34. bölüm · Deniz Kenarındaki Ateş

33. Bölüm

leggeroella

Parti'ye geldiğimiz bir süre hepimiz kafamıza göre takıldık. Sonrasında doğum günü çocuğu olan Gülay doğum günü pastasını üfledi ve hediyelerini verdik. Gülay , Esat hariç hepimizin liseden arkadaşıydı. Esatla bugün tanımışlardı.

Gülay ve nişanlısı çalan şarkıyla dans etmeye başladıklarında , bakışlarım Yusuf'a döndü. Kaş göz işareti ettim ama bana bakmadı. Alttan ayağına bir tane vurunca bakışları bana döndü.

“Kızım napıyorsun?” Diye sordu. Gözlerimi ayırınca derdimin ne olduğunu anladı.

“Yanlışlıkla oldu.” Dedim bastırarak. Telefonu gösterdim ve attığım mesaja bakmasını işaret ettim.

Aysel: acil dansa kaldır.

Yusuf: ya reddederse?

Aysel: bu zamana kadar tüm danslarınızı beraber ettiniz. Ne zaman reddetti?

Yusuf: etmedi de.

Aysel: heyecanı bir köşeye bırak. Hadi görelim seni.

Yusuf: Şans dile.

Aysel: tüm kalbimle diliyorum.

Yusuf yerinde dikleştiğinde bakışları yanında oturan Emine'ye döndü. “Emine.” Dedi gergince. Pınarla birşeyler konuşan Emine gülerek Yusuf'a döndüğünde , Yusuf'un bu gülüşe dahi eridiğini gördüm.

“Efendim?” Dedi gülümseyerek.

“Dans edelim mi?” Diye sordu Yusuf.

Emine'nin gülüşü dağılacak gibi oldu ama yanakları hep olduğu gibi al al oldu. “Olur.” Dedi.

İkisi beraber dansa kalktığında dikkatli bakışlarım üzerlerinde gezindi. Yusuf ellerini Emine'nin beline sardı ve onu sahiplenircesine kendine çekti. Emine ise çekingen tavırla kollarını Yusuf'un boynuna sardı.

“Sizce Emine ne der?” Dedim.

“Bakışları herşeyi anlatıyor.” Dedi Esat. “Kabul eder.”

“Emine , Yusuf'u kardeşi olarak gördüğünü söyledi en son.” Dedi Pınar gergince. “Zannetmiyorum.”

“Bence kardeşi falan olarak görmüyor. İkisi sürekli beraberler. Yaptığımız aktivitelerde bile beraber takılıyorlar. Ayrıca yan yana olmadığımız o küçük zamanlarda bile telefonla konuşuyorlar.” Dedi Ömer. “Emine sürekli Yusuf'u soruyor bana mesela.”

“Bunlar aşık olduğunun kanıtı değil.” Dedi Pınar.

“Bilmediğiniz şeyler var.” Dedi Ömer.

“Anlat bilelim.” Dedi Esat’da.

Yeni bir dans şarkısı çalmaya başladığında bakışlarım ikisine tekrardan döndü. Ayrılmadılar ve devam ettiler. Yusuf sonunda bir şey söyledi.

“Teorileriniz doğru.” Dedi Ömer. “Emine , Yusuf'un hislerinin uzun zamandan beri farkında ancak kardeş gibi büyümüş olmaları aileler arasında ki o dostluktan dolayı falan o hislerini belli etmek istemiyordu.” Dedi.

“Bunları bize söylemedi.” Dedi Pınar..

“Emine benim sırdaşım hatırlatırım.” Dedi Ömer.

“Ohoo.” Dedi Pınar. “Sen Emine ile Aysel Yusuf ile benim sırdaşım yok.” Dedi ve bakışları Esat’a döndü. “Bizde sırdaş olalım mı Esat?”

Esat yüzünü buruşturdu. “Bu öyle söylemeyle oluyormuymuş?”

“Yavaş yavaş olur tabi.” Dedi Pınar.

“Konumuz bu mu?” Dedim. Yusuf ve Emine'ye tekrar döndüm. Emine gergince ve çekingen tavırla birşeyler söyledi.

“Kesin açıldı.” Dedi Esat.

“Mümkünse bunu Ayten Alpman , ben varım çalıyorken yapsın.” Dedim.

Emine uzun uzun konuşmaya devam etti. Ne dediyse Yusuf'un gözlerinin içi güldü. Ardından Yusuf birşeyler söyledi. Uzun süre hepimiz sessizce onları izledik.

Sonra kalbimi hoplatacak birşeyler oldu ve anın şaşkınlığı ile Esat’a tutundum. “Yanlış mı görüyorum ben?” Dedim. “Yoksa onlar öpüşüyor mu?”

“Yanlış görmüyorsun.” Dedi Esat.

“Oğlan bizim kız bizim.” Diye sevinçle adeta çığlık attı Pınar.

“Gerçekten oğlan bizim kız bizim.” Dedim.