12. bölüm / 15
Aynı Denizde BoğulmakYaralarımı Saran Tek Bandaj O
Bölümler 15Şu an: Yaralarımı Saran Tek Bandaj O
- 1 ilk karşılaşma536 kelime
- 2 Yeniden “Deniz Kızı”707 kelime
- 3 Kıskanç991 kelime
- 4 İyi olacaksın1.324 kelime
- 5 Beni Gerçekten Sevdin mi?1.773 kelime
- 6 Keşke dönsek o yaza1.296 kelime
- 7 Fırtına öncesi sessizlik1.750 kelime
- 8 Kendimden bir parça1.445 kelime
- 9 Beni bırakmazsın dimi?1.285 kelime
- 10 Küçük kıvılcımlar1.183 kelime
- 11 Yandı tüm ışıklar yeniden1.466 kelime
- 12 Yaralarımı Saran Tek Bandaj O1.450 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 Söz veriyorum1.388 kelime
- 14 Deniyorum ama1.316 kelime
- 15 En baştan1.543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Dün gece Deniz’e bilerek yalan söyleyen garson,annem ve babamın asla bitmeyen ve gün geçtikçe daha da tuhaf bir hal alan tavırları,Leyla’nın isyanları ve en önemlisi Aras…
Geldiğinden beri evdeki herkesin dengesi bozulmuştu.Beni ondan inatla uzaklaştırmaya çalışıyorlardı ama beni buna zorunlu tutarak ona daha da yaklaştırıyorlardı.
Aras’a karşı dinmeyen bir öfkem vardı ama bir şekilde sürekli yan yana geliyorduk.Aras’ın bizimkilerle bitmek bilmeyen işleri,sürekli eve girip çıkması,Leyla ile olan yakınlığı.
Herkes bana bir sorun olmadığını söylüyordu ama bitmeyen koşuşturmalarından büyük bir sorun olduğunu anlamıştım.
Bizden bir şey sakladıkları kesindi.Gizledikleri o büyük sır her neyse onu bulmaya kararlıydım.
Gözlerim elimdeki deniz kızı kolyesine kaydığında aklıma yine Deniz geldi.
Dün gece olanlara mantıklı bir açıklama bulmalıydım.Deniz o garson yüzünden canından olabilirdi ama bir taraftanda bir garsonun böyle bir şeyi yapmak istemesi kulağa çok saçma geliyordu.
Deniz’in fesleğene alerjisi olduğunu ben bile bilmiyordum ama Deniz’in yüzünü bile görmediği,adını dahi duymadığı o garson biliyordu.
Bu durum çelişkili bir hal alıyordu ve basit bir yanlış anlaşılmadan ibaret olmasına ihtimal bile vermiyordum.Aklıma babamın Serhat Abi için evin her yerine kurdurduğu kameralar geldi.Hemen yerimden doğruldum ve odadan çıktım.
Deniz’in dün gece o hale gelmesine kim sebep olduysa cezasını çekecekti.
Deniz’den
Teoman gittiğinden beri bundan sonra ne olacağını düşünüyordum.Sanırım kabullenmekten başka şansım yoktu.İçindeki kolyeden notun kime olduğu ap açık bir şekilde ortaydı.Uydurabileceğim bir bahanem yoktu ve uydursam bile hiç birini yemeyeceği kesindi.
“Salak Deniz ya,sen tam bir aptalsın”
Kendi kendime konuşmaya başlamıştım.Her şey harika(!) bir hal alıyordu.Ellerimi saçlarımın arasına aldım ve düşünmeye devam ettim.
“Offf,bitmiyor.Biri bitiyor diğeri başlıyor”
Hayatımın özeti.Şu 16 yıllık hayatımın sanırım hiç bir anında kendimi tamamen rahat hissetmedim.Tabi bebekliğimi hatırlamıyordum ama o zaman bile eminim bir derdim vardır.
Teoman ona karşı itirafımı öğrendiğine göre peşimi asla bırakmayacaktı ve o benim dibimde olduğu sürece benim kendimi bu kezde yüzüne karşı ele vermem an meselesiydi.Kendimle baş başa kaldığımda korkum duygularımı bastırıyordu.
