ANKA KUŞU küllerinden doğan kitap kapağı

13. bölüm / 13

KATLİAM

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 13Şu an: KATLİAM

13.Bölüm
Katliam

Kuzey Karahan
Salonda volta atarken sinirden saçımı çektim. Telefonumu açıp tekrar cereni aradım ama sonuç yine aynıydı! Sanki yer yarıldı içine girdi! Kaan camın önünde cerenin rizede en son görüşebileceği kişileri arıyordu asena ise benim gibi cereni arıyordu. Tüm adamlarımı rizenin etrafına salmıştım. Deliricektim! Bu kız neden kimseye bir şey demeden çekip gitmişti? Sinirle tekrar aradım ve yine cevap yok. Adımlarım durunca omuzlarım düştü. Cerenim.. Ben sevdiğim kadını koruyamadım! O bana bi şans vermişken ben o şansı kendielimle yakmıştım! Siktir! Omuzlerım sinirden sarsılıyordu Asena kafasını kaldırıp bana bakınca yüzü anında cidileşmişti. Çok mu kötü gözüküyordum? Siktir bunların hiçbiri umrumda değildi! Telefonumu sıkıc tutarken parmaklarım uyuşuyordu. Elimi kaldırdığım gibi telefonu karşımdaki duvara fırlatıp elimi saçlarımın arasına soktum. Kaan bana dönüp telefonunu masaya bıraktı.
‘’Kuzey sakin ol.’’ Sinirle kaana baktım.
‘’Sikeyim nasıl sakin olabilirm kaan?’’ Sesim yükselince asenanın omuzları gerildi. Asena ayağa kalkıp kaana döndü.
‘’Ben gidip mezarlığın oralara bakıyım siz konuşun’’ Kaan başını salladığında asena hızla evden çıkmıştı. Kaşlarımı çatıp kaana baktım.
‘’Asena yüksek sesten mi korkuyor?’’
‘’Evet’’ Kaşlarımı çattım bu kadın yüksek sesten korkuyorsa o F-16’yı nasıl sürüyordu. ‘’Neyse konumuz asena değil. Ceren’’ Başımı sallayarak koltuğa oturdum ilk defa bu kadar çaresizdim.Koruyamamıştım. Sevdiğim kadını koruyamamıştım! Dirseklerimi dizlerime dayıyıp saçlarımı çekiştirdim. Belki babam haklıydı. Ben kimseyi koriyamıyacak güçsün bir piçtim.. Gözlerimi kapatıp sertçe nefesimi verdim. Olmaz cerenime bir şey olmaz. ‘’Kuzey sakin ol cereni heryerde arıyorlar bulunur’’ Kafamı kaldırıp kızarmış gözlerimle kaana baktım.
‘’Nasıl sakin olayım kaan? Sevdiğim kadın kayıp ve ben ne bok olduğunu bilmiyorum bile!’’ Sertçe saçımı çektim ‘’Onu öldürmek isteyen çok kişi var kaan..’’ Sertçe nefesimi verdim. Gözlerimi kapatarak kafamı koltugun arkasına yasladım.
Kaan uzun süre bana baktı sonra arkasına dönüp asenayı aramaya başladı. Ne kadar arasak da cerenin o telefonu açamıyacağını biliyorum. Cereni koruyamamıştım mal gibi cerenin yanında adam göndermemiştim. Sinirle ayağa kalkıp kaanın telefonunu aldım. ‘’Sen asenanın yanına git telefonun bende kalsın benimki kırıldı.’’ Kaan uzun uzun bana bakıp sertçe nefesini verdi.
‘’Dikkat et!’’ Elimi kaanın omzuna koyup zorla gülümsedim.
‘’Sende dikkat et’’ Kaan başını sallayark evden çıkınca bir iki dakika boş gözlerle salona baktım. Sonra sinirle gülüp oktayı aradım.
‘’Alo abi’’
‘’Oktay beni iyi dinle bugün kanın telefonundan iletişime geçiceğiz neyse bunu düşünme bana reşatın konumunu beş dakika içinde bul!’’
‘’Tamamdır abi’’ Telefonu kapatıp yine salonda volta atmaya başladım başım çok ağrıyordu hay ben böyle işin! Sinirle cerenin odasına gittim. Kapıyı açınca yüzümü buruşturdum. Bu kadın neden bu kadar dağınıktı? Sinirle nefes alıp yatağa yattım. Kafamı cerenin yastığına yaslayıp kokusunu içine çektim. Gül ve barut.. Gül ceren için ölüm demekti. O yüzden öldürdüğü adamların yanına kırmızı gül koyuyordu. Sanki o gülle imzasını atıp Kurt burdaydı diyordu. Yastığa sıkıca sarılıp kokusunu iyice içime çektim. Buna ihtiyacım vardı sakin kalmam için..Gözlerimi kapatıp sertçe nefesimi verdim.
