Bölümler 13Şu an: SON ŞANS
- 1 KARANLIĞIN İÇİNDE4.343 kelime
- 2 KIRILAN DENGE3.035 kelime
- 3 YIKILIŞ3.506 kelime
- 4 KIRILMA NOKTASI3.130 kelime
- 5 KÖR ATEŞ3.953 kelime
- 6 KIRMIZI GÜL3.174 kelime
- 7 İHANET3.856 kelime
- 8 KAN GÖLÜ2.937 kelime
- 9 ANLAŞMA3.777 kelime
- 10 BİR MEZAR İKİ ÖLÜ3.834 kelime
- 11 AYRILIK6.504 kelime
- 12 SON ŞANS3.521 kelime · Okuduğun bölüm
- 13 KATLİAM3.651 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
12.Bölüm
Son şans
Kuzey Karahan
Daha demin bana laf sayan ceren şimdi kanlar içinde kucağımdaydı. Cerene sıkı sıkı sarılmıştım. Ölemezdi.. Ölüp beni tek bırakamazdı! Dayanamazdım.. Cerensiz yaşayamazdım. Ben düşüncelerin içinde çan çekişirken ceren kanli parmağını kaldırıp yanağımı okşamaya başlayınca kafamı cernenin boynuna yasladım. Ağlıyordum.. Sevdiğim kadın için yıllardır içimde tuttuğum göz yaşlarını akıtıyordum. cerenin kedisi cerenin yanına yatmıştı.. Ayak sesleri gelince kafamı kaldırıp bakmadım bakamadım zaten gelen kaandı. Cerenin eli yanağımdan aşağı kayınca hızla kafamı kaldırdım. Ceren bana bakarak gülümsedi ve gözlerini kapattı. O an dünya durmuştu.. Benim dünyam durmuştu. Kaan koşarak içeri girince gördüğü görüntüyle buz kesmişti. Hızla cereni kucağıma aldım ve cerenin başı omzuma düştü.. Ceren nefes almıyordu.. Hızla yürürken kaana döndüm.
''Cereni hastaneye götüreceğim. Sende askerlerini topla cereni bıçaklayan adamı bul adam çok uzaklaşmamıştır'' Kaan başını sallayıp telsizini açarken ben cereni kucağımda tutuarak nerdeyse koşarak merdivenlerden indim beni gören korumalarım hızla arabanın kapısını açınca cereni arka koltuga dikkatlice yatırıpkapıyı kapatıp hızla sürücü koltuğuna binip gaza bastım. Kimdi cereni bıçaklayan? Ali değildi.. Adamın gözleri buz maviydi yani ali olamazdı.. Aklıma gelen tek ad kanan kurt.. Ama kenan yıllar önce ölmüştü o olamazdı! Sinirle anlımı ovarak en yakın hastaneye gelip hızla arabayı park edip arabadan indimm. Cereni kucağıma almamla doktorların koşarak sedye getirmesi bir olmuştu. Hızla cereni sedyeye yatırdım. Sedye hareket etmeye başlayınca cerenin boynundan anka kuşu kolyesi koptu. Yere düşme sesi kulaklarımı doldururken nefes alamadım. Yavaşca eğilip kolyeyi avcumun içine alıp sedyenin peşinden yürümeye başladım. Telefonum çalmaya başlayınca kapattım şuan boş işlerle uğraşıcak halim yoktu. Ameliyathanenin önünde durdum. Boş gözlerle karşıya baktım.. Sevdiğim kadını benden alamazlardı! Ölsemde izin vermezdim buna..Sertçe nefesimi verip sırtımı duvara yaslayarak yere oturdum.. İrem hastaneye kaldırıldığında da böyle çaresizdim.Elimi saçımın arasına daldırıp sertçe nefesimi verdim. Ayak sesleri gelmeye başlayınca kafamı kaldırıp baktım. En önde kaan geliyordu arkasında dört kişi daha vardı. Kaan önümde durup bana baktı.
''İyimisin?'' Kafamı kaldırmadan evet dercesine kafa salladım. Kaan bana bakıp arkasındaki dört kişiye baktı. ''Timim..'' Kafamı kaldırdım. Ayaklarım beni taşımazken zorla ayağa kalktım. ''Ateş timi'' Dedi ilk önce dağınık sarı saçlı ela gözlü askeri gösterdi. ''Ateş Aksoy'' Sonra siyah saçli mavi gözlü adami gösterdi ''Kutay kaya'' Sonra hafif esmer tenli kahve gözlü adami gözterdi ''Kaya çakır'' Sonra çakırın yanında ki kızı gösterdi ‘’Bu timimizin keskin nişancısı ceylin Sert’’ Kız sarışın’dı gözleri kahve rengiydi. En son buz gibi yüzle duran nerdeyse 1.79 olan kizi gösterdi kizin saçları simsiyahtı akyazdı yani. Mavi gözleri vardı Gözlerim tekrar kaana döndü ''Buda ponçik asena boz'' Asena denen kız sertçe kaana baktı. Bunların arasında kesin bir şey vardı.
