92. bölüm · STRAY KİDS ~ İMKANSIZIN SAHİBİ
BÖLÜM 92
EUN'DAN
Taksiye binmiş bir şekilde evin yolunu tutmuştuk.
Lee Know konuşmadığı için telefonumu çıkardım çantamdan.
Sosyal medyada dolaşırken üyelerin paylaştığı hikayelere baktım.
Lee Know:
–Eğleniyor olmalısın
Konuşması ile beraber ona döndüm.
Yan profiline hayranlıkla baktığım için cevap vermeyi unutmuştum.
Ona baktığımı farketmiş olmalı ki, aniden bana döndü.
Göz göze gelince gözlerimi kaçırdım.
Bana baktığını hissediyordum ama telefonuma çevirdim gözlerimi.
Ben:
–Hikayelere bakıyordum
Lee Know:
–Ondan bahsetmiyorum
Hala bana baktığını biliyordum ki ona döndüğümde gözlerini ayırmadı benden.
Ben:
–Neyden bahsediyorsun?
Sırıttı.
Lee Know:
–Bilmem?
O böyle söyleyince şoföre baktım.
Utandığımı biliyordu, bilerek yapıyordu.
Yavaş yavaş koltuktan kayarak gömülmeye başladım.
Ona baktığımda başını cama çevirdi ve gülmemek için dudaklarını ısırdı.
Allah'ım! Ne yaşıyorum ben!?
Taksi evin önünde durunca derin bir nefes aldım ve arabadan indim.
Lee Know inerken arabanın kapısını kapattım.
Ücreti önceden ödediğimiz için rahattık.
Eve doğru yürürken kolumu tuttu ve arkama yani ona dönmemi sağladı.
Gülüyordu, tek kaşımı kaldırıp ona baktım.
Lee Know:
–Utanmana gerek yok? Benim yanımda rahat olmanı istiyorum!
Ben:
–Ama sadece seninle yalnızken rahat olabilirim, yaşlı bir adamın yanında olamam!
Tek kaşını havaya kaldırarak imalı bir şekilde bakmaya başladı.
Lee Know:
–Benimle rahatsın? Üstelik yalnız kaldığımız da... Öyle mi?
Dudaklarımı ısırdım.
Pot kırdığım için içimden kendime küfürler ederken gülümsemeye çalıştım.
Ben:
–Sende amma fesatsın! Herşeyi yanlış anlıyorsun?
Sol eli ile bileğimi tutarken, sağ elini belime koyarak beni kendine çekti.
Refleks olarak ellerimi omuzlarına koydum.
Şaşkınlıkla ona bakarken hafif sırıtır bir şekilde baktı ama yüzünde tamamı ile ciddi bir ifade vardı.
Lee Know:
–Bunu başlatan sensin güzelim! Ben birşey yapmıyorum?
Ben:
–Bundan emin miyiz?
Lee Know:
–Emin olmasam, söyler miyim?
Gözlerimi kısarak ona baktım.
Göz ucuyla bana bakınca gözlerimi kapatarak güldüm.
Ben:
–Söylemezsin!
Başımı, gözlerimi kapatarak göğsüne yasladım.
Saçlarımı okşarken kaşlarımı çatmama neden olacak bir cümle duydum.
Hyunjin:
–Çektin mi ifşayı?
Jisung:
–Çektim, çektim! Abi, çok iyi çıktı!
Başımı kaldırıp onlara bakacakken Lee Know buna izin vermedi.
Lee Know:
–Boşver onları, istedikleri kadar çeksinler
Ondan ayrılamayarak başımı kaldırdım sadece.
Gözlerine baktığımda parlayan gözlerini bana çevirdi.
Ben:
–Çok yakışıklısın, gözlerin çok güzel!
Rüzgarın hafif esintisiyle sallanan saçlarına baktım.
Lee Know:
–Biliyorum!
Bunu söylediğinde kıkırdadım.
Lee Know:
–Gözlerim güzel, çünkü sana bakıyorlar...
Hafifçe gülümseyerek ona baktım.
Ben:
–Bana bakmaya devam etsinler o zaman, gözlerine sonsuza kadar bakmak istiyorum...
Hiçbir şey söylemeden bakmaya devam etti.
Her ne kadar belli etmese de, içinin kıpır kıpır olduğunu biliyordum.
Ömrüm de sadece bir yıl bana kalsa, sadece ona ayırırdım zamanımı.
