24. bölüm / 27
AKER KOLEJİKıskançlıklar
Bölümler 27Şu an: Kıskançlıklar
- 1 İlk bakış2.221 kelime
- 2 Karışık düşünceler1.767 kelime
- 3 Bazı gerçekler2.308 kelime
- 4 Futbol maçı2.219 kelime
- 5 Olaylı gün1.875 kelime
- 6 Disiplin kurulu2.110 kelime
- 7 Küçük temas1.895 kelime
- 8 Kamp'a yolculuk1.729 kelime
- 9 Kaybolduk2.137 kelime
- 10 Gördüğün kadar1.103 kelime
- 11 Öpücük1.653 kelime
- 12 Labaratuvar1.485 kelime
- 13 Beklenmeyen itiraf1.681 kelime
- 14 Yeni aşklar1.295 kelime
- 15 Korku evi1.282 kelime
- 16 Eğlenceli atışmalar925 kelime
- 17 Zaman927 kelime
- 18 Paintball oyunu1.773 kelime
- 19 Soğuk hava deposu1.084 kelime
- 20 Uyandı1.282 kelime
- 21 Çıkış1.235 kelime
- 22 Sinema gecesi1.056 kelime
- 23 Kura1.194 kelime
- 24 Kıskançlıklar1.060 kelime · Okuduğun bölüm
- 25 Prova1.946 kelime
- 26 Bowling oyunu1.030 kelime
- 27 Bir trip meselesi1.042 kelime
Bu aramayla eşleşen bölüm bulunamadı.
Sınıf birbirine girmiş vaziyetteydi. Çünkü kimseye istediği rol çıkmamıştı.
Ben kraliçe
Cenk kral
Hazal prenses
Berk prens
Derin ortanca prenses
Batuhan ortanca prens
Eylül küçük prens
Ahmet küçük prens
Karan kötü prens
Yiğit kötü prens'in kardeşi
Kaan kraliçe'nin kardeşi
Emir şifacı
Fulya cadı
Mert cadı'nın yardımcısı
"Hocam bak olmaz diyorum"
Hoca Karan'a baktı.
Karan, Emir, Yiğit ve Kaan sinirle hocaya bakıyordu.
"Çocuklar kimse rolünü değiştirmeyecek beni sinir etmeyin"
"Valla bir tek fulyanın rolü uymuş... Kötü cadı"
Derin fulyaya laf söylerken o da kaşları çatık hocaya bakıyordu. O da memnun değildi.
"Kes sesini"
Derin güldü ve önüne döndü lakin ona sinirle bakan emiri gördü.
"Ne bakıyon koç sıkıntımı var "
"Var derin, beni çıldırtma o sik batuhanla eş olmayacaksın"
"Hocam hayır bende kabul etmiyorum"
Hepimiz kaan'a baktık hadi diğerlerini anlarım sevgililerini kıskanıyor ama kaan'a kimse anlam verememişti. Herkes kaan'a bakınca konuştu.
"Ne bakıyorsunuz oğlum istemiyorum kraliçe kardeşi olmak"
"Çilli bu tiyatroda oynamıyoruz"
"Tamam Yiğit sen oynama"
"Çilli beni sinir etmek istemezsin katılmıyoruz diyorsam katılmıyoruz"
"Offf erkek ya!"
Yiğit kaana ters ters baktı.
Zil calinca hoca sınıftan çıktı. Kaan diğerlerine bir hareket yapınca hepsi ayaklandı.
Karan, Yiğit, Emir ve Kaana baktık.
"Nereye?"
Karan bana baktı ve eğilerek kulağıma doğru konuştu.
"Boncuklu sen kraliçe olmaktan vazgeçmek istemezsin o yüzden başkası kral olmaktan vazgeçecek"
Karan alnımdan öptü ve geri çekildi. Ayağa kalktım.
"Karan saçmalama sadece bir tiyatro"
"Aynen güzelim ben saçmalıyorum"
Dördüde aynı anda sınıftan çıktı.
"Kesin kavga olucak"
KAAN YILDIRAN
"Şuradalar"
Emirin sesi ile gösterdiği banka baktık. Cenk Berk, Batuhan ve Ahmet oturmuş konuşuyorlardı. Yanlarına gidip sıralarının üzerine atladım.
