ANKA KUŞU küllerinden doğan kitap kapağı

11. bölüm / 13

AYRILIK

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: AYRILIK

11.BÖLÜM
Ayrılık

Kuzey KARAHAN
Gece boyu uyumamış dosyaları incelemiştim. Sabah İlaydanın cenazesinde bile en az beş dakika durabilmiştim.Malikaneye geldiğimden beri araştırma yapıyordum. Ama hiçbir şey bulamıyordum. Gözlerim koltukta uyuyan cerene kaydı kalbim ceren yapmaz desede beynim yapar diye haykırıyordu. Deliler gibi seviyordum cereni.. Umarım bilgilermi paylaşan o değildir.. Kalbimi ortadan ikiye ayırmasını istemezdim.. Belkide bölücekti. Ceren dün gece bana sarılıp saatlerce ağlamıştı. Gerçekten kimse göründüğü gibi değildi. Perdeden içeri vuran ışıkla ceren mırıldanarak gözlerini açtı. Kafamı çevirip cerene baktığımda saf gibi bana bakıyordu. Aslında mal gibi bakıyordu derdim. Eğerki düşmanım olsaydı ama düşmanım değil sevdiğim kadındı. Acaba cerende beni seviyormuydu? Ceren hızla yattığı koltuktan kalkınca dengesini kaybedip yere düştü. Şaşkın saşkın cerene baktım. Demek her sabah odasından bu yüzden ses geliyordu. Ceren hızla ayağa kalkıp saçlarını geri atıp bana baktı.
''Gece beni burayamı getirdin köpek!'' Ceren elindeki yastığı alıp bana fırlatınca kafamı eydim. Ceren sinirle bana bakarken dudağımın kenarı kıvrıldı.
''Çok naziksin'' Ceren bana bakıp saçını geriye atarak gururla gülümsedi.
''Çok teşekkürler canım'' İkinci bir şokla cerene baktım ceren bana teşekkürmü etmişti?
''Teşekkür mü edersin?''
''Etmem kuzey. Sana son nefeimde bile teşekkür etmem.'' Yüzümde ki tüm mutluluk silinirken Ceren koltuktan çantasını aldı. ''Sen teşekkürü hak edicek bir adam değilsin.'' Dedi ve kalbimi söktü. Ceren odadan çıkarken arkasından baktım. Sabah sabah dişil enerjisi yüksekti.. Ceren adanalıydı yani ne beklerdim ki? Neyse.. Yüzümü buruşturup ensemi ovalarken bilgiseyarımı açıp yüzümü okuttum. Bilgiseyarın açılmasıyla oktay odaya girdi. Ağızını elli metre açıp esneyerek masanın önündeki tekli koltuklardan birisine oturdu. Çatık kaşlarla oktaya baktım.
''Oktay şizofrenmisin? Yoksa şizofren numarası mı yapıyorsun?'' Oktay telefonunu kapatıp arkasına yaslanıp bana baktı.
''Çı..'' Kaşlarım daha çok çatıldı. Bu benle dalgamı geçiyordu lan! ''İkiside değilim yeni uyandım da..'' Tek kaşımı kaldırıp oktaya baktım. Tam olarak iki tane oktay görmem normalmiy di? ''Sen uyumadınmı lan! Habeş maymununa benziyorsun'' Oktay kahkaha ata ata gülerken sesi eski yıllardan kalma düğün videoları gibi geliyordu. Çok geriden.. Yüzüme sertçe tokat attığımda oktay susmuştu. ''Malmısın neden kendine vuruyorsun!'' Sinirle kafamı kaldırıp oktaya baktım.
''Oğlum ben otuz dört saat eli dokuz dakikadır uyumuyorum!'' Kafamı iki yana sallayıp ayağa kalktım ''Ben duşa gireceğim sen aşağı in.'' Oktay delirmişim gibi bana bakıyordu. Oktayın mal bakışlarını umursamadan çalışma odasından çıktım.
''Yok lan delirdi bu adam..'' Diyen oktayı umursamadan odama girdim. Odama girdiğim gibi lavaboya girip üstüme yapışmış gömleği çıkardım. Suyu açıp direkt altına girdim. Sular omuzlarımdan aşağı akarken içim yanıyordu.. Halbu ki su buz gibiydi. Benim içim yanıyordu. Ceren yapmış olabilir düşüncesi beni deli ediyordu. Ya gerçekten ceren yaptıysa. Ne yapabilirdim. Hiç bir şey. Kıyamazdım. Sertçe kafamı salladım. Cereni ne kadar sevsemde benim tüm özelimi yaymıştı ve ben bunu affedemezdim. Sertçe nefesimi verdim. Ceren ateşti bende onun ateşini yakan kibrit. Ya da o hayata tutunmaya çalışan bir ankayken ben onu öldüren insandım. Neden bilmiyorum ama bence hep öldüren kişi bendim ve ölen kişi oydu. Ölmek isteyen bendim ama her seferinde ceren ölüyordu. Ben siyahken o beyazdı.. Aynı ying ve yang gibiydik. Birbirini tamamlayan iki kutup. Belki de birbirimiz için yaratılmıştık ama ceren intikam aşkıyla herşiyakıp yıkıyordu. Ya ceren yaydıysa dosyaları.. O zaman ne yapardım ben? Hangi kıyıya atardım kendimi? Evet reşat babam deşil. O yüzden beni çoğu kez öldürmeye çalışmıştı. Elimi ğöğsümün üstündeki bıçak yarasına götürünce nefesim yavaşladı. Babam kim di bilmiyorum. Ama çok merak ettiğim bir şey var.. Babam yaşasaydı acaba beni severmiydi? Yoksa reşat gibi öldürürmüydü? Ben ne kadar yaşasamda ruhum ölü benim. Suyun soğukluğunu iliklerime kadar hissedince duştan çıktım. Havluya sarıldıktan sonra başka bir havlu alarak saçlarımı kurulayarak lavabodan çıkıp odama girdim. Büyük dolabım açıp mal mal beklemeye başladım. Elimi uzatıp cerenin bordo ruju gibi olan bordo gömleğimi alıp tek hamlede giyip altıma bol siyah kumaş pantolon giydim. havluyudüzgünce katlayıp yatağa koydum. Dağınıklıktan nefret kusardım ve bilirmisiniz ki ceren dağınık olmaya bayılırdı! sertçe nefesimi verip saçımı hafif nemli bırakarak siyah ceketimi giyip odamdan çıktım. Merdivenlerden inerken cerenle göz göze geldik. Yok artık.. Aynı giyinmiştik yani.. Ceren üstüne dar bordo bir gömlek giymiş altına ise bol siyah kot pantalon. Ve ayağından asla çıkarmadığı her rengi olan Lucia Nori Boots vardı. Topuklu ayakkabı giyince boyu biraz uzuyordu. Dediğim gibi ya her zaman bu botları giyiyordu ya da normal topuklu ayakkabı. Bu gün ayağında ki botlar gömleğiyle aynı renkti bordo. Şu dünyada ordo rengini en çok cerene yakıştırıyordum! Bir iki dakika bakıştık ama ceren bunu bir sorun olarak görmeyip bana doğru yürümeye başladı.Tak.. Ve yine Tak. O güzel topuklu botlarının çıkardığı ses beni benden alıyordu.
Ceren tam önüme gelince bana baktı. '' Davetmi bekliyorsun ?'' Bir kaç gözlerimi kırpıştırıp cerene baktım. Neden bu kadar güzeldi? ''Cerenden kuzeye! Duyuyormusun!'' Gözlerimi kırpıştırıp cerenin elini tutup yürümeye başladım. Ceren Arkamdan geliyordu. ''Her zaman yanımda olurmusun?'' Kaşlarımı çatıp omzumun üstünden cerene baktım.
''Yanında olmam ceren.'' Cerenin yüzü gerilince kafamı önüme çevirdim. ''Her zaman bir adım önünde olurum. sana gelen kurşunlara kalkan olmak için. Seni eceli düşmanlarımızdan korumak için hep önünde dururum.'' Ceren elimi daha çok sıkınca durup cerene döndüm.
''Ya bir gün beni bırakıp gidersen?''
