4. bölüm · Dans (texting)

04

Rabianur Türker

İsimsiz; Çok mu canın yanıyor?

Kızıl; Nereden anladın?

İsimsiz; Ben anlarım.

Kızıl; Cidden soruyorum, beni bu kadar iyi tanıyor olamazsın.

İsimsiz; Ben bilirim Kızıl, seni iyi tanıyorum.

Kızıl; O kadar ağrım yok.

İsimsiz; Kanıtla.

Kızıl; Nasıl?

İsimsiz; Ayağa kalk ve kanıtla.

Kızıl; Kalkamam…

İsimsiz; Neden? Çok mu ağrıyor?

İsimsiz; Kızım niye izin alıp eve gitmiyorsun? Belli işte, canın yanıyor.

Kızıl; Hayır, ağrıdan değil.

İsimsiz; Neden o zaman?

Kızıl; Sana ne ya? Her şeyi bilmek zorunda değilsin!

Telefonumu masaya bırakıp başımı sıraya yasladım. Hakkımdaki her boku bilmesine gerek yok. Neden kalkamadığım onu ilgilendirmez.

Gerçekten aptalım ben! Aptallığın kitabını yazma yolunda ilerliyorum! Bu sabah, okula geç kaldığım için aceleyle hazırlanmıştım. Siyah pantolonum yerine yanlışlıklıkla beyaz pantolonumu giyinmiştim. En sevdiğim baggy pantolonum, arkama bulaşan kan yüzünden mahvolmuştu. Ayağa kalktığım anda herkes bunu görecek ve sınıftakilere yeni bir dalga konusu vermiş olacağım. Bu kez sabredemeyecek ve hepsine hadlerini bildireceğim. Ardından da disiplin hatta belki de okuldan atılma durumları yaşanacak.

Lavinia ne bok yesin? Cidden kendimi keseceğim. Allah’ım, al canımı da kurtar beni. Ya sen al canımı ya da ben kendimi keseceğim artık! Ne olurdu beni yaratırken azıcık da beyin koysaydın bana?

Yanımda belime bağlayarak, kan lekesini kapatabileceğim herhangi bir şey de yok. Zaten beyaz giyindiğim için uyarıldım, moralim bozuk. Üstüne regl olduğumda yaşanan duygu karmaşası da eklenince, cidden berbat bir durum oluyor.

Telefonuma gelen yirmince mesaj sonrası, kafamı sıradan kaldırıp telefonumu elime aldım. Diğer mesajları okumadan sadece son attığı mesajı okudum.

İsimsiz; Arka tarafındaki sıraya bak.

Başımı arka tarafımda duran sıraya çevirdiğimde, sıranın üzerinde bana oldukça büyük geleceği bariz olan siyah tişörtü gördüm. Kaşlarımı çatarak anlamadan tişörte baktıktan sonra yeniden telefonumu aldım.

Kızıl; Bunu ne yapacağım?

İsimsiz; Üstüne giyin de lekeyi kapat.

Bu piç her kimse, fazlasıyla zekiydi. Artık korkmaya başladım. Yerimden hiç kalkmadığım halde pantolonumda kan olduğunu nasıl anladı bu?

İsimsiz; Kan yayılıyor, fark edilmek istemiyorsan acele et.

Başka çarem yoktu. Kim olduğunu bile bilmediğim birinin tişörtünü giymek, son çaremdi. Telefonumu masanın üzerine bırakıp hızlıca tişörtü ayağa kalkmadan giyindim. Telefonuma tekrar bildirim geldiğinde, yeniden elime aldım.

İsimsiz; Yakıştı he, bayağı güzel oldun.

İsimsiz; Çıkışta, askıda duran siyah hırkayı alıp beline bağla.

Kızıl; Neden bana bu kadar iyi davranıyorsun?

Kızıl; Bana mı aşıksın, hayırdır?

İsimsiz; Sanırım yok Lavinia, sana aşığım. (Görüldü.)