10. bölüm / 52
Dalından Düşen Kıvılcım10~ Halka
Bölümler 52Şu an: 10~ Halka
- 1 01~DOĞUŞ891 kelime
- 2 02~KEHANET561 kelime
- 3 03~FİLM635 kelime
- 4 04~MANŞET623 kelime
- 5 05~YANILGI771 kelime
- 6 06~ PERON643 kelime
- 7 07~ MÜHÜR735 kelime
- 8 08~ Tablo630 kelime
- 9 09~ Bal783 kelime
- 10 10~ Halka602 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 11~LANET780 kelime
- 12 12~SÜRGÜN724 kelime
- 13 13~ KALKAN708 kelime
- 14 14 ~ KUŞATMA660 kelime
- 15 15~PUSU609 kelime
- 16 16~PATİKA629 kelime
- 17 17~Diken664 kelime
- 18 18~VAZO542 kelime
- 19 19~TAKİP594 kelime
- 20 20~KAPAN651 kelime
- 21 21~DAMGA630 kelime
- 22 22~ORMAN679 kelime
- 23 23~ŞENLİK853 kelime
- 24 24~MASKE687 kelime
- 25 25~RESİM665 kelime
- 26 26~PİYON598 kelime
- 27 27~ÖDEŞME599 kelime
- 28 28~NEKROMANYETİK575 kelime
- 29 29~SUİKAST604 kelime
- 30 30~GUVARS573 kelime
- 31 31~GÜVE530 kelime
- 32 32~ELİJAH687 kelime
- 33 33~Kaos Kraliçesi556 kelime
- 34 34~KIZIL YÜZÜK662 kelime
- 35 35~Kehanet650 kelime
- 36 36~Kelebek Etkisi669 kelime
- 37 37~ Yeşil Pelerin512 kelime
- 38 38~PUSLU CAM607 kelime
- 39 39~Meclis Baskını579 kelime
- 40 40~Suikastin Gizemi719 kelime
- 41 41~YASAK544 kelime
- 42 42~Vişne ve Tekme706 kelime
- 43 43~Kafes Dövüşü562 kelime
- 44 44~YILDIZ PENTEGRAM578 kelime
- 45 45~Kaçış601 kelime
- 46 46~Aykabel Ordusu553 kelime
- 47 47~Çiftlik673 kelime
- 48 48~SIR547 kelime
- 49 49~Günlük597 kelime
- 50 50~Saat561 kelime
- 51 51~Hapşırık654 kelime
- 52 52~Unicorn583 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Üç Başlı Ejderin Silüeti
Roshinden sokaklarına şimşekli sakar oklarımı birer imza gibi bırakırken günün sonuna gelmiştim. Gökyüzü koyu bir halka gibi morarmış, şehir kendi pisliğinde boğulmaya başlamıştı. Bir çatının en uç noktasından, sanki aşağısı bir akvaryummuş gibi bakarken o kadın radarıma takıldı.
Olamaz.
Bu, trende karşılaştığım kadındı.Kısa siyah saçları o kadar düz ve keskindi ki, rüzgar bile onları dağıtmaya korkuyor gibiydi. Tam o sırada sokağın karanlığını yırtarak siyah bir araba yanaştı. Adamlar kadını sanki bir suç mahalli kanıtıymış gibi apar topar arabanın içine tıktılar.
İşte bu da Kyros’ın imzasaydı. Soğuk, hızlı ve acımasız.
Kadın arabaya tıkılmadan hemen önce, bir mucizeymişim gibi tam tepeye ban doğru baktı. Beni fark etmişti. Büyük olasılıkla kanatlı bir istihbaratçıydı.Bizim boyutumuzun çok ötesinde, erişilmez bir halkaya aitti.
"...ama yine de enselenmişti."
Fırtına bu gece sert esiyordu.Kanatlarımı rüzgara direnerek açtım. Arabayı bir gölge gibi, yaklaşık yarım saat boyunca gökyüzünden takip ettim. Sonunda şehir dışındaki ıssız, beton yığını bir sokağın ortasında durdular. Kadını dışarı çıkardıklarında, yer altında saklı, günah kokan bir mekana doğru sürüklemeye başladılar. Kadın içeri sokulurken hala beni arıyor gibiydi.
"Kimsin sen?Gücünü kullanmama engel olan ne?Güçsüz müsün yoksa? Sanmam..."diyerek fısıldadım.
