Acımasız Güç kitap kapağı

10. bölüm / 12

Acımasız Güç

10. Bölüm

Vaveyla Yazarı: Xuan Miracle

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 12Şu an: 10. Bölüm

Luhan'ın çığlığı ve herkes tarafından yerden kaldırılışı bizim için iyi bir ödeşme senaryosu olmuştu. Her ne kadar yaptığı şey fazlasıyla kötü olsa da sürekli özür dilemesi ve gerçekten pişman olduğunu göstermesi bizim için yeterli olmuştu. Sehun da bu durumu sert bir şekilde yüzüne vurmuş ve özründen tatmin olmuştu.

Biz birlikte otururken Suho Hyung yanımıza geldi. Ben de onu çağırmak için yanına gitmeyi düşünüyordum. Bir tık bayat olan esprileri ile bizimle sohbet etmeye başladı. Muhteşem esprilerini bölmek istemezdim fakat hazırladığım sürprizin tam zamanıydı. Suho Hyung'a anlaştığımız gibi işaret verdim. Sohbeti içeceklere bağlayıp garsonları çağırdı. Bu içeceklerle sürpriz hazır olana kadar bir müddet oyalanacaktık. Birlikte içeceklerimizin tadını çıkarırken Suho Hyung'un her şeyin hazır olduğunu belli edecek işaretini görmemle heyecanla konuşmaya başladım.

"Evet, şimdi gelelim buraya gelmemizin sebebine. Herkes beni takip etsin lütfen."

Ayağa kalkıp lunaparkın ortasına doğru ilerledim. Dönme dolabın önünde durup arkamdaki dörtlüye gülümsedim. Her ne kadar Luhan için bir şey hazırlamamış olsam da bizimle olmasını sorun etmedim.

"Öncelikle, hepinize çok teşekkür ederim. Lütfen fazla kesmeden dinlemeye çalışın çünkü kelimeleri biraz zor toparlıyorum."

Hafifçe güldüm. Hepsi beni gülümseyerek izliyordu. Onlara sahip olduğum için gerçekten çok şanslıydım.

"Beni, hayatım boyunca kasvet ve umutsuzluk içinde kalmaktan kurtardınız. Sevginin varlığını en derinlerde yaşamamı sağladınız. Minnettarım size."

Hafifçe gülümsedim. Kafamda oturttuğum konuşmanın ilk hitabı Sehun'aydı.

"Sehun, sen benim için bir kardeş gibisin. Hep "keşke olsa" dediğim; yaramaz, eğlenceli ve şapşal bir erkek kardeş. Arkadaşlık bağı kurmayı başaran abi-kardeş gibi görüyorum bizi."

Sehun'un duygulandığını görünce gülümsedim. Konuşmamın ortasındayken arka tarafa bir işaret vermiştim. Sehun'un hediyesi küçük bir paraşüt ile dönme dolaptan önüne doğru düştü. "Chanyeol Hyung..." diye sızlanıp gediyesini açmaya başladı. Ardından Kai'ye döndüm.

"Kai, sen benim için bir insanın olmazsa olmazı konumunda olan bir arkadaş gibisin. Her zaman minnettar olacağım birisin."

Aynı zamanda mahcup...

"Hiçbir zaman güzel kalbine layık bir arkadaş olamayacağımdan eminim. Umarım bunu biraz olsun başarırım."

Hediyesini Kai'ye aynı şekilde ulaştırdım. Dolu gözlerle havada kaptı kutuyu. Hafifçe güldüm. Vicdanımı rahatlatmak için kendi kendime oynuyor gibi hissetmiştim. Gözlerim dolarken derin bir nefes alıp Baekhyun'uma döndüm.

"Baekhyun, her şeyim. Benim için değerinin farkında olduğunu düşünüyor olabilirsin fakat dahası var. Sen bir insanın karşılaşabileceği en muhteşem insansın. Seninle aynı zaman diliminde yaşamak gerçekleşebilecek en güzel mucize. Seni bulmaksa en değerli hediye."

Yaklaşıp ellerini tuttum. Parlayan gözleriyle bana bakıyor oluşu aklımdaki kelimeleri birbirine katmıştı.

"Sana alacağım ilk hediye ne olabilir diye çok kafa yordum. Aklıma yatan şeyse bu oldu..."

Kırılabilir diye düşünerek onu bilet gişesine koymuştum. Kutuyu alıp tekrar karşısına geçtim ve kurdelesini açtım. Kutunun üstündeki düğmesine bastım. Böylece, yanımdayken gözlerime bakarak söylediği "Snooze" şarkısının melodisi çalan ve ilk karşılaşmamızda cebimdeki çakıyı göğsüme saplayan Baekhyun ve benim minyatür heykelimiz olan müzik kutusu ortaya çıktı.

