26. bölüm · Deniz Kenarındaki Ateş

25. Bölüm

leggeroella

Nefesimi bırakıp mindere oturduğumda , gitarı kucağıma çektim. Yorgundum , fazlasıyla. Yorgunluğum bedenimde değil , aklımdaydı.

“Herşey sensin söyle.” Diyen Emine'ye başımı salladım.

Gitarın akorlarını ayarladım ve parmaklarımı tellerinde gezdirdim. Gitar çalmayı bilirdim bir gitarım vardı ama bazen çalardım. Sebepsiz yere gitar çalmaya üşenirdim. Parmaklarımı tellere vurup şarkıya girdim ve sesim denizin dalgalarının sesine karıştı.

“Koydum sevinçlerimi önüme.
Baktım, hepsi sensin.
Yazdığım şiirlerin her hecesi.
Üzüldüğüm tüm filmler.
Yıpranmamış hayatlar.
Büyük hüzünler bekler.
Her işte bir hayır.
Bu işte hepsi sensin.”

Pınar şarkının romantikliğine kapılıp Ömer'e sarıldığında göz devirdim. Her yerde mıçmıçlardı. Yusuf ise uzaktan Emine'ye bakıyordu , Emine ise sadece bana bakıyordu. Emine , Yusuf'un o bakışlarını nasıl görmüyordu anlamış değildim. Emine'nin ya gözleri kördü ya da kalbi kördü. Başka açıklaması olamazdı.

Dün sabah Esat'ın yanına gitmiştim. Benim için onları konuşmak zordu ama ben konuştum. Son sözümü söyledikten sonra vereceği cevabı beklemeden evden çıkmıştım. Ondan sadece buraya dönmesini bekliyordum. Buraya dönerse beni sevdiğine inanırdım. Buraya dönmezse bu mesele açılmadan kapanırdı.

“Şimdi senden vaz mı geçmeli?
Masal olup yola devam mı etmeli?” Dediğimde, yüreğimden bir şeyler aktığını hissettim. Esat'a karşı duyduğum o hisler beni olduğum kişinin dışına çıkarıyordu. Aklımda her an vardı. “Ben kalpten sorumlu…” Dediğimde sesime karışan ses duraksamama devam etti ama o söyledi.

“Aşka sorunluydum , anladım, her şey sensin.” Şarkıyı o söylemeye devam ettiğinde , gitarın tellerine vurdum ama yüzümde gülümseme oluşmasına engel olamadım.

“Şimdi senden vaz mı geçmeli?
Masal olup yola devam mı etmeli?
Ben kalpten sorumlu.
Aşka sorunluydum.
Anladım, her şey sensin.
Anladım, her şey sensin.”

Şarkının son satırlarını beraber söylerken , hemen yanıma oturdu. O an diğerlerinin buradaki varlığını unuttum ve sadece ona odaklandım. Şarkıyı bitirdiğimizde parmaklarımı gitardan ayırdım. Diğerlerinden alkışlar geldi ama bakışlarımı ondan ayırmadım.

“Bu defa Aysel Arkan , bu defa sesinde güzel sende güzelsin.” Dediğinde yutkundum.

Sen çirkinsin ama sesin güzelmiş…

Bana ilk yazdığında söylemişti bunu şimdi ise gerçekler ile karşı karşıyaydık.

“Her kadın güzeldir demiştim.” Dediğimde sırıttı.

“Tamam güzelsin dediğimde , sanane lan güzelliğimden demiştin.” Dediğinde başımı iki yana sallayıp güldüm. “Bunu söylediğimde ciddiydim.”

“Güzel olduğumu biliyorum.” Dediğimde güldü ve göz devirdi.

“Ukala.” Dedi.

“Senden kalır yanım yok.”

Dönmüştü. Buraya gelmişti. İşte ben şimdi beni sevdiğine inanmıştım.

“Siz sabaha kadar konuşun bende sizi dinleyeyim.” Diyen Pınar’a döndüm. Kaşlarımı çatıp elindeki telefona baktığımda , açtığı videoyu kapattı. “Ne? Şarkıyı çok güzel söylediniz , çekmezsen olmazdı.”

“Bir şeyi de çekme kızım.” Dediğimde dil çıkarıp , omuz silkti.

“Ben bunun için Pınar'a teşekkür ediyorum.” Dedi Esat. “Bizim için anılar biriktiriyor , bu çok değerli.”

“Rica ederim Esatcım.” Deyip bana döndü. “Bir şeyler öğren sende.” Dediğinde en ters bakışımı gönderdim.

“Ergen küçük.” Dediğimde gözleri büyüdü.

“Başladı gömmeye.” Diye Ömer'e, fırlatacak bir şeyler aradım ama bulamadım. “Bir gün benim kafamı yaracağından korkuyorum.”

“Dilini tutarsan , yarılmaz.”

“Ama Aysel sende hep Ömer'e kızıyorsun.” Dedi Emine. “Yazık çocuğa.” Deyip sırtını sıvazladı. Bir köşede sessizce oturan Yusuf'a döndü bakışlarım. Esat'la tartıştıklarından dolayı aralarında soğukluk vardı.

“Alakası yok.”

“Esat bu ne yaptı biliyor musun?” Dedi Ömer gıcık gıcık. Gözlerimi ayırdığımda , omuz silkti ve sinsice güldü. “Senin gittiğini öğrendiğinde , sabahtan akşama kadar ağladı. Hım yaptığı peçeteleri de yüzüme attı bana toplattı.”

Esat buna güldü ve bana döndü. “Özür dilerim.” Dedi düşündüğümün aksine. Dalga geçmesini bekledim. Beni seviyorsun gerçekten demesini bekledim ama o özür diledi.

“Ne için?” Dedim anlamaz bakışlar atarken.

“Seni üzdüğüm için.”

Bunu beklemiyordum. Gittiği için ağladım diye benden özür diliyordu. Ben böylesini ilk defa görüyordum.