Tam tepelerine inip partiyi patlatacaktım ki, Kraliçe Cassandra’nın lüks aracı mekanın önünde durdu. Kraliçe, o meşhur siyah uzun kürküyle arabadan indi; rüzgar bile onun kibri karşısında nereye eseceğini şaşırdı. Adeta rüzgarı tokatlayarak içeri süzüldü.
Bir rüzgar rulosunun içinde sessizce aşağı süzüldüm. Kanatlarımı bir fermuarı çeker gibi içime çekip insan suretime büründüğümde, merdivenlerden çoktan inmeye başlamıştım bile.
Kapıdaki bodyguard, devasa gövdesiyle yolu kapatıp eliyle "Hayırdır küçük hanım, ne ayaksın?" gibisinden kaba bir hareket yaptı.
Yaramazca sırıttım.
"Sadece biraz elektrik almaya geldim tatlım," diyerek elimi adamın göğsüne yasladım.
Avuçlarımdan çıkan o elektrik sarısı kıvılcımlar adamın kalbine ulaştığında, ritmini bir ninni söyler gibi yavaşlattım. Adam bir bebek gibi kucağıma yığıldı. Onu nazikçe arka bahçedeki bir sandalyeye bıraktım.
"Neyse ki hala yaşıyordu.Bu gece eşşek cennetine rezarvasyon yapmayacaktım.Biletler iptaldi."
İçeri bir gölge gibi sıvıştım ve salonun ortasındaki devasa kolonun arkasına nefesimi tutarak geçtim. Burası bir kumarhane falan değildi; burası kaderlerin yakıldığı bir oyun mekanıydı. Cassandra, yasaklı oyunlar üzerinden servetine servet katıyordu. Bu kadının içinden çıkan pislikler, Roshinden’in kanalizasyonundan daha fazlaydı.
O sırada Kraliçe, mekanı inleten bir kahkaha attı. Masadaki son taşı, kadının umutlarını kırar gibi devirdi.
"Henüz kaybetmiş sayılmazsın," dedi Cassandra, sesi zehirli bir sarmaşık gibi dolanıyordu salonda. "Asıl oyunu Kyros ile oynayacaksın. Ama eğer soruma cevap verirsen onu bu işe dahil etmem. Kime çalışıyorsun? Söyleyecek misin?"
Kadın, anlık hızlı ama belirsiz bir refleks ile beni süzdü ve sonra Cassandra’ya döndü ve tek kelime fırlattı:
"Hayır!"
Kraliçe, reddedilmenin verdiği o çirkin öfkeyle sandalyesinden kalktı. Çıkışa doğru ilerlerken yılan desenli ayakkabılarının çıkardığı tak tuk sesleri, boş mekanın duvarlarında yakılanan diktatör emirdi. Tam kapıdan çıkarken omuzunun üstünden buz gibi bir emir verdi:
"Oyunu bitir Kyros."
Kürküyle rüzgarı döve döve çıktı gitti.
Saniyeler içinde, Kyros bir kabus gibi kadının sandalyesinin ardında bitti. Kadının trende söylediği o meşhur cümlesi kulaklarımda uğuldamaya başladı:
"Eğer Kyros beni bulursa... Benim görevim biter, seninki başlar."
Kyros, tek bir pürüzsüz hamleyle kadının boynuna eğildi ve hayatını kopardı. O anda, sol göğsümden koluma doğru bir yanma hissettim. Elimin üzerinde kızıl bir halka parlamaya başladı. Ama bu sefer farklıydı; halkanın tam ortasında, anlık olarak belirip kaybolan üç başlı ve ateşten bir ejderha silüeti dans ediyordu.
"Orada sinmeyi kes Rowena...Sana bu rolü kim verdi?"
"Hangi rolü?"
"Her fırsatta işime maydanoz olma rolünü.Ben senin için bir görev olabilirim ama sen benim için sadece bir oyunsun."
Bilmiyordu.
Asıl oyun şimdi başlıyordu.
Mekandan avuç içlerim uyuşarak çıktım.Görevin verdiği statik eleriktik etkisini göstermeye başlamıştı.Rüzgar rulosu şeklinde yukarı doğru kanatlandım.O sırada sol kanadım binanın balkonundaki tellere çarptı ve tüm çamaşırlar gökyüzünde savruldu.
" Roshinden artık gitmem için kafamda konfeti patlatıyordu."
Bölüm etkileşimi
