2. bölüm / 52
Dalından Düşen Kıvılcım02~KEHANET
Bölümler 52Şu an: 02~KEHANET
- 1 01~DOĞUŞ891 kelime
- 2 02~KEHANET561 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 03~FİLM635 kelime
- 4 04~MANŞET623 kelime
- 5 05~YANILGI771 kelime
- 6 06~ PERON643 kelime
- 7 07~ MÜHÜR735 kelime
- 8 08~ Tablo630 kelime
- 9 09~ Bal783 kelime
- 10 10~ Halka602 kelime
- 11 11~LANET780 kelime
- 12 12~SÜRGÜN724 kelime
- 13 13~ KALKAN708 kelime
- 14 14 ~ KUŞATMA660 kelime
- 15 15~PUSU609 kelime
- 16 16~PATİKA629 kelime
- 17 17~Diken664 kelime
- 18 18~VAZO542 kelime
- 19 19~TAKİP594 kelime
- 20 20~KAPAN651 kelime
- 21 21~DAMGA630 kelime
- 22 22~ORMAN679 kelime
- 23 23~ŞENLİK853 kelime
- 24 24~MASKE687 kelime
- 25 25~RESİM665 kelime
- 26 26~PİYON598 kelime
- 27 27~ÖDEŞME599 kelime
- 28 28~NEKROMANYETİK575 kelime
- 29 29~SUİKAST604 kelime
- 30 30~GUVARS573 kelime
- 31 31~GÜVE530 kelime
- 32 32~ELİJAH687 kelime
- 33 33~Kaos Kraliçesi556 kelime
- 34 34~KIZIL YÜZÜK662 kelime
- 35 35~Kehanet650 kelime
- 36 36~Kelebek Etkisi669 kelime
- 37 37~ Yeşil Pelerin512 kelime
- 38 38~PUSLU CAM607 kelime
- 39 39~Meclis Baskını579 kelime
- 40 40~Suikastin Gizemi719 kelime
- 41 41~YASAK544 kelime
- 42 42~Vişne ve Tekme706 kelime
- 43 43~Kafes Dövüşü562 kelime
- 44 44~YILDIZ PENTEGRAM578 kelime
- 45 45~Kaçış601 kelime
- 46 46~Aykabel Ordusu553 kelime
- 47 47~Çiftlik673 kelime
- 48 48~SIR547 kelime
- 49 49~Günlük597 kelime
- 50 50~Saat561 kelime
- 51 51~Hapşırık654 kelime
- 52 52~Unicorn583 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Çikolataya Bulanan Yazgı...
Çikolata şelalesinden koca bir kaşık aldım; o sırada arkamdaki tuvale atış denemeleri yapan Lyris’i de çekiştirerek yanıma çağırdım. Ancak tam o anda ayağım kaydı ve kendimizi bir anda o tatlı, yoğun şelalenin içinde bulduk. Lyris’in toz pembe, tel tel düz saçları tamamen çikolataya bulanmıştı. Bu haline dayanamayıp sakar bir kahkaha patlattım." "Çikolataya bulanmış pamuk şekere benziyorsun."Lyris ise sadece nazikçe gülümsedi ve "Kendi haline bakmalısın Rowena," dedi.
Şelaleden süzülerek çıktım ve birkaç adım ötedeki sihirli aynaya yöneldim.Buram buram şekerli bitter çikolata kokuyordum.Ayna anlık olarak pırıldadı.Sanki halime gülmüş gibiydi.Elimi aynaya attım ve anlık olarak beyaz üç başlı bir ejder silüeti gördüm.Duyduğum efsaneler zihnimi bulandırmaya başlamıştı.Sanki bir çığlık zihnimin boş odalarında gidip gelmişti.Üç katlı dublex hafızamı dolaylamıştı ve bir hırsız gibi saniyeler içinde alacaklarını alıp kaybolmuştu.Bende ise geriye kalan sadece bir ürpertiydi ama oldukça merak uyandırmıştı.Gizemli bir kitabın sayfalarını yarıda bırakmış gibi hissediyordum.