"Naber gençlik?"
Yiğit Berkin, Karan,cenk'in,emirde Batuhan'ın yanına geçtiler.
Ahmete baktım eylülle rol oynamasına izin vermeyecetim. Hem ben varken onun prens olmasına tabiki izin vermezdim.
"Şimdi beni iyi dinliyorsunuz hepiniz rolünüzü bize vereceksiniz"
Karan'ın konuşmasının ardından Cenk konuştu Kral rolünü cen almıştı.
"Hoca yasak dedi"
"Okul benim amına koyim beni dinleyeceksiniz"
Yiğit bir elini berkin omzuna koymuş bastırırken bir yandanda söyleniyordu.
"Yok öyle olmayacak ben direkt bu çocuğu o tiyatroda istemiyorum"
Berk yiğit'e baktı ve göz devirdi.
"Sanane hazal'ın prensi olacağım"
İşte bunu demeyecekti. Yiğit bir elini berkin boynuna doladı.
"Lan sen kim oluyorsun da benim sevgilime prens olacaksın sikerim lan seni! Oruspu çocuğu"
Emir yiğiti berkten ayırırken. Bu seferde Batuhan araya girdi.
"Bıraksana çocuğu!"
Batuhan da derin ile çiftti. Emir derin bir nefes alarak yumruğunu Batuhan'ın yüzüne geçirdi.
"Sen hayırdır lan sik kırığı!"
Herkes birbirine girerken kafanda çünkü vurmaya başladı.
Bende fırsattan faydalanarak Ahmet'in üzerine atladım.
"O kızdan uzak duracaksın yoksa sikerim seni!" Dedim.
DURU ACAR
Teneffüs zili çalınca karanlar geldi. Hepsinin üstü başı dağılmıştı. Ayağa kalktım ve yanına gittim.
"Çocuğu mu dövdün Karan?"
Karan beni kendine çekti ve saçımdan öpmeye başladı.
"Karan?"
"Evet boncuk dövdüm"
"Yiğit sende mi dövdün"
"Yok çilli ben öptüm"
Hoca sınıfa girince herkes oturdu. Batuhan Cenk Berk Ahmet daha gelmemişti derken sınıfın kapısı çalındı. Nöbetçi öğrenci sınıfa girdi.
"Karan Akın, Yiğit Bayraktar, Emir Taşkın, Kaan yıldıran... Müdür çağırıyor"
Karan'a döndüm. Elimi tuttu ve gözlerini açıp kapattı. Sınıftan çıktılar hoca ders anlatmaya devam etsede dikkatimizi veremiyorduk.
"Ya hadi diğerlerini anlarımda Kaan neden Batuhan'ı dövdü ha... Eylül"
Eylül dalgın bir şekilde baktı.
"Bilmiyorum"
Yaklaşık 15 dakika sonra Karan, Emir, Yiğit ve Kaan sınıftan girdi hemen arkalarından da Cenk Batuhan Berk Ahmet girdi.
Resmen tipleri kaymıştı. Tenefüs zili caljca hemen ayağa kalktım hoca sınıftan çıktı. Karan'ın yanına gittim.
"Ne oldu?"
"Bir şey olmadı"
"Eee yani bu kavganın sonucu ne?"
Emir derin'e baktı ve güldü.
"Sonuç tiyatroda oynamayacaklar"
"Niye? Nasıl?"
"Oynamak istemiyorlarmış"
"Ee o zaman kim oynayacak"dedi Hazal
"Şimdi şöyle ki çilli başka bir tiyatro oynayacağız sadece biz"
Hazal kaşlarını çatarak Yiğit'e baktı.
"Ya ben ne güzel prenses olacaktım"
Yiğit hazal'ın saçından öptü.
"Sen benim prensesimsin"
"Sakar sen gelsene bi"
Eylül kaan'a baktı ve ayağa kalktı ikisi sınıftan çıkarken bizde kendi aramızda konuşuyorduk.
KAAN YILDIRAN
Eylül ile müzik odasına girdik. Eylül durdu ve bana döndü
"Evet seni dinliyorum"
Konuya nasıl girecektim. Ona nasıl ben seni seviyorum diyecektim.
Evet kabul ettim. Ben Sakara fena tutuldum.