Onlar Ateş timiy’di
Yüzbaşı Kaan Boz
Üsteğmen Asena Boz
Astsubay çavuş Ateş Aksoy
Astsubay kıdemli üstçavuş Kutay Kara
Astsubay başçavuş Kaya Çakır
Keskin nişancı Ceylin Sert
''Komutanım saygısızlık olmasın ama hayvanlık yapmazmısınız?'' Kaan asenayı umursamadan göz kırptı.
''Tamam canım'' Asena sertçe ensesine vurunca kaan gülümsemişti. Noluyor lan? Sevgilimiydi bunlar? Neyse ne.. ''Adamı bulduk ama kimliğini açıklamıyor'' Boş gözlerle kaana baktım.
''Konuştur o zaman'' Kaan göz devirip duvara yaslandı. Kaanın mal bakışlarını umursamadan elimde ki kolyeye baktım. Ateş timinde ki herkes bir yere ayrılmıştı.
''Seviyorsun.'' Kaşlarımı çatıp ateşe baktım.
''Ne?''
''Cereni seviyorsun'' Kaan cebinden çıkardığı taşı ateşin kaşına attı kaanın cebinde neden taş vardı lan?. Şaka gibiydiler. ''Komutanım kaşım patladı''Kaan neden cebinde taş taşıyordu? Bu adam kesinlikle deliydi
''Bide yat yere çocuk gibi ağla'' Bunu diyen asenaydı. Lütfen bu asenayla ceren yan yana gelmesin lütfen. İkisi birlik olup beynimi ütülemesinler lütfen!
''Ayıptır ya..'' Kann cebinden bi taş daha çikarip firlattığında ateş son anda kaçmıştı. Bunlar malmıydı? Sorumu bu? Tabiiki de mallardı.
''Komutanım yapmayın sonra babam sizi dövmesin diye kendimi ortaya atıyorum'' Kaşlarımı çatıp asenaya baktım. Kaan bana dönüp kısa bir açıklama yaptı.
''Babası albay.. Çok sever beni'' Kafamı iki yana salladım.
''Geçen gün sizi direğe asıcaktı komutanım son anda asena komutanım kurtarmıstı''
''Kes sesnini kutay!''
''Emredersiniz''
Sinirle anlımı ovdum.. Cereni istiyordum.. Bana cerenimi getirin! Bu salaklarla uğraşmaktansa cerenle uğraşmayı seçerdim.
''Komutanım..'' Kaanla aynı anda Ateşe döndük
''Kes sesini!'' Kaanda benim kadar sinirliydi.. Sinir li değilde çaresizdi. Sertçe nefesimi verdim.
''Gidip birilerini öldüreyim bari.'' Kaan bana dönerken ne var dercesine kafamı salladım. Kaan sinirle güldü. Kapı açılınca hepimiz oraya döndük. Maşallah doktor otuz iki dişiyle gülüyordu. Ne yani bu kadar gülüncek ne var dı? Bazen bu insanların hayat enerjisini sorguluyordum.. Ben gülmem yani çok gülmem.. Aslında ben anormaldim onlar normali ama ben bunuu kabul etmiyordum yani.. Bi insanın bu kadar hayat enerjisi olamaz! Neyse kuzey konuya dön.. Konu kimdi? Tek bi kelimesiyle dünyaları yakıcağım cerendi..
Benim cerenim.. Benden ölümüne nefret eden cerenim.
''Ceren kurt birazdan normal odaya alınıcak'' Sertçe nefesimi verdim ceren.. İyiydi. Kafamı tekrar duvara yaslayıp sertçe nefesimi verdim. İyi ol ceren.. Gözlerimi tekrar açınca telefonuma mesaj gelmişti. Duvardan ayrılıp telefonumu cebimden çıkarıp ekrana bakınca kaşlarımı çattım.. Bu kim lan? Beni cerenle tehdit edebilecek göte sahip olan kimdi? Kafamı kaldırıp etrafıma baktım ama kimse yoktu. Telefonuma geri döndüm. Kaşlarım daha çok çatıldı.. Kimdi.. Kim cereni öldürmekle beni tehdit edebilirdi?
Bilimeyen numara; Karahan o canından çok sevdiğin cerene veda etme zamanın geldi.. Son nefeslerini alıyor.. Bence onun kokusunu son kez içine çek..
.........................
