25. bölüm · VEYRİTH

Bölüm 24

Tuanaymışşşşş 🫧

Veyrith’te gecenin sessizliği her zamanki gibiydi.Livia, Neyra’yla birlikte ormanın içinde yürüyordu.Neyra bir şeyler anlatıyor, Livia ise arada bir onu dinleyip arada bir etraftaki ağaçlarla ilgileniyordu.“Bak!”Neyra durdu.“Ne oldu?”Livia yerdeki garip şekilli bir taşı gösterdi.“Bu taş bana ördek gibi bakıyor.”Neyra taşa baktı.“Livia…”“Ne?”“Taş.”“Evet.”“Ördek değil.”“Bunu nereden biliyorsun?”Neyra birkaç saniye sustu.“Çünkü taş.”Livia taşı eline aldı.“Bence sen fazla önyargılısın.”Neyra gülmeye başladı.Tam o sırada arkalarından bir ses geldi.“Livia.”Livia döndü.Lucien birkaç adım ötede duruyordu.“Lucien!”Livia elindeki taşı ona gösterdi.“Bak, ördek.”Lucien taşa baktı.Sonra Livia’ya.“Kesinlikle.”Neyra gözlerini devirdi.“Sen de mi?”Lucien güldü.“Onu üzmek istemedim.”Livia gururla gülümsedi.“Gördün mü?”Neyra başını iki yana salladı.“İkiniz de normalsiniz sanıyordum.”“Yanlış düşünmüşsün.”Livia kahkaha attı.Bir süre üçü birlikte yürüdü.Sonra Lucien, Livia’ya baktı.“Seninle biraz konuşabilir miyim?”Livia başını salladı.“Tabii.”Neyra ikisine baktı.Lucien’in yüzündeki ciddiyeti fark etmişti.“Ben önden gideyim.”Livia şaşkınlıkla ona baktı.“Niye?”“Canım öyle istedi.”Neyra yürümeye başladı.Livia arkasından baktı.“Çok garip davranıyor.”Lucien hafifçe gülümsedi.“Belki bir şey anlamıştır.”“Ne?”“Boş ver.”Livia omuz silkti.“Tamam.”İkisi yalnız kaldı.Bir süre sessizce yürüdüler.Sonunda Lucien durdu.Livia da durdu.“Ne oldu?”Lucien ona baktı.Bu kez yüzünde her zamanki rahat gülümseme yoktu.“Livia…”“Efendim?”“Sana söylemem gereken bir şey var.”Livia’nın yüzündeki gülümseme yavaşça kayboldu.“Ciddi misin?”“Evet.”“Beni korkutma.”“Amacım bu değil.”Lucien birkaç saniye sustu.Sonra derin bir nefes aldı.“Bunu daha fazla saklamak istemiyorum.”Livia sessizce onu dinledi.“Sen buraya ilk geldiğinde seni sadece farklı bulmuştum.”Livia kaşlarını kaldırdı.“Farklı mı?”“Evet.”“İyi anlamda mı?”Lucien gülümsedi.“Çoğunlukla.”Livia hafifçe güldü.Lucien devam etti.“Sonra seni tanımaya başladım.”“Ve?”“Ve işler değişti.”Livia’nın yüzündeki ifade meraklı bir hâl aldı.Lucien ona baktı.Bu kez hiç dolandırmadı.“Sana âşığım.”Livia’nın gözleri büyüdü.Sessizlik.Gerçekten sessizlik.Livia birkaç saniye boyunca hiçbir şey söylemedi.Lucien de onu zorlamadı.Sonunda Livia çok daha sessiz bir sesle konuştu.“Ben…”Sustu.Lucien bekledi.“Bunu beklemiyordum.”“Biliyorum.”“Ne zamandır böyle hissediyorsun?”“Bir süredir.”Livia yere baktı.Elindeki taşı hâlâ tutuyordu.Bir an önceki saçma konuşmadan eser kalmamıştı.“Lucien…”“Cevap vermek zorunda değilsin.”Livia başını kaldırdı.“Ben ne diyeceğimi bilmiyorum.”“Biliyorum.”“Çünkü seni hep arkadaşım olarak gördüm.”Lucien’in yüzündeki ifade bir anlığına değişti.Ama hemen toparlandı.“Bunu duymak kolay değil.”Livia üzgünce baktı.“Özür dilerim.”“Özür dileme.”Lucien birkaç saniye sustu.“Ben sadece bilmeni istedim.”Livia başını salladı.“Tamam.”Sonra tekrar sustu.Aklında tek bir şey vardı.Lucien’in söylediği cümle.Sana âşığım.Ama nedense…Bu cümleyi duyduğu anda aklına Lucien gelmemişti.Valen gelmişti.Livia bunu fark ettiği anda kaşlarını çattı.“Neden?”Lucien ona baktı.“Ne neden?”Livia başını iki yana salladı.“Hiç.”“Emin misin?”“Evet.”Lucien onu birkaç saniye izledi.Sonra hafifçe gülümsedi.“Düşünmek için zamanın olsun.”Livia başını salladı.“Teşekkür ederim.”Lucien geri çekildi.“İyi geceler, Livia.”“İyi geceler.”Lucien uzaklaşırken Livia olduğu yerde kaldı.Elindeki taşa baktı.Sonra boşluğa.Kendi kendine fısıldadı:“Valen neden aklıma geldi?”Cevap yoktu.Livia bunu anlamaya çalışırken uzakta, sislerin arasında bir siluet belirdi.Valen.Livia onu fark etmedi.Valen de Livia’nın yüzündeki düşünceli ifadeyi uzaktan gördü.Ama nedenini bilmiyordu.Henüz.Ve Livia’nın kafasının içinde artık tek bir soru vardı.Lucien bana âşık olduğunu söyledi.Peki ben neden Valen’i düşündüm?