden beridir böyle. Konuşmuyor, soğuk yapıyor." "Kıskanmış olabilir mi?" Chan'ın sorusuyla biz de yürümeye başladık. Ellerimi cebime attım ve derin bir iç çektim, "olabilir, ama sorduğumda da bunu kabul etmek yerine kızmaya başlıyor." İkisi birbirine baktı, kısa bir sessizliğin ardından seungmin lafa atladı, "kıskandığını belli etmek istemiyordur dicem ama, bu yaptıkları da doğru değil. Sonuç olarak çocuk en yakın arkadaşımız. Bizden de kıskansın seni o zaman?" "Doğru diyor jisung. Kıskanılcak bir durum olsa bende kıskanırdım seung'u ama ortada bir şey yok." Barın önüne geldiğimizde tekrar bir iç çektim. "Ben onunla konuşurum, hallolur her şey. Takma kafana" diyip içeri girdi chan. Seungmin de sırtımı patpatlayıp chan'ın yanına gitti. İçeri girmeden önce düşüncelerimi dağıtmak amaçlı kenara geçip bir sigara yaktım.

Gelen geçene bakıyor, bara giren kişilerde takılıyordu gözüm. Şimdi düşünüyordum da, kimse dışından göründüğü gibi değil. Aile içi sıkıntılar, bireysel sıkıntılar, depresyon, maddi sıkıntılar, bağımlılıklar... Herkesin bir şeyi vardı. Kimse kusursuz değildi. Geçmişime dönüp bakıyorum, ne kadar zor anlar yaşamışım diyorum. Dışarı dönüp bakıyorum, benden beter halde yaşayan insanları görüyorum. Hayat gerçekten çok acımasız.

"Ji?" Düşüncelerim bana seslenen kişiyle dağıldı. Kai. "Ahh, selam!" Sarılmak için uzandı, "selam, napıyorsun burada? Tek başına?" Sarılmasına karşılık verip geri çekildim, "İçeri giricem, bara. Girmeden önce bir sigara içmek istedim. Sen napıyorsun?" "Bende öyle bi gezintiye çıkayım dedim, hatta belki bir şeyler içer eve dönerim diye düşünmüştüm. Seninle karşılaştığım iyi oldu, beraber içmek ister misin?" "Aslında ben buraya arkadaşlarımla gelmiştim, ama eğer bize katılmak istersen lütfen çekinme. Hem, seungmin, felix ve jeongin de burada." Sigaradan çektiğim dumanı üflerken konuştum. "Tabii olur, ama çok kalmıyım, sizi de çok rahatsız etmek istemem." "Sorun değil ama sen bilirsin"

"Hala içiyorsun demek ha?" Elimde ki sigarayı işaret ederek konuştu, "Ahh, evet. Hala içiyorum." Dedim ve buruk bi gülümseme sundum. "Kaç yıl oldu? 5? 4?" "5" kafasını salladı. Son dumanı da çekip izmariti kenarda duran külüüğe atıp içeri girdim, kai de arkamdan beni takip etti.

Bizimkilerin yanına adımladığımda hepsi bir masa tarzı bir yere oturmuş sohbet ediyorlardı, Changbin geldiğimi fark ederek başını selam verir gibş salladıktan sonra Kai'ye bakıp tek kaşını kaldırdı. "Arkadaşlar, bu Kai. Size bahsettiğimiz arkadaşımız." Felix Kai'yi görür görmez oturduğu yerden kalkıp Kai'ye sarıldı, aynı şekilde jeongin ve seungmin de ona sarılmak için kalktı, bende minho'nun yanına oturup elini tutmak için yeltendiğimde dizinde duran elini çekip kollarını birleştirdi, aldırmadım.

"Otursana, ben Chan." Elini pturduğu yerden Kai'ye uzattı. "Memnun oldum, kai bende." Chan ın elini sıkıp jeonginin yanına oturdu. "Bu Hyunjin, changbin ve minho." Minho Kai ike göz göze geldiğinde yalandan bi gülümseme sundu. "Seninle sabah tanışmıştık, jisung'un sevgilisisin dimi?" Kafasını sallamakla yetindi. Kai diğerleriyle tanışmak için sohbet ederken minho ile ben sessizce oturuyorduk. Hyunjin hepimiz için sipariş verip gelmişti. Minho'ya dönüp sessiz bir şekilde konuştum.

"Senin neyin var?"

Tek kaşı havada bana baktı, "neyim varmış?" "Sabahtan beri bi garipsin minho. Sence normal mi bu? Konuşmaya çalışıyorum ama beni uzaklaştırıp duruyorsun." Kaşlarımı çattım. "Bir şeyim yok benim. Sadece..." "sadece ne?" Sesim biraz yükselmişti. Seungmin bize kısa bi bakış atıp sohbetine geri dönmüştü. "Boşversene" önünde ki kokteylden bir yudum aldı. İç çekip masadan kalktım, "nereye?" Kai nin sorusuna minhoya kızgın bir şekilde bakıp cevap verdim, "sigara içeceğim, gelmenize gerek yok." Masada duran kokteylimi de alıp bardan çıktım, dışarda duran masaların birine oturdum ve sigaramı yaktım.

Çok uzun surmedi, peşimden de minho geldi. Ona bakmadım, önümdeki küllükle bardağa bakıyordum sadece. "Özür dilerim." Güldüm. "Böyle davranmamalıydım" güldüm. "Seni dinlemem gerekirdi, özür dilerim gerçekten." "Sabahtan beri seninle konuşmaya çalışıyorum minho, gerçekten kırıldım." "Farkındayım bebeğim, ama kendime hakim olamadım. Çok üzgünüm." Elimi tuttu, "affedebilir misin beni? Sana söz veriyorum bir daha böyle bir şey olmayacak. Ne sorunum varsa gelip seninle konuşacağım." Sıcak bir gülümseme sundum. "Tamam, ama sözünde durmazsan çok fena olur." "Merak etmeyin komutanım." Elini kafasına çıkarıp asker pozu verdi
(Duruyorlar ya işte elleri kafalarında sağol diye bağırıyorlar, öyle poz işte anlatamadım😭😭😭😭)

Kıkırdamamla birlikte o da gülümsedi. "Seni seviyorum bebeğim." "Bende seni seviyorum minho."

.
.
.

Selammm. Bölümü kontrol etmeden atıyorum ilk önce haberiniz olsun yazım yanlışları varsa şimdiden kusura bakmayın. Uzun bir aradan sonra uzun bir bölümle tekrardan geldimm. Kafamda bazı senaryolar var onları da düzgünce oturtup yazıya dökersem çok uzun sürmez bir kaç bölüm içinde final verebilirim. Ama bunun için sizin de desteğinize ihtiyacım var😔 bakalım bi düşündüğüm şeyleri yazıya aktarabilirsem mükemmel olcak. Bu bölüm böyle boş bir bölüm oldu kusura bakmayın. Azıcık minho ile jisungun arasına toxiclik sokmam lazımdı toz pembe bi aşk hiç bana göre değil🤸♀️ ayrıca bu kitap bittikten sonra enemies to lovers konulu minsung veya hyunlix de olabilir bir kitap daha yazmak istiyorum ne dersiniz? Düşüncelerinizi mutlaka belirtin. Sonraki bölümde görüşmek üzere
Oy vermeyi unutmayın!!^^

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

76okunma 7beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18