"Şimdi sakar ben..."
Müzik sınıfının bir anda kapısı açıldı içeri giren gözlüklü öğrenciye ters ters baktım. Oda durmuş bize bakıyordu.
"Lan çıksana"
"He tamam"
Çocuk çıkınca tekrar eylüle baktım.
"Sakar ben seni..."
Kapı tekrar açıldı.
"Hay amına koyim bir söyletmediniz!"
Kapıya döndüm ve ahmetle karşılaştım.
"Eylül biraz konuşabilir miyiz?"
Ellerimi sıktım sakin olmalıyım. Eylül başını salladı ve kapıya doğru yürüdü hemen bileğinden yakaladım ve yanıma çektim.
"Konuşamazsın piç ben konuşuyorum"
Ahmet bana baktı ve kapıyı kapattı. Eylül elini çekerek bana döndü.
"Ne yapıyorsun ya ne konuşacaksan konuş artı..."
"Eylül benimle çıkar mısın?"
Eylül yüzüme baktı ve şok içinde ağzını açtı. Dili tutulmuş gibi konuşmuyordu. Ellerini tuttum ve iyice yaklaştım.
"Eylül ben sana aşığım"
Eylül bana baktı ve konuştu.
"Oha bana ilk defa eylül diyorsun"
Yok amına koyim.
"Allah'ım ya ben burda sana aşığım diyorum sen bana ilk defa eylül dedin diyon"
Eylül yutkunarak bana baktı. Hiç bir şey demiyordu ve böylece benide strese sokuyordu.
"Kaan... Bende sana aşığım"
Gülerek eylül'e baktım. En azından konuşabildi.
"O zaman teklifimi kabul ettim öyle mi?"
Eylül gülerek başını aşağı yukarı salladı.
Kendime çektim ve sarıldım. Saçlarına kadar buram buram çilek kokuyordu.
DURU ACAR
Ders zili çalınca yerlerimize geçtik.
Sınıf kapısından el ele giren Kaan ve eylül'ü görünce şok oldum. Sınıf bir anlık insanlıktan çıktı.
"Oooooo!"
"Oooo"
Kaan bu bağırmalara karşılık konuştu.
"Susun amına koyim! Kuduz köpekler!"
Eylül ve Kaan yerlerine yerleştiklerinde eylül'e baktım çok mutlu görünüyordu.
Bunun dedikodusunu sonraya bıraktık. Sınıftan giren felsefeciyle ayağa kalktık.
"Oturun çocuklar"
Kezban hoca yoklamayı aldı.
"Gençler kitaplarınızı açın"
Hepimiz kitaplarımızı açtık. Birkaç sayfa etkinlik yaptıktan sonra Kezban hoca sınıfa döndü.
"Şimdi arkadaşlar dersimiz bitti ama zilin çalmasına hala vakit olduğu için herkes merak ettiği bir soruyu felsefik düşünceyle söylesin sırayla"
"Hocam biraz süre verirmisiniz?"
"Tabi durucum"
Sınıftaki uğultular yükseldi. Herkes soru düşünüyordu açıkçası bulamamıştım.
"Evet ilk soruyu kim soracak?"
Emirin el kaldırmasıyla hoca söz hakkı verdi.
"Hocam kısa İnsanlar mı daha hızlı koşar yoksa uzun İnsanlar mı?"
Derin yanındaki Emire ters ters baktı. Emir ise gülerek derine baktı.
"Evet başka soru"
"Ama hocam cevaplamadınız?"
"Oğlum sorabilirsiniz dedim cevaplayacağım demedim"
Emir kısık sesle konuştu.
"Amına koyim bu da kendini komik zannediyor... Dur güleyimde rezil olmasın feyme"
Emir yüksek bir kahkaha attı.
"Hocam bayılıyorum size"
"Başka soru?"
"Hocam oruçluyken diş fırçalamak günah mı?"
Sınıftakiler kaan'ın sorusuna güldü. Hocafa güldü.
"Günah değil orucun kabul olmaz"
"Hocam zaten orucum kabul olmazsa günah olur... Yeni her türlü cehennemliğim"
Ders zili çalınca hepimiz çantalarınızı aldık ve sınıftan çıktık.
Bir gün daha sona ermişti.
Bölüm etkileşimi