"Hiçbir zaman klişe olmadık Byun Baekhyun. Böyle olmamızı seviyorum. Birinci ayımız kutlu olsun sevgilim."

Baekhyun öyle mutlu olmuş görünüyordu ki dolu gözleri parlıyor, ne diyeceğini bilemeyip kekeliyor, ardından herkesin bize baktığını hatırlayıp utanıyordu. Tepkisi içimi öyle bir ısıttı ki sonuza dek bu sıcaklığı hissedebilirdim. Toparladığı cümlesini gülümseyerek sessizce söyledi.

"Hayatımın en güzel günlerini yaşatıyorsun Park Chanyeol. Birinci ayımız kutlu olsun."

Eriyen kalbime sahip çıkmaya çalışarak dinledim onu. Bedenini kendime çekip sıkıca sarıldım. Alnına öpücük kondurduktan sonra son işaretimi de verdim. Dönme dolapta havai fişekler eşliğinde "İyi ki varsınız." yazısı ortaya çıktı. Kai ve Sehun da yazıyı okur okumaz yanımıza gelip bana sarıldılar. Luhan bile duygulanmış bir şekilde bizi izliyordu. Şuan, dünyalar benim olmuş gibi hissediyordum.

"Teşekkür ederiz. Bu gerçekten aldığım en güzel hediyeydi."

Kai'nin sözleri beni gülümsetirken Sehun kafasını Kai'ye doğru tokuşturdu.

"Hani benim sana aldığım Gucci ceketi en güzel hediyeydi?"

Kai gülerek Sehun'un saçlarını karıştırdı.

"Onu unutur muyum? Ama kabul et gördüğüm en iyi hediye organizasyonuydu."

Sehun gülerek onayladı. Baekhyun ikisinin de saçlarını bozarken Luhan araya girdi.

"Biliyorum, plana sonradan dahil oldum ama ben de sarılmaya katılabilir miyim? Kıskandım da."

Dördümüz gülerek hemen yanına gidip aramıza alarak sıkıca sarıldık. Mutlu olarak bize sarılıp konuştu.

"Umarım dostluğunuz hiç bozulmaz."

Baekhyun sağ yanağı şişen Luhan'ın yanağına parmağını bastırıp kıkırdadı ve "Dostluğumuz." diye düzeltti.

Uzun süren sarılmamızı sonlandırıp tekrar masamıza doğru yürümeye başladık. Baekhyun dolu gözlerini silip tekrar.

"Senin hediyenin yanında benimkisi çok küçük kaldı..."

Söylediği ile gözlerimi büyüttüm. Yutkundum, durması için iyice yaklaştım ona. Kai, Sehun ve Luhan masaya dönerken Baekhyun'un ellerini tutup kendime çektim.

"Sen, bana hediye mi aldın?"

Başını salladı. Dilim tutulmuştu sanki. Gözlerim dolarken ellerini okşayıp daha sıkı tuttum.

"Bakabilir miyim?"

Kısık çıkan sesimle sorup heyecanla cevabını bekledim. "Tabii..." diyerek sol eliyle hediyesini göğsüne yaslayıp sıkıca tutarken sağ eliye cebinden küçük paketi çıkarıp bana uzattı.

"Aç bakalım."

Gülümseyerek hediyeyi alıp birkaç saniye paketini inceledim. Belki tuhaf gelebilir ama bu benim hayatımda aldığım ilk hediyeydi. İçinde ne olursa olsun sahip olduğum en değerli eşya olacaktı bu hediye. Paketi dikkatlice açıp heyecanla içindekine baktım. Gördüğüm "C&B" işlemeli anahtar ile şaşırarak Baekhyun'a baktım. Ardından tekrar detaylı şekilde incelerken Baekhyun o sırada konuşmaya başladı.

"Şey... biliyorum büyük bir şey değil ama hoşuna gideceğine eminim. Bu anahtar, aşkımızın ikinci fakat kilitli olan ilk kapısının anahtarı. İlk kapıyı tıklamadan açıp içeri girdin ve ben seni kalbimde konuk etmeyi seve seve kabul ettim Park Chanyeol. Her ay yeni bir kapıdan geçiyor olacağız ve ben her ay bize bir adım daha ilerlemek için bir anahtar veriyor olacağım. Geçtiğimiz her kapıya ulaşana kadar neler yaşadığımızı en iyi şekilde hatırlayalım istiyorum. Bu yüzden okul dolabına bir defter bıraktım. Kapının ardında sana yazdığım küçük şeyler var... Okuduğunda kesin yerin dibine gireceğim o yüzden benim yanımda okumazsan... Chanyeol, ağlama!"

