Acımasız Güç kitap kapağı

8. bölüm / 12

Acımasız Güç

8. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Xuan Miracle

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 8. Bölüm

Chanyeol'den

Benim için uzun bir süredir normal bir hayat yoktu ama bugün, tam bir "liseli erkek" gibi hissetmiştim. Hiç olmadığım kadar mutluydum. Benimle konuşan, onlarla konuşabildiğim birileri vardı. Uzaktan ve özenerek izlememe gerek kalmadan yan yana sohbet edebildiğim insanlar vardı. En önemlisi, bana yeni bir hayat veren Baekhyun vardı ve bu yüzden içimdekiler su yüzüne çıkmaya tenezzül bile etmiyorlardı. Gözüme ve kalbime o kadar farklı görünüyordu ki... "O gerçekten benim ilacım olabilir mi?" düşüncesi ile doluyordu aklım.

Durağa doğru yürürken Baekhyun ile ikimiz, Sehun ile Kai'nin arkasında kalmıştık. İçimden defalarca kez tekrar ettiğim cümleyi söylemek için bir an bekliyordum. Onunla olmalıydım, yanında kalmalıydım. Bu konuda bencil olmam gerekmesi alt-üst ediyordu sinirlerimi. Kendimi düzeltmek için bir şans karşıma çıkmış olabilirdi ve ben hayatımın anahtarını kaybetmek istemiyordum.

Onu uzaktan izlerken beni tanıdığında her şeyimi bilmesini istediğim Baekhyun'a karşı, şuan aynı şeyleri hissedemiyorum. "Beni kabul edecekse gerçek halimle kabul etsin." düşüncesi artık benimle değil. Sadece beni yanında tutmasını istiyorum. Onu yanımda tutmak istiyorum.

Nazikçe kolunu tutup onu durdurdum. Yıllarca uzaktan izlediğim aşkıma artık dokunabiliyordum bile... Elini tutup gözlerine baktım. Kabul etmesini umarak, tedirgince araladım dudaklarımı.

"Baekhyun, bugün seninle kalabilir miyim?"

Dediğim onu heyecanlandırmış olacak ki elimi hafifçe tutup yavaş yavaş geri çekti ve parmaklarıyla oynamaya başladı. Konuşmaya çalışırken elimi bıraktığını fark edip tutmaya yeltendi ama utanarak durdu. İstemsizce gülümsedim. Bu hali çok hoşuma gitmişti. Şuan tamamen küçük Baekhyun gibi görünüyordu. Elini omzuna atıp kaşıdı ve konuşmaya başladı. Kendinden emin ve yüksek bir özgüven sahibi olan Byun Baekhyun'u eli ayağına dolaşmış sekilde görmek istemeden kıkırdamama sebep oldu.

"Olur tabii, eğer Kai ve Sehun da kabul ederlerse."

Gözlerimi ikisine çevirdim. Hala birlikte kalmaya devam ettikleri aklımdan çıkmıştı. Hızlı adımlarla yanlarına ilerleyip kollarımı omuzlarına attım. İrkilerek bana baktılar. Bir şey söylemelerine fırsat vermeden kollarımı indirip konuşmaya başladım.

"Bu gece bana yeriniz var mı? Eve gitmek istemiyorum da."

Sesimi alçaltıp konuşmaya devem ettim.

"Baekhyun'dan ayrılmak istemiyorum, lütfen izin verin kalayım."

Duygu sömürüsü yaparak ikisine bakarken Sehun teslim olmuş gibi ellerini havaya kaldırdı.

"Ev Kai'nin evi, ben bilmem."

Gözlerimi hemen Kai'ye çevirip heyecanla bakarak olumlu cevap bekledim. Kai ikiletmeden onaylamıştı. Omzunu patpatlayıp teşekkür ettim.