Annem yanımda durmuş beni babamdan korumaya çalışıyordu. Yine okulda kavga çıkarmıştım. Okuldan bi çocuk arkadaşım olan deryaya dokunduğu için kendiimi tutamamıştım ve dövmüştüm. Ve babam bunu öğrenince beni malikaneye getirip bir güzel dövmüştü. Sırtım çok ağrıyordu. Neden mi? Babam sırtıma demir sopayla vurmuştu sertçe nefesimi verip anneme baktım. Benim üzümden anneminde zarar görmesinden korkuyordum!
‘’Çekil kenara!’’ Babamın kükreyişi kulaklarımı tırmalarken hareket edmiyordum. ‘’Çekil bak senide gebertmiyim!’’ Gözlerim kararırken babama baktım.
‘’Reşat Allah için sakinleş!’’ Babam annemi sertçe ittirip kolumdan tutup yürümeye başladığında annemin haykırışlarını duyuyordum. ‘’Yapma reşat!’’ Depoya inen merdivenlerin önüne gelince babam beni sertçe itince merdivenlerden yuvarlanmaya aşladım ‘’Oğlum!’’ En sonunda kafamı sertçe yere vurunca zorla gözlerimi açtım. Anlımdan aşağı sıcak kanın aktığını hissettim aynı şekilde kulağımdan da kan akıyordu babam sertçe tekme atınca yerde sürünüp sırtımı sertçe duvara vurdum. Babam sopayı kaldırıp vurmaya başlayınca kollarımla zorla kendimi korudum.
‘’Sen kimsinde elalemin kızını koruyorsun!’’ Babam hızlı hızlı nefes alıyordu ‘’Sen bi kendini korumayı öğren piç!’’ Gözlerim kapanmaya başladığında babam sertçe yakamdan tutup depoyu açıp beni içeri fırlattı. Sertçe yere düşünce dudaklarımdan istemsizce inilti çıkmıştı. Babam kapıyı yüzüma kapatıp kilitlediğinde annemin sesini duydum.
‘Aç şu kapıyı!’’
‘’Kuzey gün boyu o odada kalıcak anca o zaman akıllanır! Sende yukarı çık!’’
Sesler kulaklarımdan uzaklaşırken tek hatırladığım 1 ay yoğun bakımda kalıp iki tane amelyahat geçirdiğimdi..
Telefonun çalmasıyla gözlerimi açtım. Ter içindeydim yataktan kalkıp sertçe saçımı geriye attım. Telefonu komidinden alıp oktayı aradım. ‘’Abi!’’ Sertçe nefes verdim. Cereni istiyorum..
‘’Reşat nerde?’’ Bu kadar sinirliyken ve gördüğüm rüyadan sonra kesinlikle reşatı öldürme kararı almıştım.
‘’Buldum abi rizede.’’
‘’Konumu at’’ Telefonu kepetıp yatağa fırlattık dan sonra terden ıslanmış tişörtümü tek hamlede çıkardım. Odadan çıkıp salonda ki çantamdan takım elbisemi alıp lavaboya girdim. Üstümdekilerden kurtulup hemen takım elbisemi giyip saçımı yaptım son olarak da parfümü mü sıkıp Lavabodan çıktım. Sertçe nefesimi verirken komidinin üstündeki deniz kabuklu şekilli tabağın içinden evin anahtarını alıp cerenin odasına dönüp telefonuda aldıktan sonra daha fazla oyalanmadan evden çıktım.Apartmandan çıkınca yüzüme vuran soğuk havayla kalbim sızladı. Korumalarıma baş hareketi yaptığımda hepsi arabalarına binmişti. Kafamı çevirip siyah motoruma baktım. Rizeye motorla gelmiştim. Plakası yoktu bu şekilde kimse cerenin konumunu bulamaz diye düşünmüştüm ama yinede bulmuşlardı. Siktir. Cereni ya babam kaçırmıştı ya da oğuz. Kaskımı takıp hızla motoruma binip çalıştırdım. Telefonumdan konumu açıp gazı kökledim. Şuan tek istediğim cerene bir şey olmamasıydı! Yoksa bu rizemin dağlarına yemin olsunki! Cerenin saçının ucuna zarar gelsin o oğuza rizemin dağlarını dar eder Ayaklarıma kapanıp öldür beni diye yalvartıcak hale getirtirdim!
Yaklaşık bir saat sonra dağların arasındaki kırık dökük evin önünde durmuştum. Oktay kafasıını kaldırıp bana baktı. Kafamla işaret yaptığımda kapıyı açınca kaskımı çıkarıp içeri girdim. Tek oda bir yerdi sadece lavabosu başka bir bölümdeydi iğrenerek karşımda diz çökmüş babam olcak herife baktım. Kaskımı masaya koyup açık duran kapıyı arkamdan kapatıp boynumu önce sğa sonra da sola eydim.
‘’Oğlum Bak yemin ediyorum ceren bende değil’’ Sinirle yumruk attığımda reşat sertçe yere düşmüştü. Sinirle gömleğimin kollarını sıvıyıp bi yumruk daha attım. ‘’Tamam!’’ Reşatın bağırışını umursamadan bi yumruk daha attığımda kaşı patlamıştı.
