VÂYE kitap kapağı

3. bölüm / 17

VÂYE

3. Bölüm:İmtihan

Vaveyla Yazarı: Mübtedi Hanım

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 17Şu an: 3. Bölüm:İmtihan

"Ne elinizden gidene, ne de başınıza gelene üzülmeyin" (Âl-i İmrân/ 153)

Korktuğum başıma gelmişti. Medrese çıkışı fısıldaşmalar artmış, başka işleri yokmuş gibi beni çekiştirirlerdi. Ama işittiğim bir sesle yerime mıh gibi çakıldım:
"Yusuf efendi hocahanımı mı gözetlermiş? Nasıl bitivermiş hemen oracıkta? Yoksa bunlar gizli gizli görüşürler mi? "

Ne yaparmışız?

Tövbe estağfurullah. .

Rabbim kalbim daralıyor.

Nefes alamıyorum.

Ben kime ne ettim?

Göğsüm daralıyor, adım dahi atamıyordum. İnsanlar essahtan demişti bunu. Çocuklarını okutmaya gönderdikleri hocaya güvenmemişlerdi. Âmine yapmaz dememişlerdi. İkimizin adını yan yana koyabilmişlerdi. Hem de hakkımızda "Görüşürler mi? " demişlerdi. Nasıl yapabilmişlerdi bunu?

İmtihan ediliyordum.

Cevap veremedim. Zâten veremezdim. Gözyaşlarım yağmur gibi durmadan akıyor, ben ise hızlı adımlarla evin yolunu tutuyordum. Eve vardığımda kendimi tutamadım. Peçemi çıkardım ve doğrudan abdest almaya gittim. İbriği elime aldım. Elim titriyordu. Soğuk suyla alsam da fayda etmiyordu, yüzüm sıcak gözyaşlarımla ve utancımla daha da ısınmıştı.

Yutkunamadım.

Tıkandım.

Odama gittim ve seccademi serdim. Namazımı edâ ettikten sonra secdeden kalkmadım. Yalvardım, yakardım Rabb'ime. Gözlerim hiç durmadan akıyordu.
Tüccarı yaptığından dolayı ayıplamamışlardı.
Olan yine mazluma, bana olmuştu.
Âhımı almışlardı.
Beddua etmeyecektim.
Rabb'im biliyordu ya.
İnsan yaşattığını yaşamadan ölmezdi.
Secdeden kalkmadım, kalbim göğsümü delercesine çarpıyordu. İnşirah okudum.
"Rabbim sen görüyor ve biliyorsun. Benim hiçbir şey yapmadığımı da biliyorsun. Göğsüme ferahlık ver Rabb'im. Hidâyet ver onlara. Hakikâti anlamalarını sağla. Affet onları. "
Sonra o geldi aklıma.
Adını dahi ağzıma alamadığım.
Allah'ım onun da göğsüne ferahlık ver.
O da mağdurdur.
Ya talebelerim?
Onlara ne diyecektim?
Belki artık bana ders vermeye gelmezlerdi.
"Hasbünallahi ve ni'mel vekil"
Rabbim sen şahitsin. Bir mazlumun gözyaşı, âhı, Arş-ı Âla'yı titretirdi.
Ben ki korunmak için bir er istememiştim, şimdi o erin korumasıyla bütün Nallıhan'a rüsvay mı olacaktım?

Kapımın vurulmasıyla uyanıverdim. Uyuyakalmıştım demek. Anamdı. Doğruldum. Onun da gözleri yaşlıydı. Öğrenmişti herhal.
"Kuzum, ne ettiler sana?" Sımsıkı sarıldı. Onu öyle görmek benim de içimi parçaladı ve yeniden gözlerim doldu. Sarıldım. Utanç sardı bedenimi suçluymuşum gibi. Omuzları çökmüş ,yüzü solmuştu bir vakitte.
"Ana, ağlama yeter. "
"Zehra hâtun geldi ikindi vakti, o da hemen işitmiş, yığılıverdi kollarıma. Beraber ağlaştık."
"Ben kime ne ettim ana? Niçin böyle derler? Nasıl böyle bir fitne çıkarabildiler? "
"Âh güzel kızım, bir bilebilsem, bir bilebilsem. "
Sonra bir tıkırtı duyduk. Babam gelmiş olmalıydı.
Duymuş mudur acep?
Ne diyecektim ona?

Hâya ediyordum.

O müfteriler hayâ etmiyor, ama ben mazlum halimle ediyordum.
"Vâlidem sen git, gelirim ben de" Anam başını salladı ve gitti. Ben ise yüzümü yıkadım. Gözlerimi temizledim. Elbisemi ve örtümü düzelttim. Anamın yanına gittim evvel. Babama görünmemeliydim. Suçlu değildim lâkin iftiranın muhatabı olduğum için hâyâ ediyordum.
"Âmine'm, gel hele kızım. "
Mıh gibi çakıldım. Ne diyecekti. Ben ne diyecektim? Kalbim çarpmaya başladı. Yutkundum ve elimdeki ağaç kaşığı bıraktım. Yavaş yavaş babamın oturduğu sedire gittim. Başım eğikti.
"Buyurasın baba. "
"Niçin başını eğersin kerimem? ".

Sustum. Yeniden ağlamak istedim o an. Babam bana güvenirdi. Böyle bir şeyi etmeyeceğimi de bilirdi. İftirayı öğrendiğine kesinkes emindim.

" Otur hele kızım. " Utana sıkıla oturdum.

