83. bölüm · STRAY KİDS ~ İMKANSIZIN SAHİBİ
BÖLÜM 83
EUN'DAN
Konuşmadan sonra herkes dağılmıştı.
Ev her zamankinden daha çok sessiz olmuştu.
Evet, gürültü vardı ama her zaman ki gibi değildi.
Masada oturmuş, telefonu ile oynayana Lee Know'un yanına oturdum.
Ben:
–Lee Know?
Lee Know:
–Evet?
Ben:
–Şirkete gideceğimiz için üzülüyor musun?
Lee Know:
–Hayır...Hem daha özel bir yerde kalacaksınız, neden üzüleyim ki? Sizi yine görebileceğiz, başka bir gruba gitseniz o zaman üzülürdüm
Çok haklıydı.
Ben:
–Ama evde ki farklı oluyordu
Lee Know:
–Neyse ne artık
Ben:
–Hadi beraber vakit geçirelim
Lee Know:
–Çok istiyorsan yukarıda beraber Red Lights dinleriz
Ben:
–Maniac mısın Lee Know?
Ben kendi kendime gülme krizine girerken Lee Know yaptığım espriye karşı hayattan soğuduğunu belli ediyordu.
Ama çok gülmüştüm.
Sonrasında kendisi de katılmıştı.
Ben:
–Geç anladın ama olsun
Lee Know:
–Yoo, ne alakası var canım? Hem geç olsun güç olmasın değil mi?
Ben:
–Aynen, aynen
Lee Know:
–Ama Red Lights konusunda hala ciddiyim
Sandalye çekip yanımıza oturan Jisung'a baktım.
Jisung:
–Bence ciddi değil
Lee Know:
–Jisung dur köşede, kızı ikna etmeye çalışıyorum
Ben:
–Yuh Lee Know
Jisung:
–Hyung cidden yuh ama
Lee Know:
–Ya oğlum, sen ne diye karışıyorsun bize?
Jisung:
–Ya Hyung, sen ne diye kovuyorsun beni?
Ben:
–Tamam, sakin olun...Evet, Lee Know hadi beraber vakit geçirelim
Lee Know:
–Güzelim, Red Lights şarkısını öneriyorum ya sana
Jisung:
–Taktın ha şarkıya
Ben:
–Şarkı falan yok! Hadi birşeyler yapalım
Jisung:
–Noona, ben bir kutu oyun getireyim oynayalım
Ben:
–Olur
Jisung ayaklanırken Lee Know bileğinden tutup yerine oturmasını sağladı.
Lee Know:
–Hadi üçümüz hep beraber dışarı çıkalım
Jisung:
–İşte benim Hyung'um!
Ben:
–Yes be!
Jisung benden daha çok heyecanlandığı için odasına doğru koşmuştu.
Ayaklandım ve gülerek koşmaya başladım.
Ama aniden bana gelen ani bir hırsla duraksadım.
Arkamı döndüm.
Ben dönünce Lee Know garipseyerek bana bakmıştı.
Yanına gittim ve yanağından öptüm.
Hiçbir şey söylemeden durunca gülümseyerek merdivenlere doğru koştum.
Merdivenlerde ona baktım.
Kendi kendine gülüyordu, ki bu içimi kıpır kıpır etmişti.
Odama girdim ve hazırlanmak için gardırobun önüne geçtim.
SOOBİN'DEN
Az önce ki olaya şahit olduğum için içimde bir kahkaha hissiyatı oluşuyordu.
Masada oturan Lee Know'un karşısına oturdum.
Ellerimi çeneme yaslayıp, salakça gülmeye başladım.
Lee Know:
–Ne oldu?
Ben:
–Ah...Oppa, sen ve Eun çok tatlısınız
Lee Know:
–Hm...Eun'un arada yaptığı sürprizler beni mutlu ediyor
Ben:
–Öyle mi? Hiç belli olmuyor
Kendi kendime gülerken Lee Know hiç birşey söylememişti.
Koltukta oturan Hyunjin, Changbin ve Felix üçlüsüne baktım.
Hyunjin, Changbin'e yastıkla vururken Felix'in bana baktığını farkettim.
Onun bana baktığını anlayınca önüme döndüm.
Ben:
–Ee? Lee Know Oppa? Eun ile neden sevgili değilsiniz?
Lee Know:
–Şey...Aslında, sevgili olabiliriz ama Eun ile girdiğimiz iddia sonrası ancak beraber olabiliriz
Ben:
–Ne yani? Şimdi siz bir iddia için mi sevgili değilsiniz?
Lee Know:
–Evet
Ben:
–İddiayı biliyorum, Eun anlatmıştı ama Bangchan Oppa ve Cha'nın ilişkisi sizin sevgili olmanıza engel değil ki?
Lee Know:
–Değil zaten
Ben:
–Ee? Ah...Herneyse, ikinizde inatçı keçisiniz
Lee Know:
–Pardon?
Ben:
–Öylesiniz Oppa? Biriniz ilişki de bir ilkin yaratılması için kızın teklif etmesi gerektiğini düşünüyor, biriniz de ilişkinin ayakta kalması için erkeğin teklif etmesi gerektiğini düşünüyor
Lee Know:
–Ne kadar düşünceli insanlarız, değil mi?
Ben:
–Tabii ya, ne demezsin
Birisi daha oturunca yanımıza kafamı kaldırdım.
Felix:
–Selam
Lee Know:
–Selam
Ben:
–Selam
Felix:
–Ne yapıyorsunuz?