‘’Ceren nerde.’’ Reşat elinin tersiyle dudağının kenarından akan kanı sildi ama konuşmadı. Sakin ol kuzey. Siktir ben bu durumda nasıl sakin olayım? Sertçe tekra tyumruk attım. Ama konuşmuyordu. Yakasını tutuğum gibi ayağa kaldırıp sırtını duvara yasladım ve yüzüne ard ard arda yumruklar attım ‘’Konuş!’’ Bağırışım evin içinde yankılanınca reşat ağzındaki kanı tükürdüğünd kırılan dişide yere düşmüştü. Konuşmuyorsa ölsün! Ellerimi boğazının etrafına sarıp sıkıca sıktım. Zaten yediği yumruklardan sonra yüzü kaymıştı şimdi ise ellerimin altında can çekişiyordu. Ellerini kaldırıp bileklerimi sıkmaya başlayınca gülümsedim. Onu böyle görmek hoşuma gitmişti. Hafifce kulağına eyilip nfesimi verdim ‘’Konuşucakmısın?’’ Kafasını zorla sallayınca ellerimi geri çektim. Ellerimi çekmemle reşat dizlerinin üstüne düşüp öksürmeye başladı her öksürdüğünde kırılan dişleri dışarı fırlıyordu. Ağzından akan kanlarla bana baktı. Gerçekten şuan çok mutluyum!
‘’Oğuz.. Oğuz kaçırdı’’ Kaşlarımı çatıp gözlerinin içine baktım. Reşat sanki gözlerimde ki katliamı görmüş gibi kafasını eydi. ‘’Burdan on iki kilometre uzaklıkta boş bi depodalar..’’ Hızlı hızlı nefes alırken kafasını tekrar kaldırıp bana baktı ‘’Ama duyduğuma göre ceren çoktan orayı yakmaya başlamış.’’ Kaşlarımı çattım ‘’Öldür beni! Bu acıyla bırakma’’ Gülümsemem büyüdü ne demiştim ben? Ölmek için ayaklarıma kapanıcaklar demiştim. Hafifce eğilip kafamı sağa eydim.
‘’Seni ben değil ceren öldürürecek..’’ Reşatın yüzü bembeyaz kesilirken gülümsedim ‘’Eminim ki seni öldürmek için can atıyordur’’ Geri doğrulup üstümü silkeleyip masanın üstünde ki kaskımı aldım ve evden çıktım. Oktay kapının önünde beni bekliyordu ‘’Oktay burda on tane adam bırak sonra diğer adamları toplayıp peşimden gel’’
‘’Tamamdır abi’’ Başımı sallayıp kaskımı taktım ve motoruma bindim. Duyduğuma göre ceren çoktan orayı yakmaya başlamış Dudağımın kenarı kıvrıldı. Yni cerenden ne bekleyebilirlerdi ki? Uslu uslu oturmasını mı? Asla öyle bir şey olamazdı. Motorumu çalıştırıp gazı verdim. Motorum ilerlerken elimi kaldırıp vizörümü kapattım. Rizenin dağlarında ceren hanımı arıyorduk. Biri karşıma geçip bunları yaşıyacaksın deseydi asla inanmazdım. Motoru süereken telefonu açıp asenaya mesaj attım. Elimde ki kaanın telefonu olduğu için bi an kaan ismiyle bakıştım. Mal gibi telefonumu kırmıştım ve şuan elimde bir yüzbaşının telefonu vardı! Ve asena kaan da neden Evimin direği Diye kayıtlıydı? Normalde kızla kocalarıma evimin direği derken kaan asenaya evimin direği diyordu.. Çok garip bir ilişkileri vardı.
Kaan: Asena ben kaan cerenin yerini buldum siz eve dönün.
Evimin direği: Tamam! Sakın mesajları okumaya kalkma beynini yontarım!

Gülerek kafamı iki yana salladım çok meraklıydım sizin mesajlaşmanıza. Ya sabır..Yolda devam ederken beynimde bin tane soru vardı. Ceren iyi miydi? Oğuz cerene dokunmuşmuydu? Umarım dokunmak gibi bi mallık yapmamıştır.

.........................