Hafif bir esinti ile titredim gözlerine bakarken.
Daha evin önüneydik, istersek girebilirdik ama birbirimize öyle dalmıştık ki, havanın soğuk olduğunu anlamamıştık bile.
Ki ben onunla iken üşümüyordum, o yüzden anlamamış olabilirdim.
Kaşlarını çattı.
Lee Know:
–Sen üşüyor musun?
Ben:
–Hayır, sadece küçük bir titremeydi, zaten eve girersek herşey çözülür
Lee Know:
–Bence odama girersek herşey çözülür ama neyse
Gülerek kapıya doğru ilerlemeye başladım.
Büyük cam pencerede ifşalarımızı çekerek dedikodu yapan Hyunjin ve Jisung ikilisi, biz kapıya doğru yürümeye başlayınca salona doğru koşmuşlardı.
Sanki onları görmemişiz gibi birde kaçmaları o kadar komikti ki, bir kahkaha patlattım.
İçeri girdiğimiz an bize imalı gözlerle bakan Seungmin'e gülümsedim.
Seungmin:
–Sizinle beraber olmadığım için kendimle gurur duyuyorum
Lee Know:
–Neden?
Seungmin:
–Gözlerim kanamadı çünkü
Felix:
–Senin gözlerin hep kanıyor zaten
Seungmin:
–Evet, bende 'Canım gözlerim, kanayın!' diyorum değil mi zaten?
Jeongin:
–Belli olmaz, ben beklerim!
Changbin:
–Ekip hala eksik beyler, takıldığınız şey bu mu?
Hyunjin:
–Bangchan Hyung ve Cha Noona'dan bahsediyorsan, bence onlar yalnız kalmanın fırsatını buldular
Felix:
–Katılıyorum!
Lee Know:
–Oturalım, onlar gelir zaten
Ayaklanan herkes yerine oturdu.
Jisung:
–Ben birşey soracağım?
Hyunjin:
–Geliyor bomba
Jisung:
–Soobin öldü mü? Yani kız ne kadar zamandır yok ortada?
Ben:
–Ah, doğru! Bunu nasıl unuturum?
Jeongin:
–Sen zaten onu unutmuştun Noona, şimdi mi şaşırıyorsun?
Ben:
–Ne yapayım? O kadar olay oldu, nasıl hatırlarım?
Changbin:
–Soobin'i arayın, nerede olduğunu öğrenin ve birisi gidip onu alsın
Seungmin:
–Changbin Hyung sen bir anda mantıklı düşünmeye mi başladın?
Changbin:
–Sanırım evet
Felix:
–Ben gidip alayım mı onu?
Jisung:
–En güzel aşklar, 'Ben gidip alayım mı onu?' ile başlar!
Hyunjin:
–Ne alaka?
Jisung:
–Ne bileyim? Aklıma geldi, söyledim işte?
Felix:
–Ben gidiyorum
Felix evden ayrılırken arkasından izledim onu.
Jisung:
–Ben aşk sarrafıyım oğlum! Bu işte kesin bir iş var!
Hyunjin:
–Elden gidiyor kocam
Seungmin:
–Yuh! Onun kocası sensin
Jeongin:
–Sen yuh diyince şaşırdığını sandım ama durumu düzeltiyormuşsun
Changbin:
–Bu evde konular neden bu kadar hızlı dağılıyor? Hem Jisung sen aşk sarrafı olduğunu iddia ediyorsun da, kaç insanın arasını yaptın sanki?
Jisung ve Seungmin birbirlerine göz kırptıkları zaman gülmemek için kendimi zor tuttum.
İkili göğüslerini kabartarak oturmuşlardı.
Jisung:
–Hiçbir şey bilmiyorsun!
Seungmin:
–O yüzden sus!
Jeongin:
–Ne değişik insanlarız ya!
Hyunjin:
–Hyunjin hariç tabii ki de!
Jeongin:
–Sende dahilsin Hyung
Jisung:
–Kısacası STRAY KİDS diyebiliriz
Seungmin:
–Ya abi, normal insanlarız hepimiz de!
Jeongin:
–Birisi dede, birisi popo avcısı, birisi Drama Queen, birisi %1 domuz, %99 tavşan, birisi sincap insan, birisi civciv, birisi dedeye aşık bir yavru köpek ve birisi de ki o ben oluyorum bebek ekmek! Şimdi söyleyin burada normal olan ne?
