71. bölüm · STRAY KİDS ~ İMKANSIZIN SAHİBİ

BÖLÜM 71

yohara 🧋

EUN'DAN

Uyandığımda Cha odada yoktu.

Hemen üstüme rahat birşeyler giyinip aşağı inmeye karar verdim.

Kahvaltı için can atıyordum.

Yatağımı toparlarken kapı çaldı.

Gel diye seslenince kapıdan kafasını çıkaran kişi Jisung oldu.

Jisung:
–Günaydın

Ben:
–Günaydın

Jisung:
–Herkes seni bekliyor, bugün kahvaltıyı kafe'de yapmayı planlıyoruz

Ben:
–Aa, bu çok iyi bir fikir

Jisung:
–Evet, Felix'in bildiği bir yer varmış şimdi oraya gideceğiz, sende hazırsan gidelim

Ben:
–Tamam, hadi gidelim

Odadan çıktık.

Beraber aşağı inip evden çıktık.

Jisung kapıyı kilitlerken bende arabaya doğru ilerledim.

Üyeler arabanın içerisinde yerlerini çoktan almıştı.

Bangchan ve Cha, birbirlerine sarılmış, aynı kulaklıktan şarkı dinliyerek uyuyorlardı.

Bangchan kulaklığın sağ tarafını, Cha ise sol tarafını takmıştı.

Çok tatlı görünüyorlardı, Changbin ve Jeongin gibi...

Jeongin kafasını Changbin'in omzuna koymuş bir şekilde uyurken Changbin telefonuna giriyordu.

Araba limuzin gibi bir şeydi ama limuzin değildi, gerisini siz hayal edin...

Sonuçta konu STRAY KİDS...

Seungmin'in yanına oturdum.

Herkes yarı uykuluydu.

Arabayı Lee Know sürüyordu.

Dikiz aynasına bakıp, onunla göz göze gelmeye çalışıyordum ama bir türlü beceremiyordum.

***

Gözümü açtım.

Sanırım birazcık gözlerimi dinlendirmeye karar vermişim.

Karşımda duran Felix'e baktım.

Hafifçe gülümsedi.

Ona karşılık tebessüm ettim.

Ben:
–Bildiğin yer ne kadar da uzak ya

Felix:
–En güzeli, en uzakta olandır

Ben:
–Ne demek istiyorsun?

Felix:
–Aramızdaki mesafe ne kadar çoksa o kadar iyidir, en güzel olan hep en uzakta olandır

Ben:
–Hmm...Güzelmiş!

Felix:
–Tabii ki de öyle

Hyunjin:
–Biraz susun ya, uyuyamıyorum!?

Ben:
–Tamam be...Ne kadar mızmızsın ya

Hyunjin'e göz devirirken gözüm dikiz aynasına takıldı.

Lee Know ile göz göze gelmiştik.

Gözleri gülüyordu.

Ona bakıp tebessüm ettim ve Felix'e baktım.

Felix 'Ooo' dermişcesine bakmaya başlayınca garipsermiş gibi durmaya çalıştım.

Ben:
–Ne var?

Felix:
–Bilmem, sürücü ile bir aşk?

Ben:
–Göz göze geldiğimiz her insan ile aşk yaşamıyoruz Felix?

Cha:
–Yalan söylüyor

Bangchan:
–Bence de

Perfect ikiliye baktım.

İkiside uyuyordu.

Yani uyuyormuş gibi yapıyorlardı.

Lee Know yalandan öksürünce ona baktım.

Tek kaşını havaya kaldırmıştı.

Ben:
–Ne var?

Lee Know:
–Birşey var, evet ama biz yokmuş gibi yapalım

Ben:
–Ne?

Lee Know:
–Sen anladın

Göz kırpmıştı ama ben hiçbir şey anlamamıştım.

Araba bir süre sonra durmuştu.

Kapıyı açıp indik.

Gözlerime inanamamıştım.

Çünkü bu kafe'yi daha önce görmüştüm.

Üyeler içeri doğru girerken Lee Know yanıma gelmiş, alay edercesine gülüyordu.

Lee Know:
–Neden öyle hortlak görmüş gibi bakıyorsun?

Ben:
–Çünkü buraya daha önce gelmiştim

Lee Know:
–Ee...Ne var bunda?

Ben:
–Burası telefonumu düşürdüğüm yer Lee Know!?