''Gitmem ceren..'' Ceren boy farkımızdan dolayı kafasını kaldırıp bana bakınca o kehribar gözlerine bir iç çektim.. ''Gitsemde gölgen gibi arkanda olurum.'' Ceren bana bakarken ne oldu bilmiyorum ama gözlerinin içi titremişti.''Tabii sen beni sırtımdan bıçaklamazsan.'' Ceren kafasını eyince önüme döndüm ''Hadi sofra da bizi bekliyorlar.'' Ceren başını salladığıda tekrar elini tuttum. Merdivenlerden inip koridorda yürümeye başladık. Dediğim gibi cerenin bir adım önündeydim. Ama o arkamdan sırtımı bıçaklarmıydı.. Bilemiyorum. Yemek odasına girince iremi göremedim. Okuldaydı büyük ihtimalle. Önden yürüyüp cerenin sandalyesini çektiğimde ceren gülümsiyerek oturup annemle reşata döndü.
''Bir günaydın demek yokmu? Maşşallah nur akıyor yüzünüzden!'' Sertçe nefesimi verip cerenin yanındaki sandalyeyi çekip oturdum. Yani ceren benim sağımda kalıyordu. Annem cereni süzerken ceren annemi umursamadan suyunu içerken tabağına bir şeyler koyuyordu.
''Ceren senin kardeşin öleli bir gün oldu! Bu ne mutluluk''' Cerenin eli havada kalınca içimi yakıp yıkan o gülüşünü attı. Çatalını tabağının yanına bırakıp dirseklerini masaya yaslayıp ellerini cenesinin altına koup anneme döndü.
''Sizinde sevdiğiniz adam kocanız tarafından öldürüldü ama siz bir gün sonradan hayatınıza devam ettiniz. Ben size karışıyormuyum leyla hanım.'' Hanım kısmını bilerek bastırarak söylemişti. Kaşlarım çatık şekilde cerene bakarken babam cay bardağını sertçe masaya bırakıp bana döndü.
''Şu karına söyle ağzını toplasın yoksa ben toplamasını bilirim'' Tam konuşucağım zaman ceren lafa atladı. Sabır! Bu kızın Adana damarı çok ağırdı. Adana damarını boş verin en çok inat vardı. Yok yani bir insanın vicudunun yüzde doksan dokuz nokta dokuzu inat olabilirmiydi?
''Lütfen ağızımı toplayın ya.. Gerçekten bana dokunabiliceğinizi düşünmeniz acı verici.''
''Ceren haddini bil!'' Ceren soğuk bir kahkaha atıp anneme döndü
''Bunu bana diyebilecek son kişisin'' Ceren gülümsiyerek masada ki peçeteyi alıp ellerini sildi.
''Demir öldürürüm ben bu kadını!'' Sinirle reşata döndüm.
''Babamı öldürdüğünüz gibimi öldürürsünüz? Oysa ben daha dikkat çekici bir ölüm isterim!'' Masanın altından elimi cerenin bacağının üstüne koyup hafifce sıkınca ceren sustu. Sinirle babam olacak ama babam olmayan reşata döndüm.
''Karım nerde nasıl konuştuğunu biliyor ama sen bilmiyorsun!'' Sertçe nefesimi verip anlımı ovuşturdum. ''Ceren ne derse desin ne yaparsa yapsın ona elini dahi süremezsin!'' Kafamı kaldırıp cerene baktım. Tam konuşucağım zaman o soğuk parmaklarını dudağımın üstüne koydu.
''Baban olacak ama baban olmayan reşat benimle düzgün konuşursa ben gayet edepli biriyim kocam'' Parmaklarını çekince zorla yutkundum farkında değildi ama tek bir dokunuşu bile öldürüyordu beni! ceren sandalyesini geri itip ayağa kalktı. ''Tüm lokmaları haram ettiğiniz için teşekkürler. Neyse bir daha ne kardeşim ne de benim hakkımda konuşmayın yemin ederimki gözünüzün yaşına bakmam yakarım hepinizi!'' Ceren arkasını dönüp yürümeye başladığında sertçe nefesimi verdim. Babam tam bir şey diyiceği zaman elimi kaldırıp susturdum.
''Karım hakkında konuşma. Cerenin adı senin ağızına layık değil.'' Sandalyemi geriye itip yemek odasından çıktım. Allahtan tek dileğim vardı. Ya da iki.. Birincisi sabır ikincisi cerenin beni sırtımdan bıçaklamaması.. Bana bu kadar ümit verip sonrada sırtımdaki bıçakla bırakıp gitmesini istemiyordum.. Ceren beni sırtımdan bıçaklarsa ilerleyen zamanlarda bende sırtımdaki bıçakları çıkarıp cerenin kalbine saplardım. Ve bunu yapmak istemiyorum..
İlk defa korkuyordum.. Cerenin intikamla kaplanmış kalbi ve gözlerinden korkuyordum.. Yani kısacası ceren ve onun kıyametinden korkuyordum.
............................
Ceren KARAHAN
Odama çıkınca kapıyı arkamdan kapattım. Sırtımı soğuk kapıya yaslayıp derin bir iç çektim.. Canım yanıyordu.. Kuzeyin gözündeki aşkı gördükçe kalbim sızlıyordu.. Kuzey ona ihanet ettiğimi öğrenince ne yapardı acaba? zorla yürüyerek yatağıma oturdum komidinin üstündeki bilgiseyarı aldım asminle heleni görüntülü olarak arayıp yatağa yüz üstü yattım. bilgiseyarı kendime göre ayarlayıp koydum. Ayaklarımı sallandırırken asminle helenin aramayı cevaplamalarını bekledim. Helen fransaday'dı asmin izinli olduğu için evindeydi. Yani ben öyle biliyordum. Asmin aramamı cevaplayınca gülümsedim. Sonra ekrana helen geldi.
''Bonjour efendim'' Gülerek kafamı iki yana salladım.
''Sanada merhaba helen''
''Kızım TDK'yi sırtından bıçaklama sen türksün!'' Evet bunu diyen bendim. Türk kanım fazlaydı..
''Başladı bizim mesai'' Asminin dediği şeyle helen kendini yana atıp bayılma numarası yaptı.
''Bonjour dediğim için hain oldum ölücem!'' Gülerek saçımı geri attım.
''Bide bayıl istiyorsan feriha!'' Asminle aynı anda kahkahayı bastığıızda helen benim dediğim sözü umursamamıştı.
''Neyse ne ya'' Göz devirip helene baktım. ''Sen de bakayım kuzeycikle aranız nasıl?'' Ağızım açık kalırken Asmin gülmeye devam ederken bi eliye gözünden akan yaşı siliyor bir eliyle karnını tutuyordu.
''Helen bak oraya gelirsem ağızını yırtarım senin!''
''Demekki Ceren bugün tersinden kalkmış..'' Kaşlarımı çatıp asmine baktım sonra sinirle helene baktım.
''Valla kaşınıyorsunuz!''
''Evet kaşınıyoruz gelde kaşı!'' Abi bunların ekran süresi kaç yıldı? Anlımı ovuştururken yatakta oturup sırtımı yaağımın başlığına yaslayıp bilgiseyarı dizlerimin üstüne koydum.
''Sinirlerim bozuk. Leyla cadısı yüzüme baka baka ilaydamın ölümünü hatırlattı'' Sinirle saçımı geri attım. ''Ben ne kadar toparlanmaya çalışsam ağızıma sıçıyorlar malesef.'' Helen makyajını yaparken bana döndü.
''O çok konuşmasın bak bir haftaya türkiye ye dönüceğim öldürürüm onu!'' Gülümsiyerek tam bir şey diyiceğim sırada asmin sözümü kesti.
''Kızım herşeyi boşverinde.. Kuzey fark ederse ne olucak'' Helen iç çekerek maskarasını sürerken omuz silktim.
''Boşanırız herhalde.'' Asmin bana bakarken iç çektim ''Bu yaptığımı asla affetmez.. Belki ölüm anında affeder.''
'' Cerenim.'' Gözlerimi helenden çekip asmine baktım. ''kuzeyi Seviyormusun?'' Zorla yutkundum. Boğazım öyle bir düğümlenmişti ki. Seviyormuydum? Bilmem..
‘’Asmin kuzeyden öyle bir nefret ediyorum ki adamı öldürmek için gün sayıyorum sen gelmiş seviyormusun diye soruyorsun!’’
‘’Kız doğru diyor valla’’ Helen mantıklı dercesine başını saladı. ‘’Ama kuzey sana canını vericek kadar seviyor’’ O da doğruydu. Sustum. Tüm kelimeler boğazıma dolanmıştı.
''Ceren geliyim mi?'' Saçımı geriye itip boğazımı temizledim. Kuzeyin sesini duyunca bilgiseyarda sesini kapatıp ekranımı da kapattım.