Seungmin:
–Hey! Dede bana aşık bir kere!
Changbin:
–Beni %1 domuz olarak gördüğün için teşekkür ederim Jeongin
Lee Know:
–Popo avcısı ben oluyorum, değil mi?
Hyunjin:
–Sen Jisung'un poposunun avcısısın Hyung!
Jisung:
–Bazen popom olmasaydı, Lee Know Hyung nasıl yaşardı diye düşünüyorum
Jeongin:
–Ayıptır sorması da, biz neden popo hakkında konuşuyoruz?
Seungmin:
–Aynen ya! Üstelik Jisung'un poposu hakkında konuşuyoruz!
Jisung:
–Siz benim popoma kurban olun!
Hyunjin:
–Midem bulandı ya!
Changbin:
–Git, kus o zaman?
Hyunjin:
–Öyle kolay değil işte
Lee Know:
–Mide bulanıyor ise kusmak kolay olmalı?
Hyunjin:
–Lisede iken edebiyat dersinden nefret ederdim Hyung, lütfen edebiyat yapma!
Jisung:
–Edebiyat dersi ile edebiyat yapmak, aynı şey mi?
Hyunjin:
–Değil mi?
Changbin:
–Birisi ders, birisi boş yapmak!
Lee Know:
–Kısacası Hyunjin boş yapılmasını istemiyor iken bile boş yapıyor!
Seungmin:
–Hyung... Kusura bakma ama ben hiçbir şey anlamadım?
Lee Know:
–Boşver, anlama daha iyi!
Kapının açıldığını duyunca hepimiz o tarafa doğru yöneldik.
Bangchan ve Cha gülüşerek içeri girdiği zaman üyeler fesat gözlerle onlara bakmaya başlamıştı.
Jisung:
–Bu gülüşmeler...
Seungmin:
–Kesin birşey olmuş!
Jeongin:
–Sadece birşey mi?
Jeongin kaşlarını havaya kaldırıp indirerek konuşurken gülmemek için kendimi zor tuttum.
Bangchan anahtarı cebine atarak koltuğa geçti, Cha ise hemen yanında ki tekli koltuğa oturdu.
Lee Know:
–Gelmeseydiniz?
Hyunjin:
–Hastanede çok ses yapmadınız, değil mi? Malum yaşlılar var!
Hyunjin'in dediğine karşı herkes kahkahalara boğulurken Bangchan göz devirdi.
Bangchan:
–Öyle birşey olmadı?
Jisung:
–Olur, olur...
Jisung imalı gözlerle Bangchan'ın omzuna acıtmayacak şekilde vururken gülmekten ölüyorduk!
Üyeler en çok Bangchan'la dalga geçtikleri zaman eğleniyorlardı.
Changbin:
–Ee, nasılsın Hyung?
Bangchan:
–İyiyim?
Changbin dirseği ile Hyunjin'in koluna vurdu.
Changbin:
–Görüyor musun? İyiymiş...
Herkes gülerken Cha'ya baktım.
Eğleniyor muydu yoksa rahatsız mı oluyordu, belli değildi.
Jeongin:
–Felix Hyung gitti, bir daha gelmedi
Lee Know:
–Merak etme, onlar da bir yolunu bulmuştur
Bangchan:
–Lan! Oğlum, niye bu kadar fesatsınız?
Jisung parmağı ile Lee Know'u işaret etti.
Jisung:
–Herşeyi Lee Know Hyung başlattı!
Lee Know:
–Ben ne alaka lan!?
Hyunjin:
–Ah, ah... Senin gibi bir popo avcısı sayesinde böyle fesat olduk!
Changbin:
–Yüzünden desen anlayacağım da, sayesinde diyor olman memnun olduğun anlamına geliyor Hyunjin?
Hyunjin:
–Ee, memnunum zaten?
Herkes bir daha gülerken araya girdim.
Ben:
–Siz gelmeden önce bu çocukların çok can alıcı bir sohbeti vardı, görmeniz lazım!
Jisung:
–Can alıcı derken eğlenceden bahsetmiyor!
Seungmin:
–Ölümden bahsediyor!
Herkes bir daha gülerken arkama yaslandım.
Cha:
–Nasıl bir sohbet olduğunu merak ettim ama sormak da istemiyorum
Hyunjin:
–Sorma o zaman?
