2. bölüm / 12
BENİ SEV2
Bölümler 12Şu an: 2
- 1 1630 kelime
- 2 2947 kelime · Okuduğun bölüm
- 3 3678 kelime
- 4 4769 kelime
- 5 5922 kelime
- 6 61.013 kelime
- 7 71.007 kelime
- 8 8544 kelime
- 9 91.084 kelime
- 10 10722 kelime
- 11 111.147 kelime
- 12 121.039 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Telefon birkaç dakika sonra çaldı.
Duru ekrana baktığında arayanın Berk olduğunu gördü.
Bir süre açmak istemedi.
Ama sonunda telefonu kulağına götürdü.
"Efendim?"
Berk'in sesi telaşlıydı.
"Duru, ne gördüğünü bilmiyorum ama..."
"Ben gördüğümü biliyorum, Berk."
Karşı tarafta sessizlik oldu.
Duru'nun sesi titriyordu.
"Kimdi o?"
"Duru..."
"Kimdi?"
Berk derin bir nefes aldı.
"Bir hata yaptım."
Duru gözlerini kapattı.
İçinde bir şey kırılmıştı ama yine de onun ağzından gelecek cümleyi bekliyordu.
"Ne demek hata yaptım?"
"Yanlış bir şey yaptım. Biliyorum. Sana söylemem gerekiyordu."
"Ne yaptın?"
Berk cevap vermekte zorlandı.
"Bir anlık bir şeydi."
Duru'nun gözlerinden yaş süzüldü.
"Bir anlık şey diye bir şey yok."
"Biliyorum."
"Ben sana bir yıldır güveniyorum."
"Biliyorum Duru."
"Ve sen..."
Sesi kesildi.
Berk hemen araya girdi.
"Lütfen bana bir şans ver."
Duru sustu.
"Biliyorum hata yaptım. Ama seni kaybetmek istemiyorum."
Duru gözlerini sildi.
"Şu an hiçbir şey söyleyemem."
"Bana kız, bağır, ne istersen yap ama gitme."
Duru'nun kalbi daha da ağırlaştı.
Çünkü hâlâ seviyordu.
Belki de en büyük sorun buydu.
"Biraz düşünmek istiyorum."
"Düşün. Ne kadar istersen düşün. Ama lütfen beni tamamen hayatından çıkarma."
Duru cevap vermeden telefonu kapattı.
Ertesi gün öğleden sonra Berk aradı.
"Duru, buluşalım mı?"
Duru bir an tereddüt etti.
"Olur."
"Nerede olduğunu biliyorum. Seni almaya geleyim."
"Hayır. Ben gelirim."
Berk'in sesi bir an duraksadı.
"Tamam."
Duru hazırlanıp evden çıktı.
Fakat Berk'in söylediği yere gitmeden önce telefonu çaldı.
Arayan Leyla'ydı.
"Duru, neredesin?"
"Berk'le görüşeceğim."
"Tamam. Sonra beni ara."
Telefonu kapattı.
Duru arabasına bindi.
Berk'in bulunduğu kafeye doğru ilerlerken içindeki sıkıntı giderek büyüyordu.
Kafenin önüne geldiğinde arabayı biraz uzağa park etti.
Tam kapıyı açacaktı ki gözleri camın içindeki bir masaya takıldı.
Berk.
Karşısında aynı kadın vardı.
Duru'nun nefesi kesildi.
Bir an hareket edemedi.
Berk kadının elini tutuyordu.
Sonra kadın eğilip Berk'in yanağına bir öpücük kondurdu.
Duru'nun gözleri doldu.
Dün gördüğü fotoğrafın tesadüf olmadığını artık biliyordu.
Ama asıl yıkıldığı an, Berk'in kadına sarılması oldu.
Çünkü o sırada Berk'in yüzünde Duru'nun uzun zamandır görmediği bir gülümseme vardı.
Duru'nun elleri titremeye başladı.
Telefonunu çıkardı.
Berk'i aradı.
Camın arkasındaki Berk'in telefonu çaldı.
Berk ekrana baktı.
Duru.
Aramayı reddetti.
Duru'nun gözünden tek bir damla yaş süzüldü.
Birkaç saniye sonra Berk'e mesaj gönderdi.
Duru: Neredesin?
Berk cevap verdi.
Berk: Evdeyim. Biraz dinleniyorum.
Duru telefonu elinden düşürecek gibi oldu.
Gözlerini kapattı.
Dün ona şans isteyen adam, bugün yine yalan söylüyordu.
Üstelik Duru birkaç metre ötesindeydi.
Arabadan indi.
Kafenin kapısına doğru yürüdü.
Berk onu görmeden önce Duru durdu.
İçeri girse ne olacaktı?
Bağıracak mıydı?
Hesap mı soracaktı?
Yoksa yine ağlayıp ona bir şans mı verecekti?
Camdan içeri son kez baktı.
Berk hâlâ kadının yanındaydı.
Duru başını iki yana salladı.
Bu kez içeri girmedi.
Çünkü ilk defa Berk'i kaybetmekten değil, kendini kaybetmekten korkmuştu.
Arabaya geri döndü.
Telefonunu çıkarıp Leyla'yı aradı.
