AKER KOLEJİ kitap kapağı

22. bölüm / 27

Sinema gecesi

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 27Şu an: Sinema gecesi

Aradan sadece bir gün geçmişti ama sanki çok daha uzun zaman olmuş gibiydi.

Dün yaşananları düşündüğümde hâlâ tam olarak nasıl hissetmem gerektiğini bilmiyordum. Her şey bir anda olmuş, sonra hastane, doktorlar, sorular ve yanımdan ayrılmayan insanlar derken kendime düşünmek için pek fırsat bulamamıştım. Şimdi ise ortalık biraz sakinleşmişti.

İnsan kendine gelince bazı şeyleri daha farklı fark ediyordu.

Yanımda kimlerin olduğunu, kimin ne kadar endişelendiğini, hiç konuşmadan bile kimin seni düşündüğünü...

Ben en çok da Karan'ı düşünüyordum.

Dün boyunca tek bir an bile benden uzaklaşmamıştı. Bunu söylerken abartıyor gibi görünmek istemiyordum ama onun orada olduğunu bilmek, yaşadığım her şeyin içinde bana garip bir güven vermişti.

Belki de sevgi tam olarak böyle bir şeydi. Her şeyi düzeltmek ya da yaşananları geri almak değildi. Sadece kötü bir şey olduğunda yanında kalacak birinin olduğunu bilmekti.

Ve ben, hayatımda ilk kez birinin varlığının bana bu kadar iyi geldiğini fark ediyordum.

Bugün okula gitmeyeceğim için geç uyandım. Kalktığımda saat on birdi, bizimkiler şimdi okula gitmişti bile, asıl merak ettiğim fulyanın okulda olup olmamasıydı.

Yemeğimi yedikten sonra odama çıktım saatin on iki olmasını bekledim malûm Öğle arasına o saatte girecekleri için.

Saat on iki olunca hemen Karan'ı görüntülü aradım.

"Boncuk nasılsın daha iyimisin? İlaçlarını kullandın mı? Kahvaltı yaptın mı?"

"Sakin ol Karan hepsini yaptım"

"Duru sen yoksun diye boğazımdan yemek geçmiyor"

Görüntüye giren bizimkilere baktım hepsi bir bankta oturmuş yemek yiyolardı. Eylüle baktım tam konuşacaktım ki Kaan araya girdi.

"Az yalan at sakar iki dürüm gömdün az öncede ben doymadım dedin"

Eylül boğazını temizledi.

"İşte boğazımdan geçmemiş yoksa üç tane yerdim"

"Duru benim boğazımdan geçmiyor"

Hazal'a baktım. Yiğit bir kolunu hazal'ın omzuna atmıştı, saçlarını kokluyordu. Hazal'ın söylediği şey üzerine Yiğit görüntüye konuştu.

"Duru çabuk iyileş senin yüzünden çillide yemek yemiyor"

"Yiğit?"

Yiğit yanındaki Hazala döndü.

"Bebeğim"

Hazal yiğit'e biraz daha baktı.

"Ama unuttum diyeceğimi...neden bir anda böyle şeyler söylüyorsun"

Yiğit hazal'a güldü ve daha çok sarıldı.

"İyyy! Ne kadar cıvık cıvıksınız"

"Ne yapsın derin senin gibi gülü seven dikenine katlanır falan mı desin?"

"Kesinlike sakara hak veriyorum. Sen ve Emir çok kırosunuz"

"Sen kimsin lan bana kıro diyorsun"

Emir derine güldü.

"Sakin ol küçük enişte"

Bu atışmaları dinleyince bile moralim yerine gelmişti. Biraz daha sohbet ettik. Fulyanın okula gitmediğini öğrendim. Yarın hafta sonu olduğu için hepimiz evdeydik. Bizde hep beraber babası evde olmadığı için karan'ın evinde film gecesi yapmaya karar vermiştik.

Günümü kitap okuyarak dinlenerek geçirmiştim. Akşam olunca annem ve babamdan yarın için izin aldım. Annem ne kadar istemese de babamla beraber onu ikna etmiştik.

Yatağıma oturdum ve film izlemeye başladım. Uykum gelince şimdi kapattım. Yatağın içine girdim ve uyudum.

Sabah saat on civarı kalktım. Hemen kahvaltımı yaptım. Temizliktir, kitaptır derken saat akşama doğruydu, karandan mesaj gelince hemen hazırlanmaya başladım zaten motorla gideceğimiz için aşırı rahat bir kombin yaptım.

Hazır olunca Karanı aradım kapıda olduğunu söyleyince heyecanla aşağı indim ve dışarı çıktım. Karan'ı motora yaslanmış şekilde gördüm koşturarak yanına gittim, hemen beni kollarının arasına çekti ve boynumdan öptü.

"Sonunda...günün sevdiğim tek zamanı olabilir"

Güldüm ve kollarımı boynuna doladım.

"Diğerleri nasıl gelecek?"

"Valla Yiğit Hazalı alıcak, Emir derin'i alıcak, kaan'da heralde eylülü alır"

"Anladım"

"Neyse hadi bin"

Motora bindik, yarım saatte büyük güzel bir evin önünde durduk. Hemen arkamızda duran motora baktım. Hazal ve yiğitte gelmişti.

Hazal motordan indiğinde koşarak yanıma geldi ve bana sarıldı.

"Seni çok özledim Duru!"

