21. bölüm · VEYRİTH
Bölüm 20
Livia gözlerini açtığında ilk fark ettiği şey sessizlikti.Ama bu kez Veyrith’in sessizliği değildi.Bu…kendi dünyasının sessizliğiydi.Gözlerini birkaç kez kırpıştırdı.Tavan.Duvarlar.Pencereden sızan soluk gün ışığı.Kendi odası.Livia doğruldu.Bir süre hiçbir şey söylemeden etrafına baktı.Gerçekten dönmüştü.Veyrith yoktu.Sis yoktu.Sonsuz ağaçlar yoktu.Valen yoktu.Riven yoktu.Neyra yoktu.Livia yatağın kenarına oturdu.“Başardım.”Bunu söylerken gülümsemeye çalıştı.Ama gülümsemesi birkaç saniye sonra kayboldu.Çünkü nedense…başarmış gibi hissetmiyordu.Ayağa kalktı.Pencereye yürüdü.Perdeyi açtı.Güneş yüzüne vurdu.Livia gözlerini kıstı.“Of.”Elini alnına götürdü.“Bu kadar ışık niye var?”Sonra kendi söylediğine güldü.Bir an durdu.Veyrith’te güneş yoktu.Orada her şey karanlıktı.Ve Livia o karanlığa alışmıştı.Başını iki yana salladı.“Hayır.”Kendi kendine konuştu.“Bitti.”Veyrith’ten ayrılmıştı.Artık buradaydı.Kendi dünyasında.Kendi hayatında.Her şey normale dönebilirdi.En azından öyle olması gerekiyordu.Günler geçti.Livia normal hayatına dönmeye çalıştı.İnsanların arasına girdi.Gülümsedi.Konuştu.Eskisi gibi şaka yaptı.Ama bir şey değişmişti.Artık bazı şeyler ona garip geliyordu.Gündüz fazla aydınlıktı.Geceleri fazla kısa geliyordu.Sessizlik…fazla normaldi.Bir akşam odasında otururken telefonunu eline aldı.Ekrana baktı.Sonra kaşlarını çattı.“Ben niye telefonuma bakıyorum?”Kendi kendine cevap verdi.“Çünkü telefon bu dünyada var.”“Doğru.”Bir saniye sustu.“Veyrith’te olsaydım ne yapacaktım?”Cevap gelmedi.Livia yatağına uzandı.Gözlerini kapattı.Riven’ın sesini düşündü.Neyra’nın gülüşünü düşündü.Sonra…Valen’i.Gözlerini hemen açtı.“Hayır.”Yorganı yüzüne çekti.“Onu düşünmüyorum.”Birkaç saniye geçti.Yorganın altından sesi geldi.“Kesinlikle düşünmüyorum.”Bir süre sonra tekrar çıktı.“Belki biraz.”Kaşlarını çattı.“Tamam, birazdan fazla.”Sonra iç çekti.“Of Valen.”Valen’in söylediği cümle aklına geldi.Bazen keşke seni hiç tanımasaydım diyorum.Livia’nın yüzündeki gülümseme tamamen kayboldu.Hâlâ canını yakıyordu.Ama artık kızgınlıktan çok…özlem vardı.Bu onu daha da sinirlendiriyordu.“Ben niye özlüyorum ki?”Yatağın üzerinde oturdu.“Adam bana git dedi.”Sessizlik.“Ben de gittim.”Yine sessizlik.“Şimdi niye onu özlüyorum?”Livia başını ellerinin arasına aldı.Sonra istemeden gülümsedi.“Riven’ı da özlüyorum.”“Neyra’yı da.”Bir an düşündü.“Veyrith’i bile.”Sonra yüzünü buruşturdu.“Bu hiç normal değil.”Ayağa kalktı.Pencereye gitti.Dışarı baktı.Gökyüzü kararmaya başlamıştı.Livia camın önünde uzun süre durdu.Sonra fısıldadı.“Ben gerçekten orayı özlüyorum.”Bu kez şaka yapmadı.Ertesi gece Livia dışarı çıktı.Hava serindi.Etrafta insanlar vardı.Arabalar geçiyordu.Uzaktan konuşma sesleri geliyordu.Her şey normaldi.Ama Livia yürürken kendisini bir şey ararken buldu.Sis.Ağaçlar.O karanlık.Veyrith’in sonsuz gecesi.Hiçbiri yoktu.Livia durdu.Gözlerini kapattı.“Ne yapıyorum ben?”Sonra aklına bir şey geldi.Veyrith’e nasıl geldiğini hatırladı.Sis.Orman.Geçit.Ve dönüş yolculuğu.Bir süre düşündü.“Eğer bir kez geçebildiysem…”Gözlerini açtı.“…tekrar geçebilir miyim?”Bu düşünce onu korkuttu.Ama aynı zamanda…heyecanlandırdı.Livia birkaç adım geri çekildi.“Hayır.”Başını salladı.“Ben buraya dönmek istiyordum.”Bir süre sustu.Sonra kendi kendine dürüstçe cevap verdi.“Evet.”Gözlerini kapattı.“İstiyordum.”Ama artık emin değildi.Çünkü kendi dünyasına dönmek istemişti.Valen’in söylediği sözlerden sonra.Kırıldığı için.Kendisini ait hissetmediği için.Ama şimdi…Veyrith’ten uzak kalınca bir şey fark etmişti.Orası sadece Valen değildi.Orada Riven vardı.Neyra vardı.Ağaçlar vardı.Sis vardı.Kendi saçma şakaları vardı.Ve bütün bunların arasında…kendisi vardı.Livia derin bir nefes aldı.“Ben orayı özlüyorum.”Bu kez bunu kabul etti.Sonra yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.“Galiba…”Başını kaldırdı.“…geri dönmek istiyorum.”Ve o anda kararını verdi.Bu kez kimse onu çağırdığı için değil.Kimse onu zorladığı için değil.Kendi isteğiyle dönecekti.Ama önce bir yol bulması gerekiyordu.Livia’nın yüzündeki gülümseme büyüdü.“Tamam.”Ellerini beline koydu.“Veyrith…”Kısa bir sessizlik oldu.“Ben geri geliyorum.”Sonra düşündü.“Umarım geçidi bulabilirim.”Bir an sonra kaşlarını çattı.“Bulamazsam?”Omuz silkti.“Doğaçlama yaparım.”Ve ilk kez günler sonra gerçekten gülümsedi.Çünkü bu kez kaçmıyordu.
Geri dönüyordu
