8. bölüm · SON YOKLAMA

BÖLÜM 8 – ÜÇÜNCÜ İSİM

Emirhan D

Saat 02.14

Komiser Murat Aydın, "Yoklama Listesi"ni elinde tutuyordu.

Listenin ilk iki satırı kırmızı kalemle işaretlenmişti.

1. Efe Karaca ✔

2. Hasan Kaya ✔

Üçüncü satır boştu.

Ancak yanına kurşun kalemle tek bir not düşülmüştü.

03.00

Komiser saati kontrol etti.

Önlerinde yalnızca kırk altı dakika vardı.

"Bu listedeki üçüncü kişi kim?"

Kimse cevap veremedi.

---

Elif klasörü incelemeye başladı.

Sayfaların arasına sıkışmış ince bir zarf buldu.

Zarfın üzerinde hiçbir isim yoktu.

İçinden eski, siyah-beyaz bir fotoğraf çıktı.

Fotoğrafta altı öğrenci, eski yatakhanenin önünde sıraya dizilmişti.

Arkalarında ise takım elbiseli bir adam duruyordu.

Yüzü bilinçli olarak jiletle kazınmıştı.

Komiser fotoğrafı ışığa tuttu.

"Kimliği gizlenmiş..."

Fotoğrafın arkasında ise tek bir cümle vardı.

«"Yoklamayı öğretmen başlatır."»

---

Müdür Kemal, fotoğrafı görünce nefesi kesildi.

Komiser bunu fark etti.

"Tanıdınız mı?"

Müdür başını sallamadı.

Sadece gözlerini kapattı.

"Bu fotoğrafın var olduğunu sanıyordum."

"Peki o öğretmen kim?"

Müdür uzun süre sustu.

Sonunda alçak bir sesle konuştu.

"Eski müdür yardımcısı..."

"Adı?"

"Necdet Yalın."

"Nerede şimdi?"

"Yirmi yıl önce görevden alındı."

"Neden?"

"Resmî kayıtlara göre disiplin suçu."

Komiser dosyayı istedi.

Ancak okulun personel arşivinde Necdet Yalın'a ait tek bir evrak bile yoktu.

Sanki okul, o adamı tarihten silmeye çalışmıştı.

---

Saat 02.31

Koridorda bekleyen öğrenciler arasında gerginlik büyüyordu.

Komiser, Efe'nin en yakın arkadaşlarını tek tek sorgulamaya başladı.

Sıra Ayşe Yıldız'a geldi.

Ayşe konuşurken sesi titriyordu.

"Efe son günlerde sürekli eski okul binasını araştırıyordu."

"Neden?"

"Bilmiyorum."

"Kimle görüşüyordu?"

Ayşe kısa bir süre düşündü.

"Bir öğretmenle..."

"Hangi öğretmen?"

"Tam yüzünü görmedim."

"Erkek miydi?"

"Evet."

"Yaşı?"

"Kırk yaşlarında olabilir."

Komiser not defterini kapattı.

Okuldaki bütün erkek öğretmenlerin isimlerini istedi.

---

Saat 02.46

Elektrik odası yeniden incelenirken teknik ekip ilginç bir ayrıntı buldu.

Ana elektrik kablosu profesyonel bir kesiciyle kesilmişti.

Rastgele değil...

Tek hamlede.

Teknik uzman başını kaldırdı.

"Bunu yapan kişi elektrik sistemini biliyor."

"Yani?"

"Ya elektrikçi..."

"Ya da uzun süre teknik eğitim almış biri."

Komiser'in aklına ilk kez okul dışından biri ihtimali geldi.

Ama sonra kendi düşüncesini reddetti.

Hayır...

Katil okulun içindeydi.

Çünkü bütün hareketlerini binanın planını ezbere bilen biri gibi yapıyordu.

---

Saat 02.58

Bir polis koşarak geldi.

"Komiserim!"

"Nedir?"

"Kütüphanede biri var!"

Komiser ve ekibi koşarak ikinci kata indi.

Kütüphanenin kapısı açıktı.

İçerisi karanlıktı.

Fener ışıkları rafların arasında dolaşırken en arka masada oturan bir siluet belirdi.

"Yerinden kıpırdama!"

Siluet yavaşça ayağa kalktı.

Bu...

Okulun tarih öğretmeni Levent Sönmez'di.

Masanın üzerinde eski okul yıllıkları açıktı.

Komiser sert bir sesle sordu:

"Bu saatte burada ne yapıyorsunuz?"

Levent cevap vermeden masadaki dosyayı kapatmaya çalıştı.

Komiser dosyayı elinden aldı.

Dosyanın içinde yalnızca tek bir sayfa vardı.

Ve sayfanın en altında, kırmızı kalemle yazılmış tek cümle:

«"Üçüncü isim, gerçeği bilen kişidir."»

Tam o anda...

Okulun eski zili bir kez daha çalmaya başladı.

Dııınnn...

Komiser saatine baktı.

03.00 olmuştu.

Bu kez herkes aynı soruyu düşündü.

Geç mi kalmışlardı?