İyi olacaksın

Vaveyla Yazarı: Simsi_mia

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: İyi olacaksın

1 hafta sonra
Herşey yavaş yavaş yerine oturmaya başlamıştı.Deniz Teoman’a ve okulun bu temposuna alışıyordu.En azından Teoman’a alıştığını sanıyordu oysaki herşey daha yeni başlıyordu.

Aras ve Deniz oldukça yakınlardı hatta sevgili oldukları hakkında dedikodular bile yayılmıştı.Aras’ın gözünde bu imkansızdı, Deniz’i sadece arkadaşı olarak görüyordu ama Deniz Aras’ı çoktan hayatında bir yere koymuştu.Aslında uzun süredir doldurulmayı bekleyen,ilgiye muhtaç tarafındaki geçici bir hevesti Aras.Fakat Deniz bunu henüz anlayamıyordu.

Bu süreçte Teoman patlamaya hazır bir bomba gibiydi.Aras’tan gelecek en ufak hareket onun fitilini ateşleyebilirdi.

Deniz’den

Garip bir şekilde herşey yolunda gidiyordu.Teoman beni beklediğim kadar darlamıyordu,kendimi huzursuz hissetmiyordum aksine gayet rahattım.Belkide bu okula gelmem iyi bir karardı.Onu gördüğümde hiçbirşeyin eskisi gibi olmayacağını düşünüyordum ama Teoman’ı unutuyordum,aklıma gelmiyordu bile.Belkide bana Teoman’ı unutturan biri olduğu içindi.
Sabah erken kalkmaya karar vermiştim,farklı şeyler deneyecektim.Annemin lise yıllarından kalan bir maşası vardı onu fişe takıp ısınmasını beklerken her zamanki okul makyajımı yaptım.Maşa ısındığında saçıma doğal görünümlü bukleler yapmaya başladım.En son perçemlerimede şekil verip maşayı fişten çektim.

Hazırlanmayı bitirdiğimde hemen çantamı ve kardeşimi alıp evden çıktım.Ali’yi-Deniz’in kardeşi-okula ben bırakacaktım ve bunu yaparken ilk defa acelem yoktu.Güne başlarken içimde anlamsız bir huzur vardı ama bu çok uzun süre devam etmedi.

Teoman’dan

Bu sabah okula erken gitmiştim ve tek yaptığım şey oturup tavanı izlemekti.Deniz’in Arasla bu kadar yakın olmasını hazmedemiyordum ve en kötüsü bunun için birşey de yapamıyordum.Ellerim kollarım bağlı onları izliyordum.

Aralarında bir şey olmayacağını biliyordum,en azından Aras’ın Denize karşı arkadaşlıktan öte bir duygusu olmadığı biliyordum çünkü kendisi apaçık bir şekilde ikizimden hoşlanıyordu.Leyla’nın da Aras’ta gönlü vardı.

Ama bunlar benim içimi rahatlatmıyordu çünkü Deniz’in Aras’a karşı hisleri olduğunu düşünüyordum.Gözlerine resmen bir zamanlar benim gözlerime baktığı gibi bakıyordu.

O bakışları gördüğümden beri kendime gelememiştim.Üstelik bizi bu hale getiren bendim.Ona öyle baktığı an sürekli kafamda dönüyordu.Artık dayanılmaz bir noktadaydı benim için.Bu bakışları görerek yaşamak çok zordu.Bunları tekrar tekrar düşünürken gözlerim dolmaya başladı,herşey çok iyi giderken neden böyle olmuştuki?Onu görmezken unuttuğumu sanıyordum ama ben onsuz yaşayamıyormuşum.

Bu dipsiz kuyuda batarken göğsümün daraldığını hissetmeye başladım.Elim formamın boğaz kısmındaki düğmelerine gitti.Hızlı bir şekilde düğmeleri açmaya çalışıyordum,nefes alamamaya başladığımı farkettiğimde sınıftan çıkıp hava almak için kapıya yöneldim ama ayağa kalkmamla gözlerim karardı.

Kapıya doğru yürümeye çalışıyordum elimi tam kapı kolunun üstüne attığımda bedenimin yere doğru yığıldığını hissettim ama düşmemiştim.Biri beni tutmuştu.Kim olduğunu bilmiyordum.Hala yarım yamalak görebiliyorken tam kafamı beni tutan kişinin yüzüne çevirdiğimde gözlerim tamamen kapanmıştı.

Deniz’den

Kardeşimi bıraktığımda okul için daha erkendi,yinede gidecektim.En kötü oturup birşeyler karalardım.Okula doğru yürümeye başladım.
Vardığımda merdivenlerden yukarı çıktım ve sınıfa doğru yürümeye başladım kapının önüne geldiğimde kapının ortasındaki cam yerden Teoman’ı gördüm.Hiç iyi görünmüyordum tam kapıyı açmaya yeltendiğimde kapı kulpu aşağı doğru indi ve Teoman üstüme düştü.Onu yere olabildiğince yumuşak indirmeye çalışmıştım,elimi kafasının yere değmemesi için altına koydum.Donup kalmıştım.Teoman kucağımda baygın bir şekilde duruyordu.

