2. bölüm · Deniz Kenarındaki Ateş

1. Bölüm

leggeroella

Önümde ki tabaktan bir kaşık yemek aldım ve hevesle ağzıma götürdüm. Ağzıma aldığım yemeğin verdiği tat ile adeta mayıştım. Çok seviyordum Milas köftesini en çokta Sülbiye teyzemin yaptığını ama. Her öğün olsa yenilecek kadar güzeldi.

"Bizim oğlanda , iki gün sonra taşınıyor buraya." Dedi Etem amca. Bakışlarım ona döndü , bir yandan da tabi ki de yemeğimi yedim. Ben aç bir insandım her an yemek yemeliydim. Dedikodu anında bile tercih ettiğim bir şeydi yemek.

"Murat'ın işi , merkezdeydi etem amca." Dedi Saadettin ağabey. "Hayırdır buraya niye taşınıyor?"

"E oğlum ben yaşlandım artık." Dedi Etem amca. "Dedim buraya gel , tek başıma yapamıyorum. İşine de artık her gün gider gelir."

"İyi yapmışsın." Dedi babam. "Uzun süredir köy çok sakindi. Biraz şenlenir." Canım babam çok güzel yönden düşünüyordu. Ama benim düşündüğüm farklı noktalar vardı.

O an Emine ile göz göze geldik. Bakışlarımız ile her şeyi birbirine aktardık. Yakın arkadaşların kuralı buydu. Sadece bakışlar yeterdi konuşmaya gerek bile kalmazdı.

"Etem amca." Dedim. "Senin bir tane gıcık bir torunun vardı." Kesinlikle sonuna kadar hatırlıyordum , o pisliği. Hayatımın şokunu yaşatmıştı küçükken bana. "O gelmeyecek demi."

Güldü Etem amca söylediklerime. "Gelecek." Dedi. "Biraz köye heyecan gelir." Bu köyün en büyük düşmanları bence , o pislik ve bendim.

"Etem amca nasıl heyecan gelsin?" Dedi Emine. "Düşmanlık başlıyor düşmanlık." Bir yandanda elimi saçlarıma atıp okşadı. Alttan alttan ona baktım. "Şu kızı küçükken inek boklarının arasına attığından beri senin torunun , her şey çok değişti."

Tüm sofrada kahkahalar inledi. Gülmeyen tek kişi tabi ki de bendim. Hayatımın şokuydu , inek bokları arasında yüzmek. Bir de beni attıktan sonra "Ne bilebilirim ki yeni sıçtıklarını." demişti. Cıvık bokların arasında yüzmek her zaman kabus olarak kalacaktı.

"Etem amca." Dedim. Kaşlarım çatılmış ve ciddi bakıyordum. "Söyle o torununa , onun hayatının şokunu da ben yaşatacağım. Bu köye geliyorsa rahat yok ona." İntikam yeminimi edip , arkama yasladım anlı şanlı.

"Kızım." Dedi annem gözlerini ayırırken. "Siz koskoca oldunuz. Ayıp değil mi?" Şaka gibiydi. İnek boklarının arasında yüzdükten sonra , bu halin ne deyip kıçıma terliği vuranda kendisiydi. O zaman bile suç bana kalmıştı.

"Anne ben inek boklarının arasında yüzdüm." Dedim. Elbette biraz abartılı konuştum. "Saçlarıma inek bokları yapıştı. En sevdiğim elbisem inek boku oldu. Bunu onun yanına bırakır mıyım sence?"

Annem derin bir nefes verdi. Bana öyle bir baktı ki seninle evde görüşürüm bakışıydı bu. "Bırakmazsın sen." Dedi. Ben başımı çevirip omuz silktim.

"Aysel." Dedi Emine. Başımı ona çevirdim. "Kalk , Yusuf mesaj atmış gidelim." Dedi. Başımı salladım. Akşam dedikodu vaktimiz geliyordu.

"Yusuf'a söyle , Ömer'i çağırmasın." Dedim. İkimiz pat diye ayağa kalktığımızda bakışlar bize döndü. "Bizimkilere toplanacağız biz." Dedim. Tabakta kalan yemeğe üzgünce baktım.

Ama masada ki elmalardan , bir kaç tane elime aldım. "Kızım bıraksana." Dedi annem. Hala büyüdüğümü kabullenemiyordu.

"Ya anne." Dedim. "Sen git Melekle uğraş ben büyüdüm artık." Bu ev benim ikinci evim gibiydi. O yüzden rahat davranırdım. Burada doğup büyüdükten sonra , herkesle iç içeydik. Aile gibi olmayı seviyordum bu köydekilerle.

"Sevcan bırak kızı." Dedi Sülbiye teyzem. Bakışları bana döndü. "İstediğin kadar al kızım. Emine sende dolapta gazoz falan vardı al götür." Dedi. Emine koşar adım içeriye girdi. Çıktığında ise elleri doluydu. En sevdiğim günlerdi bu günler. Sabahlara kadar eğlenip , dedikodu yapmak kadar güzel bir şey yokturdu.

