10. bölüm / 15
Aynı Denizde BoğulmakKüçük kıvılcımlar
Bölümler 15Şu an: Küçük kıvılcımlar
- 1 ilk karşılaşma536 kelime
- 2 Yeniden “Deniz Kızı”707 kelime
- 3 Kıskanç991 kelime
- 4 İyi olacaksın1.324 kelime
- 5 Beni Gerçekten Sevdin mi?1.773 kelime
- 6 Keşke dönsek o yaza1.296 kelime
- 7 Fırtına öncesi sessizlik1.750 kelime
- 8 Kendimden bir parça1.445 kelime
- 9 Beni bırakmazsın dimi?1.285 kelime
- 10 Küçük kıvılcımlar1.183 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 Yandı tüm ışıklar yeniden1.466 kelime
- 12 Yaralarımı Saran Tek Bandaj O1.450 kelime
- 13 Söz veriyorum1.388 kelime
- 14 Deniyorum ama1.316 kelime
- 15 En baştan1.543 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Teoman’dan
Odadan çıktığımda Deniz’le olan yakınlaşmamızı düşündüm.Benden uzaklaşmadı,gözlerini kaçırmadı,hatta gözleri dudaklarıma kaydı.Benden nefret eden biri için fazla iddialı hareketlerdi.Dudağımın kenarı hafifçe kıvrıldı,beni unutmamış olma ihtimali hep aklımın bir köşesindeydi ama bundan emin olmam gerekiyordu.Kafamı Leyla’nın oturduğu tarafa çevirdim,Ezgi Deniz ve benim için getirdiği kıyafetleri bırakıp gitmişti ama yanında başka biri oturuyordu.Yanına biraz daha yaklaştığımda Aras’ı gördüm.Gözlerimdeki parıltı hızla nefrete büründü.
“Senin ne işin var lan burda?”
“Deniz’i görmeye geldim”
“Deniz iyi gidebilirsin,boşuna yorulmuşsun”
“Deniz’in çevresinde durduğun her dakika ona zarar veriyorsun,farkındasın dimi”istemsiz bir şekilde donup kaldım,söylediği şeyi hazmedememiştim.Yutkundum,dedikleri kafamda dönmeye başladı.O şerefsizin dediklerine bu kadar takılmamalıydım ama haklı olma ihtimali bile beni çıldırtıyordu.Deniz’in canını yakmak isteyeceğim son şeydi ve ona zarar gelmemesi için gerekirse canımı verirdim.Ama farkında olmadan ona zarar veren kişi bensem bu durum tamamen farklı bir hal alırdı.Kafamda kurdukça her şey daha da zorlaşıyordu.İşin içinden çıkamamaya başladım,ona yakın olcam derken canını mı yakmıştım?Bu düşüncelerimden biran önce kurtulmalıydım.Aras’ın dediklerine yenilemezdim,kabul edemezdim.Dedikleri karşısında savunmasız kalamazdım.
“Sen ona çok mu iyi geliyorsun?”
“Onun bu kadar acı çekmesine sebep olmadığım kesin,uzak dur kızdan”nasıl bu kadar emin konuştuğunu aklım almıyordu.Ya gerçekten bir şey biliyordu ya da tek amacı beni ondan uzaklaştırmaktı.İkinci olana inanmak istedim.Bu konuyu sonlandırmak istiyordum,çünkü uzadıkça dibi görünmeyen bir kuyuya düşüyordum.
“O boğulurken nerdeydin?Baygın halde yatarken nerdeydin?he doğru,sen Demir’i arıyordun.Hala bulamadın mı lan kardeşini”ses tonum oldukça alaylı çıkıyordu,onu kışkırtmak için elimden geleni yapıyordum.
Aras yakama yapıştı,onu böyle çıldırmış görmekten zevk alıyordum.Az önce hazmedemediğim cümleleri tek tek boğazına dizmiştim.
Leyla hemen Aras’ı geri çekti”Aras hastanedeyiz kendine gel!”
“Bir daha kardeşimin adını ağzına almayacaksın,duydun mu beni?”
“Duydum,Aras Abim benim”
“Teoman yeter herkes bize bakıyor,oturun artık”
Aras Deniz’in yanına doğru ilerlerken onu tutmak için elimi uzattım fakat Leyla beni geri çekti.
“Bi yerinde dur ,yeterince olaylı bir gündü”bileğini elimin üstünden çektim ve odanın yanındaki banka oturdum.Bu konuşmanın olabildiğince kısa sürmesini istiyordum.
Deniz’den
Teoman çıktıktan sonra olanları düşündüm.Sabaha kadar başımda beklemişti,gözlerinin o şişmiş,kıpkırmızı olmuş hali aklıma geldikçe şaşırıyordum.Kimsenin gözünün yaşına bakmayan Teoman Akkaya benim için ağlamıştı.Hem de herkesin önünde bütün karizmasını,o cool tavrını bir kenara atarak yapmıştı bunu.