"Bende özledim"

Hazal benden ayrıldığında Yiğit konuştu.

"Geçmiş olsun Duru daha iyi misin"

"Teşekkür ederim daha iyiyim"

Hazal'a baktığımda çok güzel olmuştu. Hepimiz film gecesi olduğu için rahat giyinmiştik.

Yüksek korna sesi İle gelenlere baktık, Emir ve derin onların arkalarından da Kaan, eylül geliyordu. Motor yanımızda durduğunda eylül ve derin koşarak yanıma geldiler ve sarıldılar.

Bende onlara sarıldım.

"İyi misin?"

"Evet derin iyiyim"

"Çok şükür" dedi eylül.

Derinde Eylül'de harika görünüyorlardı.

(EYLÜL)

(DERİN)

Havalar sıcak olduğu için herkes açık giyinmişti.

"Hadi girelim içeri"

Karanı onaylayarak eve doğru ilerledik. İçeri girdiğimizde bizi büyük bir salon karşıladı, salonun sonunda bir oda vardı, oraya doğru ilerledik. Oturma odası olduğunu gördük, hereks koltuklara yerleşirken Karan mutfağa doğru ilerledi.

"Ne izleyeceğiz?" Dedi Eylül

"Örümcek adam diyenler"

Kendi dediğine el kaldıran Emire baktım. Kimse istememişti.

"Bence animasyon izleyelim"

"Yok çizgi film izleyelim Hazal"

Hazal eylül'e baktı.

"Ne varmış çizgi filmde benle yiğit izliyoruz"

Emir ve Kaan gülerken Yiğit hazal'a döndü.

"Onu demeyeydin iyiydi çilli, karizmayı çizdik"

"Bence korku filmi izleyelim benim bildiğim bir tane var, yeni çıkmış"

Kimse önce kabul etmese de eğlenceli olduğunu düşünerek kabul ettik. Mutfağa gidip Karan'a yardım ettim. Cips çerez kola Mısır gibi atıştırmalıkları ayarladık.

Oturma odasında sehpalara yerleştirdik, herkes kendi sevgilisnin yanına oturunca eylül ve kaan'da mecburen yan yana oturdular ama ikiside bu durumdan rahatsız değillerdi hatta geliyorlardı.

Filmin ismi yabancıydı ilk yarım saatte filmi çözmeye çalışıyorduk.

"Kesin bir şey çıkacak"

Bir anda ekrena çıkan silüetle hazla dışında kimse bağırmamıştı

"Çilli korkma diye önceden söylüyorum, sen yine bağırıyon"

"Yiğit gördün demi nasıl korkunçtu hele"

Yiğit jazla güldü ve yanağını öptü. Tekrar filme odaklandık hiç beklemediğimiz anda ortaya çıkan yaşlı amcayla kızlar olarak çığlık attık, bunu üstüne elektrikler de gidince iyice bağırdık.

"Lan! susun elektrikler gitti".

Hepimiz susunca bağıran tek bir kişi vardı.

"Kim bağırıyor hâlâ"

"Çilli kulağımın pasını sildin be kızım!"

Karan'ın ayağa kalktığını hissedince bende kalktım, sanırım hepimiz ayaktaydık, mutfak tarafından gelen yüksek ses ile çığlık atRak koşturduk.

"Amına koyim biri ayağıma sülük gibi yapışmış bırakmıyor!"

"Aaaa kafam!"

Herkes birbirine bağırmaya başladı.

"Yiğit!"

"Hazal sesime gel!"

"Çilli sesim oradan mı geliyor Allah'ım sabır... Duvara sarılmış Yiğit diyor!"

"Aaa! Hangi öküz o saçımı yoldu"

"Derin sen miydin?"

"Yok geri zekâlı cinlerdi"

"Yanına gel ben seni korurum"

"Sen önce kendini koru önünde sehpa var... Salak bak düştü"

"Aaa!"

"Sakar çık önümden"

"Oha nereden anladın ben olduğumu?"

"Kokundan... Bütün çilekli parfümleri üstüne boca etmişsin"

"K9 köpeği mübarek"

Ellerimle önümdekileri itelerken bir bedene çarptım.

"Boncuk"

"Sonunda buldum"

"Söyleseydin ben seni bulurdum"

"Cilveleşmenin zamanı değil kendinize gelin"

"Sakar laf yetiştireceğine önüne bak... Serçe parmağımı bırakırsan sevinirim"

"Yiğit!"

"Çilli evi turladın bir yerinde dur"

"Yerinde dur o seni bulur ya biri olur ellerin olur ya cadde..."

"Kes sesini!"

Eylül'ün kaan'a bağırması ile Kaan sustu.

"Aaa buldum seni"

"Sen değil hazal ben seni buldum Köroğlu gibi dolanıyordun ortalıkta"

"Boncuk sen dur da ben şu şalterleri kontrol edeyim.

"Tamam çabuk ol"

Hepimiz olduğu yerde dururken on dakikaya ışıklar geldi. Ortalığın anası anlamıştı.

Hepimiz birbirimize tutunmuştuk. Ama en komiği emirdi zira kendisi sehpada baş aşağı duruyordu .

"Sen birde beni koruyacaktın püh sana"

Emir derine baktı.

Karan'ın gelişiyle hepimiz koltuklara yerleştik. Ve kahkahalar attık.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

83okunma 9beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Kategoriler ve temalar yükleniyor…