8. bölüm · Deniz Kenarındaki Ateş

7. Bölüm

leggeroella

“Bunu yaptı mı gerçekten?” Diye sordu Pınar şaşkınlıkla.

“Yok götümden uyduruyorum Pınar!” Dedim gerginlikle. Hayır bazen gerçekten bizden küçük olduğu için , beyninin gelişmediğini düşünüyordum.

“Of ne dedim be!” Deyip omuz silkti.

“Ben paçalarımdan sular aka aka , eve gittim.” Dedim çekirdek kabuğunu tükürürken. “Sıçana döndüm! O sarı bokun ağzına tüküreceğim. Sarı boktan eser kalmayıp , cıvık bok olacak!” Dedim ve masadaki keklerin birini açıp , sinirle ağzıma teptim.

“Annesi babası bile seni evden göndermiş , dövme diye!” Dedi Emine. Başımı salladım hüsranla. Yaşadığım şeye hala inanamıyordum.

Ağzımda ki keki zorla çiğneyip telefonumu açtım ve Instagrama girdim. Bir kaç fotoğraf beğenip , hikayelere baktım. “Boklu fotoğrafını paylaşayımda görsün o bok!” Dedim sinirle.

“Kızım saçmalama!” Dedi Emine. “Aranızda ki düşmanlığı sosyal medyada ki insanların bilmesine gerek yok!” Hayır şurada komedi bir kurgudaydık. Mantıklı düşünmese ölürdü sanki!

“Of!” Deyip ayağımı yere vurdum gerginlikle.

“Bence tehdit edelim.” Diyen Pınar’a döndü bakışlarım.

“Nasıl yani?” Deyip yerimde dikleştim. Bazen mal olabiliyordum her insan gibi. Ne vardı yani?!

“Boklu fotoğraflarını yayarız diyip tehdit edicez. Erkekler gururuna yediremez tabi. Ama tehdit karşılığında istediğimiz bir şeyleri yapmalı!” Dedi. Bir kaç saniye göz kırpıştırdım. Mantıklıydı ama karşılığında ne isteyebilirdik ki?!

“Buldum!” Dedi Emine. Ani yaşadığım heyecanla bakışlarım ona döndü. “Buna ayak işlerimizi yaptıracağız , iğreneceği işleri yapmak zorunda bırakacağız.”

“Ay.” Deyip yerimde dikleştim. “Caminin tuvaletlerini yıkatırız , kör Osman'ın ineklerini sağdırırız.” Hevesle ellerimi çırptım. Tabi bunlarla kalmayacaktı , daha çok şey yapacaktı. Aklımda dönen tilkilerden dolayı sinsice güldüm , keyfim şimdi yerine gelmişti.

“Bak şimdi sen buna yaz.” Dedi Emine. “Sakince bir şeyler söyleyip akşam sahile çağır bir şekilde. Sonra bunu tehdit edelim.”

Tırnaklarımı yemeye başladım bu sefer. “Ona yazma işine inanmaz. Bir bokluk olduğunu anlar.” Dedim.

“Anlasın.” Dedi Pınar. “Yapmak zorunda.”

“Aferin kız Pınar.” Dedim. “Uzun süre sonra aklın çok güzel çalıştı. O son model olup , motorları yeni çalışan aklına kurban olayım.” Dedim en yalaka halimle.

Pınar gülüp arkasına yaslandı. “Teşekkürler canım.” Dedi. “Hadi yaz sen.” Deyince tırnağımı yemeyi bırakıp elime telefonumu tekrardan aldım.

Instagrama girip , Esat ile olan sohbete girdim. Hayır gerçekten salaktı bu çocuk. Instagram profilinda arabaya yaslanıp çektiği bir fotoğraf vardı. Erkekler neden böyle bir fotoğrafı profil resmi yapmayı tercih ediyordu anlamış değildim.

ayselarkan: Esatcım naber?

Mesajı gönderip telefonu hemen kapattım. “Esatcım ne be!” Diye söylendim.

“Siz ikiniz çok değişiksiniz.” Dedi Pınar. “Size anlamadığım bazı şeyler var.” Deyince garip garip göz kırpıştırdım. Esat ve bana siz mi demişti o?! Şeytan kulağına kurşundu! Onunla adımın yan yana bile anılmasını istemiyordum. O ve ben sadece düşmanlık ile anılabilirdik.

“Demi!” Dedi Emine. “Aynı şeyleri bende hissediyorum ama anlamıyorum.”

“Neymiş o hissettiğiniz şeyler?” Diye sordum çirkefçe.

“Aranızda böyle gözle görülür bir çekim var.” Deyince Pınar, aldığım çekirdek kabuğunu suratına attım.