Bu gece Baekhyun ile aynı evde kalacaktım. Harikulade bir rüyanın içindeymiş gibiydim ve bedenim baştan aşağı mutluluk, heyecan ve enerji ile dolmuştu. Adımlarını hızlandırarak bize yetişen Baekhyun'un elini sıkıca tutup gülümseyerek konuştum.

"Bugün gerçekten çok güzeldi. Hepinize, çok teşekkür ederim."

Baekhyun parlayan gözleriyle, gülümseyerek bana baktı. Tuttuğum eliyle elimi okşayıp "En kötü günümüz böyle olsun!" Dedi. Bunu derken düşüncelere dalmış gibiydi. Ona güzel bir sabah yaşatamasam da o bana harika bir akşam yaşatmıştı. Yüzünü hayranlıkla izleyip incelerken cümlesini bir süre düşündüm. Eğer Baekhyun hayatımda olmaya devam ederse "kötü" kavramını bile unuturdum. Umudumu her geçen dakika arttıran bu çocuk tekrar gözlerimi doldurdu.

"Bu benim yaşadığım en güzel gündü Baekhyun."

Dördümüz birlikte Kai'nin evine geldik ve bu bana fazlasıyla yabancı gelmişti. Arkadaşa sahip olmak güzel hissettiriyordu. Uzun bir süre yalnız olmaya alıştığım için insanlara güvenmek, insanların sana iyi davranması ve seni güldürebilecek şeyler yapması gerçekten tarif edilemez bir hismiş. Bu alışılmadıklığın içinde bulunmak beni kendi düzenimi yok edebilecek kadar tatmin etti.

İlk defa başka birinin evinde kalıyordum. Daha önemlisi, ilk defa Baekhyun ile aynı yerde kalıyordum. Bu yüzden kıpır kıpır ve enerjik oluşum diğer üçlüyü gülümsetiyordu. Onları gülümsetmek beni mutlu etse de Kai'nin aşık olduğu kişiyi kendi ellerimle öldürmüş olmam bu arkadaş canlısı tavırların hiçbirini hak etmediğimi sert bir şekilde vuruyordu yüzüme.

Bir anlığına, gerçekleri unutmak istedim. Anormal olmayan, lisede bir grup akranı ile tanışıp arkadaş ortamı kurmuş olan genç modelinde yaşamayı -bu gece için- kafama koydum. Böylesine sıcak bir ortamı tek sefer bile olsa deneyimlemek istiyorum.

Kai, bana rahat etmem için kıyafetlerinden verdi. Sonrasında hep birlikte film izledik. Ben Baekhyun'u daha fazla izlesem de suç üstü edildiğim anlar filme dönmek zorunda kaldığım için filmin tadını çıkarmayı da başarmıştım. İzlerken yaptığımız küçük sohbetlerin keyfini anlatamam bile.

Filmden sonra ilginç bir şekilde ders çalışmayı kafaya koymuştuk. Kitaplarımızı çıkarıp matematik çalışmaya başladık. Benim fazla hızlı ve neredeyse işlemsiz bir şekilde soru çözüp hepsini doğru yaptığımı fark eden Sehun isteksiz de olsa dikkatini pür dikkat bana verdi. Gözlerini büyüterek bana bakıp konuşmaya başladı.

"Aramızda deha var. Çabuk bize anlatarak çöz!"

Gülerek bir şey söylemeden onayladım. Birlikte her konudan birer test çözmeye çalışarak çalışmayı sonlandırdık. Aslında, Baekhyun isyan ettiği için bıraktık desem daha doğru olurdu. Onun, bir şeyden sıkıldığında devam etmek hiç hoşuna gitmiyordu. Bunu bildiğim için sıkıldığını anladığım an çözmeyi bırakıp kitapları ve defterleri toplamaya başlamıştım. Kai ve Sehun'un da canına minnetti zaten.