Ceren Kurt
Duvara sırtımı yaslamış silahımın şarjörünü değişiyordum. Tamam.. Tamam ceren. Yirmi adam vardı ve ben onunu öldürmüştüm. Ve özenle hepsinin üstüne kırmızı gül yaprağı koymuştum aynı şekilde beni odaya kilitleyen oğuzu kelepçeyle soğuk hava deposuna kilitlemiştim. Depoda neden soğuk hava deposu var? Dİye sorucak olursanız canım oğuz beni oraya kapatıp öldürmeyi düşünüyordu ama ibre tersine dönmüştü. Allahım ya! KARMA olayını çok seviyorum ya.Duvarın arkasından çıkıp ateş etmeye başladım. On kişi kalmıştı ve.. Pat. Kaldı dokuz kişi. Tekrar geri çekilip sırtımı duvara yasladım. Gevura vurur gibi ard arda ateş açıyorlardı. Tek istediğim mermilerinin bitmesiydi. Yarım saat sonra silah sesleri kesilmişti. İşte benim sıram. Duvarın arkasından çıktığımda dokuz korumayla göz göze geldim gerizekalılar büyük ihtimalle vurulduğumu düşünüp ortaya çıkmışlardı. Silahımı kaldırıp ard arda ateş ettim. Önümde dağ gibi duran dokz adamda yere yığılınca gülümseyip silahımı indirdim. Elimi cebime atıp gül yapraklarını çıkarıp ölen aamların üstüne serptim. Gülümsiyerek arkamda bıraktığım katliama baktım içimde ki ses Katil! Diye bağırıyordu ama bu umrumda bile değildi. Silahımı belime koyup merdivenlerden aşağı inmeye başladım. Elimi saçıma götürünce yüzüm düştü. Köpek oğuz güzelim saçlarımı kesmişti neyseen azından kısa saçta yakışmıştı. Soğuk hava deposunun önünde durup sertçe nefesimi verdim. İçeride çocukluğumdan beri tanıdığım ali vardı ve onun yanında en büyük düşmanım oğuz. Kapıyı açıp içeri girdiğimde gülümsedim.Oğuz zorla kafasını kaldırıp bana bakınca yüzümde ki gülümseme büyüdü. Ali zorla kafasını kaldırıp bana baktı yüzü bembeyazdı. Allahım ya! Düşmanlarımı bu hale getirmek çok hoşuma gidiyor! Neyse ne.. Silahımı belimden çıkarıp oğuzun anlına dayadım. Sonra aliye döndürdüm.
‘’Seni geberticeğim!’’ Kaşlarım çatıp oğuza baktım.
‘’Kelimelerine dikkat et’’
‘’Kelimelerime dikkat etmiyorum!’’
‘’Tamam o zaman öl’’ Ate ettiğim anda oğuz anlından vurulup yere yığılmıştı. ‘’Ah oğuz.. Merak etme ailende geberip gidicek’’ Aliye döndüğümde ali nefes bile almıyordu ‘’Seni hemen öldürmiyeceğim.’’ Kafamı sağa eyip gülmsedim ‘’Ölmek için yalvarıcaksın..’’ Ali titremeye başlayınca gülümsemem büydü. Tam konuşucağım sırada kapı açıldı. Hafifce arkamı dönünce kuzeyle göz göze geldik kuzey hızla yanıma gelip bana baktı.
‘’Kızım sen beni delirticekmisin!’’
‘’Bağırma be!’’ Kuzey anlını ovuşturmaya başladı. Birazcık sinirliydi. Birazcık.
‘’Ceren yürü’’ Omuz silkip kuzeye baktım.
‘’Ölsemde seninle gelmem’’
‘’Ceren sabrımı sınama’’ Kuzeyi süzüp omuz silktim.
‘’Sabrını sınarsam ne olur karahancık.’’ Kuzey saçını geriye doğru itip kızarmış gözleriyle bana baktı. Sıçtık. Kuzey gerçekten sinirliydi. Tam ağızımı açıp konuşucağım sırada kuzey belimden tutup omzuna attı. Oha lan! Şuan kuzeyin sırtından aşağı sarkıyordum. Siktir! Şuan enerjim olsaydı kuzeyi öldürmüştüm! Kuzeyin koruması elimdeki silahı alınca kuzeyin sırtına vurmaya başladım. Kuzey gayet sakin şekilde soğuk hava deposundan çıkıp merdivenlere yöneldi ‘’Kuzey indir beni!’’ Kuzey göz ucuyla bana baktı. Kafamı kaldırıp Kuzeye bakmaya çalıştım ama yüzüme düşen saçlarım bunu engelliyordu.
‘’Güzelim sabrımı sınama.’’ Nefesi boynuma çarpınca ne yapıcağımı bilemeyip kafamı aşağı sarktım. Bana yakın olması içimi yakıyordu.. Yüzümü buruşturup yüzümü kuzeyden uzaklaştırdım. Kuzey sertçe nefesini verip yürümeye başladığında göz devirdim. Kuzeyin sırtından aşağı sarkarken oktayın gülme sesini duydum ama bu umrumda değildi. Şuan çok kötü bi haldeydim.. Kuzeyi sevmiyordum. Bunu inkar edemezdim. Ama o beni seviyordu ama yaşadığımız şeylerden sonra hiç bir şey olmamış gibi yaşayamıyorduk daha doğrusu yaşayamıyordum. Ben ona ihanet etmiştim o da beni öldürmeye çalışmıştı. Aynen canım çok normal bir ilişkimiz var. Kuzey durunca kaşlarımı çattım. ‘’Aliyi alın reşatın yanına götürün’’ Yüzümü buruşturup kuzeyin sırtına hafifce vurdum. ‘’Dinliyorum güzelim’’ Kafamı hafifce kaldırıp kuzeye baktım.
