12. bölüm / 52
Dalından Düşen Kıvılcım12~SÜRGÜN
Bölümler 52Şu an: 12~SÜRGÜN
- 1 01~DOĞUŞ891 kelime
- 2 02~KEHANET561 kelime
- 3 03~FİLM635 kelime
- 4 04~MANŞET623 kelime
- 5 05~YANILGI771 kelime
- 6 06~ PERON643 kelime
- 7 07~ MÜHÜR735 kelime
- 8 08~ Tablo630 kelime
- 9 09~ Bal783 kelime
- 10 10~ Halka602 kelime
- 11 11~LANET780 kelime
- 12 12~SÜRGÜN724 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 13~ KALKAN708 kelime
- 14 14 ~ KUŞATMA660 kelime
- 15 15~PUSU609 kelime
- 16 16~PATİKA629 kelime
- 17 17~Diken664 kelime
- 18 18~VAZO542 kelime
- 19 19~TAKİP594 kelime
- 20 20~KAPAN651 kelime
- 21 21~DAMGA630 kelime
- 22 22~ORMAN679 kelime
- 23 23~ŞENLİK853 kelime
- 24 24~MASKE687 kelime
- 25 25~RESİM665 kelime
- 26 26~PİYON598 kelime
- 27 27~ÖDEŞME599 kelime
- 28 28~NEKROMANYETİK575 kelime
- 29 29~SUİKAST604 kelime
- 30 30~GUVARS573 kelime
- 31 31~GÜVE530 kelime
- 32 32~ELİJAH687 kelime
- 33 33~Kaos Kraliçesi556 kelime
- 34 34~KIZIL YÜZÜK662 kelime
- 35 35~Kehanet650 kelime
- 36 36~Kelebek Etkisi669 kelime
- 37 37~ Yeşil Pelerin512 kelime
- 38 38~PUSLU CAM607 kelime
- 39 39~Meclis Baskını579 kelime
- 40 40~Suikastin Gizemi719 kelime
- 41 41~YASAK544 kelime
- 42 42~Vişne ve Tekme706 kelime
- 43 43~Kafes Dövüşü562 kelime
- 44 44~YILDIZ PENTEGRAM578 kelime
- 45 45~Kaçış601 kelime
- 46 46~Aykabel Ordusu553 kelime
- 47 47~Çiftlik673 kelime
- 48 48~SIR547 kelime
- 49 49~Günlük597 kelime
- 50 50~Saat561 kelime
- 51 51~Hapşırık654 kelime
- 52 52~Unicorn583 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Vişne Tadında Bir Düşüş
Boyuta ağır adımlarla girdim ve merdivenlerin üzerindeki koltuğunda kahvesini içen Varka'nın karşısına dikildim.Atom bombasını salıp kaçacaktım.
"Ne dikiliyorsun karşımda şapşal alacaklı gibi geç otur."
Büyü kazanından üzerime esen rüzgar saçlarımı savurdu.Saçlarımı ağzımdan çektim.
"Kyros Dravenmoor' u kalbinden vurdum!"
Baş meleğin elinden düşen kahve fincanı tam otuz iki parçaya ayrılıp mermer zeminin üzerinde toz gibi yayılarak ayaklarımın üzerine savruldu.
Celestra kazandan kafasını kaldırdı.
Varka ayağa kalktı kükredi.Kükreyiş o kükreyiş!Serengeti vahşi yaşam belgeseli...
"Şapşaal!Ne zaman oku doğru yere atacaksın ayrıca biz vampirlerle ilgilenmiyoruz! "
"Kaza değildi."
"Varka ellerini yakama geçirdi."
"Ne diyorsun sen?"
"Bir insanı öldürdü.Cezasını vermem gerektiğini düşündüm."
"Sen aşk meleğisin! Adalet meleği değilsin! Senin görevin o şalşak okunla insanların kalplerine pıt pıt yapmak.Bu hayatta şapşal bir aksolotun vampir avına çıkması kadar saçma bir senaryo daha olamaz.?"
"Cadıyı popsundan vurdum."dedim gururla ve ekledim."O daha saçmaydı."
"Rowena sana tek bir kere soracağım!Hangi pislik örgüte dahil oldun! Sakarlığın bir maske olabilir mi?"
Celestra endişe ile bize doğru bir adım attı.
" Derhal bizi yalnız bırak Celestra!"
Celestra daha fazla şansını denemedi ve boyutu terk etti.
"Bu iki oluyor Rowena.Artık boyuta dahil olamassın!Sadece düşmüş bir melek olacaksın.Üçüncüsü olursa eğer melek bile olamassın.Kendini amazonda maymun olarak bulursun.Yerli kabile lideri kızıl tüy seni oku ile kovalar.O zaman vampir avlamak neymiş sana sorarım bir kere daha."
Baş melek beni öyle bir üfürdü ki düşerken bana olan inancının bittiğini sonuna kadar hissetmiştim.Onun şapşal Rowenası olmayı bile özleyecektim...Ya diğerleri onlar ne düşünecekti.Elenor kim bilir neler yazıp çizecekti arkamdan.
