Valizimde Sen Varsın kitap kapağı

13. bölüm / 15

Valizimde Sen Varsın

Bölüm 13

Vaveyla Yazarı: Zeynep Mert

Uygulamada Aç
Bölümü paylaş
Bu sayfayı paylaş
WhatsApp

Kitap sayfası
Bölümler 15Şu an: Bölüm 13

Kafeden çıktıktan sonra yağmur İstanbul’un üzerine ince, parlak bir tül gibi inmeye başlamıştı. Kerem’in arabasındaki hafif müzik, dışarıdaki silecek seslerine karışıyordu. Kerem, direksiyonu sakin adımlarla kırarken arada sırada bakışlarını yan koltukta dalgınca dışarıyı izleyen Mina’ya çeviriyordu.
‎“İyi misin Mina?” diye sordu Kerem, sesi sıcak ve sarmalayandı. “Aklın hâlâ o adamda sanki...”
‎
‎Mina camdaki su damlacıklarına bakarken hafifçe gülümsedi. “Aklımda değil. Sadece... Yoruluyorum. Geçmişte yaşadığım o büyük yalanı, bana verilen o sahte sözleri hatırladıkça bir daha aynı tuzağa düşmemek istiyorum. Yıllarca nişanlısını benden saklayıp yüzüme gülen bir adamdan sonra, kimliğini gizleyip bana dürüst davranmayan bir adama güvenmemi kimse beklemesin benden.”
‎
‎Kerem anlayışla başını salladı. Araba Mina’nın evinin önüne geldiğinde durdu. “Sen çok güçlü bir kadınsın Mina. Kendini korumak istemen en doğal hakkın. Ama unutma, geçmişteki o adamın yalanları senin suçun değildi. Her ne olursa olsun, bir alo kadar uzağındayım.”
‎Mina içtenlikle teşekkür edip arabadan indi. “Çok sağ ol, iyi ki geldin.”
‎
‎Kerem’in arabası caddenin sonundan kaybolurken, sokağın loş bir köşesinde parkedilmiş duran siyah arabanın içindeki Aras, direksiyonu sıkan parmaklarının beyazladığını hissediyordu. Göğsü öfkeyle, kıskançlıkla ve kontrol edemediği bir çaresizlikle inip kalkıyordu. Bütün gece o adamın Mina’ya bakışını, Mina’nın ona gülümseyişini izlemek zihnini adeta bir zehir gibi sarmıştı.
‎
‎Aras'tan
‎Hayatı boyunca istediği her şeyi alabilmiş, kontrolü hiçbir zaman elinden kaçırmamış bir adamdı Aras. İş dünyasında, insan ilişkilerinde, kriz anlarında... O her zaman bir sonraki adımı hesaplayan taraftı. Onun için çözüm varsa problem yoktu. Ama şimdi, o siyah arabanın içinde tek başına, gecenin karanlığında çakılı kalmışken kontrolün tamamen ellerinin arasından kayıp gittiğini, ilk defa bir işin içinden nasıl çıkacağını bilemiyor gibiydi.
‎
‎“Kiminle kahve içtiği, kime sarıldığı seni neden bu kadar ilgilendiriyor ki Aras?” diye sordu kendi içindeki o mantıklı ses.
‎Ama o ses bu gece çok zayıftı. Zihninde dönüp duran tek şey; Mina’nın o adama bakarken gözlerinde beliren o tanıdık, geçmişten gelen içten sıcaklıktı. Günlerdir Aras’a ördüğü o buz gibi duvarlar, o adama karşı tek bir saniyede yok olup gitmişti. Aras’ın günlerdir dokunmaya bile çekindiği, incitmekten korktuğu o kadının bir başkasının yanında böyle rahat olması içini yakıp kavuruyordu.
‎
‎Torpido gözündeki sigara paketine uzandı, ama yakmadı. Parmaklarının arasında ezip attı.
‎Arabanın dikiz aynasından kendi yansımasına baktı. Gözlerinde daha önce hiç tanımadığı, gururunu ve özgüvenini yerle bir eden yabancı bir duygu vardı: Çaresizlik ve kaybetme korkusu.
‎Mina onun hayatına sıradan bir kadın gibi girmemişti. O, Aras’ın dünyasına düşen tek ışık hüznesiydi. Ve Aras, dürüst davranmadığı için, kimliğini sakladığı için o ışığı kendi elleriyle söndürdüğünün farkındaydı. "Bir önemi var mıydı ki?" derken ne kadar büyük bir pot kırdığını, Mina’nın kalbinde nasıl bir yara açtığını şimdi çok daha net anlıyordu.
‎
‎İşte bu yüzden gidemiyordu. Kontağı çevirip o sokaktan uzaklaşmak, evine dönüp hiçbir şey olmamış gibi uyumak onun için artık imkansızdı.
‎Gözleri Mina’nın oturduğu binanın ikinci katına kaydı. Pencereden dışarıya sızan o sıcak, sarı ışık teker teker diğer odalara yayıldı. Mina içerideydi. Belki de üzerini değiştiriyor, kendisine bir çay demliyor veya o adamın söylediklerini düşünüp gülümsüyordu... Bu düşünce bile Aras’ın göğsüne ağır bir taş gibi oturdu.
‎
‎Daha fazla dayanamadı. Sürücü kapısını hışımla açıp dışarı fırladı.
‎İstanbul’un üzerini kaplayan ince yağmur anında üzerine yağmaya, saçlarını ve ıslak kaldırıma vuran adımlarını ıslatmaya başladı. Ceketini arabada bırakmıştı; üzerindeki tek şey ince bir gömlekti ama soğuğu hissetmiyordu bile. Vücudunda tek bir his vardı: Mina’ya ulaşma, o duvarları ne pahasına olursa olsun yıkma arzusu.
‎
‎Ağır, kararlı ve geri dönülmez adımlarla binanın kapısına yürüdü. Otomat düğmesine basarken elleri hafifçe titriyordu. Merdivenleri ikişer ikişer tırmanırken zihnindeki tüm o mantıklı mantıksız cümleler susmuş, geriye sadece onun kokusunu duyma ve gözlerinin içine bakma ihtiyacı kalmıştı.