‘’’Birincisi bana güzelim deme’’ Diyip hafifce kafamı çevirdim ‘’İkincisi ayaklarım ağrıyor’’ Topuklu ayakkabılarım ayağımın içine sıçmıştı. Gerçekten.. Küfür etme ceren.. Kuzey beni omzundan indirdiğinde uzun uzun bana baktı. Gözleri saçlarımda durunca gözlerinin içi titremişti. Elini uzatıp kısalan saçlarımı okşadı. Hızla geri çekildiğimde eli boşta kalmıştı. Elini yumruk yaparak indirdi. Kafasını çevirip bize bakan oktaya döndü.
‘’O oğuzu hastaneye götürün. Tekrar gözlerini açsın’’ Kaşlarımı çatıp kuzeye baktım ‘’Ölmek için ayaklarıma kapanıcak o piç!’’ Sinirle ensesini kaşıdığıdı ‘’Onu iyileştirip daha kötü hale getireceğim! O piçin Vicudunun her bölümünü yakıcağım!’’ Kuzeye uzun uzun baktım.. Ondan nefret ettiğimi bildiği halde benim için uğraşıyordu. ‘’Çok korktum ceren’’Kuzey elini uzatınca yine geri çekildim. Kuzey gözlerime baktı. ‘’Delirdim ceren sana bir şey olucak diye delirdim!’’ Kafamı hafifce kaldırıp kuzeye baktım.
‘’Bu kadar korkma kuzey..’’ Acıyla gülümsedim ‘’ Beni ha sen mezara sokmuşsun ha oğuz ne fark eder ki?’’
‘’Düzgün konuş ceren’’ Dedikten sonra hafifce geri çekilip diz çöktü. Topuklu ayakkabımın tokalarını açarken kuzeyin bu halini şaşkınlıkla izledim. Alışma ceren.. Alışırsan canın daha çok yanar. Kuzey topuklu ayakkabılarımı eline alıp doğruldu. Sonra tek koluyla beni kucağına alınca gözlerim büyüdü. İstemsizce kolumun birini boynuna doladım. İğrenerek kuzeye baktım. Affetmedik ceren.. Asla affetmiyeceğiz. İç sesimi susturup elimi kaldırdım ve kuzeyin Saçına dokundum ‘’Seni korkuttuğum için özür dilerim.’’ Lan neden özür diledim?
‘’Sana özür dilettiğim için özür dilerim’’ Kalbimizden vurulduk dimi kızlar.. Evet vurulduk hem de çok fena! Hayır ceren.. Kuzey senin değil ve asla da senin olamıyacak! Gülümsemem sönerken kuzey yürümeye başlamıştı. Kafamı kuzeyin göğsüne yasladım. Kuzeyin dudağının kenarı kıvrılınca rahatlamıştım ya da kendimi kandırıyordum. Gözlerim kapanırken kuzey konuşmaya başladı ‘’Uykun mu var?’’
‘Hm’’ Cevabım karşısında kuzeyin gülüşünü duydum ‘’Uykum olmasa beni asla kucağına alamzdın haberin olsun!’’ Kafamı daha çok kuzeyin göğsüne gömdüm. Kokusu huzur veriyordu.. Bu düşünceler yanlış ceren. Sen kuzeyden nefret ediyorsun! O adamın kıyameti olucaksın! Bu düşüncelerim boğazımı düğümlerken kuzeyin sesi kulağıma geldi.
‘’Ceren’’ Kaşlarımı çatıp gözlerimi açtım.
‘’Efendim.’’ Gözleri yüzümde dolaşırken gülümsedi.
‘’Yarın istanbula dönmemiz gerekiyor’’ Uzun uzun kuzeye bakıp elimi kaldırıp kuzeyin yanağına koydum.
‘’Bak yeminlen köyün yarısını sana verdirttiririm!’’ Kaşımı kaldırıp kuzeyi süzdüm ‘’Ne var sanki istanbulda?’’ Kolumu kaldırıp sıktığımda biseps im belli oldu. Öyle çıtı pıtı bi kız değilim kaslı bir kızdım. ‘’Gücümün farkına var Kuzey!’’ Kuzey gülerek kafasını iki yana salladı. Evet uykum gelince mallaşıyordum!
‘’Uyu ceren’’
‘’Tamam.’’ Kuzey arabanın arka kapısını açıp beni dikkatlice koltuğun üstüne yatırdı. Kapıyı kapattığında adamlarıyla bir şeyler konuştuğunu duydum ama uykunun kollarında olduğum için konuştuklarını anlamamıştım. Şahsen kuzeyin konuşmalarıyla ilgilenmiyordum ona güveniyorum. Yani beni öldürmek için plan yapmazdı. Oğuzu hayata döndürüp can çekiştirerek öldürücekti canım kuzeyim ya.. Kendi düşünceme midem bulandı.Gözlerim kapanınca tüm sesler sustu. Kafamı daha rahat şekile getitip sertçe nefesimi verdim.

