40. bölüm · Dalından Düşen Kıvılcım

40~Suikastin Gizemi

S.Victoria Anderson

Suikastin Ardındaki Soru İşaretleri

Selenden'ın çayırlar ile kaplı yüksek,engin dağlarına kondum.Parmağımı göğe doğru salladım ve parmaklarımdaki akımı bulutların arasına iliştirdim.Gök gürleridi yırtılırcasına.Vakit ahmak avlama zamanıydı.Aşşağıda çalışan iki tarla işçisi şimşeklerime güldü.Şalşaklı okumu gererek onları ödüllendirdim.Tarlada şapşal sevgi danslarını etmeye başladılar ve bütün işçiler hayretle onlara bakmaya başladı.

" Suikasti kim düzenlemiş?" dedi arkamdaki ses.

Ardımı döndüğümde Daphne de dağın zirvesine tünemiş bir vaziyette bekliyordu.

"Bilmiyorum."

Yaklaştı ve uvucumu araladı.Öyleyse öğren Rowena."diyerek nefesi ile kızıl halkayı avucuma mühürledi.

"Pekala o iş ben de."dedim gülümseyerek.

" Neden kaçırıldığını biliyor musun? "dedi çayır çiçeklerini eğilmiş koklarken.

" Arven'in kızı kaçırılmış ve Cassandra sayesinde baş çamaşır bunu benden biliyor."dedim dudağımı büzerek.

" Dikkatli ol Rowena! Henüz bedel ödemedin.Kendine bu kadar güvenirsen hata ihtimalin çok artar."dedi.

" Sen çok mu bedel ödedin?"dedim.

Çiçeklerin başından doğruldu.

" Nekromanyetik bir ilüzyonum.Ödüyorum ve ödemeye de devam edeceğim."dedi kısa ve silik bir gülümsemenin ardından.

" Celestra gibi..."dedim onu incelerken.

Elini bana doğru uzatarak elimi kavradı." Ben Morgana.Trenden aşşağıya fırlattığın kadın."dedi.

"Ama Kyros seni..."

"Ejder öyle istedi çünkü Rowena."

Şaşkınlıkla baktım.Morgana söze girdi.

" Matilda, Celestra ile bana nekromanyetik bir ilüyon yaptı.Arven'in kızını da biz bu ilüzyon büyüsü için kaçırdık."

"Evet."dedim."Biliyorum ama artık Matildayı oğlu ile tehdit edemezsiniz.Açığa çıkacaksınız ikiniz de.Cassandra ya söylerse vampir meclisi de öğrenir."

"Açığa çıkmayacağız.Büyüyü kime yaptığını bilmiyor Matilda.Merak etme."

"Nasıl yani?"dedim hayret ile.

"İlüzyon iki şekilde yapılıyor ya asil bir cadı bunu direk kendisi yapıyor ya da asil bir cadı'nın kanını kullanarak bu büyüyü sıradan bir cadı yapıyor."

"Siz de Matilda'nın kanı ile büyüyü Arven'in kızına yaptırdınız.Arven'in kızını da yok ettiniz."dedim.

" Roshinden Kraliyetine yapılan suikisti bir an önce öğren Rowena."dedi kanatlanırken dağın zirvesinden.

Ben de kanatlandım ve bir süre uçtum.Sonra Selenden'daki antik tiyatro'nun olduğu dağın zirvesine tünedim.Biraz denizi izledim kuş bakışı ve sonra aşşağıdaki bir çay bahçesinde oturan Cassandra ve kral Dorian dikkatimi çekti.

Rüzgar rolosu eşliğinde aşşağı indim ve çaylarını yudumlayan ikiliyi duvarın ardından dinlemeye karar verdim.

Dorian seslendi." Bir çay daha lütfen?"dedi ve ekledi."Kyrosa daha ne kadar para ödeyeceğim?"

"Ne işler peşindesin acaba yine Kyros Dravenmoor?"dedim içimden fısıldayarak ve ekledim."Nasıl olsa öğrenirim."

"Bir süre daha."dedi Cassandra.