Ceren kurt
Gözlerimi zorla açtım. Boğazım kup kuruydu. Yüzümü buruşturarak doğruldum.. Canım yanıyormuydu? Evet peki bu umrumdamıydı? Hayır. Sertçe nefesimi verdim. Babam beni öldürmek istemişti.. Babamdı çok eminim. O mavi gözleri çenesindeki çukur.. Kesinlikle babamdı.. Ama babam yaşasaydı bana düşman olmazdı.Bunun aynısını ali içinde demiştim. Kapı açılınca kafamı kaldırdım. Kuzeyle göz göze geldik. Kuzeyin gözleri kızarmış saçları dağılmıştı. Kuzey kapıyı kapatıp yatağın yanına gelince sertçe nefesimi verdim.Kuzeyi ölmekten beter etmek istiyordum! Yatağa oturup kafasını gögsüme yaslayınce sertçe nefesimi verdim. Bana yaklaşmasını istemiyordum. Kuzey bana her dokunduğunda içim yanıyordu! Kuzeyi sertçe ittirdim. Kuzey doğrulup bana baktı.
''Çok korktum.'' Kaşlarımı çatıp kuzeye baktım.. Boş gözlerle kuzeye baktım. ''Beni bırakıp gideceksen yapma ceren ikinci kez bana ümit verip gitme..'' Tek kaşımı kaşdırıp gülümsedim.
‘’Ben sana asla ümit vermem kuzey!’’ Göz devirip saçımı geriye attım ‘’Boşa ümitlenme sonun ölüm olur’’ Kuzey ban abakarken konuyu değiştirmek istercesine ensesini kaşıdı.
''Kaan ve timini hiç sevmedim.'' İstemsizce gülümsedim büyük ihtimalle gece boyu birbirlerine sataşmışlardı.
‘’Seni affetmem için son nefesimi bekle ceren’’
''Sen beni affettiğinde bende son nefesimi vermiş olurum ceren..''
''Senin canını almadan ölmem ben'' Kuzey cevap vermedi. Kuzey bana sevgiyle yaklaşırken ben ölümle yaklaşıyordum.
‘’Cerenim..’’ Elimi kaldırıp saçlarını okşadım. Midem bulanıyordu. Kuzeye zorla yaklaşmak canımı yakıyordu. Ona bu sevgiyi veriyordum. Ama sonra elinde ki bu sevgiyi alıp yakıcaktım..Canını yakmak için yapıcaktım!
‘’Dinlemekteyim.’’
‘’Senin için herşeyi yaparım unutma.’’ Kaşlarımı çatıp kuzeye baktım kafası önüne düşmüştü. uyumuştu. Kuzeye deymemek için geri çekilmiştim ki kapı sert bir gürültüyle açılınca kuzeyle aynı anda doğrulduk. Asena kapının önünde bize bakarken gülümsedi. Hızla içeri girip kuzeyin kolundan tutup yataktan atmıştı. Benim aşkım asenam!
''Naber ceren?''
''İyiydir asenam da.. Sana ne oldu?'' Asena sertçe nefesini verdi. Hissediyorum.. Kaan malını şikayet edicekti..
''Şu gerizekalı kaanla konuş! Askeriye de babamın önünde benimle evlen diye bağırdı gerizekalı!'' Ağzım bi karış açıldı daha sonradan kahka atmaya başladım. kuzey sinirle asnaya bakıyordu. Asena bi kuzeye bir bana baktı ''Kuzey beni öldürcekmiş gibi bakıyor..''
''Uykusundan kaldırılmayı sevmez'' Asena sen nerden biliyorsun lan? Bakışını atınca kaşlarımı çattım. Hızla boğazımı temizledim. ‘’Bende sevmem yani.. Tahmin yürüttüm.’’ Asena inanmayan gözlerle bana baktı. Sinirle asenaya baktım.
''He..'' Asena yataktan kalkınca kuzey yatağa geri oturup kafasını gögsüme yasladı. Kuzeyi tekrar ittim kuzey hiç ikiletmeden doğruldu. ''Bu adam çok gerip sevme bunu''
‘’Zaten sevmiyorum asena malmısın?’’ Sonra sinsice gülümsedim''Sanki senin sevdiğin adam çok normal!''
''Ben kaanı sevmiyorum.’’ He he aynen dercesine elimi salladım. Yani sevmesede hissediyorum ki ilerde birbirlerinden ayrılmak istemiyceklerdi.. Yani.. Ben biliyorum ki iki aya kalmaz bunlar birbirine aşık olurlardı ama gururlarından söylemezlerdi. Kuzey uykulu gözlerle önüne bakarken kapı açıldı ve bilirmisiniz içeri kim girdi? Kaan.. Kaan bi bana bi asenaya baktı.
‘’Aşk bahçem bende seni seviyorum'' Birisi kaana güzelim demeyi öğretebilirmi? Sürekli şu mal mal iltifatları duymaktan gına gelmişti!