Gözüme gelen güneş ışığıyla gözlerimi açtım ama gözüm yanınca hemen geri kapattım. Nerdeyim ben Allah için bu güneş ne! Biri elini kaldırıp gölge yapınca gözlerimi açıp kafamı çevirdim. Kuzey gülümsiyerek bana bakıyordu. Uykum vardı.. Yorganı yüzüme kadar çekip gözlerimi kapattım. Uykum varken yanımda ki kişiyi umursamam ben.
‘’Ceren’’
‘’Hm..’’ Mırıldandığımda kuzeyin gülüşünü duydum kuzey yorganı aşağı çekince gözlerimi açmak zorunda kaldım. Kuzeye bakıp yüzümü buruşturdum.. ‘’Günaydın..’’ Kuzey eliyle yüzüme düşen saçlarımı geriye doğru ittirip gülümsedi Hızla geri çekildiğimde kuzey sertçe nefesini verip elini indirdi.. ‘’İstanbuldayız dimi?’’ Kuzey başını sallayınca kuzeye doğru donup yastığıma sarılıp gözlerimi kapattım ‘’3 dünya savaşı çıkmadığı sürece uyandırmayın beni’’ Kuzeyin kahkası odada yankılanınca gözlerimi açtım. ‘kalk hadi’’ Dediğinde yastığı yüzümden çekip bol uykulu yüzümle kuzeye baktım ‘’Neden?’’ Kuzey gülümseyerek yanağımı öptü. ‘’Sabah oldu ve şirkete gidiceğim.’’Hızla doğrulup kuzeye döndüm.
‘’Ben gelmiyeceğim sen gidiyorsan git’’ Kuzey kafasını iki yana salladı.
‘’Ortalık karıştı ceren. Oğuzun abisi tüm ortaklarıyla seni arıyor. Seni buldukları yerde öldürürler’’ Kuzeye baktım. Beni öldürmek istiyorlarsa kuzeyide öldürmek isterler.. ‘’Bana dokunamazlar ceren.’’ Burnumu hafifce çektim.
‘’Tekmi kalıcam yani?’’ Kuzey kafasını iki yana salladı.
‘’Bunun senin için bir önemi mi var ki?’’
‘’Hayır yok. Tek kalırsan insanlar seni daha kolay öldürür’’ Kuzeyin yüzünde ki gülümseme silindi.
‘’Asena gelicekmiş. Albay bir haftalık izin vermiş.’’
‘’Anladım.’’ Kaşlarımı çatıp kuzeye baktım. ‘’Tamam söyle adamlarına beni evime bıraksınlar’’
‘’Hayır’’
‘’Yasada öyle bir şey yok komtutan bey’’ Kuzey gülerek kafasını eydi.
‘’Telefonuna el koyuyorum’’
‘’Aynen aynen’’ Elimi salladığımda kuzeyin gözü gözlerime kenetlenmişti. Yatakta doğrulup kuzeye baktım. Seni öldürüceğim! Kimsenin ruhu duymayacak! Demek istedim ama sustum..Kuzeyi itip yataktan kalktım. Şaka manasında yapmıştım bunu kuzeyinde alınıcağını düşünmüyordum. Alınırsa da sorun yok yani..Kuzeyin malikanesindeydik ve kuzeyin odasındaydım. Kuzeyin bakışlarını umursamadan dolabının önüne geçip kapağını açıp göz gezdirdim. Gözlerim siyah sweat short’e kayınca hemen alıp giydim. Üşüyordum büyük ihtimalle grip olucaktım. Arkama dönmemle kuzeyin belimden tutup Sırtımı dolaba yaslayınca nefes alamadım.
‘’Evlen benimle ceren Kurt’’ E yuh ama! Ayak üstü evlenme teklifi almıştım şaka gibi ya.. Şuan bu konuyu dalgaya vurabilicek bi anda değildim.. Çok yakındık! Gözlerimi kapatıp bu masallara kapılmamam gerektiğini kendime hatırlattım. Gözlerimi geri açıp kuzeye baktım. İşaret parmağımı kaldırıp kuzeyin gögsüne koydum.
‘’Hayır’’ Kuzeyin ‘’Ölsem de seninle evlenmem karahan!’’ Sertçe kuzeyi itip kuzeye baktım ‘’ Bir daha bana yaklaşma.’’ Kuzey ellerini kaldırıp geri çekildi.