''Gel.'' Kapı açılınca kuzey yavaşca içeri girip bana baktı. Sakinlikle kapıyı kapatım önüme kadar yürüdü ve diz çöktü. Kuzey önümde diz çökmüştü. Kuzeyin kahve gözlerine bakmamak için kafamı çevirince kuzey nazikçe çenemi tutup kafamı ona çevirdi.
''Ceren iyimisin?'' Bu soruyu sorarken bi yandan baş parmağıyla çenemi okşamaya başlamıştı. Zorla yutkundum. İyimiydim? Kesinlikle bok gibiydim. Kuzey bana bu kadar nazik davranırken ben onu sırtından bıçaklamıştım ve şimdi sırtına sapladığım bıçakları bana geri saplar diye korkuyordum. Kendine yalan söyleme ceren zevk alıyordum Kuzeyin can çekişmesini izlerken zevk alıyordum. Ve korkmuyordum burda korkması gereken ben değildim kuzeydi!
''İyiyim..'' İyi değilim! Diye haykırmak istiyordum ama olmuyordu. Canım yanıyordu ama susuyordum susmak zorundaydım.Kuzey beni canını vericek kadar seviyordu ama ben.. Ben se kuzeyi canını almak için gün sayacak kadar nefret ediyordum!
''Ceren yalan söylemeyi hiç beceremiyorsun'' Burnumu hafifce çekip omuz silktim.
''Yalan söylemiyorum'' Kuzey baş parmağıyla gözümden akan yaşı silince şaşırdım. Ben ne zamandır ağlıyordum?
''Ceren bi insan iyiyim diyip ağlamaz.'' Elini çekip yanağımı öpünce içim titredi. Yapma ya.. Yapma işte.. Bir iki gün sonra benden nefret ediceksin kuzey yapma.. Benim ateşimde kendini de yakma!
''Toz kaçmıştır..'' Hafifce geriye çekilip dikkatle gözlerimi sildim. Bide mal gibi makyajım akarsa rezil olurdum. Kuzey ayağa kalkıp ceketini düzeltti. Bugün kuzeyle matchlenmişdik. İkimizde bordo gömlek giyip siyah pantolon giymiştik. Zorla yutkunup gözlerimi kuzeyden çektim. Kuzey beni süzerken gülümsemişti.
''Ben şirkete geçiceğim akşam gelirim haberin olsun'' Başımı salladığımda kuzey hafifce eğilip dudaklarıma çok hafif bir öpücük kondurup geri çekildi. Şaşkınlıkla kala kalmışken kuzey sırtını bana dönüp odadan çıkmıştı. Elim dudaklarıma gidince zorla yutkundum. Siktir! Kendine gel ceren kendine gel. Bir iki üç.. Aslında etkilenmemiştim evet etkilenmemiştim..Kafamı iki yana sallayıp bilgiseyarı kucagıma alıp ekranımı açtım.
''Oha ama! Ben bekarlıktan sıkıldım bana koca bulun!''' Diye zırlayan helene kaşlarımı çatarak baktım.
''Helen sen gururla evlisin ya mal!'' Helen aydınlanmış gibi ağzını açmıştı. Sabır!
''Kusura bakmayın unutmuşum. B12 yok bende..'' Saçımı geriye itip asmine baktım.
''Asmin dışarı çıkalım mı?''
''Bana uyar''
''Helen kim ki zaten!'' Sinirle gözlerim helene döndü.
''Lan sen bizi bırakıp fransaya gittin ya!'' Helen dudaklarını büzüp bana baktı.
''Ayıp edersin ercan..'' Sinirle iç çektim Asmin anıra anıra gülüyordu.
''Helen sana telefon yasağı vericeğim.'' Helen dudak büzerken gülümsedim. ''Neyse kapatıyorum. Asmin beş dakikaya kapının önünde olurum.''
''Tamam öptüm!!''
Aramayı sonlandıracağım anda helenin sesiyle durdum ''Fransadan bir şey isteyen varmı'' Gülümsedim.
''Ee.. Şey bana bi..'' Helen cümlemi bitirmeme izin vermeden tekrar konuştu.
''Alamam.. Vedalaşmaları hiç sevmem ben gidince ağlayın tamam mı?'' Helen aramayı sonlandırınca gülerek bilgiseyarı kapattım. Üstümü değiştirmiyecektım sadece makyajımı tazeleyip çıkıcaktım. Makyaj masamın pufuna oturup yavaşca yüzümü temizleyip tekrar makyaj yapmaya başladım. Gözlerimin içine siyah göz kalemi çekmiştim. siyah ve kahverengi far sürüp gözlerimi daha çok öne çıkarıp kirpiklerimi kıvırdım. En sonunda bordo rujumu sürüp bana özel yapılan parfümü elime alıp sıktım.
Barut ve gül..
Parfümüm gül ve barut kokuyordu.. Ölüm kokuyordu. Dudaklarımdaki ruju yayıp puftan kalktım son kez saçımı düzeltip siyah çantamı alıp içince araba anahtarımı cüzdanımı bordo rujumu koyup omzuma astım. Komidinin üstünden telefonumu alıp odamdan çıktım. Koridorda topuklu ayakkabımın sesi yankılanıyordu. Canım topuklu ayakkabılarım olmasa 1.70’dim tam bir cüceydim! tabii ki canım aşkım balım bordo Lucia Nori botlarım boyumu uzatıyordu! 1.78 oluyordum! Süleyha hanımın mükkemmel değişimi! Bence çok büyük bir değişimdi! Neyse.. Salonun önünden geçerken canım kaynanam iğrenerek bana bakıyordu. Gerçekten güzelliğimi çok kıskanıyordu. Leylayı umursamadan malikaneden çıkıp arabama doğru yürüdüm. Aşk ya.. Aşıktım arabama o bordo rengi.. Of be.. Benim bordo rengine olan aşkım gitdikçe korkunçlaşıyordu.. Arabamla aşk yaşayarak kapıları açıp içine bindim. İçi özel siyah deriyle kaplıydı ve tam bana göreydi. Anahtarı arabama takıp çalıştırdım. Motorun ısınması için biraz bekledim. Sadece üç dakika... Neyse.. Malikaneden çıkıp ana yola girdim. Yol çok kalabalıktı. Hafta sonu olduğu için herkes çocuklarını almış tatil yapmak istiyordu ve sonuç.. Poow Trafik. Gerçekten bu trafiğin tek açıklaması tatile giden ailelerdi! Neyseki ben kestirme yol biliyordum. Ordan yol daha uzun sürüyordu ama neyse.. Neyse diye diye ömrüm çürüdü be! Direksiyonu sağa kırıp ara yola girip ordan ilerlemeye devam ettim. Camı mı açıp kolumu dışarı atıp tek elimle arabayı sürmeye devam ettim. Bir süre sonra telefonuma bildirim gelince elimi camdan çekip telefonumu aldım. Asmin mesaj atmıştı.
Asminnn: Cerenim çok özür dilerim!! Ama oktayla evliliğimizin ikinci yıl dönümü için yemeğe gidicekmişiz o yüzden gelemiyorum.. Gerçekten çok özür dilerim!

Yine tek kaldık demek.. Sorun değil.. Alışığım.

Ceren K.: Sorun değil asimm! İyi eğlenceler!

Sertçe nefesimi verip direksiyonu tekrar çevirdim. Biraz sahile gidip rahatlamak o denizin kokusunu içime çekmek istiyordum..
........................