''İğrenyorum senden az olgun ol ya.''
''I love you cnm'' Asena yüzünü buruşturunca ben gülmeye başladım bunlar nasıl evlilerdi anlamıyordum! Yani anlaşmalı evlilerdi olayı kısaca açıklamam gerekirse.. Asena babasıyla düşman gibiler ve asenanın babası Albay umut asenayı ondan büyük bi adamla evlenmeye kalkınca asena kaan dan yardım istemişti ve kaanda yardım etmişti. Evlenmişlerdi ve yalandan aşk rolu oynuyorlardı yani kısacası bu evlilik sahte ve birbirlerini sevmiyorlar. Kuzeyle benim evliliğim gibi sahte.. Kuzey sinirle gözlerini açıp kapattı sonra kaana dönüp kaşlarını çattı.
''Siktir git!''
''Sinekmi vızıldadı?''
''Elimde kalırsın çık git!'' Kaan asenanin yanina gitti
''Karım nerdeyse bende ordayım bilader senin karında yok sen çık git.'' Asena istemeye istemeye kaanın elini tuttu. Gözlerim kuzeye dönünce kuzeyin asık yüzüne baktım.
''Kaan agzına F-16 sokmamı istemiyorsan asenayıda al git.'' Kaan asenanın elinden tutarak odadan çıkınca kuzeyde ayağa kalkmıştı.
''Bende gidiyim.'' Yuh ama! Daha demin kaanı kovmuştu şimdi kendisi gidiyordu!.. Kuzeyin kıymetlisiyken kıyameti olucaktım evet onun kıyameti olucaktım. Ya da kuzeyle birleşip herkesin kıyameti olucaktık. İkinci seçenek asla gerçekleşmiyecekti. Kuzeyi öldürmek istiyordum. Boş gözlerle kuzeye baktım.
’’Gidecektiysen kaanla asenayı neden gönderdin?’’ Dediğimde kuzey omuz silkti. Sinirle nefesimi verdim.. ‘’Bende çıkış işlemlerini hallederim’’ Yani beni tanıyan bilir ki bir gün bile hastanede yatmam. Yatıramazlar!
‘’Gerek yok oktay halletti. Sen eve git dinlen.’’ Boş gözlerle kuzeye baktım. İstediğini yapsın kalbim sonsuza kadar kuzeye kapalı olucaktı! Ben düşüncelerimle boğulurken kuzey yavaşca geri çekilip odadan çıktı. Sertçe nefesimi verip elimi anlıma götürüp anlımı ovuşturdum. Kafamı tekrar kaldırdığımda iç çektim. Bu işin sonu boka gidiyor ceren..
Kapıya bakarken yataktan kalkıp hızlıca trençkotumu giydim çantamıdaçantamı da askılıktan alıp omzuma astım ve odadan çıktım. Amelyahat olduktan bir gün sonra kaçıyordum oh miss.. Şükür olsun ki kimse yoktu hızlı adımlarla yürümeye başladım. Tam lavabonun ordan dönüceğim sırada bi el sertçe bileğimden tutup çekince kaşlarım çatıldı. Noluyor lan? Sırtım soğuk duvara çarpınca karnımdan beynime gelen acıyla yüzümü buruşturdum. Gözlerimi açıp karşımda ki kişiye baktım. İşte o an nefes almayı bırakmıştım. Babam. Karşımda ki kişi babamdı. Şüpem yoktu benzetmiyordum oydu! Hızlı hızlı nefes aldığım için gögsüm can çekişiyormuşcasına hareket ediyordu. Kahve gözlerim babamın deniz rengi gözleriyle buluşunca nefesim kesildi. Bir zamanlar canlanıp yanıma gelsin diye yalvardığım babam şimdi karşımday dı..Babam kafasını sağa eyip beni süzdü.
