3. bölüm · Dörtnala büyümek

3. Bölüm

Ömür Kalkan

“İngiltere uçuşu yolcuları, lütfen gate 12’ye ilerleyiniz…”

Anonsla birlikte kalbim hızlandı. Olivia ile birlikte sıraya girdik. Yanımızda köpeklerimiz vardı: Necati, Şakir ve Olivia’nın golden köpeği Milo.

Uçağa bindiğimizde yerlerimizi bulduk. Ben pencere kenarına oturdum, Olivia yanımdaydı.

Uçak havalanınca şehir yavaş yavaş küçüldü. Bulutların üstüne çıktığımızda her şey sessizleşti.

Olivia camdan dışarı bakıp heyecanla konuştu.

“Gerçekten gidiyoruz… yeni okul, yeni hayat!”

“Evet,” dedim. “Biraz korkutucu ama güzel.”

Bir süre sonra köpeklerimiz sakinleşti. Necati ve Şakir uzanmıştı, Milo da uyukluyordu.

Ben de yorgunluktan gözlerimi kapattım.

“Biraz uyuyacağım,” dedim.

Olivia başını salladı. “Tamam, ben de dinleneyim.”

Uykuya daldım.

🐎

Ama uzun sürmedi…

“HAV! HAV! HAV!”

Bir anda Necati’nin sesiyle irkildim. Şakir de havlıyordu. Kabin bir anda karışmıştı.

O sırada iki farklı kişi aynı anda yükselen seslerle tartışıyordu.

Biri Noah Bentent’ti. Yanındaki yolcuya bağırıyordu.

“Bunu oraya koyamazsın!”

Aynı anda başka bir sıradan Zayn Carter ayağa kalktı. Noah’ı ilk kez o an görüyordu, daha önce tanışmıyorlardı.

Zayn sakin ama sert bir sesle konuştu:

“Uçaktayız, bağırmayı kes.”

Noah ona döndü.

“Sen de kimsin?”

Zayn sadece omuz silkti. “Sadece susmanı söylüyorum.”

Olivia hemen ayağa kalktı.

“Yeter artık!”

Ben de hızla kalktım.

“Herkes sakin olsun! Bu bir uçuş!”

Kabin bir an sessizleşti.

Noah nefes alıp verdi, sonra geri çekildi.

Zayn tekrar yerine oturdu, Noah da homurdanarak sustu.

Gerilim yavaşça dağıldı.

Olivia bana döndü.

“Bu uçak normal değil.”

Gözlerimi ovuşturdum.

“Bence de…”

Uçuşun kalanını hatırlamıyorum yorgunlukla uyuya kalmışım.