Changbin:
–Ooooooooooooo...
Cha:
–Sormadım zaten?
Changbin:
–Ooooooooooooo...
Cha, Hyunjin ve Changbin üçlüsü aralarında gülerken Jeongin araya girdi.
Jeongin:
–Jisung Hyung'un poposu hakkında konuşuyorduk
Jisung:
–Lan!
Bangchan:
–Ooooooooooooo...
Dalga geçme sırası onlardaydı.
Bangchan ve Cha ikilisi gülerken büyük bir zevk alarak bu koyu sohbeti dinlemeye başladım.
O kadar güzeldi ki, bitmesini hiç istemiyordum.
FELİX'DEN
Arabayı çalıştırırken cebimden telefonumu çıkarttım ve Soobin'i aradım.
Hem arabayı sürüyor, hemde telefonu açmasını bekliyordum.
Garip olan şey ise, nereye gideceğimi bilmeden sürüyor olmamdı.
Telefon bir iki defa daha çaldıktan sonra açıldı.
Ben:
–Alo? Soobin?
Soobin:
–Alo?
Ben:
–Nerede olduğunu söyle, gelip seni alacağım
Soobin:
–Gerek yok, ben eve geliyorum zaten
Ben:
–Rica etmedim?
Soobin:
–Eve geliyorum zaten, gelmene gerek yok
Ben:
–Neredesin sen?
Soobin:
–Yoldayım?
Ben:
–Onu bende biliyorum, neredesin sen?
Soobin:
–Felix gelip beni almana gerek yok! Ben kendim geliyorum zaten
Ben:
–Konum at, geliyorum
*Arama sonlandırıldı
Ne? Rica etsem söylemeyecekti?
Böylesi daha iyi olmuştu.
Bir iki dakika sonra konum attığını görünce istemsizce gülümsedim.
Otobüs durağına doğru ilerliyordu.
Eve uzaktı, aramızda bir durak daha vardı.
Gitmem uzun sürebilirdi ama sorun değildi.
Telefona bir bildirim gelince garipsemiştim çünkü mesaj beklemiyordum, umursamayarak ve dikkat ederek telefonu alıp mesaja baktım.
Soobin:
–Şoför Bey, biraz hızlı gelin malum beklemeyi sevmem ;D
Sondaki ifadesini görünce istemsiz bir kahkaha attım.
Telefonun klavyesinden ses butonuna bastım ve konuşarak yazdım.
Araba sürerken yazamazdım çünkü.
Ben:
–Tamam ekselansları
*Soobin bu mesaja "👑" ifadesini koydu
Tekrar güldüğümde telefonu yanımdaki koltuğa attım.
Ben:
–Ah, bu kız... Neden böyle ya?
Kendi kendime gülerken ilk durağı geçtiğimi farkettim.
***
Sonunda Soobin'in attığı konuma geldiğimde arabayı sağa çektim.
Arabadan inip kapıyı kilitledikten sonra durağa yaklaştım ama durakta kimse yoktu.
Bana yalan söylemiş olamazdı, değil mi?
Garipseyerek kaşlarımı çattım ve hemen telefonumu çıkarttım.
*Aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor
*Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz
Ben:
–Ne oldu ya aniden?
Duraktan ayrıldığım gibi karşıma çıkan ilk sokağa girdim.
Aynı zamanda onu aramaya devam ediyordum.
*Aradığınız kişiye şuanda ulaşılamıyor
*Lütfen daha sonra tekrar deneyiniz
Ben:
–Ya birden ne olmuş olabilir ki? İki dakika önce konuşmadık mı bi-
Duraksamama neden olan bu manzara kendi kendime kurduğum diyaloğu yarıda kesmeme neden olmuştu.
Soobin üç tane adamla dövüşüyordu.
Evet, üç tane adamla.
Dur, bir dakika! Soobin!?
Bir adama uçan tekme savururken diğerine çantasıyla vurdu.
Adamlar yerden kalkmaya çalışırken saçlarını geriye taradı.
Dövüşürken bile haüyeleri ııvasını bozmuyordu.
Yanına yeterince yaklaştığım zaman gözlerini fal taşı gibi açtı.
Soobin:
–Felix?
Göz göze geldiğimiz sırada arkasından bir adamın geldiğini görünce yumruğumu savurdum ona.
Soobin refleks olarak ben elimi kaldırınca yana çekilmişti.