Ev 1+0 olduğundan nerede yatacağımızı kararlaştırmak biraz zor oldu. "En iyisi hep birlikte salonda yatalım." diyen Baekhyun'u ben dahil herkes onaylayınca sorunumuz çözüldü. Yatacak yerlerimizi hazırladık. Kai, misafir olduğum için beni daha rahat olması sebebiyle koltukta yatırmak istemişti. Her ne kadar onun yatması için ısrar etsem de üçü yerde, ben koltukta, geceyi bitirmiştik. Fakat benim için o gece fazlasıyla zor bitmişti. Acıyla uyanıp irademi kaybetmemek için kendimle savaş vermiştim. Korkarak geçmesini beklerken elimde Baekhyun'un elini hissedip sesini duyduğum an tüm acım kesilmişti.

"Sakin ol Yeol, kabus sadece."

Gözlerimi araladığımda gördüğüm endişeli yavru köpek bakışları terapi gibi gelmişti. Derin bir nefes verip başımı salladım.

"İyi misin? Su getireyim."

Tam kalkacakken elini sıkıca tutup yanıma çektim bedenini. Sıkıca sarılıp gözlerimi yumdum.

"Sadece biraz sarıl bana. Su istemiyorum, iyiyim."

Nefes alış-verişini işitirken tatlı tatlı başını sallayıp sarıldı bana. O an tüm endişem uçtu işte.

Aradan iki hafta geçti. Bu günler hayatımın en sıradan ama en güzel günleriydi. İki haftadır, birbirimizden asla ayrılmamıştık. Dördümüz okula gidiyor, sınavlara çalışıp sınavlara giriyor, yemek yiyor, dışarı çıkıp eğleniyor, eve gelip uyuyorduk. Artık, misafir sayılmıyordum ve yerde yatmaya Kai'nin deyimi ile hak kazanmıştım. Bu hakka sahip olmak ne kadar iyi bir şey bilmiyorum fakat yakınlaştığımızın tescilli bir kanıtıydı benim için.

Baekhyun ile olan ilişkimizin detayını verecek olursam; yapışık dördüz gibi olduğumuz için bazı şeyleri ilerletmemizi beklemek tuhaf olurdu. Buna karşın ilerletmeyi başardığımız şeyler de olmuştu tabiiki. Her geçen gün birbirimizi daha iyi tanıyorduk. Aynı yaşta olduğumuzu öğrenmişti. Henüz onu çocukluktan beri tanıdığımı itiraf edememiştim. Baekhyun'un harikulade bir sesi olduğunu ve şarkı söyleyebildiğini biliyordum fakat yakınımda canlı canlı duymak bambaşka hissettirmişti.

Hiç fikrim olmayan şeyler de öğrenmiştim onun hakkında. Salatalıktan nefret ettiğini mesela. Görünce bile içi titriyordu ve o hali inanılmaz derecede tatlıydı. Bilgisayar oyunlarında çok iyiydi. Ciddi anlamda zorlamama rağmen beni yenmeyi başarmıştı. Gece yatarken elini yüzüne kapatmadan uyuyamıyordu. Bir de, dudak yalama alışkanlığı vardı. Onunla konuştuğum ya da sadece yanında olduğum kısa bir zaman diliminde bile küçük özelliklerini öğrenmek harikaydı.

Evde -Kai ve Sehun'un canları sıkılıp bir şey almak için dışarı çıktıkları zaman- yalnız kaldığımızda ona hemen sırnaşmaya çalışıyor ve sıkıştırıyordum. Bu tatlı heyecan genelde on dakikayı geçmiyordu fakat yıllara bedelmiş gibi hissettiriyordu. Hiçbir şeyden şikayetçi değildim. Baekhyun günlerdir yanımdan ayrılmıyordu ve bu benim için yeterliydi.

Bu iki hafta içinde, Sehun gün geçtikçe sıklaşarak işi olduğunu söyleyip bizden ayrılmaya başlamıştı. Sehun'u yeni tanımama rağmen iyi anlamda aptal, eğlenceli ve şapşal kişiliğinin son zamanlarda daha belirgin olmaya başladığını ben bile anlayabiliyordum. Baekhyun'un "Kesin sevgilisi var bu salağın, demedi demeyin." iddiası bu yüzden Kai ve bana da kesinmiş gibi geliyordu.

