25. bölüm / 32
Deneme Arkadaşı2.5
Bölümler 32Şu an: 2.5
- 1 0.1297 kelime
- 2 0.2596 kelime
- 3 0.3522 kelime
- 4 0.4331 kelime
- 5 O.5269 kelime
- 6 0.6538 kelime
- 7 0.7239 kelime
- 8 0.8582 kelime
- 9 0.9442 kelime
- 10 1.0457 kelime
- 11 1.1414 kelime
- 12 1.2525 kelime
- 13 1.3615 kelime
- 14 1.4555 kelime
- 15 1.5502 kelime
- 16 1.6897 kelime
- 17 1.7484 kelime
- 18 1.8603 kelime
- 19 1.9242 kelime
- 20 2.0549 kelime
- 21 2.1496 kelime
- 22 2.2371 kelime
- 23 2.3448 kelime
- 24 2.4293 kelime
- 25 2.51.048 kelime · Okuduğun bölüm
- 26 2.6973 kelime
- 27 2.7534 kelime
- 28 2.8456 kelime
- 29 2.9829 kelime
- 30 3.0318 kelime
- 31 3.1932 kelime
- 32 3.21.123 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Bu bölümü okurken "Biri vardı" şarkısını dinleyinn.
Deneme için kendi sinifima iki dakika uğrayıp geri üst kata çıkacaktım. Hayatımda ilk defa bir denemeye bu kadar hazır hissediyordum. Heyecanla sınıfa girip Eda ve Defneye bakındım. Onlar ise bir kağıda odaklanmış birşeye baktiklarindan beni görmüyolardi. Geldiğimi göstermek için bı tik yüksek bir sesle "günaaydin" diyerek gülümsedim. Onlarda kafasını benim olduğum tarafa çevirip selam verdiler.
Eda: Günaydiin.
Defne: Güno canım.
-Neye bakiyosunuz siz öyle pür dikkat?
Eda: 12 lere yeni bir çocuk gelmiş, sıra düzeni değişmiş gene ben 12a dayım.
Defne:Ben 11b ye düşmüşüm.
-Bakayim ben de. Kim acaba gelen çocuk.
Defne: İlla karşılaşırız ya.
-Aynen. Neyse hazır mısınız başlıyor birazdan.
Defne:Aman ne demezsin mükemmel hazırım.
İroni yapıyordu, ona gülüp;
-Ben hazırım galiba. 12 lerden Emir diye bir çocuk matematik çalıştırdı bana.
Eda ve Defne aynı anda "NE!?" Diye bağırınca ne oluyor anlamındaki bakışlarımı kontrol edemedim.
-Neyine şaşırdınız bu kadar?
Eda: Oğlum o çocuk duygusuz aq geçen hoca sınıfları kaynaştırma zimbirtisinda bana çıkmıştı bu çocuk konusmuyordu bile, olm duygusuz lan o. Elif 3 yıldır peşinden kosuyo o cocugun. Gerçi o her erkeğin peşinden koşuyor da neyse olm nasıl ikna ettin ln?
-Ben ikna etmedim, o beni çalıştırmak istedi. Denemede biraz zorlanınca ağladım da.
Defne: Biz şuan aynı Emirden mi bahsediyoruz? Şu en düşük notu 90 olup her deneme birinci olan yeşil gözlü çocuk?
-Evet o. Hatta dün bizde kaldı. Motoru tutulma yaptı da.
Eda ve Defne bu sefer daha yüksek bir sesle "ne?" diye bağırdı. Ses tonları çok yükseldiğinden sınıftaki bir kaç kişi ne olduğunu anlamak için bize baktığında onları susturdum.
-Olum nesine sasiriyosunuz bu kadar?
Defne:Yeni çiftimiz hayırlı olsunnn. Ece Emir. #Ecmir.
Eda:Oha aq Emire bak sen aşk neler yaptırıyor insana. Vay anasını.
Defne: Ne yaptınız ne yaptınız evde? Beraber mi yattiniz?
Biz konuşurken okul zili çaldı ve bizim konusmalarimiz da bitmesi gerekti.
-Simdi Zil çaldı ben anlaticam size sonra. Bu arada Defne seni de öldürürüm salak saçma şeyler söyleme.
Defne: Olm accayip yakisiyosunuz var ya siz sevgili olsanız bu okul yanar biter. Harbi olsaniza. Ama gerçi Elif'in mal haraketlerine katlanman lazım o zaman.
-Kim bu Elif ya. Hiç tenefuste görmüyorum derste de çok bir sıkıntı vermiyor gibi aslında.
Eda: Elif Emir'in eski sevgilisi.
-NE!?
bu sefer şaşıran taraf ben olmuştum.
-Nasil ya?
Defne:Bak bak bak kıskanıyor birde.
-Ne kıskanması ya ne diyosun off.
Dediğimde yüzüm kızarmaya başladı.
-Yürüyün ya, geç kalicaz denemeye. Şu yerime bir bakayım.
Defne Edaya salak salak mimikler yapıp beni gözleriyle işaret edip sirittigi için ona öldürücü bakışlarimdan birini atıp kağıttan yerime baktım. Gene 12c 4.Sıra değişmemişti. Yanımda da Emir oturuyordur herhalde,bakmama gerek yok diye düşünüp çantamı koluma taktım ve merdivenleri çıkmaya başladım.
Olduğum sınıfa önce bir göz gezdirip sonra da yerime oturdum. Emir daha gelmemişti denemenin başlamasina yaklaşık 5-10 dakika falan vardı. Mor kulaklıklarimi çıkarıp dün dinlerken yarım kalan şarkıyı başlattım ve telefonu cebime atıp önüme döndüm.
