38. bölüm · Dalından Düşen Kıvılcım
38~PUSLU CAM
Puslu Cama İlişen Not
Kendime geldiğimde Cassandra yan tarafımda oturuyordu.Yüzünü bana çevirerek " Uyandın mı prenses?"diyerek haince gülümsedi ve önüne döndü.
" Hayır hala kabustayım çünkü karşımda sen varsın?"dedim yüzümü ekşiterek.
" Yakında eski gücüme dönücem Rowena.Kabusun olurdum gerçekten ama o kadar sabrım kalmadı.Seni Arven'in şefkatli ellerine bırakacağım."dedi Cassandra hevesle.
Elonor sürücü koltuğundan galaktik bulutlu bakışlarıyla bana baktı." Tacın kadar fastastik bir masalın içine gidiyoruz.Baş rol olmaya alışkınsın neyse ki?"
" Nereye..?"dedim öfke ile Cassandraya bileğimdeki demir zincirleri incelerken.
"Yüreklere korku salan lord Arven'in biricik cadı prensesi kayıp.Biz de düşündük taşındık Rowena her taşın altından çıkıyor.Bu taşın altından neden çıkmasın ki dedik."
" Attığın taş ürküttüğün kurbağa değse bari."diyerek vırakladı kafamdaki aksolotl muhafızlar.
Bir süre sonra Aykabel'in merkezindeki Drakulaların o gotik meclisine geldik.Cassandra ile Elenor araçtan indi ve Elenor beni de çekiştirerek araçtan indirdi.
Cassandra dönen uzun dik giriş merdivenden yılan desenli siyah sarı ayakkabıları ile önümüzden ilerliyordu.Girişteki asansöre bindik.Cassandra aynada pelerinin yakalarını düzeletti.Sonra binanın en üst katına çıktık.Koridorun sonundaki odaya gelince Cassandra eli ile kapıyı iki kez tıklattı.
" Gel!" dedi içerideki vahşi ses.
Adam devasa koyu siyaha yakın bir ahşap masanın başındaki itişamlı tekli koltukta oturuyordu.Casaandra beni içeri itiştirdi ve adamı eğik başı ile selamlayarak odadan çıktı.
"Otur Rowena."dedi sivri yüzlü şeytani bembeyaz yüzlü adam.
Masa'nın diğer ucundaki sandalyeye oturdum ve demir zincirli ellerimi masanın üzerine koydum.
" Suçum nedir baş çamaşır ?"dedim.
" Çamaşır..?"dedi anlamlandırmaya çalışarak.
" Çamaşır koleksiyonu yapıyorum.İpe serme sanatı.O adi Drakula size bir koleksiyoncu olduğumu söylemedi mi yoksa?"
" Drakula..?" dedi adam tekrar anlamlandırmaya çalışarak merakla bu sefer.
" Kyros Dravenmoor." dedim burnumdan soluyarak.
" Cassandra'nın her taşın altından çıkar dediği doğruymuş senin için demek.Sen de bizim hakkımızda çok şey biliyorsun.Sapşallığın bir maske olabilir mi Kaos Kraliçesi?Ejder seni neden seçti?"dedi Arven dedektif gibi karşımda.
" Beni mi seçmiş?"
" Emirleri Ejderden mi alıyorsun? "
" Hayır." dedim.
" Kızıl Halka'yı sen mi yönetiyorsun?"
" O ne ? " dedim dudağımı bükerek.
"Kızım nerede Rowena?"
" Nereye koyduysan ordadır."dedim sırıtarak.
" Arven koltuğundan adeta uçrak üzerime atladı ve beni yere düşürdü.Sivri dişlerini çıkararak boynuma doğru ani bir hamle yaptı.
Yan tarafa kendimi yuvarlandım ve sırıttım." Iska."
Kyros o sırada kapıda belirdi.
" Yakala!"dedi Arven yerden doğrulurken.
Tam camdan kanatlanacaktım ki Kyros beni kanadımdan yakaladı ve camı kapattı." Sorun ne efendim?" dedi Kyros.
" Aradığımız ismi bulduk Kyros?"dedi Arven derin bir nefes vererek tıslarcasına.
" Düşmüş, sakar ve ulvi bir yaratık...Biz vampirlerin nasıl düşmanı olabilir?dedi Kyros manipülatif bir ses tonu ile.
" Evet." dedim sırıtarak gururla."O malum oku Cassandraya atmayacaktım.Bütün bu iftiraları poposundaki iz yüzünden yapıyor.Mantığını bile kaybetti."
Arven " Sandığımızdam çok daha tehlikeli olabilir Kyros." dedi şüpleyle.
" Ben onu nasıl konuşturacağıbiliyorum."dedi Kyros kafasında hepsap yaparcasına ve ekledi."Bu şapşal Alsololt vampir avına çıkmanın bedelini öğrensin öyleyse.."
Kyros beni alt katlardaki bir odaya götürdü kolumdan çekiştirerek.Kapıyı açtı ve içeri girdik.
" Sana ayağıma dolanma demedim mi?Her taşın altından vıraklamak zorunda mısın?"dedi Kyros öfke ile.
" Onu esas Cassandraya söyle.Benden uzak dursun."
" Prenses nerede Rowena?"
" Ben nereden bileyim?Benim bir alakam yok!"
" Nasıl dereden bileyim?Kim yaptı o zaman?Kız uzun süreden beri ortalıklta yokmuş.Ben meclise geldiğimde onu arıyordular.Hala arıyorlar.Eğer bu işin altından da sen çıkarsan ben karışmam."
"Bilmiyorum dedim be!Sen nasıl bize sukikast düzenlemediysen ben de prensesin nerede olduğunu bil-mi-yo-rum."
" Pekala buradan nasıl çıkacağını biliyor musun? Düşündün mü?"
"Hayır düşünmedim."
" Düşünsen iyi edersin o zaman çünkü senin saçmalıklarınla artık uğraşmamaya karar verdim."dedi Kyros yakalarını silkerek kapıdan çıkarken.
O sırada dışarıdan bir tıkırtı hissettim.Puslu cama yöneldim.Karşımda duran bana Kaos Kraliçesi notunu tutuşturan o melekti.
Ellerimi yukarı kaldırarak ona demir zinciri salladım."Pencereyi açamam."dedim.Camın ardından." Kimsin?"
Kadın iki dakika boyunca baktı.Dediklerimi anlamıyordu muhtemelen sonra puslu cama parmağı Ben Daphne yazdı.Sonra ekledi.Ejder bir yolunu bulacak.