Kahkaha patlatınca gözlerimi devirdim.

Lee Know:
–Aman ne ikonik bir kafe böyle

İçeri girdik.

Seungmin ile Hyunjin cam kenarına oturma kavgası yapıyorlardı.

Bu ikilinin atışmaları hiç bitmeyecekti, sanırım.

Onlar anlaşamayınca Hyunjin Bangchan'ın yanına, Seungmin'de benim yanıma oturmuştu.

İkiside cam kenarına, karşılıklı bir şekilde oturmuşlardı.

Bangchan her zaman ki gibi huzurlu bir yöntem bulmuştu.

Kafe'ye göz gezdirdim.

Tezgah'ın önünde oturan siyahlı bir kadın vardı.

Güneş gözlüklü, siyah maskeli, turuncu saçlı ve gayet güzel bir kadın vardı.

Gözü bizim masamızın üzerindeydi.

O kadına takılı kalmıştım.

Bir Lee Know'a baktım, birde o kadına...

Kendi kendime:
–Umarım ona bakmıyorsundur!

Lee Know:
–Birşey mi dedin?

Ben:
–Ne?Aa...Hayır sana demedim

Kadına baktım.

Kafe'nin çalışanına birşeyler söyledi.

Ve çalışanın verdiği kâğıda birşeyler yazıp ona geri verdi.

Bizi işaret etmesi ile çalışan masamıza doğru ilerlemeye başladı.

İçim içimi yiyordu.

Çalışan masamıza doğru geldi ve hafifçe tebessüm etti.

Çalışan:
–Günaydınlar efendim!

Bangchan:
–Günaydın

Çalışan:
–Patronumuz Bayan Cha ve Bayan Eun'a bu notu vermemizi istedi

Ben:
–NE!?

Felix:
–Nasıl ya?

Çalışan:
–Kendisi sizi tanıdığını ve evinize gelmek istediğini söyledi

Cha:
–İyi de, biz onu tanımıyoruz

Çalışan:
–En yakın arkadaşınız olmalı

Ben:
–NE!?

Çalışan:
–Evet, adresinizi bu kâğıda yazmanızı istedi

Lee Know:
–Kendisi neden gelmedi?

Jisung:
–Ben hayatımda böyle saçmalık görmedim

Çalışan:
–Sürpriz yapacakmış ve başka bir soru sormanızı istemedi

Bangchan:
–Peki, tamam ama adresimizi hemen veremeyiz o yüzden kusura bakmayın

Çalışan:
–Sizi anlıyorum ama rica ediyorum çünkü kendisi güvenilir bir insan ve ondan başka hiç kimsede adresiniz olmayacak, yani zaten evinize geleceği için bence sorun olmayabilir

Hyunjin:
–Hyung, ben bilemedim ya

Bangchan:
–Peki, verin kağıdı...Ben halledeceğim

Seungmin:
–Yine hızır gibi yetiştin be

Bangchan kâğıda birşeyler yazıp çalışana verdi ve çalışan masamızdan uzaklaştı.

Felix:
–Siz buraya geldiniz mi hiç?

Ben:
–Ben geldim ama buraya değil, kafe'nin hemen önünden geçtim sayılır yani telefonumu burada düşürmüş olabilirim

Changbin:
–Ya tamam ya, konuyu kapatın

Jeongin:
–Aynen ya, ben kahvaltıyı hemen teklemek istiyorum ya

Bangchan:
–Tamam, birazdan gelir zaten

***

Kahvaltıyı yaptıktan sonra içeceklerimizi almış, masada oturmaya devam ediyorduk.

Aklım hala o kadındaydı.

Neden adresimizi istedi veya bizi nereden tanıyor diye düşünüyordum.

Aman sorun değil, Lee Know ile aramıza girmesin bana yeter.

Herkes birbiri ile sohbet ediyordu.

Lee Know ile Jisung ise oyuncak kapma makinesinde ayıcık kapmaya çalışıyorlardı.

Jeongin:
–Bence buraya gelmemiz mükemmel oldu

Felix:
–Ben seçtim çünkü

Changbin:
–Tabi ya ne demezsin

Felix, Changbin'in omzuna vurarken hafifçe kıkırdadım.

Gözüm hemen karşımda oturan Bangchan ve Cha ikilisine takıldı.