‎Mina’nın kapısının önüne geldiğinde durdu. Göğsü hızlı hızlı inip kalkıyordu. Elini kaldırdı, birkaç saniye tereddüt etti... Ve zile bastı.
‎
‎Mina'dan
‎Eve girip üzerindeki yorgunluğu atmak için rahat kıyafetlerini giydi. Salondaki loş ışığı açıp kendine sıcak bir çay demledi. Zihnindeki o karmaşa darmadağındı. Aras’ın o keskin bakışları, Kerem’in hatırlattığı geçmiş ve içindeki o hiç susmayan korumacı ses...
‎Tam o sırada, kapı zili gecenin sessizliğini bıçak gibi kesti.
‎
‎Mina kaşlarını çatarak duvardaki saate baktı. Gece yarısına geliyordu. Bu saatte kimin gelebileceğini düşünerek hırkasının önünü kapatıp adımlarını kapıya doğru yöneltti.
‎“Kim o?”
‎Yanıt gelmedi. Kapının diğer tarafından sadece derin, pürüzlü ve sıklaşmış bir nefes sesi duyuldu. Mina gözünü deliğe yaklaştırdığında kalbi adeta boğazında atmaya başladı.
‎
‎Mina kapıyı hızla açtı. “Aras? Senin bu saatte—”
‎Aras cevap vermedi. İçeriye doğru iri bir adım atıp kapıyı arkasından sertçe, tok bir sesle kapattı. Üzerindeki ceketini çıkarmış, gömleğinin üst iki düğmesini açmıştı. Saçları dışarıdaki yağmurdan hafifçe ıslanmış, bakışları ise öylesine yoğun, öylesine koyu ve yakıcı bir hal almıştı ki
‎
‎Mina istemsizce bir adım geri çekildi.
‎“Gidemedim...” dedi Aras. Sesi pürüzlü, kısık ve kontrolden çıkmak üzere olan bir adamın çaresizliğini taşıyordu. “Bütün gece o adamla ne konuştuğunu, ona nasıl o kadar rahat gülümsediğini düşünmekten kafayı yemek üzereydim Mina. Adım atamadım buradan.”
‎
‎Mina, hem öfkenin hem de göğsünü sıkıştıran o ani heyecanın harmanlandığı bir sesle dikleşti. “Sana kaç kere söyleyeceğim, beni denetleyemezsin!” dedi. “Biz seninle sevgili bile değiliz Aras! Neyin hesabını soruyorsun sen bana? Hastanenin gerçek sahibi olduğunu benden sakladığında bana ne demiştin, hatırlıyor musun? 'Bir önemi var mıydı ki?' demiştin rahatça! Evet, vardı! Benim için dürüstlüğün önemi vardı! Ve sen bana dürüst olmadın anlayabiliyor musun? Sana nasıl güvenebilirim ki!”
‎
‎Aras aralarındaki mesafeyi tek ve baskın bir adımlarla kapattı. Mina’nın sırtı koridorun duvarına çarptı. Aras iki elini Mina’nın başının iki yanından duvara dayadı; aralarında sadece nefeslerin birbirine karıştığı milimler kalmıştı.
‎
‎“Bana güvenme...” diye fısıldadı Aras. Bakışları Mina’nın titreyen dudaklarına kaydı. “Bana güvenme ama benden kaçma da Mina... İçindeki o duvarları bana karşı örme. Çünkü ben senin o aşılmaz dediğin duvarlarının arkasında kalmaya, sana dokunamamaya dayanamıyorum.”
‎
‎Mina’nın nefesi kesildi. Aras’ın o baskın, odunsu kokusu ve vücudundan yayılan o yoğun sıcaklık tüm benliğini bir anda esir almıştı. Mina titreyen ellerini Aras’ın geniş göğsüne koydu. Onu itmek istedi; mantığı, gururu, geçmişte yaşadığı o acı tecrübeler bunu haykırıyordu. Ama elleri Aras’ın gömleğinin üzerinde çakılı kaldı. Parmakları kumaşı istemsizce sıktı. Kendine inanamıyordu; ondan nefret etmesi, kaçması gerekirken tam aksine o çekim gücüne kapılıyordu.
‎
‎“Aras... dur,” diye fısıldadı Mina ama sesindeki o çaresiz kabulleniş bile kendini ele vermeye yetiyordu.
‎“İstiyor musun gerçekten durmamı?” diye sordu Aras. Dudakları Mina’nın boynundaki o hassas noktaya yakıcı, uzun ve derin bir temas bıraktı.
‎
‎Mina gözlerini sımsıkı kapattı. Aras’ın dudakları çenesinden köprücük kemiğine doğru süzülürken dudaklarından kaçan titrek bir iç çekiş aralarındaki tüm soruların tek cevabı oldu. O an geçmişin tüm yalanları, korkuları ve kırgınlıkları buharlaşıp yok olmuştu sanki. Geriye sadece Aras ve onun dokunduğu her noktada alev alan o yakıcı ten kalmıştı.
‎
‎Aras daha fazla direnemedi. Mina’nın çenesini kararlı ve tutkulu bir tutuşla kavrayıp dudaklarını Mina’nın dudaklarına mühürledi.
‎Bu sıradan bir öpücük değildi; günlerdir biriken öfkenin, kıskançlığın ve bastırılmış tüm arzunun nefes kesici bir patlamasıydı. Aras, Mina’yı belinden tutup kendine doğru çektiğinde aralarındaki son mesafe de yok oldu. Dışarıda camları döven yağmurun sesi, odadaki o fırtınalı solukları örtüyordu.
‎
‎Mina, Aras’ın gömleğinin yakalarına tutunurken, parmaklarının ucunda hissettiği o kasılma ve adamın kalbinin tıpkı kendisinki gibi delicesine atışı aralarındaki ateşi daha da körüklüyordu. Mantığı ona 'geri dur' diye haykırırken, bedeni ve kalbi çoktan o ateşe teslim olmuştu. O gece Mina, tüm korkularını ve ördüğü duvarları unutup, Aras’ın o yakıcı ama güven veren kollarında nefes nefese kaldı...
‎