Ama onun bana bir kere gülümsemesi içimdeki korkuları,şüpheleri,acaba dediğim her şeyi unutturuyordu.Hastanede bile son anda kendime gelmesem beni öpücekti.Ben ona engel olmamıştım bile,öylece dudaklarına bakakalmıştım.Aklıma geldikçe kendimi yiyip bitiriyordum.
Sanırım şu saatten sonra yapabileceğim tek şey akışına bırakmaktı.Kapıdan gelen anahtar sesini duyduğumda yataktan kalktım ve kapıya doğru ilerledim.
Annemler gelmişti.
“Erken gelmişsiniz”
“Ali’nin okulu falan var ya bizde dedik erken dönelim,düğün de çok sıkıcıydı zaten.Ay Deniz bir görsen o kadar zevksizlerdi o kadar zevksizlerdi ki senin şu rezil tarzın bile yanında iyi kalıyor,midem kalktı yani oraya bırakıcaktım”
Annemin her zamanki haliydi,alışmıştım bu cümlelerine o yüzden takmadım,arkamı dönüp odama gidecekken annem devam etti.
“Tarz demişken,senin bu üstündekiler kimin?”
“Ne varki üstümde?”
Kafamı kıyafetlerime çevirdim ve üstümde Leyla’nın kıyafetleri olduğunu hatırladım.Dün yaşananlardan bahsetmeyecektim bu yüzden bir yalan uydurdum.
“Partide üstüme içecek döküldü,Leyla’da giymem için bir şeyler verdi”
“Kız senin rengin benzin de atmış,sen iyi misin?”
“Ya iyiyim anne yoruldum işte zaten bu kıyafetlerle uyumuşum direk”
“Sen bir gel bakiyim”
Yanına yaklaştım.Elini alnıma götürdü.
“E senin ateşin var,ben dedim sana.Cayır cayır yanıyorsun.Şu anneni biraz dinlesen,sen odana geç ben geliyorum”dedi
“Anne ben iyiyim ya”
“Deniz,iyi falan değilsin.Her şeyin üstesiden de tek başına gelemezsin,izin ver bir annelik yapiyim ya.”
Gittikçe garipleşiyordu.Annemin benle ilgilenmesine şaşırmıştım.Genelde umrunda olmazdım,küçüklüğümden beri hastalandığımda kendi kendime iyileşirdim ama bu sefer beni önemsemesi içimdeki o küçük Denizi mutlu etmişti.İçime garip bir huzur doldu.
Anneden ilgi görmek…Bazıları için hatta çoğu çocuk için normaldi.Ama ben o çoğunluğun içinde yer almıyordum.
“Deniz ne dikildin orda hadi geç ben geliyorum!”
Bu değişik halini çok sorgulamadım,ya da sorgulamak istemedim.Bu nadiren gerçekleşen annelik yapma isteğinin tadını çıkarmaya baktım.Belkide beni iyileştirecek şey bu ilaçlar değildi,onun ilgisiydi.
Teoman’dan
Babamın çalışma odasındaki bilgisayarda kamera kayıtlarının olabileceğini düşündüm ve yukarı çıktım.Babam evde değildi bu yüzden biraz daha rahat hareket ediyordum.Odaya çıkar çıkmaz bilgisayarı açtım ve dünki kamera kayıtlarına baktım.Kayıtlardaki garsonu gördüğümde evin diğer yerlerindeki kameralardan onu takip etmeye başladım.En sonunda salondaki kamerada Sıla’nın garsona işaret yaptığını ve yanına gittiğini gördüm.
“Yine ne işler çeviriyorsun”
Garson Sıla ile konuşmasının hemen ardından Deniz’in yanına gitti ve içeceği verdi.Kayıtların devamını izlediğimde Deniz’İn tuvalete doğru gittiğini gördüm.
Bilgisayarı kapattım.Benim için hala kesin bir kanıt değildi ama bunun Sıla’nın başının altından kalkmış olma ihtimali çok mantıklıydı.Anneme söylediği şeylerde bu yüzdendi.
Sadece Deniz’in alerjisi olduğunu biliyor olmasına şaşırmıştım.
Sıla’nın yanına gidecektim,ona biraz baskı uygularsam hemen döküleceğini biliyordum.
