BENİ SEV kitap kapağı

5. bölüm / 12

BENİ SEV

5

Vaveyla Yazarı: İpoli İpoli

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 5

Duru, hastaneden çıktıktan sonra Sude'yle buluştu. İkisi sakin bir kafede karşılıklı oturuyordu.
Sude bir süre Duru'yu izledikten sonra dayanamadı.
“Demir nasıl?”
Duru kahvesinden bir yudum aldı.
“İyi.”
“İyi derken?”
“İyi işte.”
Sude kaşlarını kaldırdı.
“Yakışıklı mı?”
Duru'nun yüzünde hiçbir değişiklik olmadı.
“Evet, yakışıklı.”
“Karizmatik?”
“Evet.”
“Güvenilir?”
Duru birkaç saniye düşündü.
“Şimdilik öyle görünüyor.”
Sude şaşkınlıkla ona baktı.
“Sen neden hiçbir şey hissetmiyormuşsun gibi konuşuyorsun?”
“Çünkü hissetmiyorum.”
“Hiç mi?”
“Hiç.”
Duru bunu söylerken gayet sakindi.
“Demir kötü biri değil. Hatta gayet düzgün biri. Konuşması güzel, saygılı, sakin. Ama ben ona karşı bir şey hissetmiyorum.”
Sude başını salladı.
“Peki neden görüşmeye devam ediyorsun?”
“Tanımak için.”
“Ya sonra?”
Duru omuzlarını silkti.
“Sonrasını bilmiyorum.”
Sude gülümsedi.
“En azından dürüstsün.”
Duru kahvesine baktı.
“Berk'ten yeni çıktım. Şu an başka bir adam için heyecanlanmak gibi bir derdim yok.”
“Demir senden hoşlanıyor ama.”
Duru'nun yüzü yine değişmedi.
“Biliyorum.”
“Bunu bilmek seni hiç heyecanlandırmıyor mu?”
“Hayır.”
Sude bir süre sustu.
Duru'nun Demir'den bahsederken ne heyecanlandığını ne de utandığını görünce konuyu daha fazla zorlamadı.
Duru için Demir şimdilik sadece tanımaya çalıştığı, düzgün bir adamdı.
Hepsi bu.
Duru, Sude'nin yanından ayrılıp eve doğru yürürken kaldırımın başında birinin kendisini beklediğini gördü.
Berk.
Duru'nun yüzü anında ciddileşti.
Berk yanına doğru geldi.
“Duru, konuşabilir miyiz?”
“Berk, konuşacak bir şeyimiz yok.”
“Var. En azından beni bir kez dinle.”
Duru durdu ama aralarındaki mesafeyi korudu.
Berk derin bir nefes aldı.
“Seni hâlâ seviyorum.”
Duru'nun yüzünde en ufak bir değişiklik olmadı.
“Bunu duymak istemiyorum.”
“Ben sensiz yapamıyorum.”
“Bu benim problemim değil.”
Berk'in sesi titredi.
“Yaptığım şey için pişmanım. Sana bunu defalarca söyleyeceğim. Çünkü seni kaybetmek istemiyorum.”
Duru başını iki yana salladı.
“Berk, beni aldattın.”
“Biliyorum.”
“Ve ben bununla ilgili çok düşündüm.”
Duru'nun sesi sakindi ama kesindi.
“Sonunda seni hayatımdan çıkarmaya karar verdim.”
Berk bir adım atacak gibi oldu.
“Duru…”
“Hayır.”
Duru geri çekilmedi ama sesi daha sertleşti.
“Beni sevmen hiçbir şeyi değiştirmiyor. Ben seni artık istemiyorum.”
Berk sessiz kaldı.
Duru devam etti.
“Bu ilişki bitti. Benim için tamamen bitti. Geçmişte yaşadığımız güzel şeyler de, senin pişman olman da kararımı değiştirmeyecek.”
“Hiç mi şansım yok?”
“Yok.”
Tek kelimeydi.
Duru gözlerini ondan ayırmadan devam etti.
“Artık hayatımda değilsin, Berk. Bunu kabul etmeni istiyorum.”
Berk'in gözleri doldu.
Duru ise son kez konuştu.
“Bundan sonra benimle iletişim kurma.”
Arkasını döndü ve yürümeye başladı.
Bu kez Berk'in arkasından seslenmesini beklemedi.
Duru'nun içinde ne öfke ne de özlem vardı.
Sadece bitmiş bir ilişkinin ardından verilmiş kesin bir karar vardı.
Demir hastanenin acil servis bölümüne girdiğinde etrafına bakındı.
Duru'yu bulmak için danışmaya yönelmek üzereydi ki içeriden gelen hareketlilik dikkatini çekti.
Bir hasta sedyeyle getiriliyordu.
Duru hemen başındaydı.
Saçları sıkı bir topuz yapılmıştı. Üzerinde hastane kıyafeti vardı. Önlüğünün bir kısmında kan lekeleri görünüyordu.
Yüzünde en ufak bir makyaj yoktu.
Duru'nun bütün dikkati hastasındaydı.
“Serumu devam ettirin.”
Hemşireye kısa ve net talimatlar veriyor, aynı anda hastayı kontrol ediyordu.
