3. bölüm / 12
BENİ SEV3
Bölümler 12Şu an: 3
- 1 1630 kelime
- 2 2947 kelime
- 3 3678 kelime · Okuduğun bölüm
- 4 4769 kelime
- 5 5922 kelime
- 6 61.013 kelime
- 7 71.007 kelime
- 8 8544 kelime
- 9 91.084 kelime
- 10 10722 kelime
- 11 111.147 kelime
- 12 121.039 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Duru odanın kapısını açıp içeri girdiğinde sedyede oturan genç kadına baktı.
“Geçmiş olsun. Ben Doktor Duru. Şikâyetiniz nedir?”
Kadın elini göğsünün üzerine koydu.
“Yaklaşık bir saattir göğsüm sıkışıyor. Bir de nefes almakta zorlanıyorum.”
Duru hemen ciddileşti.
“Ne zamandır devam ediyor? Aniden mi başladı?”
“Evet. Bir anda başladı.”
Duru tansiyon aletini hazırlarken hemşireye seslendi.
“Tansiyon, nabız ve satürasyonu alabilir misin?”
Sonra hastaya döndü.
“Daha önce böyle bir şey yaşadınız mı?”
“Hayır.”
“Kalp hastalığınız, astımınız veya kullandığınız düzenli bir ilaç var mı?”
Kadın başını iki yana salladı.
Duru stetoskopunu taktı.
“Şimdi derin bir nefes alın.”
Kadın nefes alırken Duru dikkatle dinledi. Ardından kalp seslerini kontrol etti.
“Bir kez daha derin nefes alın.”
Muayenesini tamamladıktan sonra hastanın tansiyon değerlerine baktı.
“Şimdilik sakin kalın. Bazı tetkikler isteyeceğim. Sonuçlar çıkana kadar sizi burada gözlemleyeceğiz.”
Kadın endişeyle sordu:
“Ciddi bir şey mi?”
Duru sakin bir ifadeyle karşılık verdi.
“Şu an bunu söylemek için erken. Önce nedenini anlamamız gerekiyor. Buradayız, sizi takip edeceğiz.”
Hasta başını salladı.
Duru dosyasına birkaç not yazdıktan sonra kapıya yöneldi.
Tam çıkacakken kadın arkasından seslendi.
“Doktor hanım?”
Duru döndü.
“Buyurun?”
“Teşekkür ederim. Çok sakin konuştunuz. İnsan korkunca karşısındaki kişinin sakin olması iyi geliyor.”
Duru kısa bir tebessüm etti.
“Rica ederim. Siz de kendinizi üzmeyin.”
Kapıyı kapatıp koridora çıktığında yüzündeki tebessüm yavaşça kayboldu.
Bazen insan başkalarına sakin kalmayı öğretirken, kendi içinde kopan fırtınaları kimseye göstermiyordu.
Duru derin bir nefes aldı.
Sonra bir sonraki hastanın dosyasını eline aldı ve işine devam etti.
Duru bir sonraki hastanın dosyasını incelerken odanın kapısı çalındı.
“Girin.”
Kapı açıldı.
Duru başını kaldırdığı anda karşısında Berk'i gördü.
Bir an ikisi de sustu.
Duru'nun yüzündeki ifade değişmedi. Sadece elindeki dosyayı kapattı.
“Burada ne yapıyorsun?”
Berk kapıyı arkasından kapattı.
“Seninle konuşmaya geldim.”
“Berk, sana dün ne söylediğimi hatırlıyorsun.”
“Hatırlıyorum.”
“Öyleyse neden buradasın?”
Berk birkaç adım yaklaştı.
“Çünkü seni kaybetmek istemiyorum.”
Duru başını iki yana salladı.
“Beni zaten kaybettin.”
“Duru, yaptığım şey için pişmanım.”
“Pişman olman hiçbir şeyi değiştirmiyor.”
“Bana bir kez olsun dinleme fırsatı ver.”