Tam odadan çıkacakken gözüme masanın üstündeki adımın yazılı olduğu belgeler takıldı.”Teoman Akkaya mı?”
Belgelerin neyle alajalı olduğunu bilmek zorundaydım.
Elimi dosyalara götürdüğümde kapı açıldı.Kafamı kaldırdığımda karşımda babamı gördüm.Yüzünde yine beni her gördüğünde oluşan o öfke vardı.Bu nefreti,girilmesini bütün eve yasakladığı çalışma odası ve elimin tam olarak üzerinde durduğu belgeler üst üste geldiğinde neyle karşı karşıya kaldığımı anlamıştım.
“Senin ne işin var lan burda”
“Dün bir olay olduda kamera kayıtlarına bakmaya geldim”Artık ona karşı korku bile hissettmiyordum,hissizdim.Bana yaptıkları,söyledikleri,yaşattıkları canımı yakmıyordu artık.Sadece çaresiz bir şekilde durup buna bir son vermesini bekliyordum
“Ben size bu odaya girilmicek demedim mi!Bide utanmadan yalan söylüyorsun”
“Yalan söylemiyor-“Cümlemi bitirmeden yanağıma sert bir tokat attı.Bunla kalmayacağını biliyordum.
Ensemden sıkıca kavrayıp beni çalışma odasının anlamsız büyüklükteki ve bomboş olan terasına çıkardı.Terasın etrafını çevreleyen duvara doğru yaklaştıkça durumun ciddiyetinin farkına vardım.Her zamanki gibi beni dövüp bırakmayabilirdi.Tutup beni terastan aşağı doğru sarkıttığında ona yalvarmaya başladım.
“B-baba lütfen bırak”
“O belgelerde ne gördün!”
“Hiçbir şey!”
“Yalan söyleme lan!”
“B-baba,yemin ederim belgelerin üstünde yazanları görmedim”
Beni tekrar sıkıca kavrayıp geri çekti ve doğrulttu.Nefes nefeseydim,aklımın hep bir kenarında beni oradan aşağı atabilme ihtimali vardı.Böyle bir şey yapmaz diyemiyordum.Ben kenarda az önce yaşananların şokunu atlatmaya çalışırken bana doğru geldiğini gördüm,iyice yanıma yaklaştı.
“Bana bak!seni bir daha burda görmeyeceğim hem de özel eşyalarımı karıştırırken asla!”
Dedi ve bileğimi sıkıca kavrayıp kapıya doğru sürükledi.Bu sefer beni dövmemişti ama dövmekten beter edebilirdi.Bunun düşüncesi bile beni deli ediyordu.Artık onun bu hallerine alıştığımı sanıyordum ama terastan sarkarken hissetmediğimi sandığım korkuyu iliklerime kadar hissetmiştim.O sert ,canımı yakmaktan çekinmeyen derisi vücudumdaki yaraları yeniden sızlatıyordu.Beni fırlattığı yerden kalkmaya çalıştım ama daha bir önceki darbeyi bile toparlayamamış olan vücudum buna izin vermedi.
Bir süre orda öylece kaldım sonra babamın odadan çıktığını gördüm,kafamı kaldırdığımda bana aynı nefret dolu gözlerle bakıyordu.
“Drama yapma lan kalk git odana,bir şeyin yok”
Daha kafamı bile toparlayamamışken bedenimi toparlamak imkansız gibi görünüyordu ama canımın acımasını bir kenara bırakarak güç bela yerden kalkmaya çalıştım.Sağ tarafımdaki duvara sıkıca tutunmuştum.Yaralarım öylesine sızlıyorduki canım yandığında avcumun içine bastırdığım tırnaklarım derimi kanatmıştı.Sonunda yerimden doğrulduğumda odama tekrar indim yatağıma kendimi atacakken deniz kızı kolyesini gördüm.
Bu zamanlarda bana hep o iyi gelirdi ve hala da böyle olmaya devam ediyordu.O bilmesede benim yaralarımı saran tek bandaj oydu.
Deniz’den
Sabah erken kalktım ama bir süre yataktan çıkmadım.Dün akşam annemin bana karşı olan davranışları kafamı karıştırıyordu.Kendi çıkarları için böyle davranıyor olma ihtimalini aklımın ucuna bile getirmek istemiyordum.Daha öncede bu yalan sevgilerden kazık yedim ve bunun devam etmesini istemiyordum.Bunu tekrar tekrar yaşamaktan korkuyordum.