Silkelenerek kendimi incelemeye başladım.Vişne çürüğü gür dalgalı saçlarım, çikolatanın ağırlığıyla sönüp yapış yapış olmuştu. İnci beyazı kanatlarımın ucundaki kül grisi tonlar ve elbisemin mürdüm rengi göğüs kısmı neyse ki lekelenmemişti; sadece eteklerim çikolataya batmıştı. Yine de kanatlarımdaki o yanık uçlar ve göğsümdeki mürdüm koyuluk, taze birer yara gibi orada durmaya devam ediyordu.
O sırada Celestra, halkanın şiddetle zorlandığını fark edince bakışlarımız oraya kilitlendi. Kehanet meleği Elenor sınırdaydı. Kehanet melekleri, tıpkı eski masallardaki gibi cinsiyetsiz ve dünyevi hatlardan uzaktılar. Biz aşk melekleri dişiydik, savaş melekleri ise erkek. Varka; aşk, savaş ve kehanet halkalarını tek başına yönetiyordu. Ya diğer halkalar? Onlar bizim için koca bir gizemdi. Varka o an ortalıkta olmadığı için Elenor boyutumuza geçemiyordu ama halkayı zorlamasından önemli bir şey olduğu belliydi. Celestra’nın yüzü endişeli bir merakla gerildi. Elenor pes etmiyordu; eğer halka direnç gösterirse onu var gücüyle boşluğa fırlatabilirdi.
Neyse ki tam o kritik anda Varka ile birlikte içeri süzüldüler. Elenor, o ruhsuz ama büyüleyici meleksi yüzüyle hızla bana yaklaştı.Cübbbesindeki takım yıldızları hareketlenmiş yer değiştiriyordu.Soğuk metalik nefesi ile "Üç başlı ejder..." diye fısıldadı, yutkunurken sesi titriyordu.Ozon tabakası üzerime sinmiş gibiydi.Varka’nın kar beyazı, sert kaşları şaşkınlıkla yay gibi gerildi. Sabırsızlanan Celestra, Elenor’u kolundan tutup kendine çevirdi: "Neler oluyor? Açık açık anlatmanı istiyoruz!"
Elenorun galaktik bulutlu bakışları bir süre dondu.Elenor bir süre sessiz kaldıktan sonra nazikçe kolunu kurtardı.Bakışlarını Varka’ya çevirdi; ondan sessiz bir onay aldıktan sonra çikolata kaplı, vişne rengi saçlarımda gezdirdi bulutlulu galaktik bakışlarını. "Cadıyı alt etmen gerekiyor Rowena. İlk kehanet bu," dedi soğuk bir sesle. "Umarım eline yüzüne bulaştırmazsın, yoksa Savaş Melekleri diken üstünde kalacak."Bunu söylerken koyu gece mavisi kanatlarındaki tüyerin anlık olarak ürperdiğini farketmiştim.
Elenor bir bilirse on hissederdi.Bir yılan kadar hisleri kuvvetli ama kamufleydi.Avını büyük bir titizlikle inceler hiçbir detayı atlamazdı.Kehanetleri asla ıskalamazdı lakin kesin kehanet diye birşey olmadığını o söylerdi.Hatta kehanetlerinin olma ihtimalini bile bilirdi.Onun farkedilmeyen reseptörleri olduğu kesindi ve bu aralar onun reseptörleri peşimde olacak gibiydi.Hatta Celestra'nın şimşekli bir yaratığın doğumuna vesile olacağını bile söylemiş önceden.Daha doğrusu benim.Yeni bir melek onların hayal çizgisinin çok ama çok dışındaymış.Şimdi ise bir kehanet daha hakkımda...
Duyduklarım karşısında zihnimin içinde şimşeler çakışmaya başlamıştı.
"Nasıl yani? Başka kehanetler de mi var?"
Elenor sorumu cevapsız bırakıp parçalı bulutlu gizemli ama tekinsiz bir gün gibi halkadan çıkan Varka’nın peşine takıldı ve hızla çıkış yaptı.O anki öfkeyle, çikolata kaplı ayakkabımın ucuyla halkaya sert bir tekme savurdum. Elenor, halkanın tepkisiyle bir şimşek gibi ileri fırladı. Bu komik görüntü karşısında kendimi tutamayıp gülme krizine girdim; ta ki Varka’nın kükreyişi yankılanana dek. Meğer Varka henüz sınırı geçmemiş! Boşluğun içinden yankılanan sesiyle, "ŞAPŞAL YARATIK!" diye haykırıyordu.
Bölüm etkileşimi
