5. bölüm · VATAN
4.bölüm
DEMİR BOZKURT
Hepimiz köye dönmek için hızla ilerliyorduk
Kimse konuşmuyordu sadece adım seslerimiz duyuluyordu
Az önce aldığımız haber ile şok olmuştuk ve hiç birimizin aklından çıkmıyordu
Hala kayıp sivillerden biri bulunamamıştı
Ama benim aklım hala ormanda kalmıştı
O bulduğumuz araç
O telsiz
O yerdeki kağıt
Ve üzerindeki geç kaldınız yazısı
Düşüncelerimin arasından bir türlü çıkmıyordu
Birileri bizi takip ediyordu ve ne yaptığımızı biliyorlardı ve bir adım önümüzdeydi bizim
Efe aniden elini kaldırdı ama bakışları sabit bir yerdeydi ve kasları çatıktı
Hepimiz dönüp ne olduğunu sorduk
Yanına doğru gidip kulağına fısıldadım bir şey mi gördün?
Cevap vermedi ama hala kaşları çatıktı
Bir süre sonra ses duyduk duyduğumuz sese doğru baktık ekiple
Çok uzaktan gelen bir ses değildi bu kuru bir patlama sesiydi
Hepimiz o anda yere çömeldik
Ardından ikinci bir sesi duyduk bu patlama daha da yakından geliyordu
Efe o sırada bağırdı temas! diye
Bir anda her şey birbirine karışmıştı
Ağaçların olduğu taraftan silah sesleri geliyordu büyük bir ihtimalle teröristlerdi
Silah sesleri daha fazla gelmeye başlayınca
hepimiz bir yere dağıldık
Ben kendimi bir ağacın arkasına atmıştım
Kalbim delicesine atıyordu göğsümden çıkacak gibiydi
Telsiz ise susmak bilmiyordu
Üst üste sesler geliyordu
Sağ taraf!
Dikkat edin!
Önümüzde hareket var!
Diye birsürü ses geliyordu telsizden
Başımı kaldırıp karşı tarafa doğru dikkatlice bakarken ağaçların arasında bir gölge gördüm
Demek ki bizi bekliyorlardı
Bizi köye dönerken yakalamayı planlamışlardı bu yüzden bizi olabildiğince köyden uzaklaştırmışlardı
Ama ama biz Türk askeri idik
Birimiz ölse bile bin dirilirdik
O sırada telsizden efe'nin sesi duyuldu
Bozkurt yerlerinizi koruyun!
Nefesim hala düzensizdi nefesim kontrol etmeye çalıştım
Bu Bozkurt timi ile ilk çıktığım görev ve çatışmaydı
Ve artık bunun bir arama görevi olmadığını biliyordum biri bizi durdurmak istiyordu ama nedenini bilemiyorduk
Neden belki de kayıp askerlerle bağlantılıydı
Belki de sadece Türk olduğumuz içindir fakat onların da bilmesi gerekiyordu
Türkler asla pes etmezdi ve yenilmezdi!!!
Bir süre sonra sesler kesildi
Sessizlik...
Her şey o kadar ani olmuştu ki bu görevi daha da korkutucu yapıyordu
Efe elini kaldırdı
Kimse hareket etmemişti
Ardından tanımadığımız bir kişiden ses geldi
Asker!
Askerlerinizden biri bizim elimizde!!
Bu ses aynı kişiden geliyordu
Demek ki kayıp askerlerden biri onların elindeydi
Efe o anda donup kalmıştı
Beni söyle düşüncelerin arasında kaybolmuştum demek ki kayıp askerlerden biri hala yaşıyordu
Efe sert ve otoriter bir sesle bağırdı
Kim olduğunuzu söyleyin lan!!
Karşı taraftan hiçbir ses gelmedi ardından bir kahkaha sesi duyuldu
Ardından yeniden silah sesleri duyuldu
Efe dağılın! diyerek bağırdı
Hepimiz eski yerlerimize dağıldık çatışma kısa bir süre böyle devam etti
Bitene kadar sürdüğünü bilmiyordu
Fakat zaman Durmuş gibiydi
Bir süre sonra biraz gelin yanıma çöktüğünü fark ettim
İyi misin diye sordum başı ile onaylayarak iyiyim devam et diye bağırdı
Başımı hafifçe salladım ve karşıya doğru baktım ormanda ağaçların arasında bir gölge kaçıyordu
o an Efe! diye bağırdım
Efe O esnada bana döndü
Kaşları çatıktı ne oldu diye sordu
Biri kaçıyor!diye bağırdım
Efe birkaç saniye yüzüme baktı ve sakın peşinden gitme dedi
O sırada bakışlarım ağaçların arasındaki kaçan gölgeye ilişti kaçarken arkasından bir şey düşmüştü
Bu bir kumaş parçasıydı
Nedensizce tanıdık geliyordu
Koşmadan temkinli adımlarla bulunduğum noktadan ona doğru ilerledim
Yerdeki bez parçasını aldığımda üzerimdeki işareti gördüm
Bu kayıp ekibin üniformasıydı
Elim istemsizce yumruk oluşmustu
Ardından Efe diyerek bağırdım
Efe ile birkaç dakika göz göze geldik ve yanıma çağırdım Efe yanıma gelir misin dedim
Efe yanıma geldiğimde ben parçasını ona uzattım
Efe de ilk görüşte tanımıştı tabii ki bu onların demişti sadece
telsizine uzandı ve o sırada komutandan ses geldi bozkurt durum raporu dedi
Efe telsiz açtı
Komutanım temas sağlandı silahlı şahıslarla irtibata geçtik kayıp ekipten en az bir kişinin hayatta olduğuna dair bir bilgi aldık
Tersinin ucunda birkaç saniye boyunca sessizlik oluştu ardından komutan söze girdi
Emin misiniz Efe??
Evet komutanım
Ardından telsizin ucundan bir ses daha duyuldu
o zaman önceliğiniz değişti kayıp personelin yerini tespit edin gereksiz risk almayın!
Efe sert bir sesle
anlaşıldı!
Telsizi kapattı
Efe bize baktı
Bozkurt geri çekilmiyoruz dedi
Hepimiz efe'ye baktık
Bu gece buradan bir cevap almadan geri dönmeyeceğiz dedi
Başımı kaldırıp karanlık orman tarafına baktım yavaş yavaş ağaçları inceledim
Bu ormanın içinde 3 asker vardı
belki hepsi ölüydü
belki de biri hayattaydı
belki de hepsi yaşıyordu
Ama bir şeyden emindim buraya bizi tesadüfen çekmişlerdi
Kayıp olan 3 askerin başına ne geldiğini biliyorlardı
Tam ilerlemeye koyulmuşken ormanın içinden bir ses geldi
Bu telsizden gelmemişti
Ormanın içinden gelmişti gerçek bir sesti
Bir insan sesi
Hepimiz o anda sustuk
Efe bize baktı ve duydunuz mu? dedi
O kadar gerilmiştim ki nefesimi tuttum
Ve o an tekrar ses geldi
Yardım....
Bu sesi tanıyordum kayıp ekipten bir askerin sesiydi
Ve ses ormanın derinliklerinden geliyordu
Efe göz ucuyla ekibine baktı
Hazırlanın diye komut verip bir adım attı
onları buluyorduk...