Beynimde şimşekler çakarken ayaklarım sonunda yere bastı.Sürüldüğüm şehir Aykabeldi.Aykabelin bu semtini biliyordum.Nadiren gelirdim bu bölgesine pek tekin bir bölge değildi..İlerledim öylece ve bir süre kimseyle karşılaşmadım.Sonra sokağın sonundan sahile çıktım.Bir bankın üzerine oturdum dolunayı seyretmeye başladım.Bir süre sonra uykum geldi ve banka kıvrıldım.
" Heey..!Üşüteceksin.Ne arıyorsun burada!"
Uyandığımda siyah dalgalı saçlı bir kadın bana doğru eğilmiş kolumu dürtüyordu.Ellerini yüzüne düşen sadece iki tutamı uçuk sarı olan saçlarını kulaklarının ardına attı.
Doğruldum ve banka oturdum.Yanıma oturdu.Bir süre kadının siyah saçları ve uçuk sarı perçemlerini inceledim.
"Anladım konuşmayacaksın.Bak ben karşıdaki pastanede çalışıyorum.İki gün sonra ben bu pastanede olmayacağım.İstersen sen gel buraya benim yerime ne dersin?.Benim pansiyondaki oda da iki kişilik..."
"Nerden geldin be güzellik yaşa!Sen ne dersen tamam."
"Yalnız pansiyon biraz eski sorun olur mu?"
"Sorun değil!"
Kız elini uzattı."Ben Alex."
"Alex..?"
"Alexsandra yani Alex derler bana."
"Pekala Alex... Ben de Şapşal Yaratık..."
"Şapşal Yaratık mı?Dalga mı geçiyorsun?"
"Keşke...Adım Rowena.Sen nasıl tercih ediyorsan öyle hitap et.Ben pek aldırmam."
Kız kahkaha attı.
"Rowenayı tercih ederim.Neden sana öyle diyorlar."
"Boş ver uzun hikaye."
"Anladım geçmişini pek hatırlamak istemiyorsun.Öyleyse sormayacağım."
"Saol teşekkür ederim."
Son bir günde yaşadıklarımı unutmam gerekiyordu.Acilen..! Ejdere hizmet mi ediyordum yoksa büyük bir oyuna mı gelmiştim bilmiyordum bile.Kızıl halkanın beni reddetmesi...Kraliçenin lanetinin tecelli etmesi...Yine de Kyros bunu haketmişti.Bu yüzden yapmıştım bunu.Aşk ve kaos aynı kefede ilermiyordu.Birini seçmeliydim.
O gün Alex ile pastanede bir sürü vişneli pasta yapmıştım.Tabi her vişneli pasta yiyenin horon çekerek pastaneden tepine tepine gitmesini saymıyorum.
Pastalara Rowena eli değmişti fena mı?
Günün sonunda Alex beni kaldığı pansiyona getirmişti.Bizim kata geldiğimizde karşı dairedeki kızlar da içeri giriyordu.
"Aaa Alex bakıyorum çabuk arkadaş buldun?"
Şaşırdım ve Alex döndüm.
"Sen yeni mi geldin pansiyona?"
Alex kafasını salladı.
" Üç gün oluyor."
Alex kapının deliğine eğilmiş anahtar ile kapıyı açmaya uğraşırken Alex'in sırtına vurdum.O an ciğerlerinden sağlam bir tok sesi çıktı.Yine naif ellerim yapacağını yapmıştı.
"Artık ben varım, sırtın yere gelmez."dedim ve yüzsüzce sırıttım.
Alex " Sanırım sana neden yaratık dediklerini şimdi anladım." diyerek gülümsedi.
O sırada kızlardan biri bizi odalarına davet etti ve yarım saat kadar kızlar ile takılmaya karar verdik.Odaya girerken burnuma yoğun bir duman kokusu ilişti.Burnumu biraz fazla çekmiş olmalıyım ki kızlardan biri pencereyi açtı.
" Sigara içtik az önce havalandırmayız genelde biz alışkınız.Senin geleceğini bilseydim beş dakika önceden açardık pencereyi kusura bakma."
" Katranın direk kendisini mi çektiniz."
Kız bir süre duraksadı ve sonra güldü.
" Siz ikiz misiniz?Dalton gibisiniz çok benziyorsunuz."
Aynı anda " Evet. " dedi kızlar.
"Ya ayıp olmazsa ben odama geçebilir miyim? Çok yorgunum dün gece pek uyumadım."
Alexte benimle beraber ayağa doğruldu.
" Rowena'yı ilk geceden yalnız bırakmıyım kızlar."
" Bunu saymıyoruz." dedi kızlar.
Kızlardan biri kapıda bana doğru yaklaştı ve boynuma sarıldı.Pek sevmezdim böyle samimi insanları ama ayıp olmasın diye ona karşılık vererek ben de ona sarıldım.Kıza sarılırken omuzlarının üzerinden karşı kalorifer peteğine dayanmış sigarısını üfleyerek kitap okuyan ikizi dikkatimi çekti.Elini ikinci kez ağzına götürdüğünde bileğinde anlık olarak yanıp sönen yeşil yılan silüetini farkettim.
Bölüm etkileşimi