Ben:
–Halay çekiyoruz, kap mendilini sende gel
Lee Know:
–Sohbet ediyoruz
Felix:
–Aman ne iyi
Ben:
–Neden? İyi değil mi?
Felix:
–İyi
Ben:
–Herneyse...
Aşağıya koşarak inen Eun ile Jisung, çarpışarak Lee Know'un yanına gelmişlerdi.
Eun:
–Gidebiliriz!
Jisung:
–Hadi Hyung! Gidelim!
Lee Know gülerek ayaklandı.
Laciverte kaçan mavi bir sweet, siyah eşofman giymişti Jisung.
Bu şekilde çok tatlı görünüyordu.
Lee Know ile uyumlu giyinmek istemişti sanki.
Bence sankisi yoktu, kesinlikle uyumlu olmak istemişti çünkü Lee Know'un üstündekiler ile aynıydı.
Eun ise bebek mavisi renginde sweet giymişti.
Siyah mini eteği ve saçına taktığı, lacivert renginde kurdele toka takması onu çok tatlı göstermişti.
Lee Know'un koluna girince gerçek bir çift gibi görünüyorlardı.
Felix:
–Jisung için birisi olsa dörtlü date yapacağınızı düşünürdüm
Jisung:
–Fena olmazdı ama ben çöpçatanım, sadece insanların arasını yaparım
Ben:
–Sende aşk ile ilgili herşeyi bilip, yalnız olanlardansın demek ki! Hem neden sevgilin yok ki?
Jisung:
–Hakem maçta oynamaz, güzelim!
Donupkaldığımda gülmüştü.
Güzel bir laftı, aynı zamanda doğruydu.
Eun:
–Hadi ama millet! Gidelim artık!
Lee Know:
–Bebeğim, gitmesek mi?
Eun:
–Ne!? Ama neden!?
Lee Know:
–Bu güzel halinle seni dışarı çıkarmak büyük hata olur
Eun:
–Yapma ama, o kadar da güzel değilim
Lee Know:
–Güzelliğin önemli değil, sana benden başka kimsenin bakmasını istemiyorum
Eun:
–Ah, Lee Know...Düştüm
Lee Know:
–Düşmezsin, ben tutuyorum seni
Felix'e döndüm.
Ben:
–Bu çocuğun aniden romantikliği tuttu sanırım
Felix:
–Farkettim
Bu seferde bizim mükemmel ama asla beraber olamayan o çifte baktım.
Elinde 'Câffe Americano' ile gelen Hyunjin, Lee Know ile Eun'u ayırdı.
Ortalarında duran Hyunjin, ikisine de göz gezdirdi.
Önce Eun'a baktı.
Hyunjin:
–Biraz daha devam ederseniz...
Sonra da Lee Know'a döndü.
Hyunjin:
–Kusacağım
Arkadan gelen bir ses ile kahkaha patlattım.
Bangchan:
–KOVA LAZIM MI HYUNJİN? ŞAHSEN BEN, LEE KNOW'UN DURACAĞINI HİÇ SANMIYORUM
Jisung:
–Hadi hadi, dırdır etmeyi kesin de gidelim biz artık
Jisung kapıya doğru ilerlerken, Lee Know kolunu Eun'un omzuna atmıştı.
Lee Know:
–Bunlar bizi rahat bırakmayacak ama yalnız kalacağımız bir yer biliyorum
Üçüsü de evden çıktığı zaman Hyunjin'e baktım.
Elindeki 'Câffe Americano'yu bitirmiş olacak ki, masaya bıraktı bardağını.
Hyunjin:
–Eun ayvayı yedi, Lee Know Hyung onu rahat bırakmayacak
Felix:
–Bence en iyisini yaptı, insan bazen yalnız kalmalı sevdiğiyle
Ona baktım.
Hyunjin'e bakmaya devam ediyordu.
Hyunjin:
–Yani...Orası doğru tabii
Ben:
–Yani bence Eun çok şanslı
Gözlerimi Felix'ten ayırarak söylemiştim, bunu.
Hyunjin:
–Bence ben daha şanslıyım
Ben:
–Neden?
Hyunjin:
–Eun'un, Lee Know'u varsa, benimde Felix'im var...Tabii ki de, şanslı olacağım
Felix ile beşlik çaktıktan sonra masanın üzerindeki bardağını aldı ve mutfağa doğru ilerledi.
Felix, Hyunjin'in gittiği yöne bakarak gülerken, boğazımı temizledim.
Ben:
–Hyunjin sana fazlasıyla değer veriyor
Bana döndü.
Felix:
–Evet, Hyunjin grupta en samimi olduğum kişidir
Ben:
–Hm, belli oluyor zaten, dostluğunuz hoşuma gidiyor nedense
Güldü.
Felix:
–Bizim dostluğumuz milyonların hayran olacağı türden, yani hoşuna gitmemesi anormal olurdu
Gülümsedim.
Bir an için sessizlik olmuştu, aramızda.
Ona baktım ama o bana bakmıyordu.
Eli ile masaya resim çiziyormuş gibi hareketler yapıyordu.
Gelen bir ses ile arkamı döndüm.
Jeongin:
–HADİ AMA HYUNG!?
Changbin:
–OĞLUM İMPOSTER BEN OLACAĞIM
Jeongin dudağını büzerek tatlı hareketler yaparken gülerek önüme döndüm.
Bu sefer Felix ile göz göze gelmemiz ani olmuştu.
Gülerek bakıyordu bana.
Ona karşılık olarak tebessüm ettiğimde, gülerek başını önüne eğmişti.
Telefonunu çıkarıp girmeye başladığı zaman, ona bakmaya devam ediyordum.
