22. bölüm / 52
Dalından Düşen Kıvılcım22~ORMAN
Bölümler 52Şu an: 22~ORMAN
- 1 01~DOĞUŞ891 kelime
- 2 02~KEHANET561 kelime
- 3 03~FİLM635 kelime
- 4 04~MANŞET623 kelime
- 5 05~YANILGI771 kelime
- 6 06~ PERON643 kelime
- 7 07~ MÜHÜR735 kelime
- 8 08~ Tablo630 kelime
- 9 09~ Bal783 kelime
- 10 10~ Halka602 kelime
- 11 11~LANET780 kelime
- 12 12~SÜRGÜN724 kelime
- 13 13~ KALKAN708 kelime
- 14 14 ~ KUŞATMA660 kelime
- 15 15~PUSU609 kelime
- 16 16~PATİKA629 kelime
- 17 17~Diken664 kelime
- 18 18~VAZO542 kelime
- 19 19~TAKİP594 kelime
- 20 20~KAPAN651 kelime
- 21 21~DAMGA630 kelime
- 22 22~ORMAN679 kelime · Okuduğun bölüm
- 23 23~ŞENLİK853 kelime
- 24 24~MASKE687 kelime
- 25 25~RESİM665 kelime
- 26 26~PİYON598 kelime
- 27 27~ÖDEŞME599 kelime
- 28 28~NEKROMANYETİK575 kelime
- 29 29~SUİKAST604 kelime
- 30 30~GUVARS573 kelime
- 31 31~GÜVE530 kelime
- 32 32~ELİJAH687 kelime
- 33 33~Kaos Kraliçesi556 kelime
- 34 34~KIZIL YÜZÜK662 kelime
- 35 35~Kehanet650 kelime
- 36 36~Kelebek Etkisi669 kelime
- 37 37~ Yeşil Pelerin512 kelime
- 38 38~PUSLU CAM607 kelime
- 39 39~Meclis Baskını579 kelime
- 40 40~Suikastin Gizemi719 kelime
- 41 41~YASAK544 kelime
- 42 42~Vişne ve Tekme706 kelime
- 43 43~Kafes Dövüşü562 kelime
- 44 44~YILDIZ PENTEGRAM578 kelime
- 45 45~Kaçış601 kelime
- 46 46~Aykabel Ordusu553 kelime
- 47 47~Çiftlik673 kelime
- 48 48~SIR547 kelime
- 49 49~Günlük597 kelime
- 50 50~Saat561 kelime
- 51 51~Hapşırık654 kelime
- 52 52~Unicorn583 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dolunay gecesi ve Ormanın Kalbi
Alex, bir gardiyan edasıyla odadaki havayı son kez kokladı. Kanatlarının yarattığı hafif rüzgar, ahşap sehpadaki tozları uçuştururken bakışlarını üzerimde gezdirdi. Tatmin olmuş olacak ki, tek kelime etmeden pencereden süzülüp geceye karıştı.Saçma teftişi sonunda bitmişti.
"Bu da üzerimizde dedektif gibi," diyerek omzumdaki sızlayan yaraya hafifçe üfledim. "Sanki her an cebimden yasaklı bir büyü çıkaracakmışım gibi bakıyor."
Kyros " Sızdığın Şato eğlence mekanı değil Rowena.Burası cadı'nın kapanı.Ayrıca vampirden bir çırağı var.Keriz de bir kocası daha sayayım mı?"diyerek bakışlarını bana dikti.
"Biliyorum." diyerek buz gibi soğuk yanağından bir makas aldım."Ejder istedi."İki elimi ne yapayım dercesine açtım."Biliyorsun baron babalık işte."
"Nasıl becerdin buraya sıvışmayı."
"Çok basit.Prensi suikast hazırlayıp sonra da kurtardım.Klasik ama etkili."
O an Kyrosa dokunmadan elektro şok etkisi vermiştim.Kyros "Ne!" diyerek şaşkınlıkla kaşlarını çattı.
" Sen iyice zıvanadan çıktın.Suikast düzenlediğin kişi bir Veliaht Rowena hatırlatırım."
"Cassadra'nın yaptırdığını sanıyor.Zaten araları limoni."
"Beni de alet ettin oyunlarına.Alex ile anlaşmak zorunda kaldım ama bu ilk ve sonduRowena!"diyerek bana parmağını salladı.
O sırada prens içeri girdi." İyi misin Rowena?"diyerek yarama baktı ve "...ama bu nasıl olur."
Sırttım, yalan makinesini en üst vitese taktım. " Alerjik bir çesit alerjik aksolot belirtisi." dedim.
Prens naifçe gülümsedi."Pekala anlaşıldı.Evrensel meselelerine akıl sır ermez.Sormayacağım.Hadi yemeğe gel."
" Sen olmasan cadının lanet suratı çekilmez."dedim ve merdivenlere yöneldik.Kyros gölge gibi arkamdan geliyordu.Merdivenlerin sonunda korkuluk kapıya doğru yöneldi.
Sırıttım ve" Heeey Cassandra sana elleriyle balkabağı çorbası yapmış."diyerek kendimce Kyros'u yemeğe davet ettim.