‘’Kocaman olmuşsun..’’ Sinirle bileğimi çekmeye çalıştım ama babam sertçe sırtımı duvara yasladı. Karnımdan akan kanı hissediyordum. Yüzümü buruşturdum. Yaram acımıyordu.. Ama kalbim çok acıyordu.. Acaba ben kuzeye sırtımı döndüğümde onunda kalbi böyle acımış mıydı? ‘’Kulağını aç beni iyi dinle.’’ Bileğimi tekrar çekmeye çalışınca babam daha sert tuttu ‘’Seni öldüreceğim ve kuzeyde bu ölümden seni kurtaramıyacak.’’ Babam o iğrenç gülüşüyle geri adım atıp kapşonunu taktı ve lavabodan çıkıp gitti. Kendine gel ceren kendine.. Nefes alamıyorum! Hızla lavabonun kenarına tutunup tırnaklarımı boğazıma geçirdim. Babam yaşıyordu. Benim çocukluk haylim gerçekleşmişti ama. Babam bana sevgiyle sarılmak yerine ölümle tehdit etmişti Kafamı eyince trençkotumun ön tarafının komple kan olduğunu gördüm. Harika! Zorla yerden çantamı alıp telefonumu çantamdan çıkarıp titreyen ellerimle telefonun ekranını açtım. Ekran kanla dolarken sertçe dizlerimin üstüne düştüm. Hay ben böyle işe.. Dişlerimi sıkarak muratı aradım ama açmadı. Çünkü içine sıçtığımın telefonu çekmiyordu. Zorla ayağa kalkıp kapıya doğru sürükledim kendimi. Kapıyı açmaya çalıştım ama kilitliydi kafamı kapının yanındaki duvara yaslayıp yere oturdum Gerçekten hayatım bok gibiydi. Yüzümü buruşturup telefonu tekrar elime aldım ama gözlerimin önünde minik minik siyah noktalar belirmeye başladı. Beynimin içi uyuşurken yüzümü buruşturdum. Canım yanıyordu.. Eskiden olsa babamın adını sayıklardım ama şimdi.. Ağzımdan sert bi nefes döküldü. Yüzümü buruşturdum. Ölmek istiyorum. Gözümden yaşlar akmaya başlayınca hıçkırdım. Ölmek istiyorum! Allahım alcanımı..Nolur. Ben çok yoruldum gerçekten. Tek sığnağım olan babam bile beni bırakıp gitti.. Allahım..Ben çok yoruldum! İnsanlara yetememekten çok yoruldum.. Allahım al canımı.. Gözlerim kapanırken elim yere düştü ve en son duyduğum ses oldu.. Sonrası karanlıktı.. Zifiri karanlık..
Bugün benim doğum günümdü! Annem mutfakta pasta yaparken ben bahçe de oyun oynuyordum. Halam ve oğlu kerem abi bize geliceklerdi. Kerem abiyi çok seviyorum yanı.. Kerem abi askerdi ve ona özeniyordum. Onu anlatamıyacağım kadar çok seviyordum. Geçen sene doğum günümde babannem ölmüştü yani babamın dediğine göre derin bi uykudaydı. Ben anlamyordum babam küçük olduğumu söyleyip bunları düşünmemem gerektiğini söylemişti. Ben kocaman kız olucaktım! Altı yaşıma girecektim ben! Babam hala gelmemişti. Neyse.. Bebeklerimle oynarken malikanenin içinden tabak kırılma sesi geldi. Sonra annemin haykırışı.. Bebeğim elimden düşünce hızla ayağa kalkıp malikaneye koştum. Sertçe yere düştüğümde ağlamaya başladım evuç içlerim soyulmuştu ama bu umrumda bile değildi. Tekrar ayağa kalkıp malikaneye girdim ve koşarak mutfağa girdim. Yerde annemin sabahtan beri uğraştığı pasta duruyordu annem yere oturmuş bağırarak ağlıyordu..Annem kafasını kaldırıp bana baktı.
‘’Nefret ediyorum senden!’’ Annem bağırınca korkuyla daha çok ağlamaya başladım. Annem beni sevmiyordu ama neden bana kızmıştı anlamadım.. ‘’Senin doğduğun gün bizim ölüm günümüz oldu’’ Ağzımı açtım ama sesim çıkmadı annemin dediği şeyler beynimin içinde dönüp duruyordu.. Annem elindeki bardağı bana fırlatınca bardak sertçe omzuma çarpıp kırıldı ve sağ koluma birden fazla cam battı.. Kanlar omzumdan aşağı akarken yeri boyuyordu. İğrenerek yerdeki kana baktım. Sonra kolumun ağrısıyla ağladım. ‘’Seni keşke hiç doğurmasaydım!’’ Ellerim titrerken anneme baktım. ‘’Allah belanı vesin!’’ Annemin haykırışı kulaklarımı dolduruken babam koşarak mutafağa girdi ve aynı hızda annemin yanına gitti. ‘’ Geberip git öl Allah senin canını alsın!’’ Gözlerim anneme takılı kalmıştı. ‘’Allah senin canını alsın!’’ Annemin haykırışı kulağımı yakarken geri adım attım.
‘’Kendine gel!’’ Annem sertçe babamı itti. Ve bana döndü. Annemin ayağa kalkıp saçlarıma yapışması bir olmuştu. Annem tezgahın üstündeki bıçakla sertçe saçımı kesince babamın yüzü bembeyaz kesilmişti. Annemi sertçe ittirip ‘’Manyak kadın!’’ Diye kükredi. Gözlerim yerdeki saçlarıma kayınca sustum.. Babam hızla önümde diz çöktü. Zorla kafamı kaldırıp babama baktım.