‘’ Tamam.’’ Şok olmuş halde kuzeye bakarken kalbim hızlanmıştı. Bu kadar hızlı uzaklaşıcağını düşünmemiştim. Ne bekliyorsun ceren adamı tehdit ettin. Hem ne güzel uzakta. Hay ben böyle işin.. Kuzey bana bakarken zorla yutkunmuştu. Ademciği hareket edince bende yutkundum. İmdat!!! Kapı çalınca hızla kuzeyi itip terleyen ensemi ovuşturdum. Hızlı hızlı nefes alırken arkamı dönüp nerdeyse koşar adımlarla odadan çıktım. Kapıyı arkamdan kapatınca öylece kala kaldım. Kuzey beni istiyordu. Kafamı hızla iki yana sallayıp merdivenlerden inmeye başladım. Kısalan saçlarımı geriye doğru ittirdim. Saçlarım artık kat kattı ve perçemlerim vardı bu halini daha çok sevmiştim. Daha demin yaşananları unutmak amacıyla aklımı dağıtmaya çalışıyordum! Nefes al nefes ver oh mis.. Koşa koşa merdivenlerden inmeye başladım.Kapı tekrar çalınca kaşlarım çatıldı. Hizmetçiler malikanede yoktu. Neden yoklar? Bunu sonra kuzeye sorardım.Yani unutmazsam sorarım. Kapıyı açınca asenayla göz göze geldik. Asena çatık kaşlarla bana bakıyordu. Aha sıçtık.
‘’Ceren’’ Hafifce gülümsedim.
‘’Asenam..’’ Asena uzun uzun yüzüme baktı.
‘’Kızım sen nerdeydin lan! Kuzey az kalsın hepizi donumuzdan asıcaktı!’’ Gülmeye başladığımda asena ızla sarıldı. Gülümsiyerek asenaya sarıldım. ‘’İyi misin?’’
‘’İyiyim asena’’ Hafifce geri çekildim ‘’Gel’’ Asena yerdeki çantasını alıp eve girdi. Çantasını tekrar yere koyup bana döndü.
‘’Yemek varmı ‘’ Başımı iki yana salladım.
‘’Yok ama yaparım’’ Asena yüzünü buruşturup bana baktı.
‘’En son yemek yaptığında Tüm tim hastanelik olmuştu!’’ Asenanın sözüne göz devirerek cevap vermiştim. ‘’Kuzey evdemi?’’ Kafamı çevirip asenaya baktım.
‘’Evde’’
‘’Tamam evden at o zaman’’ Asena arkasına dönüp salona gidince şaşkın şaşkın arkasından baktım. ‘’Arkamda dikiliceğine dediğimi yapsana kız!’’ Gülerek kafamı iki yana salladım asena manyağın tekiydi! Merdivenlerden ayak sesi gelince arkamı döndüm. Kuzey simsiyah takim elbisesini giymis kol düğmelerini takarak merdivenlerden iniyordu.Tam karşıma gelip durunca kafamı kaldırdım.
‘’Ben şirkete geçiçeğim bi isteğin varmı.’’ Ciddiyetle elimi kaldırıp saymaya başladım.

’’Babamı öldürmey sonra ali oğuz ve reşatı öldürmek’’ Uzun süre durup kuzeye baktım ‘’Ve seni öldürmek’’ Kuzey gözlerimi benim gözlerime dikince hiç bir sevgi göstergesi olmadan kuzeye bakıyordum.
‘’Ben gidiyim’’ Diyip arkasına dönünce göz devirdim. Hayatım o kadar kaosluydu ki. Bir yıl içinde bin tane olay yaşıyordum. Kapı kapanma sesiyle kendime geldim. Kafamı iki yana sallayıp yürümeye başladım. Salona girince koltuğa oturmuş reels kaydıran asenayı gördüm. Asena garip bi kızdı yani hayat hikayesini bilmiyordum. Biri asenaya çocukluğunu sorunca asena hemen konuyu değiştiriyor ya da o ortamdan kalkıp gidiyor.
‘’Kız kapıda dikilmesene!’’ Gözlerimi kırpıştırıp düşüncelerimin arasından çıktım. Yavaş adımlarla asenanın karşısında ki koltuğa oturdum. Asena elinde ki telefonu bırakıp bana baktı. ‘’Eee? Aranız nasıl?’’ Bilmem.. Dışardan bakılınca güzeldi ama kalplerimize bakınca bok gibiydi. Yani ikimizinde kalbi kırıktı. Onarılmayı bekliyordu. Sertçe nefesimi verip sırtımı koltuğa yasladım.
‘’Onu öldürmek istiyorum asena bunu sende biliyorsun o yüzden şu soruyu sorup durma’’
‘’Sevmiyorsun..’’ Sesizce başımı salladım ‘’Yapma be’’ Asena sertçe nefesini verip sırtını benim gibi koltuğa yasladı. ‘’Onu az da olsa seviyorsan affet ceren’’ Gözlerimi kapattım ‘’Geç kalma ceren. Seviyorsan hayatını yaşa sonra kuzey ölünce mezarında ağlama.’’
‘’Ben kuzey için ağlamam asena. Ama kuzey benim için o mazara girer’’Asena kafasını bana çevirip gülümsedi.