Malikaneye geri döndüğümde hava çoktan kararmıştı. Malikaneye geleli bir iki saat olmuştu. Şimdi odam’da yatakta yayılmış yatıyordum. Leyla ve reşat malikanede yoktu. Çok şükür!Malikaneye gelir gelmez düşa girip rahatlamaya çalışmıştım.Ama rahatlıyamıyordum!Çünkü murat bir saat önce beni aramıştı ve ''Ceren oktay bilgisayarıma sızdı her an ögrenebilirler'' Demişti. Sertçe nefesimi verip saçımı taramaya devam ettim. Sabahtan beri hiçbir şey yememiştim ama bu umrumda bile değildi. Zorla yutkunup elimi enseme götürdüm. Ya kuzey öğrendiyse? Düşüncesi içimi yakıyordu! Kalbim olduğundan daha hızlı atıyordu hay ben böyle işin! Tüh yazıklar olsun ceren! Neyse ne zaten amacım kuzeyin öğrenmesiydi! Acaba ne yapıcaktı? Evden atarmıydı? Yoksa direkt boşanırmıydı? Aşağıdan kapının açılma sesi gelince zorla yutkundum. Kuzey gelmişti..Ayak sesleri koridoru dolduruyordu. Kuzey benim kapıma yanaşmadan en üst kata kendi odasına çıkınca zorla yutkundum. Kapı sertçe kapanınca olduğum yerde irkildim. Öğrenmişti.. Ve bana zarar vermemek için gelmemişti. Çok centirmen bir erkek ya.. Yatağımın üstünden kalkıp odada volta atmaya başladım. Yukardan bir şeyin yıkılma sesi gelince korkuyla nefesim hızlandı. Ne kadar silah, bomba ve kavga sesleri arasında büyümüş olsamda yüksek sesten nefret ederdim! Yukarıdan gelen her eşya kırılma sesinde irkiliyordum.Kuzey bu halde bana zarar verebilirmiydi? Verirdi..Hızla telefonumu açıp whatsapp'a girip murata mesaj yazdım. Normal de bu tür olayları tek halletmeye çalışırdım ama kuzey çok sinirliydi bana saldırabilirdi. Ve ben iki metrelik bir adama karşı kendimi koruyamazdım!
Ceren k. : Murat Karahan malikanesine gel hemen! Kuzey büyük ihtimalle öğrendi çok sinirli.
Murat gördü..
Koridorda yükselen ayak sesleriyle telefonumu kapatıp kapıya baktım. Kuzey kapıyı sertçe açınca kapı duvaraçarptı ve duvardaki tablo yere düşüp kırılmıştı. Korkuyormuydum? evet... Kuzey hızla üstüme yürüyüp elini boğazıma sarınca buz kestim. Sırtımı sertçe duvara çarpınca acıyla yüzümü buruşturdum. Nefes alamıyorum! Ellerimi hızla kaldırıp kuzeyin bileklerine sarıp tırnaklarımı batırdım. Kuzey beni öldürücekti ama bunun farkında bile değildi.
''Baban gibi gebermeyi hak ediyorsun sen!'' Kuzey haykırıyordu ama ben duymuyordum.. Kuzeyden kurtulmya çalıştım ama o boğazımı daha çok sıktı. Gözlerimden yaşlar akarken nefes alamıyordum ve sesler uzaklaşmaya başlamıştı. ''Geberticeğim seni ceren!'' Gözümden akan yaşlarla bi elimi zorla kuzeyin bileğinden çekip sağ tarafımda bulunan büyük camımın perdesini açtım. Evet şuan dışarıdan bizi görebiliyorlardı. Gözlerim kararmaya başlayınca dizimdeki güç bitmişti.Dışardan bizi gören korumaların bağırışlarını duydum ya da duyamadım.. Sesler birbirine karışıyordu. Gözlerim kuzeyin ateş gibi yanan kahvelerine değdi.
''Seni öldürüp peşinden sevdiğin herkesi geberticeğim yemin olsun ki!'' Ellerim aşağı düşünce dizlerim kırıldı ve yere düştüm ama kuzey yine boğazımı bırakmadı. Kimse içeri giremiyordu.. Büyük ihtimalle kuzey emir vermişti. ''Senin ölümün babanın katilinin oğlunun elinden olucak ceren.''Bi anda bi el kuzeyi sertçe geri itince ellerimi yere koyup hızlı hızlı nefes almaya başladım. Önümde murat duruyordu. Hayal mayal görüyordum. Muratın yanında oktay vardı. Elimi boğazıma götürdüm diğer elimi yere koyup hızlı hızlı nefes almaya başladım.Oktay sertçe kuzeye vurduğunda irkildim.
''Gerizekalımısın sen! Biz gelmesek kızı öldürücektin ulan!''
''Oktay çekil önümden!'' Kuzeyin acı dolu bağrışı yavaş yavaş kulaklarımdan içeri girerken murat yanıma diz çöktü.
''Ceren..'' Kafamı zorla kaldırıp murata baktım. İyi değildim.. İyi değilim! ''Ceren enefs al Allah için nefes al!'' Alamıyordum! Kuzeyin parmakları ölüm gibi boğazımda kalmıştı.. Yani ben öyle hissediyordum. Murat sertçe omuzlarımdan tutup sallayınca hala nefes almıyordum. Murat ayağa kalkıp çaresice oktaya döndü. ''Bir şey yap lan nefes alamıyor!'' Oktay gözlerini kuzeyden çekip önümde diz çöktü.
''Ceren.'' Gözlerimi murattan çekip oktaya döndüm ''Nefe al hadi.'' Zorla nefes alınca muratın titrek nefesi omzuma çarpmıştı. Nefesim hızlanırken gözlerim kuzeye döndü.. Beni.. Sevdiği kadını kendi elleriyle öldürmeye çalışmıştı. Oktay ayağa kalkıp kuzeye döndü. ''Her zaman seni savunurum kuzey ama.. Bu konuda ölsemde savunmam seni!'' Kuzey sanki ne yaptığını yeni fark etmiş gibi sadece boğazıma bakıyordu. Kuzey boğazıma baktıkça daha çok boğuluyordum.Zorla muratın kolunu tutup ayağa kalktım daha sonradan yatağımın kenarına oturup elimi boynuma götürdüm. Yüzüm acıyla buruşunca hemen elimi geri çektim.
''Sırtımdan bıçakladın beni! Yüzüme baka baka yaptın lan!'' Kuzey ellerini saçına geçirip sertçe çekti ve bana doğru yürümeye başladı. ''Hiç mi vicdanın yok? Ha? Lan acımadınmı bu adam beni seviyor yapmayayım demedinmi!'' Sinirle kafamı kaldırıp kuzeye baktım. ''Tabii senin gözün geberip gitmiş toprakla birleşmiş babanın intikamı bürüdü..'' Kuzey sertçe çalışma masamın üstündeki herşeyi yere savurdu. Oktayla murat sesizdi kuzey bana bir şey yapmasın diye bekliyorlardı. ''Ben reşatın oğlu değilim! Değilim!'' Sinirle bana dönüp gögsüne vurdu. ''Ben babanın katilinin oğlu değilim lan!'' Kafasına vurunca irkildim. ''Değilim ceren!'' Hızlı hızlı nefes alıyordu. ''Ceren reşatı öldürseydin sana hiç kızmazdım biliyormusun!'' Zorla yutkundum. ''Ama ben seni bu kadar sevip koruyorken bana ihanet etmene kızıyorum!'' Kafamı çevirince kuzey tekrar bağırdı. ''Kafanı kaldır!'' Zorla kafamı kuzeye çevirdim. Kuzeyin omuzları çökmüştü. Kuzey yere oturup bi bacağını uzatıp diğerini kendine doğru çekti. Dirseğini dizine yaslayıp saçlarını çekerken sırtını duvara yasladı..
Gözleri benim kahvelerimle buluşunca canım çok yandı.. ''Sevdim lan..'' Kuzeyin gözleri boynuma değince sinirle ayağa kalktım. Kuzeyin yakasından tutuğum gibi sırtını sertçe duvara vurdum.
''Sen bana dokunabilecek birimisin ha?'' Kuzey bana bakıyordu.. Hiç bir şey yapmıyordu.. Bence yapmamalı çünkü benim sinirim yükselirse çıkarır silahımı kuzeyin beynini dağıtırdım! Elimi iğrenerek kuzeyin yakasından çekip yatağın üstüne sürdüm. ''Biliyormusun kuzey sen çok aşağlık bir insansın!'' Parmağımı kaldırıp kuzeyin gögsüne bastırdım. ''Yüzümü görmek için ayaklarıma kapanıcaksın! Her gün kapımda yatıcaksın karahan!'' Sertçe elimi çektim '' Hayatını kaydıracağım senin.'' Bir iki adım geri gidip telefonumu elime alınca kuzey bileğimi tuttu.
''Ceren..'' Sertçe bileğimi çekip tokat attım. Kuzey kafası sağa doğru savrulurken gülümsedim.
