Bölüm 9

Vaveyla Yazarı: Zeynep Mert

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: Bölüm 9

İstanbul'daki ilk haftası, Mina'nın düşündüğünden daha hızlı geçmişti. Şehir hâlâ yabancıydı ama artık tamamen bilinmez değildi. Sabahları alarm çaldığında nerede olduğunu anlamak için birkaç saniye tavana bakması gerekmiyordu. Mutfağın hangi dolabında kahve olduğunu biliyor, işe gitmek için hangi yolu kullanacağını düşünmeden hatırlıyordu.
Yine de İstanbul'a alıştığını söylemek için erkendi. Bazı akşamlar eve dönerken kalabalığın içinde yürüyüp etrafına bakıyor, insanların bu şehri nasıl olup da yıllardır ezbere bildiğini düşünüyordu. İstanbul onun için hâlâ yeni bir hikâyeydi. Ve Mina, bu hikâyenin nereye gideceğini henüz bilmiyordu.
O sabah da alarmını ikinci çalışında kapattı. Gözlerini açmadan birkaç saniye yatakta kaldı. Sonra içinden, istemsizce, "Haydi Mina," dedi. "Yeni hayat."
Yataktan kalktı. Günlerdir yaptığı gibi önce perdeleri açtı. İstanbul'un sabahı yine karşısındaydı. Üzerini giyinip saçlarını toparladıktan sonra mutfağa geçti. Kahve makinesini çalıştırırken telefonuna baktı. Aslı'dan bir mesaj vardı:
Aslı: "Yaşıyor musun?"
Mina gülümsedi:
Mina: "Şimdilik."
Cevap hemen geldi:
Aslı: "İstanbul seni değiştirmiş."
Mina kaşlarını kaldırdı:
Mina: "Bir haftada mı?"
Aslı: "Hayır. Valiz meselesinden sonra sana güvenemiyorum artık."
Mina kahvesinden bir yudum aldı:
Mina: "O olayı unutmuştum."
Aslı: "Unutma. Kaderin sana gönderdiği ilk bölüm oydu."
Mina gözlerini devirdi. Telefonu masaya bıraktı. "Kader de kader..."
Kendi kendine söylenerek çantasını aldı. Aras'ı düşünmek istemiyordu. Zaten son birkaç gündür hayatında yeterince yeni şey vardı: Yeni şehir, yeni iş, yeni ev, yeni insanlar. Bir de yanlış valiz yüzünden tanıştığı aşırı özgüvenli bir mimarı düşünmek istemiyordu. Hem neden düşünsündü ki? Bir daha karşılaşmaları gerekmiyordu. En azından Mina böyle düşünüyordu.
İşe başladığı ilk günün üzerinden birkaç gün geçmişti. Mina, hastanenin koridorlarında yürürken artık etrafındaki yüzlere biraz daha aşina olmaya başlamıştı. İlk günkü yabancılık azalmıştı. Hatta bazı çalışanlarla kısa kısa sohbet etmeye bile başlamıştı. Serviste birlikte çalıştığı hemşirelerden biri olan Buse, ilk günden beri Mina'ya yardımcı olan kişilerden biriydi. Buse, Mina'nın birkaç yaş büyüğüydü ve hastanedeki düzeni çoktan ezberlemişti. Mina'nın elindeki dosyalara bakarak, "Sen hâlâ her şeyi tek tek kontrol ediyor musun?" diye sordu.
Mina dosyalardan başını kaldırdı. "Evet."
"Alışırsın."
"Ben biraz fazla kontrolcüyüm galiba."
Buse güldü. "Biraz mı?"
Mina da güldü. "Tamam, birazdan biraz fazla."
Buse başını salladı. "Merak etme. Burada herkes ilk zamanlarında öyle oluyor."
Mina dosyaları yerine koydu. "İyi bari. Tek değilmişim."
"Hiç değilsin."
Tam o sırada hastanenin idari biriminde çalışan personellerden biri yanlarına geldi: "Mina Hanım?"
Mina başını kaldırdı. "Efendim?"
