Bölümler 13Şu an: BİR MEZAR İKİ ÖLÜ
- 1 KARANLIĞIN İÇİNDE4.343 kelime
- 2 KIRILAN DENGE3.035 kelime
- 3 YIKILIŞ3.506 kelime
- 4 KIRILMA NOKTASI3.130 kelime
- 5 KÖR ATEŞ3.953 kelime
- 6 KIRMIZI GÜL3.174 kelime
- 7 İHANET3.856 kelime
- 8 KAN GÖLÜ2.937 kelime
- 9 ANLAŞMA3.777 kelime
- 10 BİR MEZAR İKİ ÖLÜ3.834 kelime · Okuduğun bölüm
- 11 AYRILIK6.504 kelime
- 12 SON ŞANS3.521 kelime
- 13 KATLİAM3.651 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
10.BÖLÜM
Bir mezar İki ölü
Ceren Karahan
Gözlerimi zorla aralayıp etrafıma baktım. Dün ne yediğimi bile hatırlamıyordum ve baş ağrısından ölmek üzereyim. Şaka yapmıyorum şuan sanki birisi kafama çekiçle vuruyordu.. Hafifce doğrulup etrafıma baktım. Malikaneye gelip nasıl uyuduğumu bile hatırlamıyordum.. Neyse ya.. Bence birşey yaşanmadı.. Pozitif düşüncelerimle yataktan kalkıp duşa girdim. Ilık su omuzlarımdan aşağı akarken pamuk şeker gibi eriyordum. Başımdaki ağrı artınca kaşlarımı çattım. Dün.. Yok yok.. Kuzeyi öpmüş olamam! Aslında yanagından öpmüştüm birşey olmaz. Düşüncelerimle sertçe kafama vurdum. Mal ceren o senin düşmanın! Gerçekten kendimi role kaptırıyordum.. Neyse.. Ay neyse diye diye dilimde tüy bitti! Duştan çıkınca bornozuma sarılıp kurulandım. Giyinme odama girip ne giysem diye düşünüyordum şuan. Tabi insanın bir oda dolusu kıyafeti olunca böyle oluyordu.Zenginliğin gözü doysun! Neyse..
''Ay neysene tüküreyim!''
Sinirle saçımı geri atarken aklıma ilayda geldi. Tüm vicudum buz kesmti ilaydam.. Adı ölümle yazılmış ilaydam. Her bir harfi ölüm kokan ilaydam.. Murat dün gece beni aradığında ilaydanın kan kusarak bayıldığını söylemişti.. Sonra hastaneye gittiklerini ve ilaydanın yoğun bakıma alındığını ama her an ölebiliceğini söylemişti... Aklıma gelenlerle yüzümü buruşturdum. İlydayla beraber aldığımız bembeyaz ama üstünde pembe çiçekleri olan elbiseyi giydim.. Bana yakışmıştı ama bu elbise ölüm kokuyordu en son böyle bir elbiseyi babanemlere giderken on yaşımda giymiştim... Giyinme odamdan çıkıp makyaj masamın önüne gittim kafamı iki yana sallayarak saçımı düzleştirmeye başladım. Gözlerimden akan yaşları durduramıyordum. Üstümdeki elbiseye tekrar baktım. Omuzdan düşük bilek hizamday'dı ve ön tarafında uzun bir yırtmacı vardı. Saçımı hallettikten sonra makyajımı yaptım gözümün içine sürdüğüm siyah göz kalemi'ni dağıtıp aynada kendime baktım. Bu güzelliğe kim olsa düşer. Aynada kendime göz kırpıp gülümsedim. Bordo rujumu sürerken kapı açıldı kafamı kaldırıp aynadan kuzeye baktım. Kuzey kapıyı kapatıp beni süzmeye başladı. Rujumu dudaklarıma sürüp yavaşca dudaklarımı birbirin değdirdim rujun kapağını kapatıp masaya koydum. Kuzeye döndüğümde yüzüme baktı. Dilimle dudaklarımı ıslatıp kafamı sağa eydim.