Ona istemedende olsa yeniden kapılmaya başlamıştım.Beni gerçekten dediği kadar seviyor olabilir miydi?ya yalan söylemiyorsa,benle oyun oynamamışsa.Bütün duvarlarımı yıkması ondan gelecek tek bir hamleye bakardı.Bu kadar savunmasız durumdaydım.
Bir yandan kendime engel olmaya çalışıyordum ama diğer yanım bu dalgaya kendimi kaptırmamı söylüyordu.Belkide ben abartıyordum diye düşündüm kendi kendime.
Ama bütün bu olanları gözden geçirince konu sadece ben değildim,çevresine verdiği zararı göz ardı edemezdim.Keşke bir tek bana bu acıyı çektirseydi ama o etrafındakilere bakmadan kırıp döküyordu.
O egosunu tatmin etmek için yaptığı onca şey gözümün önüne gelince yine kendimi iki büyük seçenek arasında buldum.
Bu seçenekler arasında kaybolurken gözlerimin ağırlaştığını hissettim.Göz kapaklarım tam aşağı doğru inerken dışardan gelen seslerle irkildim.Ne konuşulduğunu ve kimin konuştuğunu seçemiyordum ama dışardan oldukça şiddetli uğultular geliyordu.Yattığım yerden dikelip ayağa kalkacakken kapı açıldı.
“Aras?”
“Kalkıyor muydun?”
“Dışardan sesler geliyorduda ona bakacaktım.”aras başını eğdi,sanırım sesler onlardan geliyordu.
“Rahatsız ettiysek”
“Bunu yapmayı ne zaman kesceksiniz?”
“Konuyu Demir’e getirmese onu dikkate bile almam ama damarıma nerden basacağını iyi biliyor”
“Bilirim”biraz yumuşamama izin vermiyordu,illa bir iyiliğe bir kötülük.İyilik kısmı fazla gelmesin diye elinden geleni yapıyordu sanki.
“Sen iyi misin,Leyla sadece bayıldığını söyledi.Eğer o Teoman bir şey yaptıysa-“
“Yok o bir şey yapmadı,hatta tuhaf ama şuan senle konuşabiliyorsam onun sayesinde”
“Ne?”
“Ya o kurtarmış işte beni,Alerjik atak gibi bir şey geçirmişim daha öncede olmuştu.O günden sonra iğne vermişlerdi bir daha alerjim tetiklenirse diye ama böyle bir şey olacağı aklımın ucundan geçmemişti.Yani iğneyi yanıma almadım.”
“Neye alerjin var ki?”
“Fesleğene var ama o konuyla ilgili bir problem var onu çözücem”
“Ne gibi bir problem?”
“Sen boşver ya o kadar dert arasında bir de yanıma gelmişsin zaten,teşekkür ederim”
“Ne demek Deniz,senin için her şeyi yaparım biliyorsun”
“Biliyorum,bu arada sen kardeşinle ilgili bir şey buldun mu-“
“Eveet,hasta ziyaretinin kısası makbuldür,hadi!”Teoman içeri gelmişti,bizi biraz olsun yalnız bırakmaya katlanamıyordu.Aras Teoman’a umursamaz bir şekilde baktı ve kapıya yöneldi.
“Yarın okulda anlatırım”dedi ve odadan çıktı.Teoman Aras’ın arkasından ona iğneleyici ve tiksinir gibi bakışlar attı. Tekrar yüzünü bana çevirdiğinde o nefret dolu bakışlar yerini yumuşak,daha masum bakışlara bıraktı.
Teoman’a baktım ve alaycı bir ses tonuyla devam ettim“2 dakika dayanamıyorsun dimi”
“Seni görmemeye mi Deniz Kızı?”gözlerimi kaçırmaya başladım,konuyu değiştirmem lazımdı ama yanaklarımın kızarmasına engel olamadım.
“A-annemlere haber verdiniz mi?”
Utandığımı anladı ve bana bakıp sırıttı.”Leyla Nuray Ablayı aradı ama açmamış”
“Onlar bu akşam şehir dışına gitceklerdi,ben unutmuşum”
“Evde kimse yok mu yani?”
“Yok Ali’de annemlerle gitti”O sırada Leyla aceleyle odaya girdi.
“Teo annem nerde olduğumuzu soruyor,artık gitsek iyi olur hem Deniz de çıkabilirmiş”
“Sen git ben Deniz’i bırakıp gelirim.”
“E tamam ilk Deniz’i bırakırız ordan eve geçeriz işte”Teoman’la başbaşa bir yolculuğu kaldırabilecek psikolojide değildim.Onu kendimden korumak beni yoruyordu ve bedenim şu an buna katlanamazdı.