Personel elindeki dosyaya baktı. "İşe giriş evraklarınızla ilgili birkaç belge hâlâ eksik görünüyor."
Mina'nın yüzündeki gülümseme kayboldu. "Eksik mi?"
"Evet. Daha önce de kontrol etmiştik ama tamamlanmamış. En kısa zamanda getirmeniz gerekiyor."
Mina başını salladı. "Tabii. Bugün kontrol edip hallederim."
"Tamamdır. Çok geciktirmeyin yeter."
Personel uzaklaşınca Mina birkaç saniye olduğu yerde kaldı. Buse ona baktı: "Ne oldu?"
"Ben bütün belgeleri getirmiştim diye hatırlıyorum."
"Evde olabilir."
"Evet... Büyük ihtimalle." Mina çantasını açtı. Bir süre dosyalarını karıştırdı. Sonra aklına evdeki evraklar geldi. "Öğlen bir bakayım."
Buse başını salladı. "Takma kafana. Bulursun."
Mina gülümsedi. "Umarım."
Öğle arasında Buse'yle hastanenin kafesine indiler. Kalabalığın arasında boş bir masa bulup oturdular. Buse menüye bakarken Mina kahvesini karıştırıyordu. "İstanbul'a alışabildin mi?" diye sordu Buse.
"Biraz."
"Biraz ne demek?"
Mina düşündü. "Sabahları kaybolmuyorum artık."
Buse kahkaha atarak, "Bu büyük gelişme," dedi.
"Bence de."
"Peki sosyal hayat?"
Mina omuz silkti. "Daha yeni başladım."
"Arkadaşların var mı burada?"
"Aslı ve Duru var. Onlar İzmir'den."
"Burada?"
"Henüz yok."
Buse başını salladı. "Olur. Daha çok yenisin."
Mina gülümsedi. "Umarım."
Buse kahvesinden bir yudum aldı. "İstersen seni birkaç kişiyle tanıştırırım. Bizim ekip kalabalık."
Mina'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu. "Memnun olurum."
Tam o sırada Mina'nın aklına sabahki eksik belgeler geldi. Çantasını açtı: Kimlik. Cüzdan. Not defteri. Kalemler. Anahtar. Telefon şarjı. Ama aradığı dosya yoktu. Mina'nın kaşları hafifçe çatıldı. "Bir dakika..."
Çantasının diğer gözünü açtı. Yine yoktu. Birkaç saniye daha aradı. Sonra Buse'ye baktı: "Ben bunları evde bırakmış olabilirim."
Buse omuz silkti. "Akşam bakarsın."
"Evet."
Mina telefonu eline aldı. Bir an durdu. Aklına İstanbul'a geldiği gün yaşadığı valiz karmaşası geldi. O gün eşyalarının arasında bazı hastane belgeleri vardı. Ve... Mina'nın eli yavaşça durdu: Aras. Belgeleri Aras'ın üzerinde kalmış olabilir miydi? Mina'nın yüzü değişti. "Olmaz..."
Buse ona baktı. "Ne oldu?"
"Hiç." Mina telefonu masaya bıraktı. "Bir şeyi hatırladım sadece."
Ama artık aklının bir köşesinde tek bir ihtimal vardı.
Akşam iş çıkışında Mina doğrudan eve gitti. Çantasını koltuğun üzerine bıraktı ve odasına geçti. Dolapları açtı. Çekmecelere baktı. Çantasındaki bütün gözleri yeniden kontrol etti. Yoktu. Valizini açtı. Kıyafetlerini tek tek kenara çekti. Belgelerin olması gereken bölmeye baktı. Yoktu.
Mina yatağın kenarına oturdu. Bir süre boş boş karşıya baktı. Sonra elini yüzüne götürdü. "Tamam..."
Başka ihtimal kalmamıştı. Telefonunu eline aldı. Rehberini açdı: Aras Koral. İsmin üzerinde parmağı bekledi. Aramak istemiyordu. Mesaj atmak daha kolaydı. catheters (metin hatası yok, yazarın kendi ifadesi) ama ne yazacaktı? Merhaba, sizde benim hastane belgelerim kalmış olabilir mi?