''Ceren böyle makyaj yapmaya deva edersen erken yaşta yaşlanıcaksın.'' Diyip kafasını iki yana salladığında gülümseyip minik adımlarla kuzeyin karşısına geçtim.
''Canım sahte kocam merak etme sen yaşlanırsın ama ben yaşlanmam'' Parmağımla kapının yanında duran beyaz topuklu ayakkabılarımı gösterip yatağa oturdum. ''Ayakkabılarımı giydirsene'' Kuzey arkasına dönüp kapının yanındaki beyaz topuklu ayakkabılarımı alıp bana döndü. Sakin sakin yürüyüp karşıma geçip diz çöktü. Koca kuzey karahan karısına topuklu ayakkabı giydirmek için diz çökmüştü.Dur dur! Ben şaka yapmıştım kuzey gerçekten ayakkabılarımı bana giydiricekti..
Kuzey Sağ ayağıma ayakkabımı giydirip bana baktı. ''Canın acımıyormu bunları giymekten.?'' Kuzeye bakıp gülümsedim elimi kaldırıp kuzeyin saçını karıştırdım.
''Acıtmıyor'' Kuzey bana bakarken gülümsemem büyüdü elimi saçlarından çektiğimde sol ayağımada topuklu ayakkabımı giydirip yavaşca doğruldu. Bende ayağa kalkıp çantamı aldım.
''Nereye gidiceksin?'' Kuzeye dönmedim her an ağlayabilirdim.
''İlaydamın yanına.'' Sesim kısık çıkmıştı. Kuzey kolumdan tutup beni kendisine çevirdi ama kafamı kaldırmadım Gözümden akan yaşlara lanet ediyordum. Kuzeyin soğuk eli çenemi kavrarken içim titremişti. Yavaşca başımı kaldırıp gözlerime baktı. Elini çenemden çekip yanağıma koyup baş parmağıyla göz yaşlarımı sildi.
''Ceren ağlama sinirimi bozuyorsun.'' Burnumu çekerek kuzeyin kahvelerine daldım.
''Ağlamak suçmu karahan?'' Hafifce eğilip gözümden akan yaşı öpünce istemsizce gözlerimi kapattım. Kuzey geri çekilip bana baktı. Gözlerimi açıp bana bakan kahvelerine kilitlendim
''Suç değil ceren.. Ama sen ağladığın'da kalbim sızlıyor.'' Göz bebeklerim tekrar titremeye başladığında kuzeye sarıldım. Hıçkırıklarım yükselmeye başlayınca omuzlarımda titremeye başlamıştı. Kuzey kollarını etrafıma dolarken daha çok ağladım. Herşeyi bir kenara bırakında.. Şu boy konusuna bir el atsanız? Kuzeyin gögsüne bile gelmiyordu kafam! Kuzey saçlarımı okşamaya başlayınca titrek nefesimi verdim. Elimi kalbime götürüp vurdum.
''Benim canımdan canım gidiyor kuzey nasıl ağlamıyım?'' Kuzey saçlarımı okşayıp saçımın üstünü öptü.
''Benim görmediğim yerlerde ağla ceren. Yanımda ağlayıp benide ağlatma.'' Kafamı kaldırıp kuzeye baktım.
''Tek kalırsam kim teselli ederki beni karahan?'' Kuzey kafasını iki yana salladı. Gözlerimiz buluşunca kuzey uzun uzun bana baktı.
''Ben gelirim.'' Kafamı tekrar kuzeyin gögdüne yaslayınca beynim bir anda ateş almıştı. Has! Napıyordum lan ben? Hızla kuzeyi itip göz yaşlarımı sildim. Kafamı kaldırıp kuzeye baktım.
''Uzak dur karahan.'' Kuzey ellerini kaldırıp geri çekilince kapıyı gösterdim. Kuzey sırtını bana dönüp k
Bölüm etkileşimi