“Bencede tam olarak öyle yapalım”dedim ve hızla ayağa kalktım
Leyla kolundaki büyük çantayı sandalyenin üzerine koydu ve içinden rahat bir şort ve bir tişört çıkardı.“Deniz bunlar benim kıyafetlerim,sen giyin hazır olunca gelirsin biz kapıda bekliyoruz”
Yüzüne bakıp teşekkür ettiğimi belirtmek için içten bir tebessüm ettim.Onlar odadan çıktığında üstümü değiştirdim.
Teoman’dan
Odadan çıktığımız gibi Leyla’yı kenara çektim.Fısıltıyla konuşmaya başladık.
“Leyla,bir izin vermedin kızı eve bırakiyim ya”
“Gereksiz ne uzatıyorsun yolunu,hem anneme ne diyeceksin?”Anne ben Deniz’i eve bırakıcamda kızı ayartmak için baş başa olalım istedim” falan mı diyeceksin?daha Sıla’dan ayrıldığını bile bilmiyor”
“Ayartmak falan bunlar ne biçim kelimeler Leyla sana hiç yakışıyor mu?”Leyla oldukça gergin görünüyordu ve benim bu rahatlığım onu daha da geriyordu.Omzuma vurdu,sinirli ve hala kısık tutmaya çalıştığı ama yine de yüksek çıkan sesiyle devam etti.
“Bir kere olsun ciddi ol ya”
“Leyla’cım biraz şu beynini kullansan,anneme Teoman Kutay’la dışarı çıktı onu oraya bıraktık falan dersin”
“Annem Kutay’a sormayacak mı benim zeki ikizim”
“Ya Kutay kolay iş sen dediğimi yapacak mısın onu söyle”
“Of tamam,ama bunu yazdım karşılığını isterim”
“Uzatma hadi git”
Leyla gittikten biraz sonra Deniz odadan çıktı.Beni tek görünce şaşırdı,etrafa baktı.Gözlerinin Leyla’yı aradığını anlamıştım.
“Leyla’ya baktıysan onun işi çıktı gitti”
“Tüh,tamda senin istediğin gibi dimi.Kendi ikizini neyle tehdit etdin”
Dediği şeyleri umursamadım ve elimle önümü gösterdim.Arabaya bindiğimizde her zamanki gibi ağzını açmadı.sadece dışarıyı izledi.
Deniz’den
Sürekli her şeyin onun istediği gibi olmasından bıkmıştım,ona bağımlı olmaktan nefret ediyordum ve her seferinde bir şekilde kendimi onun yanında buluyordum.Mantığımla hareket etmek en çok zorlandığım şey olabilirdi.
Eve geldiğimizde araba durduğu anda kendimi dışarı attım ama adımımı yere basar basmaz gözlerim karardı.Teoman sendelediğimi görmüş olmalıydı ki ani bir hareketle arabadan inip yanıma geldi.
Sesi yine o narin,incitmekten korkan ses tonuna bürünmüştü.Yani asla karşı koyamadığım
“Deniz Kızı,iyi misin?”
“I-iyiyim”ama gözlerimin kararması geçmemişti.Bedenimin ağırlaştığını hissettim,alerji ilacımdan dolayı kaynaklandığını anlamıştım.Onu ne zaman içsem üstüme bir ağırlık çöküyordu ve oracıkta uyuyabilirdim.Destek almak için Teoman’ın bileklerini kavradım.Teoman endişeyle gözlerimin içine bakıyordu.
“İ-ilaçtan dolayı, anahtar saksının altı…”cümlemi bitiremeden ilacım etkisini göstermişti.
Teoman’dan
Gözlerinin kapandığını gördüğümde onu kucağıma aldım ve saksının altındaki anahtarı alıp eve girdim kapıyı kapattığımda Deniz’in ellerini boynuma sıkıca doladığını hissettim.
Gülümsedim,ellerinin sıcaklığı beni iyileştiriyordu,babam açtığı yaraları o sarıyordu.Saçının kokusu burnuma dolmuştu,hiç yabancı bir koku değildi.Bana tam olarak o yazı hatırlatan bir kokuydu.Onu öylesine özlemiştim ki saçının kokusunu doya doya içime çektim.
Yavaşça odasına gittim ve onu uyandırmadan yatağına yatırdım.Ellerini incitmeden boynumdan çektim.Elini çekerken parmaklarını yavaşça göğsümün üzerinde gezdirdi.Her dokunuşu içimi ısıtıyordu.
Kapısını tam olarak kapatmadan araladım,evden çıkacakken komodinin üstündeki kutuyu gördüm.
Bu bölüm geç geldi kusura bakmayınn,umarım begenmissinizdirr💗Deniz ve Teoman yavaştan yakınlaşsın diyorum.
Bölüm etkileşimi