Sınav haftasını bitirdiğimizde eğlenmek için plan üstüne plan yapacağımıza söz vermiştik ve nihayet o hafta geldi. Tek bir sorunumuz vardı ki devamsızlık hakkımız sınırda olduğu için okula hiç aksatmadan gitmemiz gerekiyordu. Bunu da düşününce sorun etmedik çünkü dörtlü grubumuz ile okulu bile eğlenceli hale getirmeyi başarmıştık. Tabi onları fazlasıyla yükselterek söylediğim okul çıkışı sonrası sürprizim de etkili olmuştu.

Sehun öğle arasından önceki son teneffüste bize salak salak sırıtarak bir şey fısıldadı.

"Sizi biriyle tanıştıracağım, öğle arasında planımız varsa artık yok."

İşte bu cümleyi kurduğu an hepimiz gülmeye başladık. Sehun'un bu kadar tahmin edilebilir olan bir insan olması hoşuma gitmişti. Fazlasıyla şeffaftı ve dünyadaki en zararsız insan olabilirdi.

"Sevgilinin adı ne Sehun?"

Kai'nin söyledikleri ile Sehun şaşkınca ona baktı. Ardından cevap vermesini bekleyen bize döndü gözleri. Elini ensesine atıp yaramazlık yaparken yakalanan bir çocuk gibi ensesini kaşıdı.

"O kadar çok mu belli ettim?"

Kai kolunu Sehun'un omzuna atıp "E herhalde." diyerej saçlarını bozmaya başladığı an birbirlerine girmişlerdi.

"Dokunma lan saçıma!"

Sehun Kai'yi altına almaya çalışırken ben de araya girdim. İkisini alınlarından tutup birbirlerinden uzağa ittiriyordum. O sırada Baekhyun beni kendine çekip kavgaya devam etmelerine izin verdi.

"Bırak izleyelim, çok zevkli."

Gülerek Baekhyun'u onaylayıp kolumu beline sararak yanağına bir öpücük kondurdum. Hala ani öpücüklerime alışık olmadığı için utangaç fakat hoşnut gülümsemesiyle bana baktı. Sehun ve Kai birbirlerini yerken biz birbirimize dalmıştık.

"Sınıfta yapma şunu."

İnadına belini daha sıkı kavrayarak kendime daha çok çekip alnımı alnına yasladım. Boşta olan elimle saçlarını okşayarak geriye doğru taradım. Gülümseyerek burnumu burnuna sürttüm.

"Tamam, yapmam."

Baekhyun'un utanıp kaçamak bir tavır sergilemesini beklerken kollarını boynuma gevşekçr sarıp boynumu öptü. O an tüm vücudum kaskatı kesildi. Elleri ensemdeki saçlarımı ve boynumu okşuyordu. Yutkunup belini sıktım ve yavaşça geri çekildim. Gülümseyen yüzünü görmemle kalbim dünyanın en yüksek binasının üstünde yürürken ayağı kayan adrenalin meraklılarını izlerken attığından bile daha hızlı atmaya başlamıştı.

"D-dur sınıftayız."

Baekhyun hafifçe gülerek saçlarımla oynarken "Sen yapınca sorun yok, ben yapınca mı sorun?" dedi. O an etkisinden kurtulamayacakmış gibi hissederken Kai ve Sehun kavgalarından fırsat bulup bizi görmüştü.

"Oha nasıl bakışıyorlar, gözleriyle yedi."

Yine aynı anda aynı şeyleri söyleyerek konuştular. Baekhyun ile ikimiz onlara doğru döndüğümüzde gülmeye başladık. Sehun ikimizi ayırıp masaya oturdu. "Biliyor musunuz, sevgilim tam bir sarışın bomba." diyip konuyu tamamen değiştirdi.