‘’Baba..’’ Babam hızla yanaklarımı tuttu.
‘’Gül yüzlüm ağlama’’
‘’Ama canım yanıyor baba..’’ Elimi gögsüme götürdüm ‘’Kalbim acıyor.’’ Babam hızla anlımı öptü.
‘’Kemal abin uyuduğu için annen üzüldü cerenim.’’ Babama bakarken daha çok ağladım.
‘’Ben... Ben lanetmiyim baba.’’ Babam yüzünü buruşturup yüzümü avuçlarının içine aldı.
‘’Bir daha öyle konuşma kızım..’’ Yanağımı okşamaya devam etti.
‘’Bir gün sende beni bırakıp gidermisin baba?’’ Babam hızla kafasını salladı.
‘’Gitmem güzelim. Gitsem bile geri dönerim!’’ Babama bakarken kolumun acısını unutmuştum.
‘’Geri döndüğünde bana sarılırmısın yoksa beni sevmezmisin?’’
‘’Seni ölene kadar seviceğim cerenim. Yanına geldiğimde de seviceğim.’’ Babam yanağımı okşarken derin bir iç çekti ‘’Eğer ki olurda seni sevmezsem o adam ben değilimdir ceren.’’ Babam iki gözümüde öpüp burukça gülümsedi. ‘’Ben senin o kömür gözlerini ağlatmaya kıyamam..’’ Babam ayağa kalkıp elimi tutup yürümeye başladığında bende babamın peşinden gittim.. Benim doğduğum gün birisinin ölüm günü olmuştu.. Lanetli ceren.. Kurt ailesinin laneti.. Doğduğu gün insanları öldüren ceren..
Gözlerimi açınca yüzümü buruşturdum. Kafamı hafifce çevirince yine yere oturmuş kafasını yatağıma yaslayarak uyuyan kuzeyle karşılaştım. Bu bok suratlı neden yanımdaydı? Neyse. Yavaşça doğruldum. Kuzeyi uyandırmamaya dikkat ederek komidinin üstünden telefonumu aldım. Ekranı açınca yüzüm düştü. 05.04.2026.. Doğum günüm bence o rüyayı bu yüzden görmüştüm. Başım felaket şekilde ağrıyordu ve ter içindeydim.. Kulaklarımda annemin haykırışları vardı. Kafamı iki yana sallayıp kendime gelmeye çalıştım. Sen lanetlisin ceren.. Senin doğduğun gün sevdiklerinin ölüm günü. Sertçe nefesim verdim yavaşca yataktan kalktım. Yatağımdaki yastığı alıp yavaşça kuzeyin kafasını kadırıp yastığı kuzeyin kafasının altına koyup üstünede kendi yorganımı örttüm. Normalde bunu asla yapmazdım ama hastalanıp benim evimde kalmasını istemiyordum. Rizede benim evimdeydik. Babam burayı bulamazdı yani ben öyle ümit ediyordum. Zaten bulsa da kuzeyin adamları onu tutardı. Neyse.. Dolabım dan siyah omuzdan düşük kazak aldım altıma da bol siyah pantolon alıp odadan sesizce çıktım. Gerçekten nefes alcak halim bile yoktu. Yüzümü bururşturarak tovalete girip üstümü çıkarttım Aynada kendi yansıma ma bakarken içim yandı. Ne oldu ceren? Yıkılmıştım gerçekten.. Yıkılmıştım. Kafamı iki yana sallayıp duşa girip ılık suyu açtım. Kafamı duvara yasladım. Rizede olduğumuz için dışardan nenelerin ve çocukların sesleri geliyordu. Burda herkes erkenden kalkar işlerini halleder di.. Dışarıyı boşver ceren.. Herkesi boşver. Sen nasılsın ceren? Bok gibiyim.. İnsan herkesten kazık yerdi ama yıllardır mezarında ağladığı babasından kazık yiyince daha kötü oluyordu. Babam ölüyken bi anda canlanmıştı. Keşke gözlerimi açsam ve birisi bu yaşadıklarımın hepsinin kabus olduğunu söyleseydi.. Hızla duşumu alıp çıktım saçlarımı havluya sardım daha sonra kıyafetlerimi giydim. Aynada ruhtan farkıs halime bakarken saçıma sardığım havluyu çıkarıp saçımı elimde ki havluyla kurulamaya başladım. Kapıyı açıp sakin sakin yürüyordum. Ev sakin sesizdi en sevdiğim. Koridorda durunca sertçe kuzeye çarpıp geriye doğru sendelenince kuzey hemen kolunu belim sarıp gülümsedi. Yapma be adam..
‘’Günaydın!’’
