6. bölüm · VATAN
5.bölüm
DEMİR BOZKURT
— Onları buluyoruz.
Efe'nin sözleriyle hepimiz yeniden harekete geçtik.
Sesin geldiği yöne doğru ilerlerken adımlarımızı hızlandırdık. Orman giderek sıklaşıyor, ağaçların arasındaki karanlık daha da yoğunlaşıyordu.
Bir süre sonra ses tekrar geldi.
— Yardım...
Bu kez çok daha yakındı.
Efe elini kaldırarak hepimizi durdurdu.
Karşımızda eski, terk edilmiş bir kulübe vardı.
Kapısı aralıktı.
Efe birkaç saniye boyunca yapıyı inceledi.
— Buradan geliyor.
Telsizden komutana bilgi verdi.
— Komutanım, sesin geldiği noktayı bulduk. Eski bir kulübenin önündeyiz.
— Dikkatli olun. Önce çevreyi kontrol edin.
— Anlaşıldı.
Etrafı kontrol ettikten sonra Efe işaret verdi.
Yavaşça kulübeye yaklaştık.
Kapının önüne geldiğimizde içeriden yeniden bir ses duyuldu.
— Buradayım...
Bu kez hiç şüphem kalmamıştı.
İçeride biri vardı.
Kapıyı açtığımızda karanlık odanın köşesinde birini gördüm.
Üzerinde askerî üniforma vardı.
Efe hemen yanına gitti.
— İsmin?
Adam başını kaldırmakta zorlandı.
— Mert...
Efe'nin yüzündeki gerginlik bir anda değişti.
— Kayıp ekipten misin?
Mert başını hafifçe salladı.
— Evet.
O an içimde büyük bir rahatlama hissettim.
En azından biri bulunmuştu.
Efe telsize uzandı.
— Komutanım, bir personeli bulduk.
Telsizden gelen ses hepimizi rahatlattı.
— Durumu?
Efe kısa bir süre Mert'i kontrol etti.
— Yorgun ve bitkin ama bilinci açık.
— Onu hemen güvenli bölgeye çıkarın. Diğer iki personeli aramaya devam edin.
Efe telsizi kapattı.
Mert'e baktı.
— Diğerleri nerede?
Mert birkaç saniye sustu.
— Bilmiyorum.
— En son ne zaman gördün?
Mert gözlerini kapatıp hatırlamaya çalıştı.
— Bizi takip ediyorlardı. Ormana girdikten sonra ayrılmak zorunda kaldık.
Efe dikkatle dinliyordu.
— Kim takip ediyordu?
Mert cevap vermeden önce etrafına baktı.
— Aynı kişiler...
Hepimiz sessiz kaldık.
— Bizi günlerdir izliyorlardı.
Efe kaşlarını çattı.
— Neden?
Mert başını iki yana salladı.
— Bilmiyorum.
Tam o sırada dışarıdan bir ses geldi.
Hepimiz aynı anda kapıya döndük.
Bir süre kimse konuşmadı.
Sonra ses tekrar duyuldu.
Bu kez yalnızca rüzgâr olduğunu anladık.
Efe derin bir nefes aldı.
— Mert'i çıkarıyoruz. Diğer ikisini de aramaya devam edeceğiz.
Saatlerdir süren aramanın ardından sonunda diğer iki askerin de izine ulaştık.
Onları ormanın daha ilerideki bölümünde bulduk.
İkisi de oldukça yorgundu fakat hayattaydılar.
Onları bulduğumuz anda üzerimizdeki bütün gerginlik bir nebze olsun dağıldı.
Görev artık tamamlanmıştı.
En azından şimdilik.
Sabaha karşı köyden ayrıldık.
Gökyüzü yavaş yavaş aydınlanmaya başlamıştı.
Araca bindiğimde koltuğa yaslandım.
Bütün vücudumun ne kadar yorulduğunu ancak o an fark ettim.
Ellerim titriyordu.
Gözlerimi birkaç saniyeliğine kapattım.
Yanımdaki Efe de koltuğa yaslanmıştı.
Kimsenin konuşacak hâli yoktu.
Saatler süren görev sonunda hepimiz tükenmiştik.
Karargâha ulaştığımızda güneş doğmak üzereydi.
Araçtan indiğimizde ayaklarım ağırlaşmış gibiydi.
Herkes sessizce binaya doğru yürüdü.
Koridorda ilerlerken sabah buradan ilk çıktığım anı hatırladım.
İçimde garip bir huzursuzluk vardı.
O zaman bunun nedenini bilmiyordum.
Şimdi ise biliyordum.
Bozkurt Timi'ndeki ilk görevim bitmişti.
Ama bu görev bana bir şeyi açıkça göstermişti.
Bu üç askerin kaybolması tesadüf değildi.