"Hemen öğle arası olsun, bu şapşaloza layık bir sarışın mı göreceğiz bakalım."

Kai gülerek Sehun'a sarıldı. Hoşumuza giden sohbetin konusu bize dersin başlamak üzere olduğunu unutturuvermişti. Gülüşmelerimiz ve konuşmalarımızın arasına bir gözlük girdi. Kafama gelen gözlük ile başımı tutup kaşlarımı çattım ve etrafıma baktım.

"Hangi ağzına sı-"

Kelimelerim boğazıma kaçarken öksürüp ayağa kalktım. Yixing Hoca'nın sıraya düşen pahalı gözlüklerini alıp yanına gittim ve iki elimle tutarak uzattım. Dudaklarımı aralayıp konuşacakken gözlüklerini elimden alıp hoh yaparak sildikten sonra taktı ve konuştu.

"9-B Park Chanyeol, ağzına sokmadığıma dua et."

Ciddi tavrı beni korkuturken birden gülmeye başlayıp omzumu patpatladı. Bu adam şimdiye kadar tanıdığım en iyi müzik öğretmeniydi.

"Hadi sınıfına git zaten devamsızlıktan kalacaksın, yok yazılma."

Eğilerek teşekkür ettikten sonra önce sevgilime, sonra Kai ve Sehun'a uzaktan selam verip sınıftan çıktım ve kendi dersime girdim.

Dersin ardından, dördümüzün de heyecanla beklediği öğle arası sonunda geldi. Baek, Kai ve Sehun beni sınıfımdan aldıktan sonra hep birlikte bahçeye çıktık. Bir çardağa oturup beklemeye başladık. Baekhyun, Kai ve ben yan yana dizilmişken Sehun karşımızda oturuyordu.

"Sehun, sevgilin kız mı erkek mi?"

Soruma karşılık yüzünü tuhaf bir şekle sokup arkasına yaslandı.

"Bu ne biçim soru? Yoksa gay tipim yok mu?"

Kai gülüp araya girdi.

"Yok tabi ulan, dış görünüşünden tahmini olarak cinsel yönelimini ve nicesini çıkarmaya yeltensem 180 derece farklı sonuç çıkar."

Üçümüz aynı anda gülmeye başladığı an Baekhyun'un bakışları başka yere odaklıydı. Soğuk bir ses tonu ile sordu.

"Sehun, bize doğru gelen çocuk mu sevgilin?"

Baekhyun'un ardından bizim gözlerimiz de o yöne doğru çevrilirken Kai'nin de kaşları çatılmıştı.

"Hayır demek için 5 saniyen var Sehun."

Sehun ve ikimiz olaya Fransız kalırken Sehun dudaklarını araladı.

"Evet?"

Baekhyun ve Kai aynı anda başını eğdiler. Sinirli hallerini saklamaya çalışıp sakinleşmeye çalıştılar. Bense hala olayı idrak etmeye çalışıyordum. Baekhyun'a biraz yaklaşıp fısıldadım.

"Ne oldu bebeğim, tanıyor musunuz?"

Baekhyun başını kaldırıp gözleri ile onayladı beni. "Maalesef." diye mırıldanarak Kai'yi başını kaldırması için dürttü. O sırada Sehun, sevgilisini yanımıza getirip konuşmaya başladı.

"Tanıştırayım, sevgilim Luhan. Bunlar arkadaşlarım Kai, Baekhyun ve Chanyeol."

Eliyle sıra sıra bizi gösterek tanıttığında Luhan rahatsız bir gülümseme ile bize bakıp selam verdi. Ardından karşımıza oturdular. Bu gerginliğin sebebini anlamaya çalışırken Kai birkaç saniyedir içinde tuttuğu şeyi daha fazla dayanamayarak söylediğinde beynime resmen kan sıçramıştı.

"Memnun oldum, tuvalet zorbası."

8. Bölüm Sonu

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.