Telefon açılır açılmaz konuşamadı.
Leyla endişeyle sordu:
"Duru? Ne oldu?"
Duru gözyaşlarını sildi.
"Sen haklıymışsın."
"Ne oldu?"
"Berk..."
Sesi titredi.
"Berk beni yine aldattı."
Leyla birkaç saniye sustu.
Sonra yumuşak bir sesle sordu:
"Onu gördün mü?"
Duru gözlerini kapattı.
"Evet."
Ve o an Duru'nun içinde Berk'e karşı hâlâ var olan sevgi ilk kez acıyla karıştı.
Artık mesele Berk'in onu sevip sevmediği değildi.
Mesele, Duru'nun kendisine bunu daha ne kadar yapacağıydı.
Aradan Bi kaç gece geçmişti
Duru kararını verdiği gece, telefonunu eline aldı. Berk’in adı hâlâ ekranın en üstündeydi.
Bir süre sadece baktı.
Eskiden o ismi gördüğünde içinde bir heyecan olurdu. Şimdi ise yalnızca yorgunluk hissediyordu.
Mesaj kutusunu açtı. Berk’in günlerdir attığı mesajlar peş peşe duruyordu.
“Konuşmamız lazım.”
“Duru, lütfen beni dinle.”
“Bir hata yaptım.”
Duru ekrana uzun uzun baktı. Sonra tek bir cümle yazdı.
"Berk, çok düşündüm. Sana kızgın olduğum için değil, kendime artık bunu yaşatmak istemediğim için gidiyorum. Beni aldattığın gerçeğini değiştirecek hiçbir açıklama yok. Sana ikinci bir şans vermeyeceğim. Bundan sonra hayatımda olmayacaksın. Lütfen kararımı değiştirmeye çalışma. Ben hayatımda şerefsiz biri değil. Adam gibi adam istiyorum. Ve o adamlık da sende yok. "
Mesajı gönderdikten sonra birkaç saniye bekledi.
Berk hemen cevap verdi.
“Duru, ne olur yüz yüze konuşalım.”
Duru mesajı okudu.
Cevap vermedi.
Telefonunu sessize aldı ve yatağın üzerine bıraktı.
İçinde büyük bir boşluk vardı. Ama ilk kez o boşluğun içinde korku yoktu.
Çünkü Duru artık neyi kaybettiğini değil, neyi kurtardığını biliyordu.
Kendisini.
Ertesi sabah hastaneye gittiğinde yüzünde her zamanki sakin ifade vardı. Kimseye bir açıklama yapmak istemiyordu.
Koridorda yürürken Leyla onu gördü. Duru'nun yüzüne baktığı anda bir şeylerin değiştiğini anladı.
“Duru?”
Duru durdu.
“Bitti.”
Leyla bir şey sormadı.
Duru derin bir nefes aldı.
“Bu kez gerçekten bitti. Berk artık hayatımda yok.”
Akşam olduğunda Duru, annesi Deren'in yanına gitti. Gün boyunca güçlü durmaya çalışmıştı ama annesinin karşısına geçince içinde tuttuğu her şey biraz olsun ağırlaştı.
Deren, kızının yüzüne dikkatle baktı.
“Bir şey olmuş.”
Duru sessizce yanına oturdu.
“Anne…”
Deren elini kızının elinin üzerine koydu.
“Berk mi?”
Duru birkaç saniye sustu. Sonra başını salladı.
“Berk'le ayrıldık.”
Deren'in yüzündeki ifade değişti.
“Ne oldu?”
“Beni aldattı.”
Deren bir an ne söyleyeceğini bilemedi. Duru ise annesinin elini tuttu.
“Çok düşündüm anne. Günlerce düşündüm. Onu hâlâ seviyor muyum, affedebilir miyim, yeniden güvenebilir miyim diye kendime defalarca sordum.”
Deren sessizce kızını dinliyordu.
“Sonra fark ettim ki ben aslında Berk'i kaybetmekten korkmuyormuşum. Kendimi kaybetmekten korkuyormuşum.”
Deren'in gözleri doldu.
“Kesin kararın mı?”
Duru başını kaldırdı.
“Evet.”
“Hiç geri dönmeyecek misin?”
“Hayır anne. Bitti.”
Duru bu kez daha kararlı konuştu.
“Berk artık hayatımda olmayacak. Ne konuşmak istiyorum ne de yeniden denemek. Beni aldattığı gün sadece ilişkimiz bitmedi. Ona olan güvenim de bitti.”
Deren kızını kendine çekip sarıldı.
“Canın çok yanacak.”
“Biliyorum.”
“Özleyeceksin.”
Duru gözlerini kapattı.
“Belki. Ama özlemek geri dönmek demek değil.”
Deren kızının saçlarını okşadı.
“Sen ne zaman bu kadar büyüdün?”
Duru hafifçe gülümsedi.
“Bazen insan büyümek zorunda kalıyor anne.”
O gece Duru, Berk'in hayatından çıkmasını ilk kez gerçekten kabullendi.
Ve içinde küçük de olsa bir huzur vardı.
Çünkü bu kez kararını başkası için değil, kendisi için vermişti.
Bölüm etkileşimi