Şok içerisinde adama baktığı sırada yerden kalkan adamlara bakıyordum bende.
Vurduğum kişi bir küfür savurarak ayağa kalkmaya çalıştığı sırada geri geri koşar adımlarla yürümeye başladım.
Ben:
–Soobin!? Kaç!?
Soobin:
–Ne!?
Beni anlamayacağını anladığım için elini tuttum ve karşıma çıkan ilk sokağa girdim.
Adamlardan kaçarken arkamıza bakıp duruyorduk, geliyorlar mı diye.
Geliyorlardı.
Koşarak bir ara sokağa girdik.
Bizim girdiğimiz sokağı gördükleri için arkamızdan koşmaya devam ettiler.
Bu sefer de karşımıza çıkan ilk çıkmaz sokağa girdik.
Çıkmaz sokakta bulunan kutuların arkasına saklandık.
Adamların bizi farketmeden olduğumuz sokağın önünden koşarak geçtiklerini görünce derin bir nefes alarak arkamda ki duvara yaslandım.
Soobin:
–Gittiler mi?
Derin nefesler alıp verirken başımı olumlu anlamda salladım.
Ben:
–Gittiler
Soobin'de yanıma oturunca ona baktım.
Ben:
–Onlar kimdi?
Soobin:
–Bilmiyorum bende, sokak serserileri sanırım ve bana sataştılar
Ben:
–Onlarla profesyonel bir şekilde başa çıkabiliyordun, gördüğüme göre
Soobin:
–Sen gelmeseydin hepsini dövüp durağa gidecektim
Kahkaha attım.
Ben:
–Ben gelmeseydim, belki de sen hala gelmeyecektin? Bana borçlusun!
Soobin:
–Ne? O nedenmiş?
Ben:
–Ee, seni kurtardım sonuçta, değil mi?
Soobin:
–Bir nevi evet
Ben:
–Tamam o zaman, bana borçlusun!
Güldüğüm zaman bana döndü.
Soobin:
–Sevgili şoförüm, gidebilir miyiz artık?
Ben:
–Gidelim hanımefendi!
Gülerek ayağa kalktığım sırada farkettiğim şey ile duraksadım.
Elime baktım.
Sonra da Soobin'e.
Bunca zamandır elimizi tuttuğumuz için içimden bir utanç yaşarken aniden çektim elimi ve ensemi tuttum.
Ben:
–Farketmemişim!
Bana şaşkın gözlerle bakan Soobin, utandığımı görünce hafifçe kıkırdadı.
Soobin:
–Sorun değil, bende farketmedim sonuçta, öyle değil mi?
Hafifçe tebessüm ettim.
Ben:
–Gidelim!
Başını olumlu anlamda salladı ve arkamdan yürümeye başladı.
Karıştırdığımız sokağı bulmaya çalışıyorduk.
Öyle bir koşmuştuk ki, nereye geldiğimizi anlamamıştık bile.
Telefonumu cebimden çıkardım ve gelen bildirimlere baktım.
*Seungmin adlı kişi grubun ismini 'Adrenalin Yuvası' olarak değiştirdi
*Changbin adlı kişi grubun ismini 'Changbin Salon' olarak değiştirdi
*Jeongin adlı kişi grubun ismini 'Jeongin Çok Yakışıklı' olarak değiştirdi
Hyunjin:
–Lan değiştirmeyin ismi
*Hyunjin adlı kişi grubun ismini 'STRAY KİDS' olarak değiştirdi
Hyunjin:
–Böyle daha iyi
*Lee Know adlı kişi grubun ismini 'Grubu Kapatın' olarak değiştirdi
*Jisung adlı kişi grubun ismini 'Lee Know Hyung'a Hak Veriyorum' olarak değiştirdi
*Lee Know yazıyor...
*Lee Know çevrimiçi
*Lee Know yazıyor...
Lee Know:
–En güzel grup ismi bu! Bravo Jisung!
*Jisung bu mesaja "💖" ifadesini koydu
Jisung:
–Tabii ki de!
*Hyunjin adlı kişi grubun ismini 'STRAY KİDS' olarak değiştirdi
Lee Know:
–Oğlum değiştirme lan
*Lee Know adlı kişi grubun ismini 'Hyunjin'i Gruptan Atın' olarak değiştirdi
*Hyunjin adlı kişi grubun ismini 'Lee Know Hyung'u Gruptan Atmak İsteyenler +1 Yazsın'
Jisung:
–Tabii ki de -1
*Lee Know bu mesaja "🥲" ifadesini koydu
*Bangchan yazıyor...