“Deniz,hadi kalk!”
Annem sesleniyordu.Saate baktığımda erken sandığım saatin çoktan geçmiş olduğunu gördüm.Hemen yataktan kalktım,elimi yüzümü yıkadım,üstümü değiştirdim ve saçımla uğraşmak istemediğim için perçemlerimi önüme alarak bir at kuyruğu yaptım.
Çantamı aldım ve ayakkabılarımı giymeye başladım.
“Deniz,kahvaltı hazırlamıştım yemeyecek misin?”
“Sen kahvaltı mı hazırladın?”
“Evet,patates kızarttım hem de”
“Yok ben istemiyorum aç değilim,çıkıyorum ben”
“Tamam sen bilirsin”
Kapıyı hızlıca çarpıp evden çıktım.Bu hareketlerine hala alışamamıştım.Biranda böyle davranmaya başlaması mantıklı gelmiyordu.
Okula gittiğimde ilk Aras’ın yanına gittim.Kardeşiyle ilgili ne bulduğunu merak ediyordum.
“Aras!”arkasından seslendim
“Deniz ben de seni arayacaktım.Nasıl oldun iyi misin?”
“Ben iyiyim,gayet iyiyim de sen pek iyi görünmüyorsun ”
“Ben elimdeki son şansıda kaybettim.O gün senle konuştuktan sonra gittim kimse sesi yapmadı sonra bir adam geldi Cemal Abiye git o sana yardım eder dedi ben de gittim.Ses kaydını bir yere kadar yaptı hatta.Evlerinde bir kız çocuğuda varmış,en çok onu seviyormuş”
“Ee ne güzel işte”
“Dün hastaneden çıktıktan sonra aradı,gel dedi.Kayıt yandı dedi,kaydettim sandığım kayıtta yok dedi senin iş olmaz dedi.Deniz benim o kayıttan başka çarem yoktu”
Konuşurken sesi titriyordu ve neredeyse ağlayacaktı.Gözleri dolmuştu.Onun bu çaresiz haline dayanamadım ve sarıldım.
“Aras buluruz.bir yolunu buluruz hem çok ilerledik.Bodruma geldiğinden beri çok fazla şey biriktirdin”
Aras’la sarılırken kafamı sağa çevirdiğimde Teoman’la Leyla’yı gördüm.Teoman’ın bakışları yine o nefret dolu haline bürünmüştü.Leyla’da haliyle bizi öyle gördüğüne sevinmemişti.Kendimi Leyla’nın yerine koyduğumda Teoman’ın arkadaşı bile olsa onu başka bir kızla bu halde görsem ben de delirirdim.Daha fazla yanlış anlaşılmamak için Aras’tan uzaklaştım.
“Aras,Leyla kardeşini aradığını biliyor mu?”
Hayır anlamında kafasını iki yana salladı.
“Bak biliyorum bana düşmez ama Leyla seni gerçekten seviyor sen de onu seiyorsun.Anlıyorum onu da bu işe karıştırmak istemiyorsun,zor durumda kalsın istemiyorsun ama en azından bilsin.Böyle kendini daha çok yıpratıyor,sen de onu öyle görmeye dayanamazsın”
“Haklısın ama benim yüzümden bir kişiye daha zarar gelsin istemiyorum”
“Senin böyle davranman ona daha çok zarar veriyor”
“Tamam,konuşcam sağol Deniz”dedi yüzüme bakıp tebessüm ederek Leyla’ya doğru koşar adımlarla yürümeye başladı
Arkamı döndüm ve okula doğru gidecekken biri bileğimi sıkıca ama incitmeyecek şekilde kavradı.
Bölümü geç attığım için özür dilerim bu hafta hiç vaktim olmadı normalde bu kadar geç atmam sadece bu haftalık kusuruma bakmayın🫰Haftada 2-3 bölüm atmaya çalışıcam bide bu bölüm yine geçiş bölümü gibi bir şeydi.Umarım beğenmissinizdirrr hepinizi çok öpüyorum tekrardan özür dilerim🥹💗
Bölüm etkileşimi