‘’Telde ki güvercin yalıda ki çapkın kaldırımda baygın.. Sanada günaydın!’’ Kuzey mal gibi yüzüme bakmaya başlayınca güldüm. Sonra sertçe kuzeyi ittim ‘’Bana yaklaşma’’ Kuzeyin yüzü düşerken arkama dönüp mutfağa girdim. Mutfağım küçüktü. Beyaz siyah renklerindeydi. Dolabi açıp kupamı aldım ve su doldurup içmeye başladım. Kuzey hala korideordaydı. Kapı çalınca elimde ki kupayı masaya koydum. Koridora çıktığımda kuzeyle göz göze geldik.
‘’Ben bakarım ceren’’ Elimi kaldırıp kuzeyi durdurdum. Aparmandan biri olabilirdi. Kuzeyi görüp yıllarca dedikodumu yapmalarını istemiyorum! Neyse. Kapıya doğru yürürken nedense içim sıkışıyordu. Kapıyı açmamla asenanın dizlerinin üstüne düşmesi bir olmuştu. Gözlerim kocaman açılırken asena diz çöküp bana elindeki çiçeği uzattı.
‘’Günaydın güzellik’’ Gülmeye başladığımda asena ayağa kalkıp belimden tutup beni kendine çekince cilveyle asenaya baktım. ‘’Senin kehribar gözlerine kurban!’’ İkimizde deli gibi gülmeye başladığımızda şaşkın gözlerle bize bakan kaanı umursamadım.
‘’Ulan.. Asena sen bana böyle sarılmıyon be.’’ Asena göz devirirken kolumu asenanın beline doladım.
‘’Kıskanç köpek!’’ Asena gülerek eve girerken kaan yanıma gelip hafifce kolumu tutup baştan aşağı bir şeyim varmı diye baktı.
‘’Ceren iyimisin?’’ Bilmem. İyi miyim? Sevdiğim adam beni öldürmeye çalıştı. Babam yıllar sonra karşıma çıkıp beni tehdit etti. Kız kardeşim öldü. Hayır kesinlikle iyi değildim! Bok gibiydim. Şuan iyi değilim diye bağırıp çağırmak istiyorum ama yapamıyorum.. Hafifce gülümsedim.
‘’İyiyim kaan’’ Kaan inanmayan gözlerle bana bakınca gülümseme mi sürdürdüm.
‘’Peki. Kötü hissedersen karşı dairendeyim!’’ Gülerek kafamı iki yana salladım kaan eve girince ben sesizce evden çıkıp kapıyı kapattım. Kimseye bir şey demedim. Zaten dememe de gerek yoktu yani dışarı çıkarken insanlara haber vermek zorunda değildim. Yani değilim dimi? İlaydamı özlediğim için onun mezarına gidicektim. Yani bir şey olmazdı sadece ilaydamı görücektim sonra eve dönüp yemek yerim diye düşünüyorum. Aklıma bugünün tarihi gelince omuzlarım düştü. Bugün doğum günüm dü belki mezarlıkta olursam insanlar benim yüzümden ölmez. Aslında bu düşüncenin ne kadar yanlış olduğunu bilsemde.. Küçük ceren bu teoriye çoktan inanmıştı.Annem yüzünden doğdugum günden korkuyordum. Benim bir ailem yoktu. Eskiden en azından babam var diyordum şimdi.. O da yok. Babamın mezarı rizede anne babasının yanındaydı ve ilaydayı da babamın yanına gömmüştük. Keşke ilaydamda bi anda karşıma çıkıp ben aslında ölmedim abla! Dese.. Sertçe nefesimi verip ellerimi cebime soktum.
‘’Cerenim!’’ Bu sesin sahibi çocukken bana hem anne hem de baba olan nebiye nenenin sesiydi. Arkama dönünce elinde süt kovalarıyla gelen sevda ve nebiye nineye baktım. Sevda nebiye ninenin kızıydı tabi sevda ablanın selma diye ablası da vardı. Çok kalabalık bir aileydiler aynı zamanda akrabaları da baya kalabalıktı. Hızla yürüyüp nebye ninenin elinden süt kovalarını aldım. ‘’Kızım sen yorulma ben taşırım’’
‘’Ayıp ettin nebiye ninem! Ben yorulmam.’’ Kaşlarımı çatıp nebiye nineye baktım ‘’Hele de bakıyım doktor sana dinlen demedi mi?’’ Sevda abla kıkırdamaya başlayıncabende güldüm.
‘’Neydek kızum? Köy yerundayuz çaluşmamız lazum!’’ Gülerek kafamı iki yana salladım.
‘’Senin çalışma anlayışın gün içinde hiç boş kalmamak!’’ Nebiye hala bastonuyla koluma vurunca daha çok güldüm.
‘’Yürü hele bizum eve gidelum’’ Nebiye nine önden giderken sevda ablayla ben arkasından yürümeye başladık. Sevda ablayı seviyorum çok tatlı bir insandı. Sevda abla omzunu hafifce omzuma vurunca ona döndüm.