*Bangchan çevrimiçi
*Bangchan yazıyor...
*Bangchan çevrimiçi
*Bangchan yazıyor...
Bangchan:
–Lan durun artık
*Jeongin yazıyor...
Jeongin:
–O kadar saat onu mu yazıyorsun Hyung?
*Seungmin yazıyor...
Seungmin:
–O dede olduğu için öyle
*Eun adlı kişi grubun ismini 'STRAY KİNG' olarak değiştirdi
*Eun yazıyor...
Eun:
–😎😎😎
*Hyunjin adlı kişi grubun ismini 'Eun Grup İsmini Değiştirme' olarak değiştirdi
*Eun adlı kişi grubun ismini 'Banane' olarak değiştirdi
Cha:
–Grup ayarları bunu hak edecek hiçbir şey yapmadı
Hyunjin:
–Sen sus meno
Jisung:
–Meno ne demek?
Hyunjin:
–Menajerin kısaltılması
Changbin:
–Güzel kelime
Hyunjin:
–Çünkü ben buldum
*Lee Know bu mesaja "🤮" ifadesini koydu
Seungmin:
–Şuan ismi 'Banane' olan bir grupta sohbet ediyoruz farkındasınız değil mi?
Jeongin:
–Ay gençliğim...
Bangchan:
–Bildirim sesinden uyutmuyorsunuz insanı
Jisung:
–Hyung? Sen bu saatte uyumazsın ki?
*Seungmin bu mesaja "🫢" ifadesini koydu
Bangchan:
–Değişiklik yapmaya karar verdim
Hyunjin:
–Aman o değişikliği meno yapmasında, gerisi bizim için önemli değil
Jisung:
–Meno, Hyung'un odasında değil ki?
Changbin:
–Çünkü Hyung da odada değil
Seungmin:
–Oha!? Nerede uyumayı düşünüyor o zaman?
Changbin:
–😏😏😏
Jeongin:
➜😏😏😏
–Bu bakış hiç iyi şeyler anlatmıyor
Hyunjin:
–Durun! Changbin odada olmadığını nereden biliyor o zaman?
Seungmin:
–Yuhhh
Changbin:
–Yanına gittim
Jeongin:
–Neden?
Changbin:
–Hal hatır sormak için
Jisung:
–Hal hatır dediğin bizim anlamadığımız türden mi?
*Hyunjin bu mesaja "😏" ifadesini koydu
*Jeongin bu mesaja "🫢" ifadesini koydu
Changbin:
–Tam tersi, sizin anladığınız türden
Lee Know:
➜Tam tersi, sizin anladığınız türden
–Ya biz iyi şeyler anlamıyorsak?
Changbin:
–Yuhhh ama sizde yuhhh
Jisung:
–Bangchan Hyung aniden kayboldu ortalıktan farkındasınız değil mi?
Hyunjin:
–Konu Red Lights'a gelince ortadan kayboluyor çocuk
*Bangchan çevrimiçi
*Bangchan yazıyor...
*Bangchan çevrimiçi
*Bangchan yazıyor...
Bangchan:
–Gençler siz yazdığınız zaman odamdaydım ve size yazarken odadan çıkıp mutfağa gittim, ben odada iken Changbin yanıma gelmedi demek ki ben mutfağa gelince odama gelmiş ama beni odamda görememiş ve öyle anlamış
Seungmin:
–İnanmıyorum, ben mutfağa bakmaya gidiyorum
Lee Know:
–Seungmin sen çok akıllısın, bu mesajı gördükten sonra mutfakta değilse bile mutfağa gidemez mi?
Jeongin:
–Bazen Lee Know Hyung'un yanında çok salak olduğumu hissediyorum
*Lee Know bu mesaja "😼" ifadesini koydu
Jisung:
–
–Sabah yolda gördüm ve çektim
Bangchan:
–Lan!
Lee Know:
–Oha!
Changbin:
–Hyunjin best
Jeongin:
➜Hyunjin best
–Takıldığın tek şey sadece o mu Hyung?
Changbin:
–Evet
Jisung:
–Onu bunu bırakın ben arkadaki adamla evlenecem
Lee Know:
–Lan hangi adamla!?