''Acıyorum sana.. Sevdiğin kadını öldürmeye çalıştın.. Yazık'' Kafamı eyip parmağımdaki yüzüğe bakıp gülümsedim. Yüzüğümü çıkardığım gibi kuzeyin kafasına fırlattım. ''Ben o dışarda gördüğün ezik bucuk kızlara benzemem karahan!'' Kuzey gözlerini yüzükten çekip bana baktı. ''Senin kıyametin olucağım..'' Kuzeye bakıp o sinsi gülüşüm yüzümde büyüdü. ''Ve bilirmisin karahan.. Bu yaptığımdan daha büyük şeyler yapıcağım..'' Arkamı dönüp bir iki adım atıp durdum. Omzumun üstünden kuzeye baktım. ''Boşanıcağız karahan.'' Kuzeyin dizlerindeki gücü bitmiş gibi yere çökmesini izledim. Bu görüntü içimi yaksada kuzey bana zarar vermişti.. Ve bende ona zarar vericeğim! O benim canımı yakmıştı.. Bende onun gözünün içine baka baka kalbine hançer saplamıştım..
''Boşanıcağız..'' Sesi çok kısıktı. Kuzey her bana baktığında ölümüne bakıyormuş gibi yüxünü buruşturdu. ''Neden yaptın ceren.. Ben seni korurken neden.'' Elimi kaldırıp kuzeyi susturdum.
''Sen beni koruduğunu sandın kuzey ve.. Sen babamın emanetini korumak yerine öldürdün.'' Kafamı çevirip murata baktım. Murat yanıma gelince beraber odadan çıktık. Odamın kapısını kapatınca bir şeylerin devrilme sesi geldi. Murat kafasını çevirip bana bakınca ne var? Dercesine omuz silktim.
''Ceren daha demin koca kuzey karahanı yıktın'' Gülümsiyerek murata bakıp kendimi gösterdim.
''Sen böyle bir asaleti kimde gördün?'' Murata baktım ve elimi belime koydum ''Hürrem sultan kızıyım ben! He bide adanalıyım ikisi birleşince kalp söken ceren oluyor!'' Murat gülerek omzuma vurdu.
''Gerizekalısın ama seni seviyorum'' Gülümsiyerek yürümeye başladım ama omuzlarım titriyordu..''Ceren sen iyi misin?.'' Elimi kaldırıp hızla muratı susturdum. Ne kadar güçlü gözükmeye çalışsamda daha demin yaşadığım şeyler kolayca unutabileceğim şeyler değildi. Sadece evime gidip yatmak istiyordum.. İyi değilim diye haykırmak istiyordum.. Ama sesim çıkmıyordu.. Babamın beni emanet ettiği adam ggözünü bile kırpmadan beni öldürmeye çalışmıştı.. Sertçe nefesimi verip merdivenlerden inmeye başladım. Hızla telefonumu açıp heleni arayarak murata döndüm.
''Ben sahile gidiceğim sen adamları al malikaneye dön'' Murat’ın konuşmasına izin vermeden önüme dönüp hızla malikaneden çıktım. Murat yanımdan geçip giderken arabasının önünde durup bana döndü. Hareket edemiyordum soğuk vicudumu ele geçirmişti. Kalbim gitmek istiyordu ama ayaklarım gitmiyordu. Arkamdan ayak sesi gelmeye başlayınca gözlerimi kapattım kuzey bileğimi tutup beni kendine çekti. Kafamı kaldırıp kuzeyin gözlerine baktım.. ''Uğruna dünyaları yakıp yıkacağın kadına son kez bak karahan..'' Kuzeyin gözünden yaşlar akarken geri çekilmeye çalıştım ama kuzey daha sıkı tuttu
''Gitme Allah için gitme.'' Kuzey yalvarıyordu.. Bana.. Kuzey gitmememem için bana yalvarıyordu.. Zorla gözlerimi kapatıp nefe aldım.. ''Cerenim yapma'' Gözlerimi geri açınca sertçe bileğimi çektim. Kuzeyden uzaklaşıp iğrenerek yüzüne baktım. Ondan uzaklaşmak istiyormuydum? Evet.. Ya da hayır.. Beynimde ki herşey kör düğüm olmuştu..
''O devir bitti kuzey.'' Sertçe iç çektim ''Beni kaybettin.. Hemde bir daha kazanamamak üzere.'' Sırtımı kuzeye dönüp merdivenlerden inidim. Bir anda durup omzumun üstünden kuzeye baktım. ‘’Seni ancak son nefesimde affederim karahan. Ama sen benim son nefesimde bile yanımda olamıyacaksın!’’ hızla arabama binip çalıştırdım.. Helen telefonumu açmayınca asmini aradım. Telefonu yanımdaki koltuğa fırlatıp arabayı çalıştırdım ve avludan çıktım. Araba gittikçe hızlanmaya başladığında gözümden yaşlar akmaya başladı sertçe avcumla direksiyona vurdum. ''Nefret ediyorum senden!'' Haykırışım arabayı doldururken Kafamı sertçe direksiyona vurup geri kaldırdım. Büyük ihtimalle sinir krizi geçiriyordum. Haykırışlarım arabanın içinde yankılanıyordu.. Ve bilirmisiniz? Asminde telefonu açmamıştı.. Yani yine tekim.. Ne koşup sarılıcak bi annem.. Ne de beni koruyacak bir babam yoktu. Yetimdim.. Akrabalarımı tanımıyordum.. Sadece annanem vardı o da babam ölünce dayanamamış kalp krizi geçirmişti. Dedem annanemin yokluğuna dayanamayıp kendini bıçaklamıştı.. Korkuyordum.. Üşüyordum! Ama beni sarıp sarmalıycak kimsem yoktu! Arabayı zorlukla sağa çekince anlımdan akan kan pantolonumun üstüne damladı.. Zorla nefesimi verip kafamı direksiyona yaslayıp ağlamaya devam ettim. Ben kimsesiz bir kız çoçuğuydum.. Kimsesiz.. Hayatında hiç anne sevgisi görmemiş.. Baba sevgisiyle boğulmuş bir kız. Allah der ki.. Kimi benden daha çok seversen onu senden alırım.. Ve onsuz yaşayamam deme. Seni onsuzda yaşatırım demiş.. Babamı çok seviyordum.. Ve şimdi babamsız eziyet göre göre yaşıyordum.. Telefon çalmaya başlayınca kafamı direksiyondan kaldırmadan telefonu sesize aldım. Ama susmadı.. Ard arda bildirimler gelince kafamı kaldırdım direksiyon full kan olmuştu.. Yüzümü buruşturup telefonu elime alıp ekranını açtım. Geceyi aydınlatan tek şey telefon ışığıydı.
Helenimm'den 20 cevapsız arama
Asim'den 15 cevapsız arama
Elimi anlıma götürünca canım acıdı.. Elimi hızla çekip arabamın ışığını yakarak çantamdan küçük aynamı alıp boğazımda ki morluklara baktım. Derin bir iç çekerek asminle heleni grup şekilde aradım. İlk helenin yüzü gözüktü sonra asmin in.. İkiside dikkatle bana bakarken helenin sinirden titreyen elleriyle bavulunu topladığını gördüm.
''Soyunu kurutucağım o piçin!'' Gözlerimi kapatıp sertçe nefesimi verdim. ''Güzelim bi sakinmi olsan?'' Gururun heleni sakinleştirmeye çalıştırması çok saçmaydı.. ''Gurur yeminim olsun o herifi öldürürken yanında senide öldürürüm!'' Helen telefonun açıldığının farkındamıydı? Tabikide hayır..
''Helen.'' Sesim kısık çıkmıştı. Helen hızla telefonu eline alınca gururda yanına gelmişti.
''Anlına noldu lan! Kuzeymi yaptı!'' Gözlerimi gururla helenden çekip asmine baktım.
''Yok anlımı ben yardım.. Sinir krizi geçirdim.'' Asmin yüzünü buruştutunca gurura baktım. Gurur yıllarca hem dostum hem de abim olmuştu. Gözlerimden yaşlar akmaya başlayınca gurur iç çekti. ''Şimdi ne yapıcağım ben?'' Gurur öyle bir bakıyordu ki bana..
''Ceren keşke yanında olabilsem.. Yarın ilk uçakla türkiyeye dönüceğiz sıkma canını olurmu?'' Gururun sözlerinin üstümdeki etkisi sinek ısırığı gibiydi. Kafamı iki yana sallayıp ellerimi saçlarıma geçirdim.
''Öldürmeye çalıştı beni.. Kendi elleriyle öldürmeye çalıştı beni.''
''Ceren sakin ol lütfen. Derin nefes al hadi'' Asminin sözleriyle gözlerimi kapattım. Nefes almaya çalışınca boğazımdaki izler daha çok baskı yapıyordu.
''Yapamıyorum.. Canım çok yanıyor.'''