‘’Keşke herkes sevdiğiyle mezara girebilse ceren’’ Kaşlarımı çatıp asenaya baktım ‘’Babam annemi öldürdüğünde beni de bıçaklamıştı ama ben hayattayım annem toprak altında.’’ Kaşlarım havalanırken nefes almayı bile bırakmıştım. ‘’Neden öldürdüğünü merak ediyorsun değil mi?’’ Kafamı sesizce salladığımda asena konuşmaya devam etti ‘’ Sadece babamın borçlarını ödemediği için’’ İçim buz keserken asenayı izliyordum. Bu kız ne yaşamıştı? Babası sadece borçları ödemediği için annesini öldürmüşse asena daha kötü şeyler yaşamıştır. Aklıma gelen şeylerle midem bulandı. Konuyu değiştirmek en mantıklı şeydi.
‘’Sizin evlilik nasıl gidiyor?’’ Asena gözlerini açıp bana baktı
‘’Normal gidiyor’’ Başımı salladım. Asena iyi değil di..
‘’Asena sen iyimisin’’
‘’İyiyim kaanla tarıştık o kadar’’ Daha fazla zorlama dan başımı anladım dercesine salladım. Kapı tekrar çalınca ela gidip kapıyı açmıştı.
‘’Hello hacılar bacılar!!’ Kafamı kaldırınca salonun kapısında duran heleni ve asmini gördüm. Gülümsemem büyüdü.. ‘’Hadi bu gün bizim günümüz olsun!’’ Helene bakarken kendimi tutamayıp kahka attım. Bugün güzel geçicekti eminim..

Hava çoktan kararmıştı. Biz ise Salonda koltuklara yığılmış korku flmi izliyorduk. Hepimiz pijamalarımızı giymiştik. Asena ne kadar kaçmaya çalışsa da kalmıştı. Hepimizin üstünde helenin özenerek aldığı pijamalar vardı. Asenanın pijaması kurtluydu benim ki civcivli Asminin ki leoparlıydı. Helenin ki Hello cıty ressimliydi. Patlamış mısırı ağzıma tıkarken katilin kadını nsıl öldürdüğünü izliyorduk. Helen ve asmin korkuyla bize bakarken onların tersine asenayla ben aşkla filimi izliyorduk. Bugün canımız olan kocalarımızı evden atmıştık. Yalan söylemiyorum. Gerçekten evden atmışık. Asena patlamış mısırını yerken televizyonu gösterdi..
‘’Bu katil bu kadına aşıksa neden kaçırmıyo’’ Kafamı çevirip asenaya baktım.
‘’Kadın polis ve o katili uzun süredir arıyorlar yani katil kadını kaçırırsa..’’ Sözümü helen kesti
‘’Go to do hapisane’’ Başımı sallayıp gülümsedim.
’’Aynen öyle’’ Asmin anlamış gibi mırıldanınca filime döndüm. Uykum gelmişti. Hem de çok fena.. Ama uyuyamazdım çünkü sena sabah elli milyon tane soru sorucaktı. Yok o katil neden bunu yapmadı? Kadın neden evlenmedi? Falan! Kafamı iki yana sallayıp kahvemi içmeye başladım.Omzumda ağırlık hissedince kafamı çevirip omzuma yaslanı uyuyan asenaya baktım. Kafamı diğer yana çevirince asminle helenin de uyuduğunu gördüm. Yok yani şuan ben uyusaydım beynimi yararlardı! Homurdanarak koltuktan kalkıp üçününde üstünü örtüp televizyonu kapattım. Bi bardak su içim uyumak istiyorum sadece.. Telefonuma mesaj gelince telefonu elime aldım sevkiyat için bilgilendirme dosyası gelmişti.
Telefonuma bakarken sertçe nefesimi verip gözlerimi kapattım. Telefonumu cebime koyup terliklerimi giydim. Salondan çıkıp Koridorda yürümeye başladım uykuyla gözlerimi ovalıyordum. Kafamı sallayarak mutfağa girdim. Çekmeceye bakarken yüzümü buruşturdum bu çekmeceler neden bu kadar yüksekti? Neyse ne! Tazgahın önüne gelip ellerimi tezgaha koyup üstüne çıktım. Yani ayağım kaysa yere düşüp gebericektim! Sertçe nefesimi verip dolabın kapağını açtığımda arkamdan boynuma vuran nefesle gözlerimin büyümesi bir oldu Şehadet getir ceren ölüyorsun! Arkamı dönmeye çalışırken ayağım kaydı yüz üstü yere kapaklanıcakken belime sarılan kolla kafamı kaldırdım. Gözlerim kuzeyi görünce sertçe nefes verdim.
‘’Korkuttum mu?’’
‘’Sen dua et herkes uyuyor yoksa beynini dağıtmıştım!’’ Sertçe kuzeyi ittim.
Kuzey bana bakarken sertçe nefesini verdi kuzeye sırtımı dönüp su doldurup içtim. Kuzey beni geri kazanmak için savaşıyordu ben ise onu öldürmek için. Aramızda ki fark da buydu..

İki farklı insan.. İkii farklı kalp. Bir kalp hala severken diğer kalp kendini svgiye kilitlemişti..

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

18okunma 3beğeni 7yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…