Kyros arkasını döndü ve omzunun üzerinden bana ölümcül bir bakış attı." Ben yemek yemem.Unuttun mu?" diyerek bahçeye çıktı.
Kraliçe Cassandra merdivenlerin tepesinden tak tuk aşşağın indi. "Kyros sessizlikten beslenir.Karşı koyamadığı tek şey metalin o yoğun tadıdır."diyerek hafifçe gülümsedi.
Prens dişlerini sıktı. " Kes şunu Cassandra! "diyerek Cassadıra'nın yüzüne bakmamaya çalışarak onu uyardı.
"Sakin ol Henris"diye fısıldayarak durması için hafifçe kolunu sıktım ve ekledim.O an prensin elit havasını bozan tek kişinin Cassandra olduğunu anlamıştım.
Cassandraya "Ben havai fişeksiz yapamam.İlla bir şenlik olacak." diyerek muzipçe sırıttım.
Uzun ahşap masa'nın baş köşesine densizce oturdum.Bütün kraliyet ayakta yemek yiyordu.Prens gülümsedi.
Kraliçe tuhafça bana bakıyordu." Büyünün etkisi geçti mi?"dedi masaya.
Kral Volar " Bilmiyoruz.Rowena oturabiliyor sadece."dedi şaşkınlıkla.
Kraliçe " Nasıl oluyor bu Rowena?" diyerek merakla sordu.
Ağzımdaki koca lokmayı yutup bir bardak suyu üstüne gömdüm ve " Çok basit alerji...Sizin sandalyelere karşı alerjiniz var.Bütün krallığa da bulaştırmışsınız."
Kraliçe sinirlendi. "Bana bak sen dermatolog uzmanı mısın?"dedi ve ekledi."Yani her şeyi alerjiye bağlayorsun da ondan dedim."
"Şifacıyım ben " dedim.
Kraliçe şaşkınlıkla " Şaman mısın? "dedi.
Kapıdan çıkarken arkamı döndüm. " Sadece korkulukları hortlatabiliyorum."dedim ve bahçeye indim.Kyros ektiği gül dalını düzeltirken lafıma belli belirsiz gülümsedi.
Lina ayaklarıma dolandı.Onu kucağıma aldım.Prenses'in okyanus bakışları merakla dalgalandı." Korkulukları hortlatabiliyorsan oyuncak tavşanı mı da canlandırabilir misin."
"Onu yamam prenses" dedim ve parmaklarımdaki elektirikli kıvılcımı Kyros'ın saçlarına fırlattım.Kyros'ın kafasındaki iki tutam özgürlüğünü ilan etti."...ama bunu yapabilirim."
Kyros hızlı bir şekilde elini kafasına atarak saçlarını düzeltti ve toprakla ilgilenmeye devam etti." Size yasak yok galiba.Kafama büyü serpiştirdiğine göre."
" Bana yok."diyerek sırıttım ve Linayı alarak odasına çıktım.Lina kısa sürede uyudu ve ben de parmak ucunda sesizce yan taraftaki odama geçtim.Balkonun kapısını araladım.Gecenin ayazını içime çektim.l bir süre Kyros terasında bir korkuluk gibi dikiliyor.Ormanı seyrediyordu.Kyros balkondan atlayarak bahçeye kedi gibi dört ayağının üzerine düştü.
"Ne yapıyor bu ve.İkinci kattan atlıyor manyak!"diyerek kendi kendime fısırdadım.
Tabiki de merakım korkuma baskın geldi.Rüzgar rulosu eşliğinde kanatlanak arkasından indim.
Kyros ormana derinliklerine doğru yöneldi.Devasa bahçe kapısı şahmeran kapıyı yavaşça aralayarak Kyros'ı takip etmeye başladım.Kyros kızıl Rowena ağaçları'nın arasında hızla ilerliyordu.Dolunay arada tenine vuruyor ve teni ışıldıyordu.
O sırada önüne biri çıktı.Bu o gazeteci çocuktu.Ağzı kan içindeydi, soluk soluğaydı.Elindeki valizi Kyros'a fırlattı.Kyros valizi sıkıca kavradı.
Kyros valizi havada kaptı.Elleri istemsizce titriyordu."Nerde kaldın"diyerek tısladı."Biraz uzun sürdü." diyerek gülümsedi gazeteci.Kyros valizi araldı ve sıcak bir kan torbası çıkararak elinde hoplattı.
"Taze..."diyerek fısıldadı.
Şalşaklı okumu gerdim ve ilerideki bir ağaca sapladım.Kyros istifini bozmadı sadece başını yana eğip bana gülümsedikten sonra arkadaşına baktı.
" Her zamanki Rowena beni vuracağına dağı, taşı, ağacı falan vurur.İsabet konusunda sıkıntısı var.Ha bir de karnım var.Bir vampiri karnından vurarak öldürebileceğine dair çılgın ve ilginç teorileri var."
Kyros valiz yere fırlattı.Sesi çığlık gibiydi."Burası ormanın kalbi Rowena ve ulvi yaratıklar için tehlikeli bir parkur!Lunaparkı tercih etmelisin."
Bölüm etkileşimi