Seungmin:
–O sırada arkadaki adam:
Hakettiysem eyvallah
Bangchan:
–Bu gerçek mi?
Jisung:
–Yolda görüp çektiğime göre gerçek
Lee Know:
–Bangchan Hyung artık dışarı çıkmayacak
Bangchan:
–WHY?
Seungmin:
–WHY şarkımız geldi aklıma
Changbin:
–İki dakika bekleyin açıp geliyorum
Hyunjin:
–Biz niye bekliyoruz?
Changbin:
–Mesajları okurken çekirdek çıtlıyorum, kaçırmamak için
Jisung:
–Banada ayır, yanına geliyorum
Changbin:
–Kapıyı kilitliyorum
➜İki dakika bekleyin açıp geliyorum
–Açtım
Seungmin:
➜Açtım
–Sınav da çıkacak, not alın
Lee Know:
➜Onu bunu bırakın ben arkadaki adamla evlenecem
–O adam ne alaka?
Jisung:
–Arkadaki adam Hyunjin
–Ve bakıyorum da sen baya kıskandın sanki değil mi Hyung?
Lee Know:
➜Ve bakıyorum da sen baya kıskandın sanki değil mi Hyung?
–Ne alakası var canım?
Hyunjin:
➜Arkadaki adam Hyunjin
–Lan!?
*Jisung bu mesaja "😉" ifadesini koydu
Jisung:
➜Ne alakası var canım?
–Sen öyle diyorsan öyle olsun Hyung
*Lee Know bu mesaja "😸" ifadesini koydu
*Bangchan yazıyor...
*Seungmin yazıyor...
Seungmin:
–Dedoş yine yazıyor
*Bangchan yazıyor...
Bangchan:
–Ben dedoş değilim!
Jeongin:
–Sabahtandır bunu mu yazıyorsun Hyung?
Seungmin:
–Dedoş olduğu için
Jisung:
–Dejavuuuuu
Changbin:
–Lan!
Hyunjin:
–Yine ne oldu?
Changbin:
–Kapıyı zorlayan kim?
Jeongin:
–Ne bilelim biz?
Bangchan:
–Sen kapıyı niye kilitledin?
Changbin:
–Jisung gelip çekirdeklerimi bitirmesin diye
Seungmin:
–Kesin Jisung zorluyor
Jisung:
–Kuru iftira!?
Lee Know:
–Jisung, Changbin'in kapısını niye zorluyorsun?
Jisung:
–Ya ben zorlamıyorum ya!
Jeongin:
–Odam dinlenme odasının yanında ve Changbin Hyung'un odası ile aramızda Felix Hyung ile Hyunjin Hyung'un odası var, kapıyı açıp baktım, sen Changbin Hyung'un kapısına yaslanmış mesaj yazıyorsun Hyung, seni rahatça görebiliyorum
Jisung:
–Allah kahretmesin
Changbin:
–Açıyorum kapıyı ama çekirdek kalmadı bilgin olsun
Jisung:
–Alırız mutfaktan
*Changbin bu mesaja "😏" ifadesini koydu
Tüm mesajlar ben okurken bile gelmeye devam ediyordu.
Gülerek telefonumu cebime attığım zaman arkamı döndüm ve Soobin geliyor mu diye baktım.
Ona baktığımda hafif bir şekilde tabanlı olan ayakkabıları çıkardığını gördüm.
Garipseyerek kaşlarımı çattım ama hiçbir şey söylemedim.
Ayakkabılarını elinde tutarak beyaz çorapları ile yürümeye başladı.
Ona belli etmeden gülerken görmesin diye önüme döndüm.
Ellerimi cebime koydum ve ona hiçbir şekilde bakmadan yürümeye başladım.
Bir adım ardımda kalıyordu ve bu sayede ben onu umursamıyormuş gibi yapabiliyordum rahatça.
Soobin:
–Bu durak tam olarak nerede?
Duraksadım ve başımı sağa çevirdim.
Tam karşımda olan arabamı görünce gülümsedim.
Ben:
–Burada
Arabaya doğru ilerlerken anahtarı çıkardım ve arabayı açtım.
Soobin hemen şoför koltuğunun yanına geçerken bende yerime oturdum ve kemerimi taktım.
Arabayı çalıştırdığım gibi sola çevirerek eve doğru sürmeye başladım.
Şuanlık en büyük hayalim eve gidip sıcacık yatağımda uyumaktı.