Ve o gece karşılaştığımız grup da son karşılaşacağımız insanlar olmayacaktı.
Çantamı odama bırakıp yatağın kenarına oturdum.
Gözlerim kapanmak üzereydi.
Tam uzanacakken kapı açıldı.
Efe kapının önünde duruyordu.
— Demir.
Başımı kaldırdım.
— Efendim?
Birkaç saniye sustu.
— İyi iş çıkardın.
Şaşkınlıkla ona baktım.
Sadece başımı sallayabildim.
— Sağ ol, komutanım
Efe tam kapıyı kapatacakken
-Biraz dinlen ve bir kaç saat sonra dinlenme odasına gel dedi.
Sakince başımı usulca salladım
-tamam komutanım.
Dedim
*birkaç saat sonra*
Dinlenmiştim gerginlikten eser kalmamıştı ama hala yorgundum,
Hazırlanıp dinlenme tesisine gittim.
Gittiğimde herkesin toplanmış olduğunu gördüm.
Bir köşeye geçip oturdum,etrafı incelemeye başladım
Bozkurt timine geleli daha bir gün bile olmamıştı.
İlk görevime çıkmıştım.
Bu yüzden ebimle tanışma fırsatım bile olmamıştı
Bir kaç dakika sonra Efe tesise elinde bir su şişesiyle girdi.
Göz ucuyla bana baktı ve
-demir
Dedi sakin bir sesle
Başımı kaldırdım
-efendim dedim sessizce
Efe yüzüne bir gülümseme yerleştirdi
Ve
-demir daha doğru düzgün tanışmadık dedi.
-göreve gitmeden önce isimlerimizi söyledik o kadar birbirimizi tanısak iyi olur bundan sonra bizimle berabersin
Dedi.
Etraftakilere baktım.
Kimse tek kelime etmedi
İtirazda etmedi
Efe koltuğuna oturup arkasına yaslandı.
-o zaman başlayalım
-Bu Alya ekibin sağlık görevlisi
Alya başını yavaşça bana çevirdi
Kısık sesle memnun oldum dedim
Başımı hafifçe salladı
Bende dedi
Alya soğukkanlı ve birazda sert duruyordu ama gerektiğinde nasıl hareket edeceğini biliyor gibiydi
Efe diğer bir kişiye döndü
-bu da Nazlı timin haberleşme ve teknik işlerinden sorumlu
Nazlı heyecanlı bir şekilde sonunda yeni arkadaşımızla kaynasabilecegiz dedi bu arada memnunn oldumm diye bağırdı
Aşırı neşeli konuşkan birine benziyordu
Belki de timin üzüntüsünü gerginliğini neşeli haliyle alıp yok ediyordu gerici ortamı
Nazlının bu hali timi biraz rahatlamıştı aynı şekilde bende rahat hissediyordum kendimi
Efe bu kez bakışlarını odanın köşesinde duran kişiye baktı
-sıradaki de Asena
Tim'in lideri dedi yok bir sesle
O sırada Asena ile gözlerimiz kesişti
Gözleri bir Okyanusu andırıyordu
Asena gözlerini kaçırdı ve ayağa kalkıp yanımıza geldi
-Asena Korkmaz memnun oldum hoşgeldin dedi ve elini uzattı
Demir Bozkurt dedim bende memnun oldum hoşbuldum diyerek elini sıktım
Ardından eski yerine oturdu
Soğuk ve konuşmayı sevmiyordu pek ama kişiliğini ile tipi uyumluydu dengede tutuyordu
Efe o sırada Nazlı'nın yanındaki çocuğu işaret etti
-pars ekibin uzun menzil uzmanı dedi
Pars gülümseyerek memnun oldum Demir Bozkurt dedi
Bende aynı şekilde gülümsedim ve memnun oldum dedim
Efe sözüm biter bitmez
Sarı saçlı yeşil gözlü çocuğa bakarak
-boran ekibin operasyon uzmanı dedi
Boran çatık kaşlarıyla beni süzüp memnun oldum Bozkurt dedi
Hafifçe başımı yana yatırıp memnun oldum dedim sessiz bir şekilde
Efe Bozkurt timi şimdi beni iyi dinleyin dedi sert bir sesle
Hepimiz efe konutan'a bakıyorduk
O sırada söze girdi
Bundan sonra ekip lideriniz sadece Asena değil aynı zamanda Demir bozkurt dedi.
Ve odadan çıktı
Hepimiz şok içerisindeydik
Ekibin bakışları bana döndü.
Ne olacağını tahmin etmemek mümkün değildi
Hepsi daha iki gün önce gelen kişinin lider olmasından hoşnut olmamıştı.
Çünkü hepsi ölümcül bakışlar atıyordu.