Öylece etrafima bakinirken bir yandan da şarkı dinliyordum.
Etrafima öylece bakarken gözüm çok yabancı gelmeyen bir çocuğa takıldı. Arkası dönük elindeki telefon da birşeylere bakıyordu. Hatırlamaya çalıştım. Acayip tanıdık gelen bu çocuk kimdi? Yüzünü bir görsem çıkarırım da. Çocuğa uzun uzun baktığımı farkedip yanlış anlamasın diye tam kafamı öbür tarafa çeviriyordum ki sonun da o çocuk yüzünü döndü ve iki çift mavi gözlerle benim gözlerim buluştu.
🎶Biri vardı, sever gibi yapıp kandirirdi. Biri vardı, ateşi yüreğimde yangindi.🎶
Kendi gözlerimden daha iyi bildiğim o gözlerle denk geldiğimiz an o an tüm sınıfın içindeki tatlı bahar havası gitti, yerini fırtınalar aldı. Göz bebeklerim hiç olmadığı kadar büyüdü. Nefesim durdu. Nefes alamıyordum. Nefes alamıyordum? NEFES ALAMİYORDUM!
Nefesim duzensizlesti ve ellerim titremeye başladı. Nefes alamıyordum.
O sırada Emir sınıfa girdi. Gülümseyerek yanıma yaklaştı düzensiz nefesimi kontrol etmeye çalışırken Emir bana bir sorun olduğunu anlamış olucak ki:
-Ece, İyi misin?
Yutkundum. Gözlerimi ondan çekemiyordum. Emir gözlerini benim baktığım tarafa çevirdiği gibi kaşları çatılmıştı.
-Lan bunun ne işi var burada?
Emir çatık kaşlarıyla çantasını bırakıp Yağız'ın yanına tam gidecekken Yağız da bize doğru yürümeye başladı.
-Ece, çok güzelleşmişsin.
Gözlerim dolmaya başladı. Neden... Neden?
-Lan bana bak o ağzını sikerim senin ne işin var lan senin burda?
Emirin sesi o kadar öfkeli ve sert çıkıyordu ki bir an ben bile korkmuştum.
Yağız gözlerini benden çekip Emirin sert bakışlarına şaşkınlıkla baktı:
-Hayırdır? Tanışıyor muyuz?
-Soruma cevap ver lan.
-Hayrola yoksa yeni sevgilin mi? Sakin ol.
O an içime öyle bir sinir oturdu ki kalkıp onu dövesim geldi Yağızı kolundan sertçe tuttum ve sınıftan hızlı adımlarla çıkarttım.
Tam sınıfta çıkacakken kapıda gözetmen Şevval hoca ile karşılaştık. Dersleri onaydı galiba. Elinde optiklerle bana şaşkın bir şekilde baktı.
-Ne oldu kızım? Bir problem mi var, deneme başlıyor şimdi.
-Hocam... Ben denemeye girmeyeceğim.
-İyi misin kızım? Bu sınava çok çalışmıştın gördüm ben seni.
-Hocam bir sıkıntı yok karnım ağrıyor biraz Memet hocaya söyleyip daha sonra alırım ben denemeyi sizden.
-İyi peki kızım, çay yap iç bol bol. İyi gelir.
"Kalp ağrısına ne iyi gelir hocam?" diyemediğimden sustum tabi. Dolu gözlerimi Yağızı tutmadığım kolumla silip onu duvara çektim.
-Ne işin var senin burada?
Sesim olduğundan çok daha sert çıkmıştı bu kadar sert çıkmasını ben bile beklemiyordum. Yağız koyu mavi gözleriyle bana gülümseyip
-Özlemedin mi beni?
Dedi umut bekleyen derin mavi gözleriyle. Bir an gözlerinde kaybolur gibi olsam da hemen kendimi toparladım ve hafif ağlamaklı ses tohumla bağırmaya başladım. Sesim daha ezik çıkamazdı.
"Neden yaptın bana bunu? Neden buradasın şuan? Neden, neden!?" sesim daha da yükselmeye başladı ve gözlerimden yaşların aktığını umursamamaya çalışırken tüm kırgınlığım ve kızgınlığımla devam ettim:
"Yetmedi mi bana bu kadar acı çektirdiğin ha? Yetmedi mi lan? Daha ne kadar zarar vericeksin bana?" Dahada ağlamaya başladım 1 saat öncesine kadar mutlu kız gitmiş yerine ağlak ezik bir kız gelmişti. Yağız sadece gülümseyerek koyu mavi gözleriyle beni izliyordu. Benden 1-2 cm uzun olduğundan üstten bakıyordu.
Tam yaşlı gözlerimle tekrar ağzımı açıyordum ki:
Yağız elleriyle saçlarımı tutup ellerine hızlı bir şekilde doladı ve birden dudaklarını dudaklarıma bastırdı. Beni öpüyordu.
Şok olmuştum. Gözlerimi kapattım ve olanları sindirmeye çalıştım. Yağız... Şu an beni öpüyordu.
Ve arkadan bir hocanın sesi geldi:
-Emir,oğlum sınıfına geçsene deneme başladı. Nereye bakıyorsun sen?
Dediğinde hemen dudaklarımı Yağızın dudaklarından çekip onu kendimden uzaklaştırdım ve kapının önünde öylece beni izleyen Emire baktım.
Hoca Emire doğru yürürken merdiven kenarında olduğumuzdan bizi de yeni görmüştü.
-Oğlum, kızım ne yapıyorsunuz siz burda? Hadi deneme başladı herkes sınıfına. Ben Emire nasıl açıklama yapacağımı düsünürken o sadece dolu gözleriyle ve umutsuz bakışlarla öylece bana bakıyordu.
Bölüm etkileşimi