“Beyefendi, beni duyuyor musunuz?”
Hasta cevap vermeyince Duru hemen ekibe döndü.
“Hazırlıkları tamamlayın. Müdahaleye geçiyoruz.”
Demir birkaç metre uzakta olduğu yerde kaldı.
Duru onu fark etmemişti.
Demir ilk kez onu böyle görüyordu.
Kafede oturan, sakin sakin kahve içen Duru'dan çok farklıydı.
Buradaki Duru tamamen işine odaklanmıştı.
Telaşlı görünmesine rağmen sesi sakindi.
Bir hemşire Duru'ya bir şey söyledi.
Duru başını salladı.
“Tamam. Ben buradayım, siz devam edin.”
Demir onu izlerken farkında olmadan gülümsedi.
Duru'nun saçlarının dağılmasına, üstündeki kan lekelerine rağmen ona bakarken aklından tek bir şey geçti:
Ben bu kadını gerçekten seviyorum.
Tam o sırada Duru başını kaldırdı.
Gözleri Demir'le buluştu.
Bir an şaşırdı.
“Demir?”
Demir hafifçe gülümsedi.
“Merhaba.”
Duru hastasına baktı.
“Biraz bekler misin? Şu an çok yoğunum.”
“Tabii.”
Demir kenara çekildi.
Duru tekrar hastasına döndü.
Demir ise ilk kez onun dünyasının nasıl olduğunu görüyordu.
Ve Duru'nun kendisini fark etmeyecek kadar işine bağlı oluşu, ona olan hayranlığını daha da artırmıştı.
Aradan biraz zaman geçtikten sonra Duru bekleyen demirin yanına gitti.
"beklettim bugün çok yoğun"
Demir gülümseyerek Duru ya baktı.
"önemli değil gördüm zaten"
Beraber yürüyerek kafeterya ya geçtiler.
"iznin de yok"
"haftada üç gün bir gece hastanedeyim diğer günler boşum"
Demir Duru dan almıyordu gözlerini.
"boş günlernde ne yapıyorsun"
Duru demirin kendisini tanımak istediğini anlamıştı.
"tus var bir sene sonra ona hazırlanıyorum"
"sonra"
"sonrası istediğim bir bölümde uzmanlık diyelim"
Kahvesinden bir yudum aldı.
"Sen neler yapıyorsun"
Demirin lafını bölen şey hemşirenin seslenmeseydi.
"hocam hasta arrest oldu"
Kahvesini bıraktığı gibi ayaklandı. İçeri adımlarken arkasına da seslendi.
'bekleme haberleşiriz "
Demir gülümseyerek Duru nın arkasından baktı. Şirketine geçtiğinde telefonuna mesaj gelmişti.
Duru" kusura bakma kalkmam gerekti. "
Demir" önemli değil ama kahvemiz yarım kaldı "
Duru" başka zamana kaldı "
Demir" aldım sözü "
Toplantı odasında herkes yerini almıştı.
Demir, masanın başında oturmuş önündeki dosyaları inceliyordu. Karşısındaki yöneticiler sessizce onu bekliyordu.
Kapı kapandığında Demir dosyayı açtı.
"Başlayalım."
Şirket müdürü sunumu ekrana yansıttı.
"Son üç aylık veriler beklentimizin üzerinde. Ancak yeni proje için belirlenen bütçede bazı değişikliklere gitmemiz gerekiyor."
Demir gözlerini ekrandan ayırmadan sordu:
"Ne kadar?"
"Bütçenin yaklaşık yüzde on beş artırılması gerekiyor."
Masadakilerden biri söze girdi.
"Bence bu riski almamalıyız. Projenin geri dönüşü kesin değil."
Demir başını kaldırdı.
"Riskin farkındayım."
"Öyleyse neden devam ediyoruz?"
Demir birkaç saniye sustu.
"Çünkü her belirsizlikten kaçarsak büyüyemeyiz."
Dosyayı kapattı.
"Fakat bütçeyi de kontrolsüz artırmayacağız. Bana revize edilmiş planı hazırlayın."
Müdür not aldı.
"Ne zamana kadar?"
"Yarın sabah."
Masada kısa bir sessizlik oldu.
Demir arkasına yaslandı.
"Başka itirazı olan?"
Kimse konuşmadı.
"O zaman toplantı bitmiştir."
Sandalyeler geriye çekilirken Demir dosyalarını topladı.
Tam herkes çıkacakken Demir yeniden konuştu.
"Bir dakika."
Herkes durdu.
"Bu projede hata yapma lüksümüz yok. O yüzden yarın karşıma sadece rakamlarla değil, bütün ihtimalleri hesaplanmış bir planla gelin."
"Anlaşıldı."
Demir başını salladı.
"Şimdi çıkabilirsiniz."
Toplantı odası yavaş yavaş boşalırken Demir masada tek başına kaldı.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

25okunma 2beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.