Duru ayağa kalktı.
“Dinledim. Günlerce düşündüm. Sana kızgınken karar vermedim. Sakin kafayla düşündüm ve kararımı verdim.”
Berk'in sesi kısıldı.
“Bitti mi yani?”
Duru gözlerinin içine baktı.
“Evet.”
“Gerçekten hiç mi şansım yok?”
“Yok.”
Berk bir süre sessiz kaldı.
Duru kapıyı işaret etti.
“Burası benim iş yerim. Hastaneye bunun için gelmeni istemiyorum. Hastalarımla ilgilenmem gerekiyor.”
“Duru…”
“Lütfen git.”
Berk son kez ona baktı.
Duru gözlerini kaçırmadan aynı şeyi tekrarladı.
“Git, Berk.”
Berk hiçbir şey söylemeden kapıyı açtı ve çıktı.
Duru kapı kapandıktan sonra birkaç saniye yerinden kıpırdamadı.
Sonra derin bir nefes aldı, önündeki dosyayı açtı ve işine geri döndü.
Bu kez Berk'in arkasından bakmadı.
Akşam Duru hastaneden çıktığında doğrudan ailesinin evine gitti. Günün yorgunluğu yüzüne çökmüştü. Kapıyı açtığında salondan annesi Deren'in sesi geldi.
“Duru, geldin mi kızım?”
“Geldim anne.”
Ayakkabılarını çıkarıp salona geçtiğinde babası Ömer'in de oturduğunu gördü. İkisinin de yüzünde garip bir ciddiyet vardı.
Duru kaşlarını çattı.
“Hayırdır? İkiniz de neden böyle bakıyorsunuz?”
Ömer hafifçe gülümsedi.
“Gel, otur kızım.”
Duru karşılarına oturdu.
Deren, kızının elini tuttu.
“Seninle bir şey konuşacağız.”
Duru hemen şüphelendi.
“Ne konuşacağız?”
Ömer, Deren'e bakıp sözü ona bıraktı.
“Biz senin artık hayatında yeni bir sayfa açmanı istiyoruz.”
Duru'nun yüzündeki ifade değişti.
“Anne…”
“Daha kimseyle tanıştırmadık. Sadece birini tanımanı istiyoruz.”
“Şimdi mi?”
Deren yumuşak bir sesle konuştu.
“Berk'le olanları biliyoruz kızım. Seni zorlamak istemiyoruz. Ama hayatının sadece onunla yaşadıklarından ibaret olmadığını da bilmeni istiyoruz.”
Duru sessiz kaldı.
Ömer söze girdi.
“Çocuğu biz tanıyoruz. Ailesini de biliyoruz. Saygılı, düzgün biri. Seni tanımak istiyor.”
Duru derin bir nefes aldı.
“Ben daha yeni bir ilişkiyi bitirdim baba.”
“Biliyorum.”
“Üstelik ciddi bir şekilde bitti.”
“Onu da biliyorum.”
Duru annesine baktı.
“Peki siz neden şimdi böyle bir şey düşünüyorsunuz?”
Deren kızının elini sıktı.
“Çünkü seni yeniden mutlu görmek istiyoruz. Ama karar senin. Tanışmak istemezsen kimse seni zorlamayacak.”
Duru bir süre düşündü.
Berk'in hastaneye gelip söyledikleri aklına geldi. Ardından annesinin sözleri…
Belki de hayatında ilk kez birinin onu geçmişinden bağımsız tanımasına izin vermeliydi.
“Peki,” dedi sonunda.
Deren şaşırdı.
“Gerçekten mi?”
“Tanışırım. Ama sadece tanışmak için.”
Ömer gülümsedi.
“Zaten biz de senden başka bir şey istemiyoruz.”
Duru arkasına yaslandı.
“Adı ne?”
Deren ile Ömer birbirlerine baktılar.
Deren gülümseyerek cevap verdi.
“Demir.”
Bölüm etkileşimi