“Saçmalamayın! Ne yapayım ben o sarı boku!” Dedim sinirle. Telefonuma bildirim düştüğünde bakışlarım telefona döndü. “O asalak ve beyinsizi ben ve diğer kızlar ne yapsın! Tipinde hayır hasenat yok bi defa.” Deyip telefonumu açtım.

“Bokunu ye!” Dedi Emine. “Çocuk çok yakışıklı kızım. Tam buraların oğlu.” Deyince göz devirdim.

“Düşüncelerini ona belirt o zaman. Belki aranızda bir şey olur!” Deyip Instagrama girdim.

“Şuan sen saçmalıyorsun.” Dedi Pınar. “Şurada ilişki uzmanı gibi konuşmak istemem ama Yusuf'un gözü , Emine de. Sizce Yusuf , Emine'yi kendine aşık etmeden durur mu? Ya da başkasına yar ederi mi?” Diye sorunca duraksadım. Pınar haklıydı.

Yusuf'un , Emine'ye karşı bir aşkı vardı ama bunu , Emine dahil diğerleri bilmezdi. Kızlarla çok ayrı samimiyetim vardı küçüklüğümden beri ama Yusuf benim her zaman gizli sırdaşımdı. Onunla bir şeyleri konuştuktan sonra ertesi gün unutmuş gibi yapardık. Çünkü sırdaşlık buydu.

“Of be!” Dedi Emine. Bu sefer çirkeflik ondaydı. “Saçmalamayı kesin! Biz kardeş gibi büyüdük , böyle bir şey olamaz.” Deyince susmayı tercih ettim.

“E Ömer ile bende kardeş gibi büyüdük. Ama Allah'ın her günü birbirimize yürüyoruz.” Dedi Pınar. Hayır kardeşlik miydi bu kurgu yoksa aşkı memnumuydu anlamış değildim.

“Sizin ikiniz arsızsınız.” Dedi Emine. “İçinize oynaklık işlemiş.” Dedi. Bu konuda haklıydı. İkisinin oynaklığı birbirineydi. Şu zamana kadar başkalarına baktıklarını görmemiştim. Ama birbirlerine karşı bir şey hissediyorlar mı bunu açık etmiyorlardı.

“Hayat böyle güzel.” Deyip göz kırptı Pınar.

“Of neyse!” Dedi Emine. Bakışları bana döndü. “Bak şu mesaja.” Deyince bakışlarımı telefona çevirip , sohbete girdim.

esatatay: Esatcım? İyi misin? Kafana taş mı düştü?

Göz devirdim. “Gerçekten gerizekalı bu çocuk ya.” Diye söylendim.

ayselarkan: Hayır şurada insan olalım diyorum ama sana yaramıyor.

Ne boklar yiyorsun sen?

Yazdığı mesaja göz devirdim tekrardan. Bunu boğardım ama ben. Beni tanımasına gıcık oluyordum. Küçükkende beni tanırdı sebepsizce. Küçükken travman olan boklu anılarımdan önce , aslında iyi anlaşırdık. Şuan ki halimize bakıldığında zannedileceğinden daha iyi anlaşırdık. Ama artık hiç bir önemi yoktu. Neden bilmiyorum ama küçükken Esat benim çok sevdiğim arkadaşımken , bok banyomdan sonra hızlı bir şekilde nefret etmiştim. Oysa ben herkesten nefret edemezdim. Hele ki küçükken Esat benim için bu kadar önemliyken nasıl nefret etmiştim hiç bilmiyordum.

Ne saçmalıyorsun be!

Saçmalamıyorum , seni tanıyorum.

Of kes! Akşam sahilde toplanacağız gel diyecektim. Ama sana iyilik pek yaramıyor.

Yine gidip cıvık bok bulup üzerime mi dökeceksin?

Çok isterdim ama o intikam tamam.

Ha başka intikamda var?

Hayır. Kocaman insanlar olduk , abartmaya gerek yok. O sadece küçüklüğümüm travmasıydı.

Kendi kendime gülüp kızlara baktım. “İki dakikaya bana inanacak.” Dedim sevinçle.

Sen gerçekten iyi değilsin.

Hayır iyiyim. Her neyse bu yazdığımı görmezden gel , saçma sapan şeyler uydurup duruyorsun. Gelmeyeceğim diyorsan de!

Hayır hayır geleceğim.

Güzel. Eğlenceli olur.

Öyle.

Pekala akşam görüşmek üzere.

Görüşürüz.

Emine kahkaha atıp arkasına yaslandı. “Kızım çok manüpülecisin.” Deyince omuz silktim. Tabiki de onlara mesajları okuyarak yazışmıştım.

“Hayır.” Dedim sinsice gülerken. “O salak.”