Mina yazdı. Sildi. Merhaba, belgelerim sizde mi? Sildi.
Bir süre ekrana baktı. Sonunda mesaj ekranını açtı. Bu kez yazdı:
"Merhaba Aras. Bir şey soracağım. Geçen gün valizleri değiştirdiğimizde benim bazı hastane belgelerim sizde kalmış olabilir mi?"
Mesajı birkaç kez okudu. Sonra gönderdi. Telefonu masaya bıraktı. Birkaç saniye sonra ekran aydınlandı.
Aras: "Olabilir."
Mina kaşlarını çattı. "Olabilir ne demek?" Hemen yazdı:
Mina: "Nasıl yani olabilir?"
Mesajın yanında birkaç saniye sonra üç nokta belirdi. Aras yazıyordu. Sonra mesaj geldi:
Aras: "Şu an nerede olduğumu biliyor musunuz?"
Mina gözlerini devirdi:
Mina: "Hayır."
Aras: "O zaman belgelerinizin bende olup olmadığını da biliyor olamam."
Mina telefonu masaya bıraktı. "Bu adam gerçekten böyle mi?"
Telefon yeniden titredi:
Aras: "Ama merak etmeyin. Öğreniriz."
Mina ekrana bakıp derin bir nefes aldı:
Mina: "Ne zaman öğrenebiliriz?"
Cevap hemen gelmedi. Mina birkaç saniye bekledi. Sonra bir dakika. Sonra iki. Tam telefonu kapatacakken yeni bir mesaj geldi:
Aras: "Yarın konuşalım."
Mina kaşlarını çattı:
Mina: "Nerede?"
Bu kez cevap biraz daha uzun sürdü:
Aras: "Geçenki buluştuğumuz kafe size uygun olursa orada."
Mina mesajı okudu. Aynı kafe mi? Aras'la yeniden görüşmek istemiyordu. Ama belgelerini de istiyordu. Başka seçeneği yoktu:
Mina: "Tamam."
Telefonu kapattı. Ertesi gün öğleden sonra Mina, Aras'ın söylediği kafeye gitti. İçeri girdiğinde önce etrafa baktı. Aras henüz gelmemişti. Mina pencere kenarındaki masalardan birine oturdu. Çantasını sandalyesinin yanına bıraktı. Garsona kahve siparişi verdi.
Bir süre sonra kapı açıldı. Mina başını kaldırdı. Aras içeri girmişti. Üzerinde açık renk bir gömlek, koyu renk bir pantolon vardı. Her zamanki rahat tavrıyla etrafa bakındı. Sonra Mina'yı gördü. Yüzünde tanıdık bir gülümseme oluştu. Mina'nın içinden nedense "Başladı yine," düşüncesi geçti.
Aras masaya doğru yürüdü. Tam karşısındaki sandalyeyi çekecekken kapının yeniden açılmasıyla dışarıdan bir kadın sesi duyuldu: "Aaa, Aras!"
Aras arkasını döndü. Mina da istemsizce baktı. Kadın, hiç tereddüt etmeden Aras'a doğru yürüdü. Yüzünde son derece doğal, samimi bir gülümseme vardı. Aras'ın yüzündeki ifade bir anda değişmişti. "Selinay?"
Kadın yanına geldi. "Sen burada ne yapıyorsun?"
Aras gülümsedi. "Ben de sana aynı şeyi soracaktım."
Selinay güldü. "Benim kliniğim iki sokak ötede. Bazen buraya geliyorum." Sonra Mina'ya baktı. Ardından yeniden Aras'a döndü: "Bizi tanıştırmayacak mısın?"
Mina'nın kaşları hafifçe kalktı. Aras birkaç saniye sustu. "Tabii." Sonra Mina'yı işaret etti: "Mina."
Selinay'a döndü: "Selinay."
Selinay gülümseyerek elini uzattı. "Merhaba Mina."
Mina elini sıktı. "Merhaba."