''Cerenim sen böyle yaptıkça kuzeyi öldürmek için daha çok hırslanıyorum yapma lütfen'' Helenin sözlerine istemsizce gülümsedim. Gözlerim asminle buluşunca sertçe nefesimi verdim.
''Asmin boşanmam için avukatım olurmusun?''
''Tabii olurum ceren''
''Ama oktaya sor.. Yani benim yüzümden oktayla kuzeyin yollarının ayrılmasını istemem''
''Ben konuşurum.'' Elimle direksiyonu tutarken telefonu kapatıp koltuğa fırlattım. Ne yapıcaktım? Tabiikide kuzeyden boşanıp sürüm sürüm süründürücektim! Canım yanıyomuydu? Evet.. Kuzeye aşıkmıydım? Hayır.. Küçük bir umut vardı ve o umut bu gün yanıp kül olmuştu. Kuzeyi bırdaha asla sevmem.. Sevemem. Kafamı direksiyona yasladım. Büyük konuşma ceren... Büyük konuşma. Ama ölsemde kuzeyi sevmezdim.. Sevemezdim. Kalbim tekrar kuzeye atamazdı! Kuzey benim sevgimi kazanmak yerine benim nefretimi kazanmıştı.
Kuzey kalbimi söküp kurutmuştu ve geri yerine takmıştı.. Benim kalbim bir daha eskisi gibi atamazdı..
...........................................
2 Ay sonra
Kuzeyle boşanmamızın üstünden 2 ay geçmişti bekarlık sultanlıktır! Diye boşuna konuşmuyordum. Gerçekten ölene kadar bekar kalıyım lütfen! Kedim karam koşarak kucağıma atlayınca gülümsedim. Adı neden karam diye sorucak olursanız.. En sevdiğim çikolata karam yani o yüzden.. Ağızını yediğim kedim simsiyahtı ve bal rengi gözleri vardı.. O yüzden karam işte. Aslında gözleri hafif açık kahve tonlarındaydı. Kuzeyin gözleri gibi. Kuzey aklıma gelince hızla kaşlarımı çattım.Karamın kafasını okşarken kafamı koltuğa yaslayıp tavanı izlemeye başladım. Malikanemde değildim.. Rizeye gelmiştim evet yanlış duymadınız.. Bayanlar baylar ayağı takılıp yuvarlananlar ceren kurt rizede! Biraz kendime gelmek için rizedeydim. Abla sen malmısın? diyicek olursanız evet malım size ne? Neyse ne.. Aslında adanaya gitmek isterdim ama gitmemiştim. Babam öldükten sonra bana bakan ve sonra kalp krizi geçirip ölen annanem rizedeydi. Yani rizeye gömmüşlerdi. Dedem annanemden bir sene önce ölmüştü ve onu da ailesinin yanına rizeye gömmüştük. Zamanında annanemi dedemden ayırmak istemedikleri için dedem ve dedemin ailesinin yanına annanemi gömmüştük. Gözlerimi kapatığımda yanağımdan aşağı kayan göz yaşını umursamadım.. Benim kalbimdeki boşluk dört harfti. Asla olmiyacak ve asla yan yana getiremeceğim dört harf.
Aile..
Evet benim kalbimin ortasında ki boşluk aile.. Benim ne anne ne de baba diyebileceğim kimsem yoktu.. Canım yandığında koşup sarılacağım kimsem yoktu. Yetim çocuktum ben.. Lisedeyken çok dalga geçerlerdi benimle yetim piç derlerdi.. Ben hiç bir şey yapamazdım.. Çünkü babam bana hep şöyle derdi; Kim ne derse desin sen asil ol ceren. Kimseye bulaşma. Sen asil olursan onlar kaçar ama sen karşılık verirsen seni öldürürler.. Sen teksin ama onlar kurt sürüsü kızım. Kendine sahip çık. Sinirine hakim olmayı öğren. Sertçe nefesimi verip gözlerimi açtım. Karam çoktan kucağımdan inmiş koşuşturuyordu. Gözlerim dolduğu için etrafı bulanık görüyordum. Babamı çok özlemiştim keşke hiç ölmemiş olsaydı.. Babam bunca yıl bana yalan söylemiş olsaydı..Vallaha gönül koymazdım.. Babam geri dönsün yeter. Nerdeyse bir aydır rizedeydim. Rizenin köyünde.. Çoğu kişi beni tanımaya başlamıştı ve beni çok sevmişlerdi. Neyse. Büyük ihtimalle grip olucaktım burnumun ucu kızarmıştı ellerim soğmuştu. Ayağa kalkıp koridordaki aynamın karşısına geçip kızarmış burnum ve yanaklarıma baktım. Neden her şey babamı hatırlatıyordu?
''Cerenim.. Gül yüzlüm sen yinemi hasta olucaksın?'' Omuz silkmiştim. İlkokuldaki ilk günümden zorbalanmıştım bir de üstüne bir çocuğu dövmüştüm. Ne yapıyım benimle dalga geçmişti ve dayağı hak etmişti! Bahçemizdeki salıncakta hafif hafif sallanırken kollarımı bibirine bağlamış babam hariç her yere bakıyordum. Utanıyordum.. Babamı rezil ettiğim için utanıyordum. Babam önümde diz çöküp elini yanağıma koyunca babama baktım. ''Güzel kızım.. Gül yüzlüm ne oldu babam'' Burnumu çektim.
''Baba ilk günden seni rezil ettim.. Özür dilerim.'' Gözlerimden yaşlar akmaya başlayınca Babam yanaklarımı tutup gözlerimi öptü.
''Özür dileme güzel kızım'' Kafamı kaldırıp babama baktım ''Sen kötü bir şey yapmadın ki güzelim.. Kendini korudun'' Babam saçımı okşarken gülümsedi ''Asil kızım benim..'' Kaşlarımı çatıp babama baktım.
''Asil ne demek baba?''
''Asil.. Onurlu ağırbaşlı demek güzelim'' Babam burnumun ucunu öpüp gülümsedi. ''Sen benim en büyük onurumsun gururumsun kızım''
''Baba..'' Sözümü devam edemeden babam cebinden çıkardığı mendili burnuma yasladı. Burnuu sümkürünce babam burnumu silip gülümsedi. ''Baba beni bırakıp kuşlar gibi uçup gitmezsin dimi?'' Babamın yüzü düşmüştü. Mendili cebine geri koyup zorla gülümsemeye çalıştı.
''Ben kuşlar gibi gözyüzüne çıksamda gölge gibi arkanda olurum güzelim''
''Baba eğer ki gökyüzüne çıkarsan seni bidaha görebilirmiyim?'' O zamanlar ceren ölümün ne demek olduğunu bilmezdi.. Çok küçüktü.
''Görürsün kızım.. Rüyalarında görürsün.'' Saçımı öpüp ayağa kalktı ''Bir daha birisi sana sataşırsa daha sert vur'' gülümsemem büyürken annem bahçeye çikip bağırmıştı.
''Kenan şu kıza özgüven verme her gün öğretmen arıyor!''
''Benim güzel ayşem ben kızıma bunları öğretmezsem büyüdüğünde canı çok yanar''
Kafamı hızla iki yana sallayıp kendime geldim. Kapı tekrar çalınca yorgun yorgun kapıya doğru yürüdüm. Kapıyı açmamla üzerime barut ve ateş kokusunun gelmesi bir olmuştu. Olmaz şuan olmaz ben bu haldeyken olmaz! Ama olmuştu. Kafamı kaldırı kızarmış gözlerimle kuzeye baktım. Kuzeyde bana bakıyordu.. Neden geldin? Diyemedim nefes almak bile boğazımı yakıyorken uzun uzun kuzeye baktım. Satt üç olmuştu ve ben sabah kahfaltı bile yapmamıştım. Başım dönüyordu. Boğazım cayır cayır yanarken dümdüz kuzeye bakıyordum.
''Cerenim.. Gül yüzlüm.''Buz kestim.. Babamın dediği herşeyin aynısını nasıl söyleyebilirdi?
''Öyle deme kuzey! Ben ölsemde senin cerenin olmam!'' Sinirle kuzeye baktım ''Ne diye geldin?'' Alayla gülümsedim ''Ne yapıcaksın? Bu sefer kafama silahmı dayıycaksın?'' 2 ay önce kuzey beni boğarak öldürmeye çalışmıştı. Kuzey bana bakarken tek kaşımı kaldırdım. Kuzey tam konuşucağı sırada Karşı dairenin kapısı açıldı. Kuzeyi hızla eve çekip kapının arkasına atıp kapıyı hafifce kapattım. Kuzey duvarla kapı arasında sıkışmıştı ama bu umrumda değildi.