"Bu adamın seni seveceği falan yok!Sen ona bayılıyorsun da o pek umursamıyor."dedi Dorian.

"Duyan da beni seviyorsun sanacak Dorian."dedi ima ile Cassandra.

"Ne yaparsan yap bu Kyros belasını başımdan al."dedi kızgın bir dille Dorian.

" Yoksa Suikasti sen mi düzenledin Dorian?Eğer öyle ise ben de Rowenadan uzak durmam haberin olsun!"dedi Cassandra sanki benden uzak duruyormuş gibi.

"Ne alaka be! Ben bir şey yapmadım.O adi bir bizden mi rüşvet alıyor sanıyorsun?Kim bilir kimlerle uğraştı da başına bu işi açtılar."dedi öfke ile kral Dorian.

"Neyse..." dedi Cassandra."Hesabı öde de kalkalım."

Hemen oradan tüydüm.

Aykabele doğru uçmaya başladım.Yarım saat kadar uçtuktan sonra Aykabele vardım.Kyrosı vampir meclisinden takip etmeye başladım.Adi vampir nihayet şatosuna niyahet vardı ve içeri girdi.Arkasından yürüyerek köprüyü andıran güllerle kaplı sarmaşıklı merdivenleri geçtim ve şatonun yarasalı tokmağını kapıya iki kez vurdum.Biraz geri çıkarak şalşaklı okumu gerdim.Kapı aralandı.

" Ayyy! "diyerek bağırdı tatlı minnoş teyze oku alnına yapıştırmamla.

"Çok pardon evrensel bir mesele."diyerek fırsattan istifade içeri daldım."

Kyros merdivenlerden hızla aşşağı indi." Sakin ol Emelie teyze.Kendisi bir melektir.İblis değil yani."dedi püfkürerek ve oku kadının alnından alarak yere attı."Sen sofrayı kur.Bu gece Benedic gelmeyecek."

Kadın şaşkınlıkla ilerleyerek mutfağa yöneldi.

Fişeği yerden kavrayarak yayım ile beraber sırtıma astım.

"Ne istiyorsun yine?"dedi Kyros." Sana daha kaç kere diyeceğim ayağıma dolanma diye."

" Dorian sana niye ödeme yapıyor acaba?"dedim kaşlarımı çatarak bir dedektif edası ile.

" Doriana sorsana bunu."dedi ve ilerleyerek salondaki ahşap masaya oturdu.

Emelie mutfaktan kan dolu bir bardak ve aroma gibi bir şey getirdi.Kyros birkaç damla dumanı tüten bardağına ekledi ve kumanda elinde kanalları zaplamaya başladı.Belgesel kanalında durdu.

"Bak ne diyor baykuşlar için."dedi ve ekledi."Kamuflaj: Tüyleri genellikle yaşadıkları ortamdaki ağaç kabukları veya yapraklarla uyumlu renklerdedir. Bu, gündüzleri fark edilmeden dinlenmelerini sağlar."

"İçimden bir ses önemli bir şey yumurtlayacağını söylüyor Kyros Dravenmoor."dedim merakla sandalyeye otururken.

"...ama biz vampilerden kamufle olamassın.Lina, Dorian ile Cassandra'nın kızı."dedi kan dolu bardağını yudumlarken.

Öyle ise şimdi Roshinden krallığına suikast düzenleyen kimdi?Kafam karışıyordu.Dorian iki sene intikam için beklemezdi.Saçmaydı.Kyros düzenlese kraliyete şalşaklı okumu yemeye gelmezdi.Dorian, Kyros onunla uğraştığı için bizi kışkıştıyor olabilirdi ya da Dorian'ın dediği gibi Kyros'ın uğraştığı başka bir isim olabilirdi.Bir taraftan da Cassandra Matildayı yok etmek istemiş olabilirdi ya da daha da kötüsü... Cassandra'nın Henris ve bana düzenlediği bir suikast olabilirdi.

Avucumdaki kızıl halkaya baktım." Lanet olsun neden bulutların üzerinde arp tıngırdatmıyorum ki?"