8. bölüm / 12
BENİ SEV8
Bölümler 12Şu an: 8
- 1 1630 kelime
- 2 2947 kelime
- 3 3678 kelime
- 4 4769 kelime
- 5 5922 kelime
- 6 61.013 kelime
- 7 71.007 kelime
- 8 8544 kelime · Okuduğun bölüm
- 9 91.084 kelime
- 10 10722 kelime
- 11 111.147 kelime
- 12 121.039 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Berk, Demir'in önünü kesip durdu.
Demir kaşlarını çattı.
"Ne istiyorsun?"
Berk hiç çekinmeden cevap verdi.
"Duru'dan uzak dur."
Demir'in yüzü sertleşti.
"Bu sana mı kaldı?"
"Benimle ilgisi var."
"Ne ilgisi var?"
Berk bir adım yaklaştı.
"Çünkü sen Duru'nun seni istediğini sanıyorsun."
Demir kısa bir kahkaha attı.
"Sen nereden biliyorsun ne istediğini?"
"Biliyorum."
Berk'in sesi daha da sertleşti.
"Duru seni benim yüzümden kullanıyor."
Demir'in bakışları değişti.
"Ne saçmalıyorsun?"
"Gayet açık konuşuyorum."
Berk gözlerini Demir'den ayırmadı.
"Duru benim onu kaybettiğimi görmemi istemiyor. Benim başka birine yöneldiğimi düşündüğü anda senin yanına geliyor. Sen de bunu aşk sanıyorsun."
"Kes sesini."
"Hayır, dinle."
Berk'in sesi yükseldi.
"Çünkü sen bilmiyorsun. Duru benim ne yaptığımı, kimle konuştuğumu, hayatımda biri olup olmadığını hâlâ önemsiyor. Sen ise onun yanında birkaç kez durdu diye kendine pay çıkarıyorsun."
Demir çenesini sıktı.
"Bana ne hissettiğini Duru söyler. Sen değil."
Berk alaycı bir şekilde güldü.
"Öyle mi? O zaman ona sor. 'Beni gerçekten istiyor musun, yoksa Berk görsün diye mi yanımdasın?' diye sor."
Demir sustu.
Berk son darbeyi vurdu.
"Ve cevabını duyduğunda şaşırma. Çünkü Duru'nun sana yaklaşmasının sebebi hiçbir zaman sen olmadın."
Berk arkasını dönüp giderken Demir uzun süre olduğu yerde kaldı.
Akşam Duru, Demir'in yanına geldi.
"Demir, seninle konuşabilir miyim?"
Demir başını kaldırmadan cevap verdi.
"Şimdi olmaz."
Duru şaşırdı.
"Ne oldu sana?"
"Bir şey olmadı."
"Oldu."
Demir bu kez ona baktı.
"Sen Berk'i kıskandırmak için mi benim yanımda duruyorsun?"
Duru birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.
"Bu nereden çıktı?"
"Ben sana soru sordum."
Duru'nun yüzündeki ifade değişti.
"Sen gerçekten bunu mu düşünüyorsun?"
Demir cevap vermedi.
Duru acı bir şekilde gülümsedi.
"Demek biri konuştu."
"Duru..."
"Hayır, söyleme."
Duru başını iki yana salladı.
"Berk ne söylediyse ona inanmışsın."
Demir sessiz kaldı.
Duru'nun sesi sertleşti.
"Benim ne hissettiğimi bana sormak yerine gidip onun söylediklerine inanıyorsan, benim seninle konuşacak hiçbir şeyim yok."
Demir bir adım attı.
"Duru, ben sadece—"
"Hayır."
Duru sözünü kesti.
"Sen de Berk gibi oldun."
Demir sustu.
"İkiniz de beni dinlemek yerine benim hakkımda karar veriyorsunuz."
Duru gözlerini kaçırdı.
"Ben Berk'le uğraşmaktan yoruldum. Bir de seninle aynı şeyi yaşamayacağım."
Arkasını dönüp uzaklaştı.
Demir ise ilk kez Berk'in söylediklerinden şüphe etmeye başladı.
Demir, Duru'nun arkasından bakarken olduğu yerde kaldı.
"Sen de artık Berk gibi davranmaya başladın."
Duru'nun son cümlesi zihninde dönüp duruyordu.
Başını ellerinin arasına aldı.
"Ne yaptım ben?"
Berk'in söylediklerini düşündü.
Duru'nun onu kıskandırmak için yanında olduğunu söylemişti.
Ama Demir, Duru'nun yüzüne baktığında hiçbir zaman bunu görmemişti.
Tam tersine...
Duru ne zaman ona yaklaşsa gözlerinde samimiyet vardı.
Demir bunu biliyordu.
Sadece Berk'in söyledikleri, kendi korkularının üzerine gelmişti.
"Bir kere olsun ona sorsaydım."
Kendi kendine söylendi.
"Bir kere olsun 'Duru, doğru mu?' deseydim."
Ama sormamıştı.
Onun yerine Duru'ya mesafe koymuş, onu suçlamış ve geçmişte Berk'in yaptığı hatanın aynısını yapmıştı.
Demir derin bir nefes aldı.
En çok da Duru'nun gözlerindeki kırgınlık canını sıkıyordu.
O bakışı unutamıyordu.
Duru ona kızgın değildi sadece.
Hayal kırıklığına uğramıştı.
Demir bunu fark ettiğinde içindeki pişmanlık daha da büyüdü.
"Ben senden farklı olacağımı söylemedim mi?"
Duru'nun bunu düşünmüş olma ihtimali bile canını yaktı.
Telefonunu eline aldı.
Duru'nun adının olduğu ekrana baktı.
Bir mesaj yazdı.
Sildi.
Tekrar yazdı.
Yine sildi.
Ne yazarsa yazsın yetersiz geleceğini biliyordu.
Telefonu masaya bıraktı.
"Önce yüzüne söyleyeceğim."
Bu kez kaçmayacaktı.
Duru'ya ne duyduğunu değil, ne yaptığını anlatacaktı.
Çünkü Demir artık şunu anlamıştı:
Duru'yu kaybetmekten korkarken, onu kendinden uzaklaştıran kişi yine kendisi olmuştu.
Bölüm etkileşimi