Bölüm etkileşimi

Okurlar bu bölümle etkileşime geçti

7okunma 1beğeni 0yorum
Bu iki tercih yalnızca bu tarayıcıda saklanır; yukarıdaki Vaveyla sayaçları gerçek uygulama verisidir.

Kategoriler ve Temalar

Okumak istediğin dünyayı bul.

Kitap Kategorileri 36

Kitap Temaları 138

abiabilerabilerimabimin arkadaşıabiminarkadasiacıAileajanAkademi / OkulaksiyonAnlaşmalı Evlilikanonimarkadaş grubuArkadaşlıkArkadaştan AşkaaskerAskeriaskeri kurguaskerikurguaşiretAşkAşk/Romantikaşk üçgeniAvukatayrılıkbabaBerdelBilim KurgubilimkurgublBüyücadıCinayetçocukluk arkadaşıÇocukluk Aşkıdark romancedarkromanceDistopyadoğaüstüdoktorDostluk#DramdüşmanDüşmandan Aşkaeğlenceenemies to loversFantastikGeçmişgenckurguGenç edebiyatgenç kurgugençlikgerçek ailegerçek ailemgerçekailemgerilimgizemGizli KimlikgücHayran KurguhukukHuysuz x NeşeliHüzünihanetİkinci Şansİlk görüşte aşkimkansızintikamİş Yeri AşkıkaderKaosKaradenizKardeşlikkatilKehanetkomediKomşudan AşkakorkuKraliyetkrallıkkurtadamKüçük KasabaLanetliseLise aşkılise kurgusumaceraMafyamahalleMardinmektupmitolojimizahmutluluknefretNefretten AşkaOkulölümörgüt#özlemPatron x ÇalışanpolisPolisiyePolitik EntrikaPsikolojiPsikolojikPsikolojik GerilimromantikRomantik komediromantizmSahte SevgililiksavaşSeçilmiş KişiSenkul Hobi Yazar:MaviduslersokagimSenKul:Maviduslersokagimsevda#sevgisırSırlarslowburnSporsuç#Şiir#takıntıTeodenTers KöşetextingtravmaTutkuüniversiteVampirwattpadyalnızlıkYasak AşkZıt KutuplarzorbalıkZorunlu Yakınlık+18