Birbirlerine hiçbir şey demeden bakıyorlardı.

Öyle bakıyorlardı ki birbirlerine, aşık oldukları her yönden belli oluyordu.

Onlar sadece aşık değillerdi.

Onların gözleri aşıktı, birbirlerinin gözlerine.

Bir göze kar yağdığı zaman, yaz gelse dahi yine ısınamazdı, alıştığı zaman sıkılırdı...

Ama bu ikili asla alışamamış, birbirlerine doyamamış gibi bakıyorlardı.

Hafifçe kulağıma eğilen bir ses duydum.

Seungmin:
–Birbirlerini gözleriyle yiyorlar, iğrenç

Ona baktım.

Tiksinir bir şekilde ikiliye bakıyordu.

Kahkaha patlattım.

Seungmin'in eğlencesi hiç bitmiyordu.

Onun bu enerjisine bayılıyordum.

Bir süre sonra elinde üç tane oyuncak ile ortama giriş yapan bir adet Jisung vardı.

Felix:
–Ay çok tatlılar, bana bir tane versene

Jisung:
–Ne?Banane ya, git al kendine bunların hepsi de benim

Felix:
–Bebek misin Hyung?

Jisung:
–Sen isterken bebek olmuyorsun ama

Hyunjin:
–Felix gel ben sana bir tane civciv yakalayacağım

Felix:
–Tamam olur

İkisi ayağa kalkarken Jisung yanıma oturmuştu.

Jisung:
–Bak noona, benim bir sürü ayıcığım oldu, Lee Know Hyung ise hala yakalamaya çalışıyor, yazık

Ben:
–Yazık mı?

Jisung:
–Evet, tabii kimse benim gibi her konuda mükemmel olamadığı için işte ne yapalım yazık diyorum sadece

Lee Know:
–O ayıcığı senin ağzına sokarım Jisung

Jisung kulağıma fısıldayarak:
–Buda herşeyi ağzımıza sokuyor

Söylediği şey ile kahkaha atmıştım.

Lee Know ise elindeki ayıcığı bana uzatmıştı.

Ben:
–Ne?

Lee Know:
–Ayıcık

Ben:
–Onu biliyorum, neden?

Lee Know:
–Hediye vermek istedim, yoksa ayıcıkları sevmez misin?

Ben:
–Aa, hayır tabii ki de çok severim

Elindeki oyuncağı aldım.

Ayağa kalktım ve omzuna vurarak güldüm.

Şımarmış gibi hareketler yapmayı pek sevmem ama o böyle yapınca ne diyeceğimi bilemedim.

Teşekkür tepkisi sadece...

Yaptığım hareket ile utandığı her yönden belli oluyordu.

Tebessüm ederek rica etti.

Lee Know:
–Ne demek, aslında üyeler için de alacaktım ama sonra vazgeçtim

Yüzümdeki tebessüm soldu.

Ben:
–Sayın Lee Know Hazretleri, bu bana özel değil mi?

Lee Know:
–Yani, onun gibi birşey ama...

Ben:
–Lee Know!?

Lee Know:
–Ne ya?O sana özel tabii ki de ama...

Ben:
–Lee Know'cuğum kastettiğim şey üyelere alman değil, SADECE BANA ALMAN

Lee Know:
–Ya sen beni kıskandın mı?

Ben:
–Hayır, dur, yapma

Yavaşça eğilip aegyo yapmaya başladı.

Ben:
–Yapmaaaaa...

O üstüme doğru gelince ben geriye doğru gidiyordum.

Bir adet ezilen Jisung bırakarak...

Jisung:
–Ya adam gibi bir dondurma yedirmediniz lan!?

Bangchan kahkaha atınca Lee Know elimdeki oyuncağı alıp Jisung'un kafasına attı.

Changbin elindeki hamburger'i Jeongin'den saklayarak yemeye çalışırken Jeongin ise hamburger'i arıyordu.

Bangchan:
–Sanırım kafe'nin çalışanları bizi dışarı atacak, çünkü çok fazla ses çıkarıyoruz

Kimse dinlemeyince ayağa kalktı.

Bangchan:
–HERKES OTURABİLİR Mİ!?

Jisung öksürürken, Changbin elindeki yarısı yenmiş hamburger'i Jeongin'e uzattı.