''Ceren'' Yüzümdeki gülümsememle terliklerimi giydiğim gibi kaanın yanına gittim.
''Kaan?'' Gülümsiyerek kaana sarıldım. Kannda sıkıca bana sarıldı. ''Görevden ne zaman döndün?'' Kanndan uzaklaşırken sormuştum bu soruyu.
''Sabah erken döndüm. Albay bir haftalık izin verdi.'' gülümsemem büyüdü. Kaan parmağını kaldırıp burnumu sıkınca güldüm. ''Hastamı ettin kendini?'' Sertçe kaanın eline vurdum.
''Sıkmasana burnumu! Zaten kıpkırmızı!'' Kaanın kahkası apartmanda yankıllanırken belimde hissettiğim elle buz kestim. Şuan buraya kusabilirdim. Kuzey neden bana dokunuyordu? Kafamı çevirip kuzeye baktım. Sonra kaana. Aha boku yedin ceren.. Kaan kim diye merak ediyorsunuz değilmi? Kaan lise arkadaşım. Benimle dalga geçen tüm çocukları hastanelik eden adam! Neyse ne! Ay bunaldım. Kaan abim gibidir o yüzden ona herşeyi anlatırım yani kuzeyin kim olduğunu ve bana neler yaptığını biliyordum. Kuzeyin belimde ki elini sertçe ittiğim de kaan konuşup tüm dikkati üzerine çekti.
''Bu kim ceren?'' Kuzeyin sorusuna cevap veremeden Kaan kolumdan tutup beni geri çekti dudaklarımı ısırdım burda kavga çıkıcaktı..Kuzey sinirle kaana bakarken kaanda aynı terslikle kuzeye bakıyordu.
''Bu mu kuzey karahan?'' Kaanın kolundan tutup geri çekip önüne geçtim. Ellerimi gögsüne koyup gülümsedim.
''Aynen o sen gidebilirsin.'' Kaan bana bakarken kaşları çatıldı.
''Ölsemde seni bu piçle tek bırakmam!'' Kuzey kaana doğru yürümeye başlayınca diğer elimi kuzeyin gögsüne koyup durdurdum. Kuzeyin göğsüne değen elim yanmaya başladı. Kuzeye dokunmak bile elimi yakıyordu.
''Sen kime piç diyorsun lan!'' Hayda.. Kannla kuzey hiç anlamadığım anda birbrine girdiklerinde kafamı duvardan duvara vurabilirdim. Kaan kuzeye yumruk atınca kuzeyin kaşı patlamıştı. Kuzey sağ olsun hiç beklemeden kaana kafa attı. Sinirle kuzeye döndüm ve onu geriye çekip yüzüne baktım dudağı ve kaşı patlamıştı hızla elimi kuzeyden çekip kaana döndüm kaanın kaşı patlamış çenesi çizilmişti. Kaanın elini tutup yüzüne baktım.
''İyimisin?'' Kaanın gözleri bana döndü. Evet kuzeye bakmayıp kaana dönmüştüm. Evet kuzeyi hayal kırıklığına uğratmıştım. Kuzey istediği gibi hayal kırıklığı yaşayabilirdi bu umrumda değildi. Ondan nefret ediyordum ve bu nefretimi iliklerine kadar hissetmesini istiyordum!
''İyiyim ceren.'' Sertçe nefesimi verip boynumu kaşıdım.
''İkinizde evime girip uslu uslu oturun!'' Sesimin sertliğiyle ikiside evime girince sertçe nefesimi verdim. Birbirlerine omuz ata ata yürüyen iki koca adama baktım. Çaresizce nefesimi verip arkalarından eve girdim. kaanla kuzey salona geçip karşılıklı oturunca bende sağlık çanntasını alıp kaanın yanına gittim. Kuzey umrumda değildi. Sakin sakin kaanın patlayan kaşına pansuman yapmaya başladım.
''Neden geldin?'' Bu sorumu kuzeye sormuştum. Kuzey sertçe nefesini verdi.
''Tek konuşalım ceren.'' Kafamı kaldırıp göz ucuyla kuzeye baktım.
''Kaandan bir şey saklamam yanı ne konuşursak o da Öğrenicek'' Kaan başını salladığında kaşına yarabandını yapışırıp dudağınada pansumnını yapıp istemeye istemeye kuzeye döndüm. Pamuğu sertçe kaşına bastırdığımda kuzey sinirle geri çekildi.
''Hay senun yapacagun işe!'' Kaşlarımı çatıp kuzeye baktım. Sinirlenince şivelimi koşuyordu? Yani ben kuzeyin şiveli konuşmasını ilk kez duyuyordum. Pamuğu tekrar kaşına bastırdım. Artık konuşmalıydı yoksa kendisini kapının önünde bulacaktı!. ''İlayda aslunda yaşayabilurnmiş ama ali ilaydanun serumuna ilaç katmuş'' Gözlerim hızla kuzeye döndü. Pamuğu masaya bırakıp kuzeyi daha dikkatli dinlemeye başladım. Yara bandını alıp tokat atarcasına kaşına yapıştırdım. Kuzey yüzünü buruşturup bana baktı.
''Ha konu ilayda olmasaydu ölsem bile gelmeyzdum yanuna!'' Kaşlarımı çatıp kuzeye baktım.
‘’Ben sanki sana meraklıyım Gerizekalı!’’
‘’Ceren sus’’
‘’Boş yapma da konuş kuzey!’’ Kuzey sinirle nefesini verip konuşşmaya devam etti.
''Ali yapmuş işte'' Diyip ayağa kalktığında başım dönmeye başlamıştı.. Ali.. Kardeşim ali yüzünden mi ölmüştü? Kesinlikle aliyi doğduğuna pişman edecektim! Ama önce kendime gelmeliydim bom boş kuzeye bakıyordum. Kuzey kaşlarını çatıp bana baktı ''Ne bakarsun gidecegum işte!'' Gözlerim kapandığında en son kuzeyin beni kucağına aldığını hatırlıyordum. Gerçekten eski kocamın kucağındaydım! Midem bulandı. Gözlerimi açıp kuzeyi ölene kadar dövüp evden atmak istiyordum! Sesler bir birine karışırken içine sıçtığım beynim kendini komple kapatmıştı. Tek duydugum ses kuzeyin hızlı atan kalbiydi.. Çok hızlı atıyordu. Ve yine.. Bir kabusun içine düştüm.. Ali kardeşimi öldürmüştü. Benim kardeşimi. Kokusuna doyamadığım kardeşimi! Bu dünya da herkesten nefret ediyorum. Hem kuzeyden hem aliden hem oğuzdan.. Hepsinden nefret ediyorum! Gözlerim komple kapandı. Ve ben yine çocukluğuma döndüm..
''Baba..Uyuyamıyorum'' Küçük ceren üstünde ayıcıklı pijamasıyla salona girmişti. Bi eliyle gözünü ovuştutukrn hızla yürüyüp babasının yanına gitti. Kenan gülümsiyerek beni kucağına aldığında kollarımı hızla babamın boynuna sarıp kafamı gögsüne gömdüm.
''Napalım kızım? Fikrimin ince gülü'nü söyleyeyim mi sana?'' Uykulu uykulu kafamı salladım. ''Bugun ki gördüm seni..'' Babamın sesi o kadar güzeldi ki.. ''Yakın ah yaktın beni..'' Kafamı daha çok babamın gögüne yasladım.. ''Fikrimin ince gülü..'' Saçımı öptü.. ''Kalbimin şen bülbülü..'' Saçımı tekrar öptü. ''Fikrimin ince gülü.. Kalbimin şen bülbülü.'' Nefesim ağırlaşırken babamın gülüşünü duydum ''Bugun ki gördüm seni.. Yaktın ah yaktın beni..'' Babam beni kucağında tutup ayağa kalktı. '' Ateşli dudakların.. Gamzeli yanakların..'' Evet yanağımda çok hafif gamzelerim vardı.. ''Ateşli dudakların.. Gamzeli yanakların..'' Babam beni yavaşça yatağa yatırınca hızla kolunu tuttum. Gitmesin.. ''Bugun ki gördüm seni.. Yaktın ah yaktın beni..'' babam Saçımı öpüp yere oturmuştu.. ''Uyusun benim güzel kızım..'' Babamın elini tutup gözlerimi açtım.