“Teoman beni duyuyormusun?Teoman!”
“Teoman lütfen kalk Teoman nolur”
“TEOMAN”
“Hayır,hayır,hayır…”

Ne yapacağımı bilmiyordum.Ellerim,Bacaklarım,tüm vücudum titriyordu.Onu bu halde görünce endişeden deliye dönmüştüm.Hiçbirşey yapamadım,sadece çaresizce bağırıyordum.Yüzü bembeyaz olmuştu,onu ilk defa bu halde görüyordum.
Sonunda kat görevlisi duydu ve yanımıza geldi.Daha fazla dayanamadım ve ağlamaya başladım.Gözyaşlarım yanağımdan süzülüp onun yüzünü ıslatıyordu.Yüzüne damlayan yaşlarımı silmek için parmağımla yanağını yavaşça okşadım.Ona çok uzun zamandır dokunmamıştım.Onun tenine değmek iyi hissettirmişti.Titreyen ellerimi sakinleştiriyordu sanki.Evet bu garipti ama gerçekti.

Okulun reviri geldi ve onu kucağımdan yavaşça kaldırmaya çalıştılar.Bu sırada Teoman’ın elinden tuttum,parmaklarımla elini incitmeden okşuyordum.Ağlamaktan titreyen sesimle
”İyi olacaksın”
“Dimi?”dedim.
Öğrenciler okula gelmeye başlamıştı,koridordaki kargaşayı gören herkes başımıza toplanıyordu ve Beni Teoman’ın elini tutarken gören birçok kişi vardı.Bu olayların okulda ne gibi dedikodular çıkaracağının farkındaydım ama hiç biri umrumda değildi.Tek isteğim Teoman’ın biran önce uyanmasıydı.Onu bu halde görmek canımı en çok acıtan şeydi sanırım.

Teoman uyanmıştı, ciddi bir durumu yoktu sadece stresten olduğunu söylüyordu.Kendine geldiğinde 1. Ders çoktan başlamış olduğundan etrafında kimse yoktu sadece hemşireler ve hocalar vardı.Deniz ders boyu onu düşünmüştü.Bu halde dersi dinlemesi zaten imkansızdı.Sonunda teneffüs zili çalmıştı.Teoman ilk derse girmemişti ama zil çaldığı an sınıfa girdi.

Teoman’dan

Sınıfa girdiğimde başım hala biraz dönüyordu ama iyiydim, sırama doğru ilerlerken Sıla boynuma atladı.

“Aşkım,çok korktum senin için.Bayıldığını öğrendiğim an yanına geldim,iyisin dimi?”

“İyiyim birşeyim yok ama beni böyle anakonda gibi sarmazsan daha iyi olacağım”
Temas bağımlısı bir insan olmama rağmen ondan gelen herhangi bir temasa katlanamıyordum
Sınıfa girdiğimde tek tek herkesle konuştum Leyla,Kutay,Evren,Ezgi…
Ama o gelip nasılsın bile demedi bayıldığımı öğrenmemiş olması imkansızdı ve buna rağmen nasıl bu kadar duyarsız olabiliyordu?Bırak konuşmayı yüzüme bile bakmamıştı.

Bu kadar çabuk mu silmişti beni,gerçekten dediği kadar nefret ediyor muydu benden?

Deniz’den

Benim kucağıma bayıldığını bilmiyordu.Böylesi daha iyiydi zaten,mümkünse hayatı boyuncada bilmesin.
O sınıfa girdiğinde göz ucuyla baktım ve iyi olduğunu anladığımda tek kelime etmeden sınıftan çıktım.Derin bir oh çekmiştim.Ona karşı nasıl böyle hissedebiliyordum?Neden bu kadar endişelenmiştimki?Hani onu unutmuştum,belalar okuyordum.Görünen o ki ondan tamamen vazgeçememiştim.
Bu olayın yaşanması bir yandan iyi olmuştu,beni daha da duvarlanmaya teşvik etmişti.Belki aklımdan çıkarmıştım ama kalbimden…

Tuvalete gittim.Rahatlamak ve az önce yaşananların stresini atmak için yüzüme su çarptım.Kendimle başbaşa kalmam çok uzun sürmedi.Tuvaletin kapısı açıldı ve gelen Sıla’ydı.

“Bana bak ne yaptığını sanıyorsun sen?”

“Ne yapıyormuşum ben?”

“Ben senin derdini bilmiyorum mu sanıyorsun?Önce okula geri döndün,şimdi sevgilimin elini tutuyorsun…”

“He sen onu diyorsun,sana açıklama yapmakla hiç uğraşmayacağım ama şunu bil o ruh hastası sevgilinle bir daha işim olmaz.Ben bir hatayı bir kez yaparım”

“Teoman bir daha sana asla geri dönmeyecek zaten,O benle mutlu”

Alaycı bir ses tonuyla“Yaa öyle mi? tüh,ben de yalvarıyordum geri dönsün diye”dedim tuvaletten çıktım.
O kadar derdim varken bir de Sıla’yla uğraşamazdım.