Jeongin ise tepkisiz bir şekilde Bangchan'a bakarak hamburger'i aldı.

Öylesine komik bir görüntü oluşmuştu ki...

Ama tek bir eksik vardı.

HYUNJİN...

Ben:
–Hyunjin nerede?

Bangchan:
–Aa...

Seungmin:
–He, o şurada ki çalışan ile tartışıyor

Bangchan:
–NE!?

Seungmin:
–Dondurmasını çilekli istemiş ama muzlu vermişler, o yüzden

Felix elini yüzüne vurarak utancını belli etmeye çalışıyordu.

Bangchan:
–AH!?SİZİN ŞU HALİNİZ NE OLACAK ACABA!?

Lee Know ile Jisung gülmemek için kendini zor tutarken Cha ise omzuma vurmuştu.

Ben:
–Ne vuruyorsun be?

Cha:
–Adam karizmanın beden bulmuş hali değil mi ya?

Ben:
–Kim?

Cha:
–Bangchan, tabii ki de

Ben:
–Heeeee...İyi, tamam doğru da...E, bundan banane?

Cha:
–Seni döverim

Ben:
–Döv

Cha:
–Eve gittiğimizde onunla yalnız kalmak istiyorum

Ben:
–Tamam, kalabilirsin

Kafama vurdu.

Cha:
–Senden izin alan yok zaten

Ben:
–NE DEDİN CHA?BANGCHAN KARİZMANIN BEDEN BULMUŞ HALİ Mİ?NE?KIZIM SESİN GELMİYOR BAĞIR!?

Cha utançtan üyelere bakınca gülmemek için şekilden şekile giriyordum.

İntikam soğuk yenen bir yemektir ama ben çorbamı sıcak içerim...

Changbin ve Jisung birbirlerine bakmaya başladı.

Changbin ve Jisung:
–Ooooooooooooo

Seungmin:
–Bence bu hikayeden çıkarılacak tek sonuç; Eun'un sağır olması...

Seungmin'e tek kaşım havada bakmaya başladım.

Jeongin:
–Off...Cha, haklı...Hyung'uma bak be!

Ben:
–NE!?

Amacım üyelerin Cha ile uğraşmasını sağlamaktı ama hiç de öyle olmamıştı.

Felix:
–Cha hanım aşık ya, olur öyle şeyler

Cha:
–Bana bak sunshine, Bangchan'a söylemeyin sakın!

Felix:
–Aa...O neden?Onun da öğrenmeye hakkı yok mu?

Cha:
–Utanırım...

Changbin:
–Utanmak güzeldir, aferin

Cha:
–Hepsi şu Eun yüzünden!

Ben:
–Lütfen, benimle konuşurken kişi zamirlerini kullanma canım, benim bir adım var!

Cha:
–Ay ne yazık...

Gözlerimi devirdim.

Üyeler ile beraber Hyunjin ile Bangchan'ı izlemeye başladık.

Bangchan çalışan ile kanka olmuş gibi gülerek konuşurken, Hyunjin şoka girmiş gibi onlara bakıyordu.

Uzaktan çok komik görünüyordu.

Hyunjin elleri ile başını tutmuş, bayılıyormuş gibi yapıyordu.

Bangchan ise adam ile gülüşüp vedalaştıktan sonra Hyunjin'e sert sert bakmaya başladı.

Bir süre sonra masaya doğru geldiler.

Hyunjin:
–Yazıklar olsun sana Hyung!

Bangchan:
–Bence adam gayet anlaşılır bir insandı, sen sadece abartılı tepki vermişsin

Hyunjin:
–Ha yani şimdi ben mi suçluyum!?Adam dondurmamı karıştırdı lan?

Lee Know:
–İyi de, ne var bunda?

Changbin:
–Ben senin yerinde olsam, gelen dondurmayı bitirir sonra da 'Pardon bana neden boş bardak getirdiniz?' der yenisini alırdım, sonrada yine aynı aroma gelirse 'Ben bunu istememiştim' derdim

Hyunjin:
–Ay, ne kadar akıllısın sen ya!?

Bangchan:
–Hadi hadi otur, biraz sonra eve gideriz belki

Hyunjin'de oturduktan sonra masada koyu bir sohbet oluşmuştu.

Bu sohbet hiç bitmesin istiyordum.

Sohbet bahane,
STRAY KİDS şahane...