Tam çıkacakken bahçe kapısından koşarak Pınar girdi. "Kızlar." Dedi. Bizi görünce güldü. Toplanacağımız zamanlarda yolda beraber yürüyerek gitmeyi tercih ederdik. Çünkü efsane bir dedikodu oluyordu o anlarda. Heyecanlı ve aksiyonluydu.

Üçümüz beraber evden çıktık. Kol kola girdik. Ortaya geçen Pınar oldu. "Söyledin mi Yusuf'a?" Dedim , Emineye.

"Neyi?" Dedi Pınar.

"Senin haberin yok." Dedi Emine. "Sarı bomba operasyonu başlıyor." Dedi.

"Ne?" Dedi Pınar sevinçle. Çünkü küçüklükten beri hayalini kurduğumuz şey gerçek oluyordu. Boklar arasında ben yüzmüş olabilirdim ama onlarda bana yardım etmek zorundaydı.

"Salak , Sarı bomba değil." Dedim. "Sarı bok operasyonu o." Düşmanım sarışındıda. Küçükken mavi gözlerini belertip baktığında ne kadar gıcık olurdum ona.

"Aynı şey." Diyen Emineyi umursamadım. İkisi bir şeyler konuşurken , bende telefondan sosyal medyaya girdim. Atılan hikayleri falan izledikten sonra , bir kaç gönderi beğendim.

Gelen bildirimlere baktığımda , gelen istekler dikkatimi çekti. Ama en çokta birtanesi. "Lan." Dedim yüksek sesle.

"Ne oldu?" Dedi kızlar aynı anda.

"Bu sarı bok bana istek atmış." Dedim. Kızlar telefona başını eğip baktığında , gözlerimi açıp kapattım. Hala duruyordu istek.

"Lan gerçek bu." Dedi Pınar.

"Hesabımı nereden bulmuş bu bok?" Derken oldukça sinirliydim. Adamı gördükçe bile aklıma o bok dolu anlar geliyordu.

***

Çitlediğim çekirdek kabuğunu tükürdüm. "Şaka gibi ya." Dedim Yusuf'a. Yaktığımız ateşin başında dördümüz oturuyorduk. "Çocukta ki yüzsüzlüğe bak. Lan sen beni boklarda yüzdürdün lan." Asla bıkmadan söylerdim bunu.

Yine deniz kenarında toplanmıştık. Köy ile deniz iç içe olduğu için köyün ışıkları , deniz kenarını aydınlatıyordu. Buranın güzelliği tarif edilemezdi. Heleki Muğla'nın denizinin güzelliği asla tarif edilemezdi.

"Kızım bir sus." Dedi Yusuf. "O kadar planı boşuna yapmadık. Geleceği varsa göreceğide var." Bu planı seneler önce yapmıştık o zaman acımasızdık , şimdi de daha da çok acımasız olacaktık. Bu planı bilmeyen tek kişi Ömer'di. Ömer ile o sarı bok çok yakınlardı , o yüzden Ömer'in söyleme ihtimali yüksekti. "Kabul et sen istediğini ki anlamasın."

Yusuf'un dediği mantıklı geldiği için isteğini kabul ettim.

Emine açtığı şarkının sesini yükseltti. Gazozumdan bir yudum aldım. Ve çalan şarkıya kulak verdim. Aşkta dertler katmer katmer diyordu. Dayanamadım bir anda şarkıya eşlik ettim.

Şimdi benden ne istersen
Benim sana hayrım yok
Tarafından katledildim
Senin bana hayrın yok
yok

Aşkta dertler katmer katmer
Dertlenirsem hak ver, hak ver
Şeytan diyor: "Yol ver, son ver"
Sevenine bari son kere şans ver

Pınar beni videoya aldığı için , daha da coşkulu söyledim arada sırada kendimce oynadım. Kesinlikle bunu çok seviyordum. Kafa dağıtıyordu.

Gecenin sonuna kadar böyle devam ettik. Pınar bana , çektiği videoyu gösterince çok hoşuma gitmişti. Hem çok güzel çıkmıştım , hemde ortam çok iyiydi. Üstelik fıstık gibi de sesim vardı. Allah bana kaç kere güzellik vermişti bilmiyordum.

Eve gittiğimde , civcivli pijama takımımı giyip yatağa geçtim. O an çok rahatlamış gibi hissettim. Telefonumu elime alıp , videoyu hikayemde paylaştım.

O an bir kaç video izlerken , telefonuma düşen bildirim beni şoklara soktu. Bir an yatalak olacağımı düşündüm şoktan.

@esatatay hikayenizi yanıt verdi.

Bildirimle kısa süreliğine bakışmıştım. Ama ne yazdığını merak ettiğim için hemen sohbete girdim.

esatatay: Sen çirkinsin ama sesin güzelmiş.

ayselarkan: Çirkin anandır!

esatatay: Anam ne alaka?

ayselarkan: Çirkin diyorum anandır.

esatatay: Annem güzel kadındır.

ayselarkan: Her kadın güzeldir.

esatatay: Anneme niye çirkin diyorsun o zaman?

ayselarkan: Bana çirkin dediğin için!

esatatay: İyi tamam güzelsin.

ayselarkan: Sanane lan ben güzelliğimden!