"Şu dâr-ı dünya, meydan-ı imtihandır kızcağızım.
Her kulun bir imtihanı vardır. Allah bilhassa sevdiği kullarını daha çok imtihan eder. "
"Öyledir, babacığım. "
"Üzülmeyesin o vakit, "Üzülme, Allah bizimle beraberdir." (Tevbe /40) Aişe (r.anha) vâlidemizi hatırlayasın. O da gerdanlığını yitip geride Saffan b. Muattal ile kalmış ve iftiraya ma'ruz bırakılmış idi. "
Duraksadım. Evet, Aişe vâlidemiz de kervanın gerisinde haberi dahi olmadan kalmış idi. İnsanlar Peygamber zevcesi demeden ona da iftira atmış idiler.
"Ne edeceğim o vakit pederim? Canım çok yanar, halkın önüne çıkıp hakikâti ünlemeyi arzu ederim. Lâkin hiçbir şey edemem. "
"Sen bir şey etmeyeceksin kızcağızım. Hakikât er ya da geç çıkar meydana. "
"İnşallah."
Aşımızı yedikten sonra yatsı namazını edâ ettim ve hücreme çekildim. Kur'an-ı Kerim'imi aldım ve kalan yerinden tilâvete devam ettim. Meryem suresini okuyordum.
"Meryem, "Bana hiçbir insan dokunmadığı ve iffetsiz bir kadın olmadığım halde, benim nasıl çocuğum olabilir?" dedi.(Meryem/20)
"Cebrail, "Evet, öyle. Rabbin diyor ki: O benim için çok kolaydır. Onu insanlara bir mucize, katımızdan bir rahmet kılmak için böyle takdir ettik. Bu, zaten (ezelde) hükme bağlanmış bir iştir" dedi.( Meryem/21)

Okudum....... Okudum.....
Meryem annemiz de iffetliydi. Onun imtihanı daha zordu. Çünkü o bakireyken ve ona hiçbir er dokunmamışken Allah'ın gücü ve kudretiyle Hz. İsa(a.s.) 'ya hamile kalmıştı.

"Böylece Meryem, çocuğa gebe kaldı ve onunla uzak bir yere çekildi."
"Doğum sancısı onu bir hurma ağacına yöneltti." "Keşke bundan önce ölseydim de unutulup gitmiş olsaydım!" dedi."

Allah'ın hükmüne boyun eğmiş olsa da imtihandı işte.....

"Bunun üzerine (Cebrail) ağacın altından ona şöyle seslendi: "Üzülme, Rabbin senin alt tarafında bir dere akıttı.""Hurma ağacını kendine doğru silkele ki sana taze hurma dökülsün."

"Ye, iç, gözün aydın olsun. İnsanlardan birini görecek olursan, "Şüphesiz ben Rahman'a susmayı adadım. Bugün hiçbir insan ile konuşmayacağım" de."
Ben de onun gibi yapacaktım. Susacaktım. Alnımın akıyla da yarın medreseye devam edecektim.

"Kucağında çocuğu ile halkının yanına geldi. Onlar şöyle dediler:"
"Ey Meryem! Çok çirkin bir şey yaptın!"
"Ey Harun'un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kimse değildi. Annen de iffetsiz değildi."

Zordu.... Her hâtun için zordu.
Meryem suresini bitirdikten sonra elbisemi değiştirip döşeğime uzandım. Zaten bitkin düşmüştüm. Gözlerimi yumdum.

Sabah ezanının başlamasıyla uyandım. Besmelemi çektim ve abdest aldım. Ailece namaz kıldık. Güzelce dua ettim Rabb'ime, hakikât tez vakit çıksın ortaya ve o insanlar nedim olsun konuştuklarına.
Dış elbisemi giydim ve başörtümü taktım. Üzerine peçemi de geçirdim. Kapıyı yine besmeleyle açtım. Başım dik lâkin gözlerim yerde idi. Medreseye çabucak vardım.
Kapıyı açtım ve içeri girdim.

"Selamü-.... "

İçeride birkaç talebe vardı.

Bir kısmı gelmemişti.

Güvenmemişlerdi hocahanımlarına.

Belki de anaları göndermemişti.

Zan yapmayasın Âmine.

Boğazımı temizledim ve yerime oturdum.
"Selamün aleyküm ve rahmetüllahi ve berakâtühü"
"Aleyküm selam ve rahmetüllahi ve berakâtühü. "
"Akranlarınız nerededir? " Elif konuştu.

"Bilmeyiz hocam, lâkin bildiğimiz tek hakikât varsa da, sizin iffetinizi bozmayıp, aksine mağdur olmanızdır. "

Tebessüm ettim.

"Allah en doğrusunu bilir. Neyse gelmeyen kendi zararına gelmemiştir. Derslerinizi dinleyeyim. "

Derslerini aldıktan sonra onlara Hz. Aişe vâlidemizin ifk hadisesini anlattım.

"Hz. Muhammed (s.a.v.) Beni Mustalik gazvesinden dönerken yanında götürdüğü zevcesi Hz. Âişe, hâcetini giderdikten sonra gerdanlığının düştüğünü farketmiş idi. Beklerler fikriyle de aramaya koyuldu. Geri döndüğünde gitmişlerdi. Onu geri dönüp ararlar düşüncesiyle de beklerken uyuyakaldı. Bunu farkeden ordu artçısı Saffan b. Muattal da onu devesine bindirerek deveyi yeder ve gönderir. Ancak geciktikleri için iş tabii ki fitneye yol açar. "

"İşte böyle yavrularım. İnsanlar konuşur, dilin kemiği yoktur. İftira da çok büyül bir günahtır, hele de iffetli bir kadına. "
Medreseden öğle namazından sonra çıkmaya hazırlandım. Peçemi taktım ve kapıyı açtım. Gördüklerimle gözlerimi yere indirdim ve adım dahi atamadım.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

140okunma 33beğeni 2yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18