Öğle teneffüsünde koridorda Aras’la konuşuyorduk.Yeniden güvenli limanıma dönmüştüm.Bana Teoman’ı unutturuyordu bu yüzden kendimi onun yanında koruma altında hissediyordum.

“Bu arada saçları yapmışız,gözümden kaçmadı değil”
Dudağımın kenarı hafifçe yukarı doğru kıvrıldı
“Yani sonunda biri fark etti,Teoman’ın gündeminden sıra saçıma gelemedi”
Dedim ve beraber gülmeye başladık

Teoman’dan
Deniz ve Aras’ı koridorda gülüşürken gördüm.Daha bana gelip tek bir kelime etmeyişini bile hazmedememişken,gözünde bu kadar değersiz olduğumu kabullenememişken bu görüntü kontrolümü kaybetmem için yeterliydi ama beni asıl deliye döndüren şey bu değildi

Onları izlemeye devam ediyordum.Aras’ın eli Denizin saçlarına gitti,okşadı.Elleri her Deniz’in saçına değdiğinde içimde birşeyler kopuyordu.Dişlerimi o kadar kuvvetli sıkıyordum ki çene kaslarım ağrımaya başlamıştı,ellerimi yumruk şeklinde sıkarken parmaklarım derimi delicek gibiydi.Benim dokunmaya kıyamadığım saçlarına gözümün önünde en ince teline kadar dokunuyordu.

İşte bu bardağı taşıran son damlaydı.Deniz’e olan kırgınlığımın üstüne bir de bu eklendiğinde beni hiç kimse,hiç birşey durduramazdı.

“NE YAPIYORSUN LAN SEN”
Teoman’ın bu cümlesiyle Deniz ve Aras hızla Teoman’a döndü.Yüzlerindeki gülümseme dondu.
“Noluyo lan?,yavaş gel”
Aras’ın bu cümlesiyle Teoman Aras’ın yanağına sert bir yumruk attı.Aras daha ilkini sindirememişken Teoman onu yere doğru itti ve ikici yumruğu attı.Deniz gördüğü manzarayla dona kalmıştı.Teomanın şiddet girişimi olduğunu biliyordu ama bu sakin,çekingen davranışlarından sonra böyle bir şey yapacağı aklına gelmemişti.

Aras yerden Kalkıp Teoman’a karşılık verdi ve bu gerilim bir kavgaya dönüştü.
Deniz çaresizce durmaları için bağırırken bütün okul onların başına toplanmıştı.Aras tam Teoman’ın karnına bir yumruk indirecekken Leyla araya girdi ve Aras’ı durdurmaya çalıştı.

“Aras dur!Lütfen dur bak Teoman beni dinlemez şu an kimseyi dinlemez ama sen yapma.Teoman kendinde değil sabahki darbe onu etkiledi lütfen benim için dur”

Leyla ağlamaya başladı.Korktuğu çok belliydi.Aras onun gözyaşlarına daha fazla dayanamadı.Onlar konuşurken Kutay ve Evren Teoman’ı durdurmaya çalışıyordu.Aras daha fazla karşılık vermedi ve bahçeye doğru gitti.Teoman’ın bakışları sanki ona ait değildi yaşadığı kıskançlık ve kırgınlık onu bir canavara çevirmişti.Aras giderken Deniz korkudan titreyen,hafif ağlamaklı ve nefes nefese kalmış sesiyle Teoman’a döndü ve:

“Senden gerçekten nefret ediyorum.Seni bıraktığım halinden daha iğrenç birine dönmüşsün.Ben… ben senin gibi birini sevdiğim için kendimden utanıyorum”dedi ve Aras’ın peşinden gitti

Teoman herkesin önünde küçük düşürülmüştü.Deniz’in bu ağır sözlerinin altında ezilmişti.

Hocalar sonunda gelmişti ve öğrencileri sınıflarına geçirdiler.Müdür Teoman ve Aras’ı odasına çağırdı.Teoman gelen hocaları duymuyordu bile aklında dönen tek şey Deniz’in dedikleriydi.

Leyla Teoman’ın dış dünyaya kendini kapattığını fark etmişti.

“Hocam Teoman’la biraz konuşsam sonra sizinle gelse olur mu?”dedi Leyla
Hocalar Teoman’ın sakinleşip gelmesini istediği için Leyla’nın bu teklifini kabul etti.
Leyla etraflarındaki herkese gitmesini söyledi ve Teoman’ı koridordaki küçük banka oturtturdu.

Teoman tek bir yere odaklanmıştı beyninde sürekli Deniz’in dediği şeyler dönüyordu.Onu kıran tek şey sözleri değildi bakışları da ondan tiksinir gibi bakıyordu.Teoman sanki Deniz için büyük bir hayal kırıklığıydı.Teoman babasında da aynı bakışları gördüğünde Deniz’e sığınıyordu ama bu sefer yapayanlızdı.

Umarımm bölümü beğenmissinizdirr,Şurası eksik burası fazla dediğiniz yerler varsa lütfen söyleyinn💗

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

145okunma 12beğeni 1yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.