Ama Selinay'ın Aras'a bakışındaki rahatlık Mina'nın gözünden kaçmamıştı. Sanki yıllardır birbirlerini tanıyorlardı. Sanki birbirlerinin yanında nasıl davranacaklarını düşünmelerine gerek yoktu. Selinay'ın eli hâlâ Aras'ın kolundaydı. Aras da bundan rahatsız olmuş gibi görünmüyordu. Üstelik Selinay ona dönüp: "Beni aramadın ama."
Aras güldü. "Yoğundum."
"Bana mı?"
"Biraz."
Selinay başını iki yana salladı. "Hiç değişmemişsin."
Mina sessizce onları izliyordu. İçinde anlamsız bir huzursuzluk oluşmuştu. Sonra Selinay'ın Aras'a bakıp gülümsemesiyle kafasında tek bir düşünce belirdi: Sevgilisi. Başka ne olabilirdi? Bu kadar rahatlık... Bu kadar yakınlık... Birbirlerinin yanında böyle davranmaları...
Mina'nın yüzündeki ifade değişti. Aras bunu fark etti. "Bir sorun mu var?"
Mina hemen toparlandı. "Yok."
Selinay gülümsedi. "Ben sizi böldüm galiba."
Mina başını salladı. "Hayır. Zaten işimiz kısa sürecek."
Aras sandalyeye oturdu. Mina da karşısına geçti. Aras çantasını açtı. "Belgeleriniz bende kalmış olabilir demiştiniz."
Mina başını salladı. "Evet."
Aras dosyalarını karıştırmaya başladı. "Bir dakika."
Mina bekledi. Aras kısa süre sonra birkaç belge çıkardı. "Bunlar mı?"
Mina belgeleri görünce rahatladı. "Evet." Elini uzatıp belgeleri aldı. Dosyaları çantasına yerleştirdi. Ayağa kalktı. "Teşekkür ederim."
Aras şaşırdı. "Bu kadar mı?"
Mina çantasının askısını omzuna geçirdi. "Evet."
Tam arkasını dönüp gidecekken Aras ayağa kalktı. "Mina."
Mina durdu. Aras'ın yüzünde hafif bir şaşkınlık vardı. "Bir şeyi yanlış anladınız sanırım."
Mina birkaç saniye sustu. Sonra Selinay'a baktı. Ardından tekrar Aras'a döndü. "Yanlış anlamadım."
"Selinay-"
"Gerçekten açıklama yapmak zorunda değilsiniz."
Aras sustu. Mina'nın sesi sakindi. "Birbirimizi yeterince tanımıyoruz."
Bu kez Aras'ın yüzündeki gülümseme tamamen kayboldu. Mina devam etti: "Ben sadece belgelerimi almaya geldim."
Aras birkaç saniye Mina'ya baktı. Sonra başını hafifçe salladı. "Haklısın."
Mina da başını salladı. "İyi günler."
Arkasını döndü ve kafeden çıktı. Dışarı çıktığında serin hava yüzüne vurdu. Mina hızlı adımlarla yürümeye başladı. Kendine kızıyordu. Aslında Aras'ın özel hayatının onu ilgilendirmemesi gerekiyordu. Sonuçta gerçekten birbirlerini tanımıyorlardı. Üstelik Aras'ın sevgilisi olup olmaması Mina'yı neden rahatsız etsin ki?
"Saçmalıyorsun." Kendi kendine söylenerek başını iki yana salladı. Titreşen telefonunu çıkardı. Mesaj Buse'den gelmişti: "Belgeleri halledebildin mi?"
Mina kısa bir cevap yazdı: "Evet, aldım. Şimdi hastaneye dönüyorum."
Telefonunu kapatıp çantasına koydu. Vardiyasının bitmesine daha vardı. Eksik belgeleri bir an önce teslim edip kafasındaki bu işi tamamen kapatmak istiyordu. Yolun karşısına geçti. Arkasında bıraktığı kafeye bir kez bile dönüp bakmadı. Ama zihninin bir köşesinde, istemese de, Aras'ın o kısa cümlesi kaldı: "Haklısın."
Mina yürümeye devam etti. Belki de gerçekten haklıydı. Birbirlerini yeterince tanımıyorlardı. Ve şimdilik böyle kalması daha iyiydi.

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

33okunma 4beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18