Kalbimin varlığını, yaşatabileceği duyguyu, bırakabileceği etkiyi şuan daha iyi anlıyorum. Sevildiğimi en iyi şekilde hissettim. Bir kişinin sevgisinin sıcaklığının nasıl huzurlu hissettirdiğini tattım. Hayal ettiğimin ötesinde olduğunu fark ettiğm hissi yaşayabildim. Bunu yaşatan Byun Baekhyun'dan başkası değildi. İçimdeki mutluluğa ve kıpırtıya daha fazla engel olamayıp kendime çektim bedenini. Aramızdaki minyatür Chanyeol ve Baekhyun'a aldırmadan dolan gözlerimi yumup boynunu kavrayarak birleştirdim dudaklarımızı. Bir daha öpemeyecekmişim gibi, hapsoldum dudaklarına. Öyle sıkı tuttum ki bedenini kollarımda, kaçırmaktan ölümüne korkar gibi. Dudaklarımız bu temasa muhtaçmış gibi tatmin ederken kendini, nefeslerimiz karıştı birbirine. Öyle doyamadık ki tattığımız dudaklara, nefessiz kalsak da kopamadık doyamadığımız temastan. Nihayetinde yavaş yavaş ayrılan dudaklarımız ve buluşan gözlerimiz gülümsetti bizi. Karşımdaki şişmiş dudakları baş parmağımla okşayıp fısıldadım.

"Benim onlar."

Dudaklarının kenarları kıvrıldı. Yaklaşarak dudaklarıma küçük bir öpücük daha kondurup öpücüğün ardından araladı dudaklarını.

"Benim onlar."

Hafifçe kıkırdayıp saçlarını okşadım. Alnımı alnına yaslayıp anahtarı cebime koyup fermuarını çektim.

"Bir anahtar koleksiyonum olacak demek?"

Boynumu okşayıp hafifçe gülerek konuştu.

"En güzelleri ile hem de."

Gülüşüne eşlik edip daha sıkı sarıldım bedenine. Nerede ve kimlerle olduğumuzu unutturmuştu bana son birkaç dakikada yaşananlar.

"Gidelim mi yanlarına? Sanırım biraz fazla beklettik."

Elimi tutup okşayarak yavaşça geri çekildi ve gülümseyerek baktı gözlerime.

"Evet, bence de artık gitsek iyi olacak."

El ele tutuşup gülümseyerek çocukların yanına döndük. Hepsi imalı bakışlar atıyor ve pis pis sırıtıyordu. Sehun biz gelir gelmez konuştu.

"Hiçbir şey görmedik!"

Luhan gülüşünü tutamayıp Sehun'un göğsünde gülmeye başladı. Kai de gülmemek için dudaklarını birbirine bastırıp ağzına fermuar çekti. Bu yaptıkları beni utandırırken aniden daha önce hissetmediğim bir şey hissetmeye başladım. Sanki, içimden bir parça sökülüyor gibi tüm vücudum titremeye başladı. Bu durum yüzünden herkesin duraksayıp bana bakmasıyla daha fazla panik olmuştum. Gülümseyip konuşmaya çalıştım.

"İyiyim merak etmeyin. Siz devam edin, ben geleceğim."

Ayağa kalkıp tuvalete doğru ilerlemeye başladım. Hızla uzaklaşmak istiyordum. Kötü bir şeyler yaşanacağını hisseder gibiydim ve bunu onlara göstermek istemiyordum. Hayatımın son bir ayı o kadar şahaneydi ki olumsuz olan her şey tamamen silinmiş gibi geliyordu. Gözlerimden yaşlar süzülürken kalbimde derin bir acı hissettim. Nedenini anlayamadığım şekilde canına kıydığım ilk insana yaptığım şeylerin aynısını hissederek gözlerimin önünden geçen şeridi izledim. Ailesinin yaşadığı zorluklar gözümün önünde sergilenmeye başladı. Benim yüzümden hayatında kaybettiği şeyleri ve yakınlarının çektiği acıları en ince ayrıntısına kadar sanki onlarla yaşayarak görmüşüm gibi zihnimde hissettim hepsini. Bunun acısına dayanamazken bacaklarım artık bedenimi taşyamamıştı. Kendimi yerde, kendime bir kez daha acıyarak, kendimden bir kez daha iğrenerek buldum.

"Chanyeol!"

"Chanyeol Hyung!"

Hiç çekmediğim kadar acı çekerken en son hatırladığım şey, benim için endişelenen kişilerin sesleriydi. Benim için "endişelenen" kişilerin sesleri.

10. Bölüm Sonu

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 0beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.