35. bölüm · Deniz Kenarındaki Ateş
34. Bölüm
2 ay sonra…
“Sarı, Sarı.
Kimin yârı en güzeli benim sarım.
Sarı, sarı, sarı çiçek.
Herkes yalan sensin gerçek.”
Şarkıyı bağıra bağıra söyledim. Mangalda et yelleyen Esat’a doğru ilerledim ve arkadan sıkıca sarıldım.
“Bana sarı bok dediğin günlerden , sarı sarı kimin yarı şarkısını söylediğin zamanlara geldik.” Dedi Esat.
“Şşş.” Dedim. “Onlar hiç yaşanmadı.”
Güldü , sarı saçlı mavi gözlüm. “Sen öyle diyorsan yaşanmadı sayarız yavrum.” Dedi. Kollarımı beline daha sıkı sardım ve omzuna dişlerimi geçirdim. Bu benim sevgi dilimdi.
Artık bazı şeyler değişmeye başlamıştı. İlişkimiz gün geçtikçe daha güzel bir boyut alıyordu. Yusuf ve Emine'nin ilişkisi de zannedeceğimden daha güzeldi. Zaten Pınar ve Ömer mıçmıçlardı. Yusuf bir işe girmişti çalışıyordu. Atanması gerekçleşmeyince yapacak birşeyi yokturdu. Neyse ki babası zengindi. İlişkiye başladıktan sonra özellikle işe girmesinin sebebi ise hızlı bir evlilik düşünmesiydi. Emine ile bu konuya ciddi bakıyorlardı bu beni oldukça şaşırtmıştı. İki aylık ilişkiye göre değilde yıllardır birbirlerine güveniyor olmaktan dolayı evliliği hızlı istiyorlardı. Ömer saçma sapan şakalar yapıp Pınar'ın biraz daha büyümesini bekleyeceğim evlenmek için diyordu.
“Aysel.”
“Hı?” Dedim.
“Yusufla Emine evlilik düşünüyor ya.” Dedi.
“Eee?” Dedim.
“Şunu bizde mi düşünsek?” Dediğinde kaşlarım kalktı.
“Nereden çıktı şimdi bu?” Dedim.
“Zamanı değil mi sence de?” Dedi.
“Yani bilmem.” Dedim.
“Bence bu evlilik meselesini ciddi düşünmeliyiz.” Dedi.
“Senin atanma işin vardı.” Dedim. “İki aydır ders çalışıp duruyorsun. Bir anda hepsini çöpe mi atacaksın?” Dedim.
“Çalışacağım yine.” Dedi.
“O zaman atanma işini halletmeliyiz.” Dedim. “Bende o kadar okudum atanmak istiyorum.”
“Daha önce söylemedin bunu.” Dedi. “İstiyorsan çalış.”
“Ne zamana kadar goygoyla uğraşacağız ki?” Dedim.
“Haklısın.” Dedi. “O zaman artık beraber güzel bir hayatımız olması için çabalayacağız.” Dedi.
“Çabalayacağız.” Dedim. “Beraber olmak için. Çabalayacağım seninle olmak için.”
