Deneme Arkadaşı kitap kapağı

28. bölüm / 32

Deneme Arkadaşı

2.8

Vaveyla Yazarı: bahtsiz yazar

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 32Şu an: 2.8

Emir

7 saatten fazladır Ece'den haber bekliyordum, nolur ona bişey olmamış olsun, eğer benim yüzümden ona zarar gelirse kendimi asla affetmem.

Ece'ye bişey olma düşüncesi ile gözlerim istemsizce dolmaya başladığından başım öne eğildi.

Ece'nin doktoru odadan çıkınca
Hızla oturduğum hastane koltuğundan kalktım ve Ece'nin doktorunun yanına doğru yürümeye başladım. Benimle beraber Ece'nin ailesi de aynı anda ayaklandı. Onların yüzüne bakamıyorum bile. Benim yüzümden Ece hastanadeydi, benim yüzümden. Çok sinirlenmiştim. Keşke bilseydim Ece'nin kandan korktuğunu. Ona zarar vermek istememiştim. Ona zarar verecek son kişi bile değildim. Allahım, nolur Ece hemen iyileşsin.

Ece'nin doktorunun biraz ötesinde durdum. Çünkü benden önce ailesi gitmişti yanına. Ama doktor herkesin korku dolu bakışlarının aksine gülümseyerek baktığında için biraz olsun rahatlamıştı.

Doktor: Hastamız gözlerini açtı. Görebilirsiniz hastayı.

Bunun üzerine korkuyla bakan gözlerimde 18 saat sonunda ilk kez
mutluluk kırıntısı gözükmüştü.

Doktor: Önce hastanın arkadaşlarını içeri alalım, ben de sizinle kızınız durumu hakkında birşeyler konuşmam lazım.

Ece'nin annesi hemen mutlulukla karışık ağlamaya başladı. Ve Melih abi de onu teselli etmek için koluna yasladı. Melih abiyle ilk İzmir'e geldiğinde bir tostçuda karşılaşıp konuşmuştuk. Oyuzden Melih abiyi tanıyordum.

Doktor bize içeri geçmem için başıyla kapıyı gösterdi. Defne ve Eda da Ece'ye çiçek almak için dışarı çıktıkları için Ece'yle ben tek konuşabilecektim. Elimdeki mor-lila gülleri aldım ve saçımı başımı düzeltmeye calıştım ama nafile. Son olarak da genzimi temzilemek için birkaç kez öksürdüm ve titreyen ellerimle kapıya yöneldim. Umarım gözlerim dolmamıştır.

Kapıyı açtım ve anında mutluluğu dibine kadar hissettim. Güzelim benim.

Ece'm yorgun ve dolu gözleriyle kapıdan içeri gelen bana kafasını cam tarafından döndürüp bana baktığında göz göze geldik. 18 saatin sonunda o güzel gözleriyle sonunda kavuşunca kalbimde bişeyler hissettim. Iyi şeyler. Zaten hayatımda Ece olduktan sonra herşey iyi gelmişti. İçim gitmişti ona bakınca nerde olduğumu tamamen unutmuştum, ve nedense şuan o her zamankinden daha güzel gözüküyordu. Koşarak sarılmak istiyordum ona. Koşup ağlamak istiyordum onun kollarında. Noluyo du bana?

Ona daha da yaklaşmak istedim. Yürüyerek yanına yaklaştım. O ise sadece beni izliyordu masum ve yorgun gözleriyle. Özür dilerim Ece'm, özür dilerim.

Yürüyerek Ece'nin tam yanında durdum ve elimdeki mor-lila çiçekleri onun yanına koydum.

-Ece.

Konuşmaya nerden başlıyacağımı bilemeden elimdeki çiçeklere baktım ve uzanan Ece'ye uzattım. Ve hızlı hızlı konuşmaya başladım.

-Ece. Bunlar sana, özür dilerim. Birden ne yapıcağımı bilemedim, sinirlerim bozuldu, kendimi kontrol edemedim. Bilmiyordum kandan korktuğunu, nolur affet beni. İyi misin şimdi sen? Aç mısın? Yemek yiyebildin mi? Su? Su getireyim mi?

Soruları ardıardına sıralarken çok konuştuğumu farkedip sustum ve ellerimi hemen kafama daldırdım.

-Of ya çok konuştum, hastasın zaten istersen sonra konuşabiliri-

-Sen?

İstemsizce yutkundum ve bana kızmasına hazırladım kendimi.

-Valla özür dilerim çok korktum sana bişey yapmasından o anlık sinirle birden dalıverdim işte yani-

Derken konuşmamı Ece'nin sesi böldü.
-Sen...

Sesi kısık çıktığından ona doğru eğildim ve ne dediğini anlamaya çalıştım.

-Ben?

-Sen... Kimsin?

...

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

59okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.