68. bölüm · STRAY KİDS ~ İMKANSIZIN SAHİBİ

BÖLÜM 68

yohara 🧋

LEE KNOW'DAN

Odamda canım çok sıkılınca salona geçtim bende.

Üyeler sohbet ediyorlardı.

Bende koltuğa geçtim ve sohbetlerine katıldım.

Felix:
–Cidden herşey bir yana, Brownie bir yana

Seungmin:
–Öve öve bitiremedin şu Brownie'yi

Hyunjin:
–Yoo, bence güzel yapıyor

Jeongin:
–Ay canım sosisli çekti ya

Jisung:
–Eun'u ara

Ben:
–Onu arayamazsınız

Changbin:
–Yuh, o kadar da sahiplenilmez

Ben:
–Hayır, sahiplenmek değil, onun telefonu boruya düştü

Jisung:
–Peki sen nereden biliyorsun?

Hepsi bana bakmaya başladı.

Ben:
–Neden öyle bakıyorsunuz?Telefonda konuşuyorduk

Jeongin:
–Düştüyse siz nasıl konuşmaya devam ettiniz?

Changbin:
–Oha, Eun sırf seninle konuşmak için boruya mı girdi?

Hepsi kahkaha atmaya başladı.

Ben:
–Hayır, öyle birşey yok

Daha çok güldüler.

Aniden kapı açıldı ve içeri Eun girdi.

Ama giriş, o giriş oldu.

Ben:
–Eun?

Üyeler daha çok gülmeye başladılar.

Eun:
–Tamam, hiçbir şey sormayın

Ben:
–Sen...Sen telefonu almak için kanalizasyona mı girdin?

Eun:
–Aslında girmedim...

Ben:
–Ee?

Eun:
–Düştüm...Tamam mı?Ama orada görevliler falan vardı, yani bir şekil kurtuldum ve telefonu aldım

Hyunjin:
–Yuh

Ben:
–Peki, telefon çalışıyor mu?

Eun:
–Iıııı...

Ben:
–Ne?

Eun:
–Şey...Tamam, telefonu yolda gelirken suya düşürmüş olabilirim

Ben:
–Eun, sen ne yaptın?

Jisung:
–O telefon bunları haketmedi

Hepsi kahkaha attı.

Changbin:
–Birşey soracağım...O telefonu alırken mi düşürdün yoksa gelirken mi?

Eun:
–İkisi de

Felix:
–Telefonu bir gösterir misin?

Telefonu çıkarttı.

Jisung:
–Ama bu sapasağlam

Eun:
–Sen öyle san

Telefonun camını tuttu ve çekti.

Ortadan ikiye ayrılmıştı.

Jeongin:
–Oha

Seungmin:
–O telefon olmak istemezdim

Eun:
–Tamam...Birazcık sakar olabilirim

Hyunjin:
–Tabi canım

Ben:
–Sen niye bu kadar uğraştın bunun için?

Felix:
–Hakikaten niye bu kadar uğraştın ki?

Eun:
–İçinde önemli şeyler vardı ve aslında böyle değildi, ben elime almadan önce sağlamdı

Changbin:
–Ha yani sen alınca kırıldı

Eun:
–Öyle de denilebilir

Seungmin:
–Az daha telefon açılıyor mu diye soracaktım

Jisung:
–Ortada telefon kalmamış ki

Hepsi kahkaha attı.

Jisung, Seungmin ile 'Çak Bir Beşlik' yaptı.

Eun ise yukarı çıktı.

Ona yeni telefon almamız gerekiyordu.

Hemde hemen...

CHA'DAN

Odamda çok daralınca mutfağa geçtim.

Dolabı açtım ve içecek birşeyler var mı diye baktım.

Biraz bakındıktan sonra kendime kahve yapmaya karar verdim.

Kahve makinesinde güzel bir kahve yaptım.

Aman üyeler görmesin...

Mutfaktan çıkarken telefonumu düşürdüm.

Almak için tepsiyi tezgaha bıraktım ve eğilip telefonumu aldım.

Tam kalkarken birisi ile çarpıştım.

Kafamı kaldırdım.

Beni tutmuştu.

Ben:
–Bangchan?

Bıraktı.

Bangchan:
–Canın acıdı mı?

Çok duygusuz sormuştu bunu.

Yüzünde hiçbir ifade yoktu.

Ben:
–Hayır

Yanımdan geçti.

Arkasından baktım.

Ben:
–Beni hep böyle es mi geçeceksin?

Cevap vermemek için direndiğini biliyordum.

Dolaptan çıkardığı suyu bardağa doldurdu.

O cevap vermeyince söylenmeye başladım.

Ben:
–Sevseydin, bir bakardın, cevap vermesen bile bakardın

Tepsiyi elime aldım.

Tam gidecekken konuştu.

Bangchan:
–Sevgi ile ne alakası var?

Arkasına dönmeden konuştu.

Cevap versin diye böyle birşey söylemiştim.

Ben:
–Var tabi, en azından bir değerim olduğunu belli ederdin

Bangchan:
–Canın acıdı mı diye sordum

Ben:
–O kadar küçük birşey için canım acımaz

Bangchan:
–Ben bakmadım, umursamadım diye de acımaz canın o zaman

Sesimi kıstım.

Ben:
–Sen öyle birşey değilsin Bangchan, seni umursamadan yaşıyamıyorum, seni aklımdan çıkaramıyorum

Bana baktı.

Ben:
–Beni umursamıyorsun ve bu acıyı yaşarken bıçak yarası sökmez bana

Elindeki şişeyi dolaba koydu.

Bangchan:
–Sana yakın olduğum her an bende böyle hissediyorum, sana zarar veriyorum

Ben:
–Hayır

Bangchan:
–Beni düşünmeyi bırak Cha

Ben:
–Söylemesi kolay tabi

Gözlerim doldu.

Sevdiğin bir insan seni umursamamaya çalışıyor ama senin ondan başka kimsen yok.

Ben diğer üyeler ile o kadar yakın değildim.

Eun vardı.

Ama onunla da eskisi kadar yakın değildim.

Bir Bangchan vardı benim için.

Bangchan:
–Hayır, söylemesi yapması kadar zor

Tezgahın üzerine koyduğum tepsiyi aldım hemen ve mutfaktan çıktım.

Odama çıkarken mutfağa doğru giden Jeongin ile karşılaştım.

Jeongin:
–Yenge?

Konuşmak istemiyordum ama bir saniyeliğine de olsa durdum.

Ben:
–Bana yenge deme Jeongin

Jeongin:
–Tamam...Noona, sen iyi misin?

Ben:
–Hayır, değilim

Jeongin:
–Konuşmak ister misin Noona?

Ben:
–Teşekkür ederim Jeongin, yalnız kalmak daha iyi olacak

Jeongin:
–Tamam, sen bilirsin

Ben:
–Yine de sağol

Jeongin:
–Rica ederim

Koşarcasına gittim odama.

Odada kimse yoktu.

Belki de bu benim için en iyisi olacaktı.