''Baba.. Annem gelicek mi?'' Babam saçımı tekrar öptü.
''Geliccek güzel kızım..'' Babam saçımı okşamaya başlayınca uykulu gözlerle babama baktım saçımı çok seviyordu. ''Saçını kesme olurmu?'' Babam gülümsiyerek gözlerini kısıp bana baktı. ''Söz ver'' Gülümseyip babamın yanağını okşadım.
''Ceren sözü..'' Babamın yanağını okşarken gözlerim kapandı. En son duyduğum şey babamın nefesini sertçe vermesiydi.
Yüzüme vuran güneş ışığıyla gözlerimi açtım. Vicudum ter içindeydi. Kafamı sağa doğru çevirince tüm vicudum buz kesmişti. Kuzey babam gibi yere oturmuş kafasını yatağa yaslamıştı..Hızla yataktan çıkıp kuzeyin dizine tekme attım. Kuzey irkilerek uyanıp saçını karıştırıp bana baktı. Uykulu olduğu için çok masum bakıyordu çok tatlıydı! Lan töbe yok öyle bir şey! Kendine gel ceren. Kuzey yavaşça ayağa kalkınca kafamı kaldırmak zorunda kaldım.
''Neden evimdesin?'' Kuzey gözünü ovuşturarak bana baktı. ''Ya da neden odamdasın?''
''Gece bayıldın.. Sonradan doktor geldi ben gidicektim ama kaanın acil askeriyeye gitmesi gerekti..'' Elini ensesine götürüp ensesini kaşıdı ''Akşamda kabus gördün ondan yanında uyumuşum'' Boş gözlerle kuzeya baktım.
''Tamam şimdi çık git babamın katilinin oğluyla daha fazla konuşmak istemiyorum!'' Kuzey dediğim sözle buz kesmişti bi anda sertçe ellerini saçına geçirip bağırdığında şok oldum.
''Değilim lan!'' Sertçe komidindeki herşeyi yere fırlattı. Bana zarar vermemek için kendine zarar veriyordu. ''Değilim! Anlasana o adamın oğlu değilim ben'' Kükreyip duvar iki tane yumruk atması bir olmuştu hızla kuzeyin elini tuttum. Siktir noluyor lan! Kuzey bana bakınca gözleri doluydu. Canı yanıyordu.. Çok yanıyordu ve benim yüzümden yanıyordu.
Canavarsın ceren.. Herkesin kalbini söken bi canavarsın!
İç sesimi umursamadan kuzeyin elini tuttum ''Tamam değilsin.'' Bunu sadece sakinleşsin diye söylüyordum. Kuzeyi sakinleştirmem gerekiyordu. Kuzeyin bana yaptıklarından sonra hiç bir şey olmamış gibi ona sevgiyle bakamazdım. Kuzey bi anda belimden tutup sırtımı duvara yaslayınca nefes alamadım.Bu adam neden her şeyi bi anda yapıyordu!. Bu sefer titreyen bendim. Zorla kafamı kaldırıp kuzeye baktım. Allah kahretmesin çok yakındık! Kafamı kaldırıp kuzeye baktım. Sinirle kuzeye kafa attığımda kuzey burnunu tutarak geri çekildi.
‘’Hay ben senun yapacağun işe sıçayum ceren!’’ Sinirle kuzeye baktım Hafif hafif sakalları çıkmaya başlamıştı. Kuzey bana üstten bakarken göz devirdim. Canım topuklu botlarım ayağımda olmadığı için sekiz santimcik kısaydım.
‘’Düzgün konuş lan!’’ Kuzey kafasını iki yana salladı.
''Anlamıyorsun ceren..Senin yaktığın ateşte yanıyorum ..'' Yüzüm düştüğünce kuzey cenemı tutup yanağımı okşadı. Bu yakınlık yanlış ceren! Kuzeyi itsemde geri çekilmedi.. Eror veren telefon gibiydim. Şuan istesem kuzeyi öldürebilirdim. Evet yapabilirdim! ''Yapma ceren beni sensizlikle sınama.'' Kuzey bana aşıktı.. Hemde düşündüğümden daha fazla.. Ama ben. Çı.. Benim kalbimde kuzey yoktu. Eskiden kuzey kalbimin orta yerindeyken şimdi kalbimin dışında öldürmek istediğim insanlarınm arasındaydı ''Yapma yalvarırım yapma..''
‘’Sen beni kaybettin karahan şimdi sürün peşimde’’ Kuzeyi affedemezdim. Kuzeyi sevemezdim.. Kapı çalınca hızla kuzeyi itip kapıya gittim.Koşar adımlarla yürürken sırtımda kuzeyin gözlerini hissediyordum. Ne yani bana yaptıklarından sonra ona kalbimi açıcağımı mı sanıyordu? Açmıyorum! Ve ölene kadar da açmıyacaktım. Son nefesim de affedicektim kuzeyi. Koridorda yürürken karam peşimdeydi. Büyük ihtimalle alt komşu derya abla gelmişti. Kapıyı açmamla karnıma bıçak saplanması bir oldu. ''Ceren!'' Noluyor lan? Kafamı kaldırıp karşımda ki adama bakarken kuzeyin bağrışını duydum..Kuzeyin bağrışı bile yabancıydı bana. Kaçan adamın arkasından bakarken geriye doğru bir adım attım. Herşey o kadar hızlı olmuştu ki adam bi an durup bana döndüğünde buz kestim.. O mavi gözler.. Çene çukuru.. Babamdı! Babam yaşıyordu ve beni öldürmek için gelmişti ya da ben hayal görüyordum.. Ama eminim o babamdı.. Kuzey ve babam aynıydı.. İkiside beni öldürmek istiyordu. Yere düşerken kuzey hızla dizlerinin üstüne çöküp bana sarıldı.. Ya da kuzey beni yaşatmaya çalışıyordu.. Babamsa beni öldürmeye çalışıyordu. Zorla kuzeye döndüm korkuyordu.. Kuzey ölümümden korkuyordu.. Kanlı elimi kaldırıp kuzeyin yanağını okşadım.
Babam yaşıyordu.. Yıllardır babamın adını sayıklıyordum.. Ve babam gözümün içine bakmadan beni bıçaklamıştı.. Baba bana bak.. Ve ne gördüğünü söyle.. Senin tüm günahlarını taşıyan kızının yüzüne bak baba! Ben bu hikayenin kurbanıyım baba.. Ben düşmanımı karşımda sanarken sen arkamdan gelip vurdun beni.. Benim suçum neydi? Doğmak mı? Yoksa bu ankanın lanetini taşımak mı? Kannın bağrışını çok boğuk duymuştum.. Boynuma kuzeyin göz yaşları düşüyordu.. Elim kuzeyin yanağından düşerken kuzeyin haykırışı kulağımı inletti. ''Ceren!'' Öyle bir bağırmıştı ki imkanım olsa gözlerimi açıp kuzeye sıkıca sarılırdım.. Ama ben ölüyordum. Gözümden yaş akarken gülümsedim. Ölücektim ama ağzımı açıp kuzey seni affetim diyemiyordum. Dudağımın kenarından akan kanı hissettim. Kaan eliyle kanı silerken telefonunu alıp birilerini aradı. Bırak beni öleyim burda demek istedim ama sesim çıkmadı. Canım avıyor demek istedim ama sesim çıkmadı.
Ben yıllardır babamın canlanıp bana sarılıp her şey kabustu demesini beklerken babam canlanıp beni bıçaklamıştı. Anka kuşuydum ben defalarce kez yanıp tekrar küllerinden doğan bir ankaydım. Ama bu sefer küllerimden doğa bilirmiydim bilmiyordum.. Yıllarca ölü olduğunu bildiğim babam gelmişti. Ve ben öldürmeye kalkmıştı. Ben her gece babamın adını sayıklarken o beni öldürmek için evimin kapısına kadar gelmişti. Gözlerim yarım açıktı. Sağlık görevlileri gelip ağızıma hava makinesi takıp sedyeye aldılar. Elim sedye den aşağı düşerken gözümden akan yal ağzımdan akan kanla birleşti.. Yine yakmışlardı beni ve ben eniden küllerimden doğup kalkıcaktım. Ama ben artık kalkmak istemiyordum. Ben sonsuza kadar gözlerimi kapatmak istiyordum.

Belki bir gün beni yeniden yakarlardı ve ben bu sefer asla uyanamzdım ve sonsuz bir uykuya çekilip rahatlardım..

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

57okunma 5beğeni 19yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…