‘’Kız geçen duydum hastaneye kaldurulmuşsun!’’ Rizede dedikoduların dağılma dakikası yemeğin yere düştükten sonra olan 3 dakika kuralı kadardı!
‘’Sonra anlatırım şimdi nebiye nine korkmasın’’
‘’İyisin dimi?’’ Hafifce başımı salladım.
‘’İyiyim.’’ Aynen çok iyyim! Sertçe nefesimi verdim. Keşke insanlar yüzüme bakıp nasıl olduğumu anlayabilse. Şu hayatta en çok istediğim şey birinin yüzüme bakıp ne hssettiğimi anlamasıydı. İç çektiğimde sevda abla göz ucuyla bana baktı. Nebiye ablanın evi pek uzak olmadığı için hemen gelmiştik. Bu evi nebiye abla eşi ziya dedyle beraber yapmışlardı. Diğer everden farklı tek katlı 4+1 evdi. Kocaman bahcesi çiçek doluydu. Neyse.. Süt kovalarını yere bırakıp nebiye ninenin elini öptüm. ‘’Nine ben gidiyim. İlaydam beni bekler’’ Nebiye nine elini kaldırıp saçımı okşadıktan sonra yanağımı öptü.
‘’Dikkat et kızum. ‘’ Gülümsiyerek geri çekilip sevda ablaya da sarılıp bahçe den çıktım. Yokuş aşağı yürürken yüzüme vuran soğuk hava yüzünden hırkamın kapşonunu takıp fermuarımı ağızıma kadar çektim. Ellerimi cebime sokarak vicudumu ısıtmaya çalıştım. Rize gerçekten çok soğuktu.. Mezarlığın yakınlarında çiçek satan emin abiyi görünce yanına gittim.
‘’Emin abi bana ordan bi gül buketi verirmisin?’’
‘’Hemen veriyrum uşagum’’ Emin abi buket hazırlarken bende parayı çıkardım. Emin abi elime kan kırmızısı gülleri verince gülümsedim. Kırmızı gül ölüm demek. Parayı emin abiye verip gülümsedim.
‘’Kolay gelsin abi!’’
‘’Sağ olasın uşagum!’’ Arkamı dönüp mezarlığa girdim.
Gözlerimi kapatıp sertçe nefesimi verdim. Kafamı kaldırıp gökyüzüne baktım. Keşke ölseydim.. Düşüncelerimin arasında savaşırken ezbere bildiğim yolu yürümeye devam ettim. En sonunda dört mezarın önüne gelince durdum.. Gözlerim tek tek tüm mezarların üstünde gezdi.
Sarı Kurt
Ümit Kurt
Kenan Kurt
İlayda kurt
Gözlerim dolarken ilaydamın yanına gidip yere oturdum. Gülü ilaydanın toprağının üstüne koyup mezar taşını okşadım. Kalbim çok acıyordu.. ‘’İlaydam..’’ Mezar taşını öpüp anlımımezar taşına yasladım ‘’Ala gözlüm..’’ Burnumu çekip toprağı okşamaya başladım. ‘’Çok özledim seni.’’ Toprağı parmaklarımın arasına sıkıştırıp zorla hıçkırıklarımı bastırdım. ‘’Keşke seni daha önce tanısaydım.’’ Hıçkırıklarım çoğalırken kafamı eydim ‘’Bugün doğum günüm ilayda.. Benim doğduğum insanların öldüğü gün. Kafamı kaldırdım ‘’Biliyormusun ilayda annem bana hep ‘Sen doğduğunda insanlar öldü lanetlisin sen!’ Derdi.’’ Karşımda ilayda varmış gibi gülümsedim. ‘’Korkuyorum ilaydam. Yine birisi ölür diye korkuyorum!’’ Gözümden akan yaşları elimin tersiyle silerken boynuma batan şeyle yüzümü buruşturdum. Elimi boynuma götürünce gözlerim büyüdü. Siktir! Boynuma saplanan iğneyi unutup arkama dönünce oğuzla göz göze geldik. Yüzünde yine o boktan gülüşü vardı. Gözlerim kararırken Parmaklarım uyuşmaya başlamıştı kafamı sertçe mezar taşına vurduğumda oğuz gülerek beni kucağına almıştı. Aliye bir şeyler diyordu ama ben duymuyordum. Gözlerim kapanırken anlımdan aşağı akan kanı hissettim. Elim kucağımdan aşağı düşünce tüm sesler uzaklaştı..
Ben gözlerimi kapattım tüm dünya sustu. Dünya sustu arkamdan sevdiklerim ağladı.. Belki bu sefer ölüm sırası bendedir..
Bölüm etkileşimi
